Resimlerle LefkeKyoto ProtokolüRio DeklarasyonuÇevre YasasıAnket Sonuçları
ÇÖZÜM, AB VE CMC ÜÇGENİNE DERNEĞİN BAKIŞI

Dernekten mektuplar...

download Lefke Screensaver

       

CUPRUM SERGİSİ  İNCİ KANSU                                  Konferans Bildirileri

Kese kurdu ile mücadele...          çam kese kurtları ile mücadeleden resimler...  
  Konferans Sonuç Bildirgesi
CMC hakkında birçok şey bu sitede

   Lefke'ye Statistik Bakış
                    Güner Mükellef

Lefke karlar altında
 Lefke'yi yakından tanımak için tıklayın
CMC konusundaki son gelişmeler...
Aklın ve bilimin yolu tektir.

DÜNYADA VE KKTC'DE ÇEVRE
Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş 
http://www.bugday.org/
   http://www.gezegenimiz.com/

TURKISH REPUBLIC OF NORTHERN CYPRUS

  Lefke'de Çözüm, Barış ve AB için etkinlik vardı.

    KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

Do you want to learn about CMC
Miss Betül Atasayan

Lefke'nin Siyanürlü Geçmişinden...
Okumadan geçmeyiniz!!!

 Enver Bıldır
Bergamalıların Sitesi 

Tarih

 CMC'yi protesto eyleminden bir kesit

Konferans kitabımız
çıktı...

 

LEFKE ÇEVRE VE TANITMA DERNEĞİ

11 Ağustos 2006

BASIN AÇIKLAMASI

Lefke bölgesi genellikle yeşil örtüsü ile birlikte anılmaktadır. Kıbrıs geneli ile karşılaştırıldığında Lefke’nin, diğer birçok bölgemize nazaran daha yeşil bir doğaya sahip olduğu gerçektir. Buna rağmen gerek Lefke vadisi, gerekse Lefke’yi çevreleyen tepelerin yaklaşık yarısı ormandan yoksul çıplak arazilerdir.

Diğer kurumların yanında, Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği de yıllardır ağaçlandırma kampanyaları ile Lefke ve bölgesinin daha yeşil bir doğaya kavuşturulması için çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmaların yetersizliğinin bilincinde olan bizler, daha yoğun bir tempoyla ağaç ekimi için çaba sarfedeceğiz.

Ama, çevremizdeki yeşil dokunun geliştirilmesi kadar korunması da önemlidir. Derneğimizin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri de ağaç kesimleridir. Gelişmekte olan bir kasaba durumundaki Lefke’de arsa açmak amacıyla yapılan ağaç kesimleri çoğu zaman amacı da aşan bir ağaç katliamına dönüşmektedir.

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği, ağaç kesimlerine karşı yıllardır sürdürdüğü ve zaman zaman üyelerinin karakollara düşmesine neden olan mücadelesini değerlendirip yeni bir süreç başlatmaya karar vermiştir. Bu yeni dönemde, Güzelyurt-Lefke Kaymakamlığı, Çevre Dairesi ve Lefke Belediyesi ile var olan ilişkiler daha da geliştirilip bir ortak komite ile kurumlaştırılmaya çalışılacak ve Orman Dairesi’nin ağaç kesim izinlerinde çok daha titiz davranması talep edilecektir.

Bugün buradaki etkinlik bu çalışmaların ilk adımıdır. Lefke bölgesinde en büyük risk altındaki yeşil alan olarak tespit ettiğimiz Gemikonağı sanayii bölgesinden başlayarak kapsamlı bir yeşil doku envanteri çıkarmaya başlayacağız.

Bu sayede, genellikle ağaç kesimlerinden sonra ortaya çıkan, ne kadar ağaç kesildiği, ağaçların yaşı ve durumları ile ilgili tartışmaları sonlandırmayı ve keyfi ağaç kesimlerine karşı hem baskı unsuru, hem de hukuki kanıt elde etmeyi amaçlamaktayız.

