ÇÖZÜM, AB VE CMC ÜÇGENİNE DERNEĞİN BAKIŞI

       

CUPRUM SERGİSİ  İNCİ KANSU                                  Konferans Bildirileri

Kese kurdu ile mücadele...          çam kese kurtları ile mücadeleden resimler...  
  Konferans Sonuç Bildirgesi
CMC hakkında birçok şey bu sitede

Lefke karlar altında CMC konusundaki son gelişmeler...
Aklın ve bilimin yolu tektir.

DÜNYADA VE KKTC'DE ÇEVRE
Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş 

TURKISH REPUBLIC OF NORTHERN CYPRUS

    KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

Do you want to learn aboutCMC
Miss Betül Atasayan

Lefke'nin Siyanürlü Geçmişinden...
Okumadan geçmeyiniz!!!

 Enver Bıldır
Bergamalıların Sitesi 

Tarih

 CMC'yi protesto eyleminden bir kesit
İleri

Konferans kitabımız
çıktı...

 

wpe7.jpg (6015 bytes)

Av. Vehit Nekibzade
Eski Lefke Belediye Başkanı

      20 ASRIN BAŞLANGICINDAN 1974'E KADARKİ DÖNEM

20. Yüzyılın ilk yıllarında Lefke, verimli arazileri denize kadar uzanan, büyük oranda tarıma dayalı ekonomik faaliyetlerin sürdürüldüğü küçük bir kasaba idi. Tarıma dayalı oluşu yanında, bölgesinin idari ve ticari merkezi de yine Lefke idi ve Lefke'ye idari yönden bağlı irili ufaklı 53 köyü bulunuyordu.
Bunların yanında eski çağlardan beri Lefke ve yöresinde zengin bakır rezervleri olduğu biliniyordu.

I. Dünya Savaşı'ndan sonra zamanın Kıbrıs Koloni Hükümeti'nden Lefke ve yöresindeki bakır madenini işletme imtiyazı alan Kıbrıs Maden Şirketi (C.M.C'),1920'li yıllarda ciddi boyutlarda çalışmalara başlamıştır. Akıp giden yıllar içerisinde madencilik çalışanları ve üretiminin artmasì ile birlikte Lefke'nin ekonomik faaliyetleri de değişikliklere uğramış ve madencilik ön plana çıkıp tarımın, bölgenin ekonomik potansiyeli içerisinde payı azalmıştır.

Gün gelmiş maden şirketi çalışmalarını 3 vardiya olarak sürdürmüş ve çalıştırdığı personel sayısı 2500'e yaklaşmıştır. Bu çalışmaların olduğu yıllarda ülkemizde kitle ulaşım araçlarının yok denecek sayıda oluşu, madende çalışanların Lefke ve yakın çevresinde oturmaları zorunluluğunu yaratmış ve iç göçle Lefke nüfusunun 8-10 bine yaklaştığı olmuştur.

Anılan ekonomik faaliyet birtakım ihtiyaçları da beraberinde getirmiştir. Maden şirketince çalışanlarının barınma ihtiyaçları için 500 civarında lojman, sağlık gereksinimleri için tam taşekküllü hastahane, çocukları için anaokulları ve diğer sosyal gereksinmeler için de tesisler inşa edilmiştir.Şirket asrımızın başlangıcında ülkemizde pek yaygın olmayan elektrik, su ve diğer gerekli hìzmetleri de kendi bünyesinde kurduğu birimlerle vermeğe başlamıştır. Maden şirketi bunları gerçekleştirirken, bölge halkı da artan ekonomik faaliyetlerin yarattığı talep doğrultusunda birtakım yatırımlara girdi ve Lefke'nin bugünkü çarşı merkezi büyük ölçüde o dönemde inşa edildi. Belirtilen büyümeyle doğru orantılı olarak Lefke'de Sanat Okulu, Orta Okul açıldı. İnşa edildiği zamanlarda büyük kasabalarda inşa edilen hacimde ilk Okul binasì inşa edildi. Daha sonra Sanat Okulu bugünkü Meslek Lisesi’ne, Orta Okul da Liseye dönüştü.

