ÇÖZÜM, AB VE CMC ÜÇGENİNE DERNEĞİN BAKIŞI

       

CUPRUM SERGİSİ  İNCİ KANSU                                  Konferans Bildirileri

Kese kurdu ile mücadele...          çam kese kurtları ile mücadeleden resimler...  
  Konferans Sonuç Bildirgesi
CMC hakkında birçok şey bu sitede

Lefke karlar altında CMC konusundaki son gelişmeler...
Aklın ve bilimin yolu tektir.

DÜNYADA VE KKTC'DE ÇEVRE
Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş 

TURKISH REPUBLIC OF NORTHERN CYPRUS

    KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

Do you want to learn aboutCMC
Miss Betül Atasayan

Lefke'nin Siyanürlü Geçmişinden...
Okumadan geçmeyiniz!!!

 Enver Bıldır
Bergamalıların Sitesi 

Tarih

 CMC'yi protesto eyleminden bir kesit
İleri
Haziran 2002
Hüseyin Gökçekuş ve Çevre

Konferans kitabımız
çıktı...

 

            CMC için hukuk mücadelesi başladı...

                                                           Hüseyin Ezgin

Türkiye'den gelen bilim adamları ve hukukçular uluslararası alanda, Lefke ve Çevre Tanıtma Derneği ise, KKTC'de hukuksal mücadele başlattı.

Çevre Avukatı Senih Özay: "KKTC'de gerek sivil toplum örgütleri, gerekse diğer kuruluşların vereceği her türlü desteğe ihtiyacımız var. Bu dava ancak top yekun mücadeleyle başarılabilir. Özellikle KKTC hükümetinin bizim yanımızda olmasını bekliyoruz"

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Teoman Oktay: "Ksantat dolu variller, asit bidonları, Gemikonağı Göleti'ndeki kirlilik ve CMC atık havzasından denize akan su konusunda bugüne kadar tedbir almamıştır. Bu nedenle dava aşamasına geldik"

Dünyanın en büyük çevre felaketlerinden biri olan CMC havzasında, gerekli önlemlerin alınması ve temizlenmesi yönünde çok yönlü hukuksal mücadele başlatıldı.

Konuyu uluslararası arenaya taşımak için geçtiğimiz mart ayında ülkemize gelen bilim adamları ve hukukçular heyeti, uluslararası alanda hukuk mücadelesi başlatma kararı verdiklerini bildirdi.

Bergama'da siyanürle altın arama çalışmalarına karşı verdikleri mücadelelerle tanınan heyet, hazırlanan bilimsel ön rapor ve CMC gerçeğine dayanarak, Avrupa ve Amerika'daki mahkemelerde dava açacak.

Türkiye'den gelen çevre konularında uzman avukat Senih Özay, KKTC hükümeti ve ilgili birimleriyle temas içinde, hukuksal mücadele vermek istediklerini belirtti.

Özay, "KKTC'deki gerek sivil toplum örgütleri, gerekse diğer kuruluşların vereceği her türlü desteğe ihtiyacımız var. Bu dava ancak top yekun mücadeleyle başarılabilir. Özellikle KKTC Hükümeti'nin bizim yanımızda olmasını bekliyoruz" dedi.

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği dün, Lefke bölgesi noteri Enver Şener ile birlikte tutanak tuttu. Tutanakta, "CMC tesisleri içinde yer alan yaklaşık 200 varil kanserojen madde içerdiği bilinen ksantat maddesinin tüm uyarılara rağmen kaldırılmadığı", "CMC havzasından denize su akışının kesilmediği" belirtildi.

Dernek, noter tasdiki ile önümüzdeki günlerde tesisin bağlı bulunduğu Maliye Bakanlığı Devlet Emlak Malzeme Dairesine dava açacak.

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği'nin avukatı Vehit Nekibzade, söz konusu olayın KKTC Anayasası'na da aykırı olduğunu söyleyerek, "İlgililerle gerekli temasları yaptıktan sonra elde edilecek sonuçlar ışığında dava yoluna gidilecektir" dedi.

"Devletle birlikte hukuksal mücadele"

Avukat Senih Özay, konunun oldukça ciddi ve hassas olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"CMC'nin yarattığı kirlilik ortadadır. Olay özverili çalışma ve sürekli mücadele gerektirmektedir. Bu mücadele çeşitleri yüzlercedir ve hiç biri de aradan çatlak sesler çıkmasına izin vermez, vermemesi gerekir. Hele bu konuda muhalif düşünceler ortaya koymak kaş yapayım derken göz çıkarmaya benzer."

Özay'ın gazetemize hukuksal mücadele başlatmalarını konu alan bir bildiri gönderdi. Bildiride şu ifadelere yer veriliyor:

"Kıbrıs'ta, Lefke yakınlarında Güzelyurt Gemikonağı civarında Amerikan firması CMC bakır ve altın çıkarır. 1974 yılında 30 milyon ton civarında atık bırakarak çeker gider.