Kamuoyu desteği olmadan başarı şansının sınırlı olduğunu bildiğimiz bu çalışmamızda, çevre dostu tüm yöre halkının desteğini bekleriz.

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği

Yönetim Kurulu

 

5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜNÜZÜ KUTLUYAMIYORUZ, ÇÜNKÜ;

 

1972 yılında Stockholm’de yapılan BM İnsan ve Çevre Konferansı’ndan bu yana dünya gündeminde yer alan en önemli konulardan biri olmasına ve konuya ilişkin çalışılmasına karşın, hepimiz, iklim değişikliği ve küresel ısınma, toprak, hava ve su kirliliği, çölleşme gibi çevre sorunlarının etkilerini her geçen gün giderek artan şiddetlerde görmekte ve yaşamaktayız. Çünkü sürdürülebilir kalkınmanın, sürdürülebilir yaşamın hayata geçirilebilmesi ve uygulanabilmesi, bireylerin ve toplumların çevre bilincine, bireylerin ve toplumların bu bilinç ışığı altında eyleme geçmelerine bağlıdır;

“DOSTLAR, ACABA BU SÜRDÜRÜLEBİLİR SÖZCÜĞÜ TARTIŞILMALI MIDIR?!!!”

 5 Haziran Dünya Çevre Günü, Çevre Koruma Haftası yada 22 Nisan Dünya Günü gibi tarihler bizim için bu nedenle önemlidir. Aslında biz, dünya gündemine girmeden yaklaşık 40 yıl önce, 25 Mayıs 1933 yılında, Atatürk’ün önderliğinde, ilk çevre gününü kutlayan bir ülke olmamız nedeniyle çok önde yer almamız gerekmektedir;

 “AMA ŞİMDİ, ATATÜRK’ÜN  ÇEVRE GÜNÜNÜ (ÇİFTLİK BAYRAMI) KUTLADIĞI BU ORMAN ÇİFTLİĞİ İÇİN DEĞİŞİK BİÇİMLERDE KULLANILMAK ÜZERE YASA TASARILARI ORTAYA KONULMAYA ÇALIŞILMAKTADIR!  BÖYLE ÖZGÜN BİR ALAN İÇİN BU KARARLARDA TARTIŞILMAK DURUMUNDA DEĞİL MİDİR?!!!”

  Ancak, Çevre Bilincinden bahsedebilmek için, konunun bilimsel çerçeveye oturtulması gerekmektedir. Ancak, maalesef ülkemizde, bilgi yuvaları olan, üniversitelerimizde bile kurumsallaşamamış olan çevre sorunları konusunda  yönetim, politika, ve uygulama aşamalarında ciddi çarpıklıklar yaşanmaktadır;

 “ÇÜNKÜ, BURALARDA ÇEVRE SÖZCÜĞÜ DENİLDİĞİNDE ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ ANLAŞILMAKTADIR, HİÇ KUŞKUSUZ MÜHENDİSLİĞE GEREKSİNİM VARDIR. AMA, TEMELDE , ÇEVRE BİLİMLERİ (ÇEVRE BİLİNCİ, ÇEVRE SOSYOLOJİSİ, ÇEVRE PSİKOLOJİSİ, ÇEVRE PLANLAMA, vd.) KAPSAMINDA ÜLKESEL ÖLÇEKTE ÇALIŞMALARDA BULUNAN KURUM VE ARAŞTIRICI SAYISI NE YAZIKKİ BİR ELİN PARMAKLARINI GEÇMEMEKTEDİR! BU KONU DA, ÇAĞDAŞ  KAPSAMDA KURUMSALLAŞMA YÖNÜNDE AYRICA TARTIŞILMALIDIR?!!!”