Maden Şirketinin yarattığı ekonomik potansiyel gerek merkezi ve gerekse yerinden yönetimi de etkiledi. Bugün de kullanılmakta olan Devlet Daireleri Binaları, Belediye Binası, Belediye Hali, Belediye Sineması hep o dönemde inşa edilmiş binalardır. Hatta 30'lu yılların sonunda Lefkoşa İlçesi’nin ikiye bölünüp Lefke'nin ayrı bir ilçe olması gündeme geldi.
Yukarıya aktarılan süratli gelişme II. Dünya Savaşı esnasında kesintiye uğradı. Savaş sonrasında Maden Şirketi’nin aktiviteleri yeniden başladı.
Ekonomiye belirtilen katkılar sağlanırken maden şirketi birçok olumsuzluğu da beraberinde getirdi. Maden işletme imtiyazı alınırken, anılan şirkete verilen bir diğer
imtiyaz da sözkonusu ekonomik faaliyetin gerektirdiği gayrì menkullerin şirket tarafìndan satın alınabilmesi idi. Bu yetkiye dayanarak şirket, Lefke ve yakın çevresinde 10 binlerce dönüm araziyi mal sahiplerinin tüm itirazlarına rağmen yok pahasına ellerinden aldı. Bundan sonra Lefke'nin denize kadar uzanan güzelim tarım arazileri, denize nazır sırtları Lefkeliler’in olmaktan çıktı ve Maden Şirketi’nin mülkiyetine geçti.
60'lı yıllara gelindiği zaman yeraltı maden rezervleri azalmaya başladı. Bu kez yer üstü veya açık maden ocağì denen ocaklar açıldı ve çevre katledilerek maden faaliyetleri sürdürülmeye başlandı. Diğer yandan da Denizli bölgesinde kurulup geliştirilen tesislerde ocaklardan getirilen maden yarı işlenmiş duruma getirildi. Maden Şirketi bir yandan Lefke'nin güzelim sırtlarını madeni almak için şuursuzca katlederken, diğer yandan da kurduğu çok geniş havuzlarda maden işleme faaliyetlerini ısrarla ve inatla sürdürdü. Bu arada ocaklar ve tesislerden yayılan maden tozları, Lefke'nin narenciye bahçelerine ve diğer bitkilerine hatırı sayılır zararlar verdi. Tesislerden denize atılan atıklar denizin kirlenip oradaki canlıların yok olmasına neden oldu.
Her geçen gün maden rezervi biraz daha azalıyor, buna karşın maden şirketinin faaliyetleri hızlanarak süriüyor ve çevre katliamı artıyordu.

1970 yılından itibaren gerek rezervlerin azalması ve gerekse açık maden ocaklarından makinelerle maden çıkarılması, insan gücüne olan ihtiyacı azaltmış ve belirtilen tarihten itibaren toplu işten durdurmalar ve bunun sonucunda göç başlamıştı. Nihayet 1974 yazında Mutlu Barış Harekatları’nın yer almasını takiben Made Şirketi’nin tüm faaliyetleri Şirket tarafından durduruldu ve Şirket yetkilileri her şeyi olduğu gibi bırakıp gittiler.

Bir yandan madencilik faaliyetinin durması diğer yandan, Güney Kıbrıs'taki Türkler’in kuzeyde yeniden iskan edilmeleri, sırf madendeki işleri nedeniyle Lefke'de bulunan bir kısım işçilerin güneydeki köylülerinin kuzeyde iskan edildikleri yeni yerleşim birimlerine göç etmeleri sonucunu doğurdu. Bu noktaya gelindiği zaman, Lefke'nin nüfusu 1,700'e düştü.

Madenciliğe dayalı ekonomik faaliyet sona erdiği zaman Lefke ve yöresinde büyük bir ekonomik boşluk doğdu. Lefkeliler maden şokunu yaşadı.

