|
|
|
BASIN B İLDİRİSİ2.ULUSLARARASI CMC KONFERANSI “Lefke Yöresinde Zararlı Maden Atıklarınının, Asitli Suların Çevreye ve İnsan Sağlığına Etkileri” BAŞARI İLE SONUÇLANDI Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, Ege Üniversitesi’nden Prof.Dr. Ümit Erdem ve Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı Enver Bıldır YDÜ Konuk Evi’nde düzenledikleri bir basın toplantısı ile bilgilendirdiler. Lefke Çevre Tanıtma Derneği tarafından 25-28 Nisan tarihleri arasında düzenlenen ve organizasyon başkanlıklarını Prof.Dr. Ümit Erdem, Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş ve Teoman Oktay’ın yürüttüğü konferans başarı ile tamamlandı. Sunulan bildirilerin tamamlanmasının ardından Prof.Dr. Ümit Erdem, Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, Prof. Dr. Fethi Doğan, Prof. Dr. Ünal Altınbaş, Prof. Dr. Ercan Tatlıdil, Prof. Dr. Mehmet Ali Yükselen’den oluşan bilim kurulu konferansın sonuç bildirgesini hazırlayarak kamuoyu ile paylaştı. Lefke Çevre Tanıtma Derneği Başkanı Enver Bıldır Konferansta amaçladıkları noktanın çok ötesinde bir sonuç elde ettiklerini belirterek derneğin bugüne kadarki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Konferansın bulgularının sadece çevre halkı için değil tüm Kıbrıs için önem taşıdığını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Daha sonra söz alan Profesör Gökçekuş Konferansın bilimsel yönden değerlendirmesini yaparak konferansta sunulan bildiriler ile ilgili ayrıntılı bilgi sundu. Profesör Gökçekuş yapmış olduğu açıklamada sözlerine şu şekilde devam etti “Başlıkta da görülen toplantı, 25 Nisan 2007’de açış oturumu ile başlamıştır. Toplantıya 8 ülkeden (İsveç, İngiltere, Almanya, Avusturya, İtalya, Amerika, Türkiye ve KKTC) 50’e yakın bilim insanı katılmıştır. Açılış oturumundan sonra (öğleden sonra), sorunlu alan tüm katılımcılarla birlikte gezilmiş, incelenmiş ve irdelenmiştir. 26 Nisan 2007 tarihinde ise bildirilerle ilgili sunumlara geçilmiştir. İtalyan bilim insanı Alessndra Casu Almanyadaki Ruhr Havzasını örnekleyerek maden alanı için, yeniden yapılanma önerilerinde bulunmuş, bu kapsamda hedefe yönelik maliyet kavramının önemli olacağını vurgulamıştır. Alman bilim insanı Hans Günther Bart ise alanın rehabilitasyonu için somut çalışmaların hemen başlatılması gerekliliğini belirtmiş, özellikle rehabilitasyon üzerinde durarak bir hektar alanın maliyet hesapları üzerindeki düşüncelerini ortaya koymuştur. İngiliz hukukcu Angela Ward Barrister konunun hukuka taşınması yolunda neler yapılabileceğini belirtmiş, en önemlisi de bu konuya ilişkin olarak, geleceğe yönelik atılacak adımlar üzerinde durmuştur. Hukuka başvuruda özellikle her mahkemenin usullerine uygun olarak, istenen belgeler üzerinde sağlıklı dava açılması bakımından zorunluluk olduğunu önemle vurgulamıştır. İletişimin ve halk hareketinin üzerinde duran Avusturyalı konuk Petra Holzer, Türkiye-İzmir, Bergama-Ovacık altın madeni ve gelişmelerini örnekleyerek, sivil itaatsizlik kapsamında eylemler geliştirilmesi ve sivil toplum örgütlerinin halkla birlikte bu konuda görev alması zorunluluğunun önemini vurgulamıştır. İsveçli bilim adamı Abdul Khakee, sivil toplum hareketinin halka yansıtılması konusunda nasıl bir tavır sergileneceği ve nasıl bir model uygulanmasının, özellikle Lefke kapsamında yararlı olacağı konusunda ayrıntılı bir rapor vererek, Hindistandaki çevre felaketi mağdurlarından, Rusyadaki değişik çevre yanlışlarının etkileri ve denizlerdeki, yalnızca denizaltılardan kaynaklanan kirliliğe kadar değişik örnekler üzerinde durup konuların mahkemelere intikal edişini ve bu konuda önemli davaların kazanıldığını örneklemiştir. ABD’den katılan bilim insan Pelin Turunç ise atıkların yeniden kazanılmasına yönelik teknolojik yöntemler üzerinde durmuş, değişik örnekler vermiştir. Diğer oturumlarda daha çok teknik konulara girilmiş ve uluslararası hukuk üzerinde durulmuştur. Bu çerçevede CMC olgusu kirlilik politikaları üzerinde durulmuş yeniden vejetasyon kavramı dile getirilmiş, asit maden drenajları konusunda bugün için geçerli olan bilgisayar sistemleri, uzaktan algılama teknikleri, GIS sistemleri tartışılmıştır ve konuya ilişkin elektronik network oluşturulmasına karar