 Örneğin ülkemizde, çevre politikalarının yetersizliği, bu konulara yeterli mali desteklerin aktarılamaması, kurumlar arasında yetki kargaşalarının varlığı ve en önemlisi yaşam temelli uzmanların (ekolog, biyolog, coğrafyacı, sosyolog, peyzaj mimarı, vb.) plan karar odaklarında bulunamayışı nedeniyle çevre sorunları katlanarak artmaktadır;

 “NÜFUS KİRLİLİĞİ, AÇLIK, YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİĞE BAĞLI NÜFUS GÖCÜ, TOPRAK KAYBI, SU KAYBI, HAVA KAYBI (KÜRESEL ISINMA), YEŞİL KAYBI VE ÇÖLLEŞME  VE TEKRAR AÇLIK VE BUZULLARIN ERİMESİ VE SULAR, SELLER, İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ VE İÇİNDEN ÇIKILMAZ EVRENSEL BİR KARMAŞA? KIYAMET Mİ ACABA TARTIŞILMALIDIR? !!!”

 Çevre sorunlarının önüne geçmek için yapabileceklerimize baktığımızda, aynı zamanda ekonominin de temelini oluşturan ekolojik yapıyı ön planda tutan Çevre Yönetim Modellerinin geliştirilmesi ve bu kapsamda, bir an önce Çevre Master Planlarının hazırlanması gerekmektedir. Yani günümüzde, daha çok uygulandığı gibi, kirlilik oluştuktan sonra çevre mühendisliği çalışmaları ile temizlemek yerine çevre bilimleri üzerine kurulan doğru planlama yaklaşımları ile kirlilik oluşmadan, sorunlar yaşanmadan önüne geçilmesi gerekmektedir;

 “O HALDE, ÇÖZÜM:

·        HERŞEYDEN ÖNCE İÇTENLİK (SAMİMİYET),

·        ÇEVRE BİLİNCİNE SAHİP ÇIKMAK,

·        YİTİRİLMEKTE OLAN DÜNYA İÇİN EL ELE TUTUŞMAK,

·        YASA VE YÖNETMELİKLERDE GEÇİCİ MADDELER KOYARAK, ÇEVRE SUÇUNU TEŞFİK ETMEMEK,

·        İNSANIN DA BU ALEMDE ANCAK BİR TÜR OLDUĞUNU KABULLENMEK, İNSAN İÇİN ÇEVRE DEĞİL, ÇEVREYLE BİRLİKTE İNSAN DÜŞÜNCESİNDE OLMAK,

·        TASARRUF ETMEK, TEKRAR DÖNGÜYE SOKMAK, YENİDEN KULLANMAK, YANİ TÜKETİM ALIŞKANLIKLARIMIZI YENİDEN DEĞERLENDİRMEK

·        KYOTO’YU İMZALAMAKTAN KAÇMAMAK,

·        YARGI KARARLARINA KARŞI ARKADAN DOLANMALARDA BULUNMAMAK,

·        VE EN ÖNEMLİSİ DE BÜTÜN BUNLAR İÇİN UĞRAŞ VERİRKEN KORKMAMAK, KORKMAMAK, KORKMAMAK...”

BİLDİYORUZ, DİKKATİNİZİ ÇEKMEK İSTİYORUZ, ELİMİZİ TUTMANIZI İSTİYORUZ.

 SAYGILARIMIZLA

 

Prof. Dr. Ümit ERDEM

E.Ü. Çevre Merkezi Müdürü

E.Ü. Halkın Üniversitesi Daha İyi Bir Çevre

Çalışma Grubu Başkanı

E.Ü.Z.F. Peyzaj Mimarlığı Öğretim Üyesi

 

 

Ulaşabildiğimiz Tüm dünya ajanslarına, çevre ve
ulaşabildiğimiz 200 e yakın sivil toplum örgütüne,
yerli yabancı gazetelere gönderdiğimiz metin.  Cevaplar gelmeye başladı.

Hakan Oran


DEAR ENVIRONMENTALIST

An American based company the Cyprus Mines
Corporation(Cyprus Amax) which was established in
America under American laws has created a major
environmental disaster in Cyprus and according to
experts and pubic opinion have created one of the
greatest environmental disaster in the world.