                 1974'TEN GÜNÜMÜZE KADARKİ DÖNEM                         

Madencilik faaliyetinin durdurulduğu dönemde Lefke'de üretim faaliyeti olarak tek tarım kalmıştı. Bölge sakinleri geçimlerini tarım ve buna ek olarak büyük oranda kamu kesiminde olmak üzere kamu ve özel sektörde istihdam edilerek karşılamaya başladılar.

Kamu ve özel kesimdeki iş olanaklarının az oluşu dış göcü, mevcut iş olanaklarının genellikle Letkoşa yöresinde oluşu da iç göçü kamçıladı. Maden faaliyetinin durdurulmasının Lefke yöresinde yarattığı şok ve doğurduğu ekonomik krizi aşmak için neler yapılabileceğinin ciddi ciddi düşünüldüğü 80'li yıllarda tarımın geliştirilmesi, turizm ve bir hizmet sektörü olan üniversitenin kurulup yöre ekonomisine katkı sağlaması, liman inşası ve hafìf sanayi bölgesinin kurulmasının teşvik edilmesi yönünde fìkirler üretildi ve bu doğrultuda yetkililerden taleplerde bulunuldu. Bu çalışìnalar neticesinde 1990 yılında Lefke Avrupa Üniversitesi gündeme geldi. Lefke Avrupa Üniversitesi kurulduğu günlerde ilk hedef, yılda 200 ek öğrenci ile 10 yılda 2000 öğrenci kapasiteli bir üniversite yaratmaktı.

Bu üniversite bir kampüs yerine Lefke ve yöresine yayılarak faaliyet gösterecek ve üniversitenin gelişmesine paralel olarak yöre de nasibini alıp gelişecekti.

Bugün 1000 civarında öğrencisi olan Lefke Avrupa Üniversitesi’nin özelde Lefke ve yöresine, genelde KKTC'ye kısıtlı da olsa yaptığı ekonomik katkı yatsınamaz.

Üniversite’nin Lefke ve yöresine sağladığı diğer olanaklar ise yukarıda sıralananlardan çok daha önemlidir. Her şeyden önce yörede bir bilim ve kültür yuvası açılmıştır. Bu yuva bilim ve kültürümüze zaman içerisinde sessiz ve derinden etki edecektir. Değişken olmakla birlikte, şu anda LAÜ öğrencilerinin yarıdan fazlası Anavatan

Türkiyeli, bir kısmı 3. devletler uyruklu, geriye kalanlar da KKTC'lidir. Anavatan ve 3. ülkelerden gelen öğrenciler özelde Lefke yöresi, genelde KKTC'nin kendi ülkelerinde lobilerini oluşturacak ve birer tanıtım elçisi görevi göreceklerdir. Bu da zaman içerisinde Lefke ve yöresi için paha biçilmez avantajlar sağlayacaktır.

Yörede, üniversite faaliyeti devam ederken tarım alanında da bazı gelişmeler oldu. 1990 yılında temeli atılan Gemikonağı Göleti 1994 yılında tamamlandı ve 1995 yılından itibaren Lefke kent topraklarının kuzey bölümü ile Gemikonağı Bölgesi’ne sulama suyu sağlamaya başladı. Bu arada büyük uğraşılar sonunda Gemikonağı Göleti’nin (0) noktasında, Kafizes Sulama Suyu’na gerektiğinde takviye yapabilecek su kuyusu devreye kondu.

Turizm alanında ise üniversitenin açılmasına paralel olarak Soli Inn Hotel hizmete sokuldu. Ancak yenileri eklenmediği için halen yöredeki tek turizim aktivitesi olarak kaldı.

Şimdiye kadar verilen tüm uğraşı ve çırpınışlar, yöremizde arzu edilen ekonomik canlılığı maalesef yaratamadı.

