|

Konferans kitabımız
çıktı...

| |
 |
Lefke
Kültür ve Sanat Festivali etkinlikleri kapsamında düzenlemiş olduğunuz ve 2000’li
yılların başında daha güçlü konumda bir Lefke yaratılması hedeflenen bu
sempozyumun faydalı olması temennilerimle sözlerime başlamak istiyorum.
Turizm
Planlama Dairesi Müdürü
olarak ben olayı öncelikle sektör olarak saptanan turizm yönünden irdelemeye çalışacağım. Şu anki mevcut
duruma bakacak olursak bölgede maalesef sadece 30 yatak kapasiteli tek bir turistik tesis
bulunmaktadır. (Soli Inn, Halil Sezai Erkal). 1993 yılında faaliyete başlayan
bu tesisimize o tarihten beri maalesef ilave herhangi bir yatırım gerçekleşmemiştir.
Bölgede bulunan 9 adet restoran, 6 adet
kafeterya, 3 adet bar,4 adet plaj ve Soli Harabeleri gibi turistik yerlerin yoğunluğuna,
havasına ve yeşiline rağmen gerek bölge halkı, gerekse başka ülkelerden gelen
yatırımcılar için bölge nedense tercih edilmemiştir.
İlk önceleri madenciliğe dayanan
bölge halkının gelir kaynakları daha sonra yerini narenciyeye bırakmıştı.
1990’lı yılların başında kurulan ve her yıl büyümekte olan Lefke Avrupa
Üniversitesi’nin bölgeye bu gün sağlamakta olduğu katkı ise küçümsenemez.
Dipkarpaz ile birlikte öncelikle
yatırım bölgesi ilan edilen Lefke’ye, Kalkınma Bankası %80’e varan dış kaynak
kredisi vermeyi taahhüt etmesine rağmen yatırımcılar, hava ve deniz limanlarına olan
mesafenin fazla oluşu nedeniyle bugüne kadar ilgi göstermemişlerdir.
Hazırlanmakta
olan Turizm Master Planı’nın uygulanmaya konmasıyla birlikte bölgedeki turizme
yönelik yapıların sayısında artış beklemekteyiz. Peki yerel yönetim ve bölge
halkı buna hazır mı? Turistin ziyaret ettiği yörede kendini rahat,uyumlu,
mutlu,güvende ve tatminkar hissetmesi kendi açısından aranılan bir durum olduğu
gibi, ziyaret edilen bölge açısından da arzu edilen bir sonuçtur. Turist, dinlenmek, yeni bir yer
görmek, bilgisini artırmak vb. nedenler için seyahat etmektedir. Ancak gideceği yerin
seçimini yaparken; kendi yaşam çerçevesinden farklı bir yere gitmenin verdiği
hassasiyet, heyecan ve merakla bazı beklentiler içerisine
girmektedir.
Turizmin
gelişimi ancak ve ancak çevrenin korunması ve yapılaşma ile çevre arasındaki
optimum dengenin sağlanması ile mümkün olacaktır. Lefke Bölgesi denizi, yeşili,
tarih dokusuyla ve en önemlisi bakir görünümüyle yeterli potansiyele sahiptir.
Turizmin
sosyal ve kültürel getirilerine değinecek olursak turizm gelişmekte olan bir ülkenin
sosyal ve kültürel zenginliklerine dikkatleri çekeceğinden geleneksel törelere, örf
ve adetlere, bölgesel giysilere ve el sanatlarına yeniden önem verilmelidir.
Turizmin
bir Devlet politikası olarak öneminin kavranması gerekliliği ile birlikte, yerel
yönetimler tarafından da öneminin iyi anlaşılması gerekmektedir. Bölgeye gelerek
turistler ülke ekonomisi kadar bölge
ekonomisine de direkt katkı yapmaktadır.
Bölgenin turistik harcamalardan direkt veya dolaylı elde edeceği gelirler bölge
yönetimi gelirleri içerisinde önemli paya ulaşabilmektedir. Bu nedenle yerel
yönetimlerin alt yapı yatırımları ve çevre olgusuna Devlet yönetimi kadar önem vermeleri gerekmektedir.
Turizmdeki Dünya örnekleri turizme yapılan sabit yatırımların kısa sürede
yatırımın karşılığını ödediğini göstermektedir. İyi bir alt yapı yatırımı
için ön koşullardan bir yerel yönetimlerle Devlet yönetiminin uyum içerisinde çalışmalarıdır.
Hazırlanmakta olan Turizm Master Planı’nda Lefke Bölgesi’nin sahip olduğu tarihsel
doku ve plajlardan yola çıkarak sahil boyunca rekreasyon alanları ve yat limanları
tasarlanmıştır.
Lefke Bölgesi;
- Klasik güneş – deniz
– kum turizmi
- Tarih – Kültür turizmi
- Mavi yolculuk denilen ,
gemi ile gezinti turizmi potansiyeline sahiptir. Lefke için önemli olan sahip olduğu bu
potansiyeli, turizm realitesine dönüştürmektir. Bunun için ise en az Devlet
politikası kadar Lefke yerel yönetiminin de yapması gereken ödevleri, katkı
sağlaması gereken projeleri olmalıdır.
Bölgedeki turizm potansiyelini
değerlendirmek pek tabi özel sektörden gelecek yatırımlara dayanmaktadır.
Ancak özel sektörün girişimciliğinden önce Devlet, Lefke yerel yönetimi ile
birlikte bölgedeki turizmi kolay yapılabilir hale getirecek gerekli alt yapı
hazırlıklarını tamamlamalı ve yatırımlar sonrası oluşacak değerlere süreklilik
kazandırması gerekmektedir. Çünkü turist o bölgede yeni bir nüfus anlamına
gelmektedir. Tatil amacıyla bölgeye gelen turistlerin tüketim taleplerinin
karşılanabilmesi için su, elektrik, haberleşme ve ulaşımın yeter düzeye ulaşması
gerekmektedir.
Aynı husus kullanım yönünden de geçerlidir. Turistleri de içine alan bölge
nüfusunun tüketimi sonucu oluşacak çöplerin ve artık suların çevre kirliliğine
yol açacak şekilde toplanması ve yok edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle gelecek
dönemler için bugünden başlayarak alt yapı ihtiyaçlarının belirlenmesi ve
gerçekleştirilmeye başlanması gerekmektedir. Bu arada bu değerlerin
oluşturulduktan sonra korunmaları için bölge halkının da bilinçlendirilmesi
gerekmektedir.
sayfa başına dön....
|
|