The Cyprus Mines Corporation having mined Lefke in
North Cyprus regions for about 50 years has abondoned
the complex in 1975 without claiming any rights on
their own property.During the operation Cyprus Mines
Corporation did not take any precaution to save the
Mediterranean sea or the land.The copany did not warn
of the composition of thousands of tons of debris to
the appropriate authorities and left the debris
without control to any attempts to clean the Lefke
region.

These piles of toxic debris are seriously threatening
the eco system and human health in Northern Cyprus and
the rain water draind into the med is threatening the
neighbouring countries.
Large life threatening deposits of copper from a
copper slag dump situated at the centre of the lefke
community regularly enters the sea turning the water
orange in colour.

To alleviate this environmental problem we have
contacted the Cyprus Amax who is successor of CMC in
the past and asked their corperation,but the company
did not respond to our letters or e mails.
This case has now become the first enviromental issue
in Northern Cyprus and is causing grave in the
community.We published the problems in local papers
and received a positive response from the public.

Lefke environmental society is trying its utmost to
persuade the American-owned Cyprus Mines Corporation
to clear up the pollution,thus far without effect.By
challenging this environmental degradation,we believe
that we are in effect joining hands with a global
vetwork of CBO's and NGO's ,as part of the world -wide
movement toward sustainable human settlements
development in an urbanizing world.









Dear Fellow Environmentalists,
I am writing to you on behalf of a  environmental
organisation here in Northern Cyprus. We would be very
grateful if you could help us by reading the list
outlining our areas of interest below and sending us
any information you have which might help us. You may
or may not know, but Northern Cyprus is part. of an
.eastern Mediterranean island which, due to political
circumstances' has not been unduly developed for
tourism (unlike its southern neighbour). This, we feel
(in terms of the environment) is a'very
fortunate situation as the area is relatively
unspoilt. However, it does not mean that this part of
the island is not threatened by thoughtless and
haphazard development. For this reason we,
the members of our organisation are concerned for the
future of the Cypriot natural environment and its
cultural heritage in terms of buildings and other man-
made structures of interest. We also have a very
serious problem specific to our area, that is the
Lefke area, concerning waste products left behind by a
mining company which abandoned their operations before
cleaning up the area in any way. This has resulted in
slag heaps of poisonous chemicals which seep into the
sub-soil and the sea harming both wildlife and the
public. This, I am sure you can appreciate, is an
environmental hazard on a very large scale and, as far
as our organisation knows nothing has been done about
it since the company left and nor, do we believe, is
anyone planning to do
anything about it. So, if you feel that you can help
us please do let us know.



                                                     
                                                     
     Hakan Oran
                                                     
                                                     
   Civil Engineer
     President
 Environmental Society of Lefke

                                                     
                                                     
                                      22.3.2006      
                                 

Sayın ilgili,
Amerikan yasaları çerçevesinde kurulan ve 1914
yılından 1975 yılına kadar Kıbrısta maden çıkarma ve
işletme faaliyetinde bulunan ve bir Amerikan şirketi
olan CMC( Kıbrıs maden şirketi) 1974 barış
harakatından sonra silahlı kuvvetlerin ada üzerindeki
varlığını bahane ederek ama aslında azalan ve kendisi
için ratabıl olmayan maden rezervlerinden dolayı adayı
arkasında 5 millik bir alanı etkileyen 50 milyon tona
yakın zehirli atık ,denizimizi ve gidebileceği heryeri
yağmur suları ile birlikte akışa geçip oraları kızıla
boyayan dönümlerce genişlikte atık havuzları, piritli
ve siyanürlü dağ şeklini almış tepeler ,içme ve
kullanma suyuna karışan ağır metaller bırakarak
terketmitir.
Uzunca bir süredir adadan ayrılmayı fırsat bekleyen ve
bu fırsatıda barış harekatı ile yakalayan cmc
şirketinin kıbrıs adasının batısında Lefke bölgesinde
ve Güneyde fugassa bölgesinde bıraktığı atıklar
kontrolsuz bir şekilde havamızı suyumuzu ve
toprağımızı kirletmeye devam ediyor.
Yerleşim ve üretim alanları   ile içiçe geçmiş olan bu
kirli alanlar ne yazık ki topraktaki ve sudaki ağır
metal konsantrasyonun artmasına sebebiyet verdiği gibi
kanser başta olmak üzere ağır metal ve havayı
kirleterek insanları etkileyen kükürtlü birleşikler
ilede  birtakım hastalıklarında çoğalmasına  sebebiyet
vermektedir.