Bu arada ülkemizde çok yakın geçmişte coğrafì bölünme vc yani ilçeler oluşturuldu. Yeni oluşuma göre, Lefke artık Lefkoşa İlçesi’nin Güzelyurt Bucağı ile eş bir bucağı olmaktan çıktı ve Güzelyurt'un ilçe olmasıyle, çok daha yakın bir ilçe merkezine bucak olma konumuna sokuldu. Bu yapılırken ekonomik veya idari bir kazanımı olmamakla beraber, bir moral yaklaşım olarak yeni ilçenin ismi Güzelyurt - Lefke İlçesi olabilecekken -ki ilçeleşme çalışmaları esnasında hep bu söylev gündemde tutulmuştu- sadece Güzelyurt ilçesi olarak yasallaştı.

Madencilik faaliyetinin durmasıyle doğan ekonomik boşluk, şimdiye değin verilen tüm uğraşılara rağmen doldurulamamış, çabalar yetersiz kalmıştır. Ekonomik durgunluk devam ettiği sürece yörenin sosyal ve kültürel yapısı da ister istemez menfì yönde etkilenmektedir.

Lefke Yöresi’nin tarihi süreci ve bugün gelinen nokta özetle irdelendikten sonra, şimdi ileriye 21. yüzyıla dönük olarak neler yapılabilir onu düşünelim

wpe9.jpg (7250 bytes)

    Cengiz Küçük
    LÇTD.'ği Sosyal İşler Sor.

        Bizanslılar 789 yıl Kıbrıs’ı ellerinde tutmuşlardı. İşte kilise bu devirde inşa edilmişti. Kesin inşaat yılı bilinmemektedir. Yedinci yüzlda oluşan Arap Deniz Kuvvetleri adaya akınlar yapmış ve bu anlar 963 yılına kadar 24 kez tekrarlanmıştır. Bu akınların birincisinde Başkomutan Muaviye idi. 647 yılında yapılan akında komutan Ubeyde’nin eşi Hala Sultan da sefere katılmıştı. Bu seferde Hala Sultan Hazretleri Tuzla mevkiinde attan düşerek şehit olmuştu. Kabri üçüncü derecede kutsal bir meşherdir. İslâm Âlemince ziyaret edilmektedir. İşte Lefke Pir Paşa Camisi bu seferlerin birinde kiliseden camiye çevrilmişti. Hangi seferde olduğu saptanamamıştır. 963 yılındaki Araplarla Bizanslılar arandaki savaş durarak Kıbrıs Bizanslılar’a bıralmıştı.

Kıbrıs, 1570-1571 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu’nun düzenlemiş olduğu harekâtla Osmanlı topraklarına katılmıştır. Harekâta Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Pir Paşanın torunu Mehmet Bey de katılmıştı.

Türk düzeninin kurulmasında Mehmet Bey Baf Sancaktarı olmuş ve Lefke de bu sancağa katılmıştı. Mehmet Bey Lefke’yi ziyaretinde bu harap camiyi görmüş ve seceresi Hazreti Ebubekir’e kadar dayanan bu muhterem camiyi yenileyerek inşa etmiş ve camiye dedesinin adı olan Pir Paşa ismini vermiştir.

Kilisenin adı olan Ayyorgi zamanında bile anılıyor. Cami kurbundaki hark bendine halâ “Ayyorgi” bendi diyoruz. Mehmet Bey camiyi yenileyerek inşa ettirmişti. Bitişiğinde ılan medresede birçok ünlü din adamı yetişmiştir. Medrese kantıları halen mevcuttur.

1580 yılında kurulan medrese, 1584 yılında harap olmuştu. Medrese 1825 yılında Lefkoşalı bir hanım tarandan tamir edilmiş ise de daha sonra bamzlık ve ihmal yüzünden harap olmaktan kurtulamamıştı.