Bunca yıldır etkisi kaybolmayan ve bizzat benim de bir-iki saat içinde dudaklarımı parçalayan, insana, floraya ve faunaya (tüm canlılar) zararı ortada bulunan telafisi imkansız zararlar yaratmış bulunan bu durum için yöre Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği ile Mühendis odaları mücadele kararı almışlar.

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Teoman Oktay vasıtasıyla yöre insanları bana başvurmuş ve avukatları olmam konusunda beni ikna etmişlerdir.

Ben de çevre hareketi avukatlarına bana yardımcı olmaları konusunda ikna etmişimdir. Avukat Erkan Avşar ile de bizzat bu çalışmayı yürütmüşüzdür.

Lefke'de içme suyuna zehir (bakır sülfat, demir, siyanür ve kükürt) karışmasını da, göletten zehirlenen hayvanlara da, radyasyona da, izotoplara da, rehabilitasyon tazminatına da, Türkiye'den profesörlerle yapılmış bilimsel ve hukuksal tespitlere de, uluslararası hukuk ve kamuoyuna konuyu kaydırışa da, Türkiye ile KKTC Çevre Bakanları arasındaki ÇED çalışma protokolünü de devreye sokmaya da, KKTC anayasasının 40. maddesinde, 'Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahipti' dendiğini, bizim anayasamızın 56. maddesiyle ikiz konuda olduğuna ve yine anayasalarının 112. maddesinde 'ekonomik konularda ivedilik varsa Bakanlar Kurulu yasa gücünde kararname çıkarabilir' hükmü gereğince Bakanlar Kurulu'nun toplanmasına ve zaten bizi dinleme kararlarının gerçekleştirilmesinin gündeme geldiğine, gördüğümüz ve bilim adamlarının gördüğü tablonun gereği için, koşullar bulunduğundan anayasalarının 124. maddesinde yeri olan, 'bir veya birden fazla bölgede süresi 3 ayı geçmemek üzere olağanüstü durum ilan edilebilir' hükmü çalıştırılarak yörede lokal olarak bu hukuksal tedbir alınmalıdır görüşümüze dikkat çekiyor ve bunları söylüyoruz.

Yine anayasalarının 114. maddesiyle kurulan Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) için çıkarılan 38/1996 sayılı yasaları gereği bu organı harekete geçirmeye çalışıyoruz.

Londra Mine Match (Maden İzleme Kuruluşu) kaynaklı edindiğimiz bilgiye göre, Kıbrıs ve Akdeniz kıyılarında bu tehlikeye yol açan firma CMC patronu Amoco... ve Amax..

Bu Amoco firması ise, 'Standard, Oil of Indiana' isimli petrol şirketine aittir. Bu firma Papua Yeni Gine'de Ok Tedi maddesinde çevre faciasına yol açmıştır. Bu firmaya, Amoco 0/0 30+BHP 0/020+ Mineral Geselshhaft+ Degussa+Dresdnerbank üçlüsü 0/020+ Papua Yeni Gine Hükümeti 0/020 ortaktır. (BHP 1990 Bergamalı Eurogold'un babası olan Posseidon firmasına katılmıştır)

Ok Tedi'de yaratılan çevre kirliliğinden dolayı BHP halka tazminat ödemiştir. Amoco Yeni Zelanda Coromandel Waitekauri altın madeni çalıştırdı. Amoco uranyum da arar. 1988 yılında Kanadalı Dome Petrolieum ile birleşmiştir. Kanada'nın en büyük petrol üreticisi oldu. 1978 yılında petrol atıkları ile Fransa'nın kuzey kıyılarını kirletti. Balıkçılara ve turizmcilere 90 milyon dolar tazminat ödedi.

Amax ise, daha çok molibden çıkaran bir firma olup, bu firmanın Oklohama, New Jersey, Missouri, Washington eyaletlerinde maden çıkarma projeleri reddedildi.

Bu firma British colombiada Nighy molibden madeninde köylülerce yoğun protestolara uğradı, şikayet edildi.

Bu firma ile bir temasta yetkililerin 'Siz işgal yaptınız bu nedenle tazminat ödemeyiz' yollu savunmalarına rastlanmıştır.

Bu ABD firmasına karşı EPA (Enviromental Protection Agency (Çevre Koruma Ajansı) ile temas kararı alınmıştır.

Bu konuda kişisel bir çalışma içinde olan ABD Başkan Yardımcısı Al Gore ile temas kararı alınmıştır.

Öte yandan bu konuda, KKTC ile TC Sağlık ve Çevre bakanlıkları arasına ortak çalışma programı bulunmakla bu edimler için harekete geçilmesi isteyecektir.

Bergama, Gediz ve Çamlıhemşin sivil itaatsizlik ve hukuk örneklerinden oluşan tavsiyeler yürürlüğe sokulacaktır. Hukuksal mücadele kararı verilmiş ve başlatılmıştır."

Avukat Senih Özay'ın gönderdiği bildiride ayrıca Türkiye'deki çeşitli yörelerde çevreyi korumak uğruna verdikleri savaşta kullandıkları 307 maddelik mücadele şekline de yer verdi.

