|
CMC GERÇEĞİ-2
ENVER
BILDIR
LÇTD Yönetim Kurulu
Üyesi
Geçen sayıda Lefke içme suyuna ilişkin şüphelerimizi ve
bir dizi çelişkili tahlili ve raporu gündeme getirmiştik. Lefke içme suyunu risk
altına sokan, su kuyularının bulunduğu yerdir. İçerisindeki su, maden atıklarıyla
kirlenen ve kesinlikle içilmemesi gerektiği raporlarla kanıtlanan Gemikonağı Göleti
ayni zamanda içme suyu kuyularını da tehlike altına sokmuştur. Geçen sayıda
yayınlanan tahlil sonuçlarından da görüldüğü gibi bu durum en azından zaman zaman
tehlike olmaktan öteye geçmiş ve bazı dönemlerde
Lefke’liler limitlerin üzerinde ağır metaller içeren suyu bilmeden içmişlerdir.
Bugün içme suyu tahlilleri her ay düzenli olarak yapılmaktadır. Ancak , geçmişte
halkı uyarması gereken kurumların tavrını gördükçe haklı olarak kuşkulanmamak elde değil. Ayrıca, geçmiş yıllarda
Lefke Çevre Derneğine bir kopyası gönderilen analiz sonuçları yaklaşık olarak bir
yıldan beridir gönderilmiyor.
SULAMA SUYU (GEMİKONAĞI GÖLETİ)
Gemikonağın Göletinin projesi aslında oldukça eski bir projedir. Dere yatağının
altından denize doğru oldukça güçlü bir su kaynağının yıl boyunca kesintisiz
akmakta olduğu anlaşılınca, bu bölgeye su kaynağının önünü derinden kesmeyi
amaçlayan bir gölet projesi ilk kez Kıbrıs Cumhuriyeti
döneminde hazırlanır. Bu proje yaklaşık on yıl kadar önce uygulamaya konulur, ancak
‘inanılmaz’ bir hata ile! Orijinal projenin uygulanacağı yer göletin yapıldığı
yerden yaklaşık 600-700 metre kadar daha güneydedir.Aslında o bölgede en uygun yer de orası idi. Göleti biraz daha kuzeye inşa ederek maliyetini
oldukça artırmışlar. Bu duruma birçok kurum karşı çıkmış ama onları dinleyen
olmamış. Göleti şimdiki yerine inşa ederek sadece maliyetini yükseltmekle kalmayıp
ayni zamanda onu milyonlarca ton maden atığının
tam ortasına inşa ettiler. Eğer trilyonlarca liraya mal olan böyle bir projeyi rezil
edebilmek için özel çaba harcansaydı ancak bu kadarı başarılabilirdi. Göletin
inşa edildiği alanla ilgili yazmaya gelecek sayıda da devam edeceğim, bu sayıda bizi ilgilendiren gölet suyunun neyi içerdiğidir. Tarım ve
Orman Bakanlığı yetkililerine göre göletin suyundan kaynaklanan hiç bir sorun
yoktur. Yeter ki içme suyu amaçlı kullanılmasın. Sulama suyu olarak Kıbrıs’ın en
kaliteli suyu imiş. 27 Temmuz 1999 gecesi, Tarım ve
Orman Bakanlığı müsteşarı Mehmet Şanlıdağ ve Ziraat Yüksek Mühendisi Mehmet
Altan, Lefke’ye gelerek bir toplantı düzenlediler ve gölet suyunun sulama suyu olara
kullanılmasında hiç bir sakınca bulunmadığını halka anlatmaya çalıştılar. Özellikle, Mehmet Altan, gölet suyunun bitkiler için ne kadar
faydalı olduğunu Lefke’lilere uzun uzun anlatır. Mehmet Altan’nın devletin bu konu
ile ilgili birimlerini de ikna etme çabası içinde olduğunu biliyoruz. Ancak, ayni
toplantıda, bu su ile sulanan alanlarda yaprağı
yenen bitki ekilmemesi gerektiğini söylemekten de geri kalmıyordu. Oysa o sırada
dönümlerce tarlada bu tür bitkiler gölet suyu ile sulanmaktaydı ve bu durum bugün de
devam ediyor. Bunun sorumluluğu Tarım Bakanlığında değilse kimdedir ? Gölet suyunda bazı ağır metallerin limitlerin kat kat üzerinde
oluşunu Tarım Bakanlığı uzmanları hiç önemsemiyor. Ne gariptir, ‘bizim
yetkililerin’ dışında, araştırma yapan herkes başka şeyler söylüyor. Yandaki
sütunda, Türkiye Cumhuriyeti Çevre Bakanlığı, Çevre
Kirliliğini Önleme ve Kontrol Müdürlüğü uzmanları tarafından hazırlanan rapordan
bazı bölümleri aktarıyorum. Bakalım ‘bizimkiler’şimdi ne diyecek?
RAPOR
* Gemikonağı Göleti’nin
sulama amacıyla devreye girmesinden sonra, maden atıklarından kaynaklanan ağır
metallerin sulama suyunda kirlilik olşturduğu yapılan analiz sonuçlarından
anlaşılmaktadır.
*Su kirliliğine neden olan unsurlardan birisi de toksik maddelerdir.
Bu maddeler arasında en önemli gurubu ağır metaller oluşturur. Zehir etkisi gösteren
bu maddeler düşük konsantrasyonlarda bulunmaları durumunda bile çevre ve insan
sağlığı açısından tehlike oluştururlar.
*Su kütlesinde zararsız gibi görülebilen derişimler o suda
yaşayan ve ekonomik değer taşıyan ürünlerin bünyesinde ve sulama suları ile bitki
bünyesinde benzer şekilde toksik değere ulaşabilirler.
*Göletin suyla dolu rezerv alanından sadece 8-10 metre gibi bir
uzaklıktan alınan su numunesinin 408 ppm demir,50.90 ppm bakır içermesinin yanısıra
pH değeri de 2,42 dir. Bu değerleri taşıyan su örneği içme suyu olarak
kullanılamayacağı gibi tarımsal amaçlı kullanılması da sakıncalıdır.
*KKTC Devlet Laoratuvarının bu yıl içinde yaptığı analiz
sonuçlarından da gölette ağır metal kirliliğinin ve dip savak seviyesinde asidik bir
su tabakasının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Gemikonağı Göleti’ndeki kirliliğin önlenmesi ve giderilmesi
için, öncelikle gölete olan asit drenajın durdurulması gerekmektedir. Bu amaçla
gerekli önlemler alınarak gölette tutulan su tahliye edilmeli, gölet dibinde biriken
ve kirletici unsurların yoğun olarak bulunduğu dip çamuru sıyrılmalı, rezervuar
içinde bulunan binalar yıkılmalı,asit drenajına neden olan havza içi kirlilik
alanlar kil veya benzer bir maddeyle kaplanarak etkisiz hale getirilmelidir.Bu önlemlerin
alınması nın ardından gölette su tutma işlemine
yeniden geçilmeli,gölet suyunda uzun süreli ölçümler yapılarak kirlilik düzeyi
belirlenmelidir. Bu önlemlerle su kalitesi sulama suyu kalitesine çıkarıldıktan sonra
tarımsal amaçlı kullanılabilir…
Kemal KURUSAKIZ
Çevre Uzmanı
Hüseyin
UĞUR
Ziraat Mühendisi |