Pir Paşa Camisi’nin üç kemerli toplantı yeri ve kesme taştan yapılmış silindirik bir mimarisi vardır. Hemen yanında 1839’da ölen Vezir Osman Paşa’nın oldukça iyi durumdaki kabartma işlemeli mermer mezarı yer almaktadır. Osmanlı Devri taş işçiliğini en iyi bir şekilde yansıtan bu mermer mezar, görülmeye değer bir sanat eseri olarak karşımızda durmaktadır.

Pir Paşa Mezarlığı ise 1930’larda defne kapatılmıştır. 1970’lerde mezarlığın tarlaya tahviline karar verilmiş ve bütün mezarlar buldozerlerle kaldırılmıştır.




wpeB.jpg (5128 bytes)

b) ORTA CAMİ:
Osmanlılar devrinde yapılmış olan bu cami, Lefke’nin ortasında bulunmaktadır. Üç kemerli olan bu camide iki bölüm vardır. Birinci bölüm haremlik, ikinci bölüm ise selâmlıktır. Bu camiye dıştan bakıldığı zaman görünen on penceresi vardır.

c) AŞAĞI CAMİ:
Lefke’nin aşağı bölgesinde (Fadıl Nekibzade Caddesi üzerinde) bulunduğu için Aşağı Cami adını almıştır. Yapılış biçimi Orta Camisinin aynısıdır. Takriben Orta Cami’den 300 m. Uzaktadır. 1995 yılında restore edilerek minaresi de yapılmıştır.

d) TARİHİ KÖŞKLER :
Lefke’nin orta Cami ile Yukarı Cami arasındaki anayol üzerinde tarihi iki köşk vardır. Bu tarihi köşkler sekizer odalı, koridorlu, üçer kemerli, içten merdivenli, mertekli ve kemerli olup herbirinin 27 penceresi vardır. Kapıları üzerinde 1898 ve 1908 yazmaktadır. Bu tarihi köşkler Ahmet Paşa İzzet ve Salih Suphi İzzet tarafından yaptırılmıştır.

e) Lefke Kasabası’nda tarihi nitelikli 34 yapı bulunmaktadır. Bu 34 tarihi yapı içerisinde haneler, camiler, kilise, çeşme, havuz, eski mezarlık, dükkan, otel, sıra kuyular ve su kemerleri bulunmaktadır.

f) ACENDU SUYU: (Akva De Cento)
Kıbrıs’ın İtalyanlar idaresinde olduğu 15-16. asırlara ait bir pınar suyudur. Kasabanın doğusunda, Lefke Deresi ile Lağuna Dağı yamaçları arasında bulunan bu suyun, Cento isimli bir Venedikli komutan tarafından bulunduğu ve onun adına hitaben Çento’nun suyu- Akva De Cento- diye isimlendirildiği ancak zamanla halk dilinde Acendu şeklinde yayıldığı kabul edilmektedir. Diğer bir rivayete göre ise buranın adı “Acıttı” imiş. Çok evvelden Lefke’de su yokmuş. Venedikliler buraya gelince Hacı Paşa isimli bir kumandan buraya bir çeşme yaptırmış. Ancak bu suyun bir özelliği varmış. Her içen acıkıyormuş. Suya “Acıttı Suyu” denmiş. Ama zamanla Acendu olmuş ve bu suyun bulunduğu bölgeye de Acendu Bölgesi denmiş.

 

LEFKE BELEDİYESİ
Bir asırlık dönemi kapatmaya hazırlanan Lefke Belediyesi’nin tarihçesini ve bölge halkına özveriyle hizmet götürmeye çalışan belde kuruluşumuza başkanlık etmiş kıymetli adamları tanıyalım.

Lefke Belediyesi 1900 yılında kurulan ilk Türk belediyesidir. Rum meclis üyeleri olmasına rağmen belediye başkanları hep Türk olmuştur.

 

DEVAM EDECEK....

         DEVAMI İÇİN GEÇİŞ YAP... Sayfa başına dönüş...
 

        



 
tugce@north-cyprus.net
  emailweave.gif (3912 bytes)
        Webmaster: Atila Karaderi