Dünyanın en büyük çevre sorunu olarak kabul edilmesi
gereken Gemikonağı CMC atıkları her şeyden önce
hukuksal bir sorundur. Konu mutlaka uluslar arası
düzeyde hukuk kurullarına taşınmak durumundadır. Her
ne kadar Kıbrıs yayın organları tarafından başlatılan
bu çalışmalar Lefke'ye özgün çalışmalar olsa da, konu
uluslararasıdır. Konu, Türkiye, İsrail, Mısır, Lübnan,
Yunanistan ve İtalya gibi Doğu Akdeniz ülkeleriyle,
Orta Akdeniz ülkelerini tehlike altına almaktadır.
Burada önemli bir konu, insanı ilgilendiren bir olaya
siyasal, politik yada şekilci yaklaşmamak
sorumluluğudur. Çünkü sorun, Lefke yada Kıbrıs
Adası'nın değil, Amerika'dan başlayarak çok uluslu
şirketlerin sorunudur. Türk Araştırmacılar grubundan
önce yapılan çalışmalarla saptanmıştır ki; arsenik
baryum gibi ağır metal birikimi Doğu Akdeniz'de önemli
bir sorunu oluşturmaktadır. Alanda riziko analizi
yapılmadan, orada tarım yapılmamalıdır, su
kullanılmamalıdır, hayvan otlatılmamalıdır ve en
önemlisi de dolaşılmamalıdır.
Bu konudaki uluslararası sözleşmelerde gözardı
edilmemeli ve uluslararası çevre ile ilgili
sözleşmelere imza koyan  devletlerinde
sorumluluklarını yerine getirme konusunda dikkatleri
çekilmelidir.Sorunun çözümünde rol almamak sorumlular
kadar çözümde görev almayanlarıda sorumlu konumuna
düşürmektedir.Çevre konusundaki uluslararsı
sözleşmeler ve anayasal haklar kirleten temizler
uluslararası prensibine dayanarak ve aşağıdaki ilgili
maddeler ve görüşler ışığında da sözkonusu kirliliğin
temizlenmesi konusunda yasal haklarımızı kullanma
hakkınıda vermektedir.

Yaklaşık 11 senedir bu konuda sürdürdüğümüz haklı
mücadelemiz gün geçtikçe daha elzem bir hal almakta ve
süratle müdahale edilmemesi halinde ne Lefkede, ne
Kıbrısta ne de Akdenizde kıyısı olan ülkelerde
kirlenmemiş bir yer kalmayacağı ortadadır.
Ne yazıkki yıllarca yaptığımız uyarılara rağmen
yalnızca CMC alanı üzerindeki tonlarca demirbaş ve
malzemeyi bir çırpıda temizleyen hükümetler bölgenin
bu atıklaradan temizlenmesi için yeterli çabayı
sarfetmemişlerdir.
Konu gerek Kuzeyde ,Güneyde ve Kıbrıs adası dışındada
birçok kez gündeme getirilmiş,günlerce görsel ve
yazılı basında irdelenmiştir.
Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği olarak Amerikalılara
ait olan Kıbrıs maden şirketinin (CMC)çevreye
,insanlara ve tüm canlılara telafisi mümkün olmayacak
bu zararları durdurmada kirliliği temizlemeye ikna
etmek için en üst düzeyde çalışmalar
yapmaktadır.Kentleşen dünyada insan yerleşimlerinin
düzenlenmesini destekleyen dünya çapında bu global
hareketin bir parçası olarak NGO ve GBO nun küresel
yayınlarıyla elele vererek bu çevre bozulmasına
başkaldırabileceğimize inanıyoruz.
Bir kez de sizlerden de  ayni duyarlılığı gösterip
insanın yaşam hakkına saygı için dünyamızı  bu şekilde
kirletenlere karşı duyarlılığınızı gösterip, teşhir
edip onları medya gücünüzle göreve çağırmanızı bekler
dünyamızı yaşanılabilir idame ettirmek için bizlere
destek olmanızı bekleriz.
Geleceğimiz çocuklarımıza kirlenmiş bir dünya bırakmak
bizleri tarih önünde sorgulayacaktır.
Dünyadaki son ağaç kesildiğinde ,son nehir kuruduğunda
,son balık öldüğünde bazı şeylere paranın yetmediğini
anlayacağız.
Son ağacın kesilmemesi,son nehrin kurumaması,son
balığın ölmemesi ümidi ile.
Şahsınızın  göstereceği ilgi ve duyarlılık sorunun
çözümüne en büyük katkıyı koyacağı
inancıyla müsbet gelişmeleri bekler saygılar sunarız.