verilmiştir. Ayrıca, Prof. Dr. Ünal Altınbaş, Prof. Dr. Emür Henden, Prof. Dr. Mehmet Ali Yükselen tarafından gerçekleştirilen maden alanındaki toksik metal kirliliği ile komşu arazilerdeki toprak, bitki ve su analizleri tablolar halinde ortaya konulmuş ve yorumlanmıştır. Bu bağlamda da Prof. Dr. Fethi Doğan çevrenin toksikolojik yapısı çerçevesinde, bölgede yaşayan insanların sağlık profilinin ortaya konulması gerekliliği üzerinde durmuştur. Prof Dr. Mehmet Ali Yükselen’in yaptığı çalışmalarla sahanın rehabilitasyonuna yönelik stabilizasyona ilişkin yöntem bulguları ortaya konulmuştur. Profesör Hüseyin Gökçekuş ise yapmış olduğu sunumunda 90’lı yılların başından itibaren bölgede gerçekleştirimiş oldugu çalışmalar çerçevesinde elde ettiği sonuçları kapsamlı bir biçimde ortaya koyarak, bölgedeki sorunun;bir çevre sorunu, bir su sorunu, bir sağlık sorunu, bir hukuk sorunu ve en önemlisi de insanlık sorunu olduğunu belirmiştir. Profesör Gökçekuş “Bölgenin rehabilitasyonu için kısa ve uzun vadede yapılması gereken çalışmaları özetleyerek, en uygun çözümün bölgeyi 3 ana kısma ayırmak suretiyle gerçekleştirilebilecegini vurgulamıştır. Bu bölgeler ise,Gemikonağı göleti ve atık havuzu, Maden atıkları ve CMC tesislerinin yer aldığı bölge, Sahil şeridi ve deniz olarak belirtilmiştir. Sonuç olarak; KKTC Lefke bölgesindeki maden alanının sulama göletinde ve tarım alanlarında yapılan tetkiklerden anlaşıldığı üzere kirlenmiş ve kirlenmekte olan suların bitkileri de etkilediği görülmüştür. Bu kapsamda belirlenen kirleticiler ise arsenik, kurşun, kadmiyum gibi kanser yapıcılar da dahil olmak üzere demir, bakır, molibden gibi bir kısım ağır metaller ile sülfat ve yüksek asitlik gibi yanlızca bölge insanı için değil, aynı zamanda Akdeniz Bölgesi için de potansiyel kirlilik kaynağı olan bu alanın en kısa sürede iyileştirilerek yaşanabilir kılınması ile halk katılımının sürekli gündemde tutulması konularında fikir birliğinde olunduğu belirlenmiştir. Durum saygıyla kamuoyuna duyurulur.” Konferans Sonuç Bildirgesi Kapsamında, Prof.Dr. Ümit Erdem ise konuşmasında şunlara yer verdi; “Konferans Organizasyon Kurulu’nun K.K.T.C Hükümetinden Beklentileri Aşağıdaki gibi Oluşmuştur; Hükümetimizin K.K.T.C. tarihinde, C.M.C maden atıkları ve maden alanlarının asit, drenajlarının zararlı etkilerine karşı duyarlı yaklaşımından yola çıkarak, ekteki son bilimsel toplantının raporları da dikkate alınarak ve ivedilikle, Ölüm vadisi haline gelen ve gelecekte daha da vahim sonuçlar doğuracağı kesin olan bölge ile ilgili olarak bakanlar kurulundan aşağıda tespit edilmiş olan yaklaşımlarla ilgili bir eylem planı talep etmekteyiz. K.K.T.C., A.B. ve B.M. kaynakları seferber edilerek durum tespiti, takvim oluşturulması ve rehabilitasyon hedeflerine ait fizibilite çalışmalarına start verilmesi, Demokrasi ve katılımcılık ilkelerine uygun olarak alanın gelecekteki muhtemel kullanım kararlarının tartışmaya açılması, Bölgesel kalkınma stratejileri kapsamında Lefke Bölgesi’nin özel konumunun değerlendirilmesi, Planlama alanının mülkiyet durumu ele alınarak ilgili tespitlerde bulunulması, Durumun sorumlularının tespiti ve takiben sorumluluklarını kabul etmeleri yönünde zorlanmaları ve bunun için K.K.T.C., T.C., İNGİLTERE ve A.B.D. Barolarından avukatların katılımlarıyla oluşturulacak bir hukuk ekibinin görevlendirilmesi, Gerekli görüldüğünde CMC firması dışında İngiltere ve A.B.D. Hükümetleri’nin bu konudaki sorumluluklarının araştırılıp, tespit edilip, kanıtlar ve kontrat vb. belgelerin tekrar hukukçular tarafından incelenip değerlendirilmesinin sağlanması. Bütün bunlara ilişkin konun taşınabileceği hukuk noktaları olan;
*Lahey Adalet Divanı, *Luxemburg-A.B. Mahkemeleri, *A.İ.H.M., *New York Mahkemeleri, nezdinde hukuk yollarına başvurulması kararlarının ivedilikle alınması. Özetle;Tüm eylem planı çerçevesinde; K.K.T.C Çevre Bakanlığı, Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği, K.K.T.C. Barosu ve ilgili tüm teknik kurumların, tam bir koordinasyon içinde çalışmalarının kolaylaştırılması ve bu çerçevede şeffaflık ilkesinden hareketle tüm bilgi ve belgelerin toplanılarak Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Kütüphanesi bünyesinde hizmete sunulması.” |