Maddelerin hemen hemen tümü en küçük bir olayı dahi sorunun çözümüne kanalize etmenin yöntem, yol ve etkinlik biçimini içeriyor.

"KKTC devletini görmek istiyoruz"

Bu arada, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Ümit Erdem, heyetin CMC'ye ait özgün bir komite arayışı içinde olduklarını belirtti. Erdem, "Bundan sonraki aşamada karşımızda muhatap olarak KKTC devletini görmek istiyoruz. Bugüne kadar söylediklerimizin fazlası var, azı yok" dedi.

Ümit Erdem, bu konuda sonuna kadar mücadele etmekte kararlı olduklarını bu nedenle kösteğe değil desteğe ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. Erdem, Gemikonağı Göleti konusuna da değinerek, "Eğer bir bilim adamı analiz sonuçlarına göre söz konusu göletteki suyun tarımsal amaçlı kullanılmasını sakıncalı görüyor ve kullanılmaması gerektiğini söylüyorsa bu dikkate alınmalı" diye konuştu.

Öte yandan Erdem, aynı zamanda Kıbrıslı bir örencinin "Lefke'de CMC Alanı ve Çevre Sorunları Üzerine Bir İrdeleme" lisans tezi verdiğini de sözlerine ekledi.

"Hükümet tedbirini almalıydı"

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği, ksantat dolu varillerin, asit bidonlarının, Gemikonağı Göleti'ndeki kirliliğin ve denize CMC atık havzasından akan su konularında bugüne kadar tedbir almamasını eleştirdi.

Dernek Başkanı Teoman Oktay, konunun yaklaşık 4 aydır çeşitli kesimlerde ve özellikle basında sürekli yer almasına karşılık, ilk aşamada alınabilecek tedbirlerin göz ardı edildiğini savundu.

Teoman Oktay şöyle devam etti:

"Bu nedenle bugün noter gözetiminde tutanak hazırlanarak, tesisin bağlı olduğu Maliye Bakanlığı'na dava açmaya hazırlanıyoruz. Diğer taraftan da, olayı hukukçular ve bilim adamları heyetiyle birlikte çevre felaketinin ortadan kaldırılması için uluslararası hukuk mücadelesine taşıyacağız."

Oktay, bir kısım şahıs ve çevrelerin "çevrecilik" adına çevre düşmanlığı yaptığını savunduktan sonra madenin insanları ölüme kadar götüren siroz hastalığına yol açtığının 1963 yılında yapılan yazışmalarda ortaya konduğunu vurguladı.

Oktay tepkisini şu ifadelerle dile getirdi:

"6 Haziran 1963 yılında maden şirketine Kıbrıs Türk İşçi Birlikleri Federasyonu tarafından gönderilen yazıda 'silikossis' yani siroz hastalığına yakalanan ve ölen işçilerin tazminatlarına artış getirilmesi isteniyor. Yazıda ayrıca, hasta işçilerin şirketin tozlu ve zor olmayan işlere kaydırılması da isteniyor. Diğer bir yazıda ise, ciğerlerinden rahatsız beş yeraltı işçisinin iki aydan beri tam bir tedavi görmeden ilaç alarak ailelerini geçindirmek için işe gittiklerinden bahsediliyor. Bütün bunlar madenin insan sağlığı üzerindeki etkilerini çıplak gözle görmemize yeterlidir."

Teoman Oktay, önümüzdeki hafta İzmir'den 3 kişilik bir bilim adamları heyeti geleceğini kaydederek, "Gelecek uzman ekip, su, deniz, bitki, toprak örnekleri alarak detaylı araştırmalarda bulunacak" dedi.

Nekibzade: "Anayasa'da hükümler var"

Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Avukatı Vehit Nekibzade, anayasanın 40. ve 41. Maddesinin herkese sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı vererek, insan sağlığını bozacak ekinlikleri yasaklayan hükümler bulunduğuna dikkat çekti.

Vehit Nekipzade şöyle konuştu:

"Bu maddeden hareketle CMC'nin yarattığı kirlilik ortadadır. Ayrıca, yine 159. maddenin b fıkrasına göre de 1975 yılında terk edilmiş ve sahipsiz taşınmaz malların tasarrufu kamuya aittir. Devletin kısa vadede alması gereken önlemleri almadığı bugün noter huzurunda tespit edildi. CMC'nin neden olduğu çevre felaketi ise ayrı bir uluslararası boyutta bir davadır."

Vehit Nekibzade, bu konuda hükümetin ilgili birimine dava yoluna gitmeden önce konuyu bir kez daha değerlendirmekten yana olduğunu belirtti. Nekipzade, "Yine de bir sonuç alınmadığı takdirde dava yoluna mutlaka gidilecektir" dedi.

SAYFA BAŞINA DÖN...

        



 
tugce@north-cyprus.net
  emailweave.gif (3912 bytes)
        Webmaster: Atila Karaderi