Yardımınıza ihtiyacımız var hemen şimdi.

                                                     
                                    Hakan Oran
                                                     
                                       Başkan
                                                     
                  Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği

 

 

 

 

 

 

KIBRISLI GAZETESİ

 


( 23-01-2006 ) -

Amerikanlar Gemikonağında deniz üssü inşa ediyorlar. Deniz üssü Gemikonağında, halk arasında "Mangli'nin Limanı" olarak bilinen bölgede inşa edilecek.  Moty Industries adlı bir şirket tarafından tersane adı altında kurulacak ve Akdeniz'de dolaşan Amerikan savaş gemilerinin bakım ve onarımı için kullanılacak.

Maliye Bakanlığı ile imzalanan bir anlaşmayla CMC maden yükleme tesisleri ve limanı 49 yıllığına Moty İndustries adlı şirkete kiralandı. Anlaşmaya göre söz konusu şirket Nisan 2006 tarihine   kadar yatırımlara başlayacak, Ağustos 2007 tarihine kadar yatırımların % 40'ını,  30 Nisan 2009 tarihine kadar ise tümünü tamamlayacak.
Maliye Bakanlığı ile yapılan anlaşmaya göre Moty İndustries tesislerin inşası için ilk etapta 30 milyon dolar civarında bir yatırım yapacak. Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre yatırımların 5 yıl içinde 150 milyon dolara çıkması bekleniyor.
Gazetemizin elde ettiği bilgilere göre Moty İndustries ile anlaşma 2002 yılında imzalanmış 2005 yılında ise yatırımlara başlanmadığı gerekçesiyle Maliye Bakanlığı tarafından iptal edilmişti.
Kısa bir süre önce ise ABD Dışişleri Bakanlığının devreye girmesiyle anlaşma yenilenmiştir.Moty İndustries şirketi temsilcileri bir süre önce kendileriyle  görüşen muhabirlerimize ABD savunma Bakanlığının projeleriyle yakından ilgilendiğini ve anlaşmanın yenilenmesi için ABD Dışişleri Bakanlığının desteğini aldıklarını doğruladılar.
Kaynaklar üs ve tesislerin üzerine kurulacağı yerin mülkiyetinin kötü ünlü Amerikan Maden şirketi CMC'ye ait olduğunu ifadeyle Moty İndustries adlı şirketin CMC adına hareket etmesi ihtimali üzerinde duruyorlar

Gemikonağı’da bulunan Amerikan Kıbrıs Maden Şirketi’ (CMC) ne ait ve halk arasında “Mangli’nin Limanı” olarak bilinen dev maden yükleme tesisi yine bir Amerikan şirketi tarafından 49 yıllığına Amerikan gemilerinin bakımı ve konaklaması için bir tersaneye dönüştürülüyor.
Geçmişte Amerikan Savunma Bakanlığı’nın birçok projeyi ihale ettiği belirtilen Moty Industries adlı Amerikan şirketinin Gemikonağı’ndaki tesisi bir Tersaneye dönüştürmeye ve bölgedeki Amerikan gemilerinin bakım ve onarımını burada sürdürmeyi planladığı öğrenildi. Baku Ceyhan Boru Hattı’ndan dolayı Doğu Akdeniz’de bir Amerikan Gemisi enflasyonunun olduğunu ve bunun da artarak devam edeceğini öngören Amerikan şirketinin, bu talebi karşılamak için bu yola gittiği ifade ediliyor.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı’ndan gayrı resmi olarak elde edilen bilgilere göre ise Amerikan 6:nci Filo’sunun  Malta liman ve tersanelerinin kullandığını ancak buradaki doluluğunun Amerikan savaş germileri için de bir ihtiyaç doğurduğunu ifade ediliyor.
Diğer bir kaynak ise yaz aylarında ülkemizi ziyaret eden Amerikan Senatörler grubunun bu şirketle organik bir bağının bulunduğunu ve KKTC ziyaretinin büyük ölçüde bu amaç için gerçekleştirildiğini belirtiyor.  
İlk sözleşme iptal edildi
Şirket ilk önce 8 Mayıs 2002 tarihindeki bir Bakanlar Kurulu kararı ile kiraladıkları öğrenildi. 16 Ocak 2003’te şirket ile KKTC Devleti arasında yapılan sözleşme gereği ön yatırım olarak 22 Milyon 245 bin Dolar yatırım yapılacağı taahhüdünde bulunuldu. Sözleşemeye göre 25 Şubat 2003’te çalışmalara başlaması gereken şirket, öngördüğü yatırımın yüzde 40’ını 30 Haziran 2004’e kadar yapmış olması da gerekmekteydi. Aynı dönemde yapılan sözleşme gereği ise tesisin kullanılır hale getirilmesi ve taahhüt edilen yatırımın 12 Aralık 2005’e kadar tamamlanması koşuldu.
Şirket bu koşulları yerine getirmediği için geçtiğimiz yılın ortalarında KKTC Maliye Bakanlığı talimatı ile bir ihbar gönderdi ve sözleşmelerinin feshedildiği duyuruldu.
Amerikan Yönetimi devrede
Sözleşmenin iptali üzerine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelen şirket yetkilileri bölgede yeni bir inceleme gerçekleşirdiler ve KKTC Hükümeti’nden sözleşmenin yenilenmesini istediler.
Bu talep görüşülürken, Kıbrıslı Gazetesi’nin güvenilir kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre ABD Dışişlerinden bir yetkili bu konuda KKTC’den ricacı oldu ve tesisin şirkete yeni bir sözleşme ile kiralanmasını istedi.Muhabirlerimizle konuşan Moty İndustries şirketi temsilcileriyse projeleriyle ABD Savunma Bakanlığının yakından ilgilendiğini ve ABD Dışişleri Bakanlığının desteğini aldıklarını teyit ettiler.
Bunun üzerine şirket ile yeniden sözleşme yapıldı ve bu protokole göre ise tesisi çalışır hale getirmek için taahhüt edilen ön yatırımın 30 Milyon dolar civarında olduğu ve şirketin önümüzdeki Nisan ayında çalışmalarına başlama garantisi verdiği ifade edildi. Şirket ayrıca 31 Ağustos 2007’ye taahhüt ettiği yatırımın yüzde 40’ını, 30 Nisan 2009 de tümünü tamamlamayı protokolle sabitledi.
Bölgede inceleme
Şirket yetkilileri daha sonra gerek bizzat gerekse de tayin ettikleri temsilciler vasıtasıyla bölgede incelemelerde bulunduklarını ifade eden bölgedeki bazı kaynaklar, Lefke ve çevresinin ileri gelenleri ile Mardinli Restoran’da bazı temaslar yaptıklarını belirttiler.
Burada gerek tesis yapımında gerekse de tesis tamamlandıktan sonra çalışacak işçilerin barınma ihtiyacı ile ilgili soruşturma yapan Amerikalılar, çevre tahribatı konusunda endişe taşıyan Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği yetkililerine de bu konuda güvence verdikleri ifade ediliyor. 

 
 
 
 

 

 

10.08.2005 KIBRIS GAZETESİ ve diğer KKTC Gazeteleri

 

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği’nden DOBA Şirketi’ne büyük tepki... Oran:DOBA Şirketi sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmiyor...

DOBA Şirketi’ni DP mi koruyor?

DOBA Şirketi Annan Planı’na atıfta bulunarak belirsizlik
olan bir bölgede yat
ırım yapmayacağını söylüyor

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği, CMC atıklarını temizlemek amacıyla Gemikonağı tesislerinin 49 yıllığına kiralayan DOBA şirketine, "kira sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediği" gerekçesiyle tepki gösterdi.
Dernek Başkanı Hakan Oran, konuyla ilgili olarak bugün yaptığı yazılı açıklamada, DOBA şirketi ile Serbest  Liman ve bölge yönetim kurulu arasında CMC Gemikonağı tesislerinin 49 yıllığına kiralanmasına yönelik sözleşmenin 11'inci maddesine atıfta bulunarak ilgili şirketin bu maddeyi ihlal ettiğini ileri sürdü.
Oran, söyleşmeye göre DOBA şirketinin ilk 10 yıl hiçbir kira ödemeyeceği, bu süre içinde, ayni sözleşmenin ekindeki iş programına uygun olarak sahada bulunan maden atıklarını kaldırarak, bölgedeki çevre kirliliği problemini çözerek altyapı çalışmalarını bitirmesi gerektiğine işaret etti.



DOBA şirketi yetkililerinin bu gerçeğe karşın son günlerde basına yansıyan açıklamalarını ciddiyetten uzak ve sorumsuzca bulduklarını anlatan Hakan Oran, dernek olarak yazılı açıklamayı kamuoyunun daha iyi aydınlatılması amacıyla yaptıklarını söyledi.
Oran, devletin ilgili birimlerinin, CMC atıkları konusundan hâlâ yalınızca "bir çevre kirliliği ve 250 milyon dolarlık  bir maden cevheri" olarak bahsettiğin
i ancak, bu malzemenin işletilmesi için kaç milyon dolarlık bir tesise ihtiyaç olduğundan habersiz göründüklerini kaydetti.
Hakan Oran, Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği olarak bölgedeki atıkların temizlenmesiyle ilgili olarak güçleri ve bilgileri oranında katkı yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini anlatarak, 6 ay önce kendilerinin de içinde bulunduğu bir komitenin belirtilen yerde gerekli incelemeleri yaptığını belirtti.
İnceleme sonucu  Gemikonağı tesislerinin yol kenarından başlanarak etaplar halinde temizlenmesi için ne kadar paraya ihtiyaç olacağına yönelik hazırlanan raporun Çevre Dairesi'ne verildiğini ifade eden Oran, "Atık havuzları dışındaki alanın yüzeysel olarak temizliğinin devletin il gili birimleriyle koordineli temizlenebilineceği konusunda konsensüse varılmıştır" dedi.
Yolun kenarında biriken suyu geri atık havuzlarına pompalayan motorun sökülüp götürüldüğü, Annan Planı bahane edilerek  alandaki tüm faaliyetin durdurulduğuna işaret eden Oran, bunun sonucu korumasız ve bekçisiz kalan atık alanına hayvanların girdiğini ileri sürdü.
Hakan Oran, ağır metallerle dolu alandan beslenen havanların sütünden hellim yoğurt yapılarak tüketildiğine dikkat çekerek şöyle dedi:
"Annan planına atıfta bulunarak belirsizlik olan bir bölgede yatırım yapmayacaklarından bahseden şirket yetkilileri sınırım Annan planına göre  bir bölgeye yapılan yatırımların karşılığının ödeneceği bölümünden de habersiz kaldı."
Oran, Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği'nin konunun takipçisi olacağını kaydetti.

 

       
  emailweave.gif (3912 bytes)
        Webmaster: Atila Karaderi