Annan: Bu planda herkes kazanıyor


   

BM Genel Sekreteri Bürgenstock'taki törende planını sunarken liderlere, 'Bu bir kazan - kazan önerisidir. Halklarınızın hak ettiği liderlik vizyonunu gösterin' dedi


   
BÜRGENSTOCK Milliyet

   
    BM Genel Sekreteri Kofi Annan, revize edilmiş planını sunarken yaptığı konuşmada Bürgenstock'taki hava durumunun düzelmesi ile müzakerelerin gidişatı arasında bağlantı kurdu ve "On yıllardır yürütülen gerginlik politikaları artık sona eriyor. Bürgenstock'ta kar durup, sis kalkar ve güneş açarken, buzlar da eridi" diye konuştu.
   
    Annan, taraflara şöyle konuştu.
    "Hepimiz için temel nokta şudur: Bu plan müzakere ettiğiniz eski plandan daha mı iyi? Yapılan iyileştirmeler ana beklentilerinizi karşıladı mı? Plan, halklarınızı tatmin edip onlara barışa bir şans verme cesaretini aşılayacak mı? Plan diğer tarafın çıkarlarına da saygılı mı? Bence tüm soruların yanıtı evet. Bu bir kazan - kazan önerisidir. Kıbrıs halkı ve onların gelecek kuşakları için halklarınızın hak ettiği liderlik vizyonunu göstermenizi umuyorum."
    Verdiği metnin taslak olduğunu kaydeden Annan, tarafların planla ilgili görüşlerini bu sabah alacağını bildirdi. Erdoğan ve Karamanlis başkanlığındaki Türk ve Yunan heyetleri sabaha kadar planda yapılmasını istedikleri değişiklikleri hazırladı. Bugün talepleri toplayacak olan Annan, yapacağı ikili ve dörtlü görüşmelerde tarafların talepleri arasında al-ver dengesi kurmaya çalışacak. Tarafların uzlaştığı maddeler nihai plana girerken, anlaşma sağlanamayan noktalarda Annan son sözü söyleyecek. Genel Sekreter bu maddelerde ya orta yolu bulacak ya da dün verdiği metindeki ifadeleri aynen koruyacak.
    Bugün ve yarın yapılacak görüşmelerin ardından Annan'ın son halini vereceği nihai metin "Kıbrıs Sorununa Kapsamlı Çözüm Temeli" isimli planının 4. versiyonu olarak adaki Türk ve Rum halkının onayına sunulacak.
 ----- 

Bu planla yaşanır


   

BM Genel Sekreteri Annan'ın sunduğu 4. plan Türk tarafının iki kesimlilik, güvenlik, siyasi eşitlik ve anlaşmanın hukuki olarak korunması yönündeki taleplerini büyük ölçüde karşılıyor


       
Utku Çakırözer

   
Bürgenstock

   
    Türkiye, Yunanistan, KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin katılımıyla İsviçre'nin Bürgenstock kentinde 24 Mart'ta başlayan dörtlü konferansın son bölümü BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın dördüncü planını dün taraflara sunmasıyla açıldı.
    Annan'ın sunduğu değiştirilmiş planın Türk kesiminin iki kesimlilik, güvenlik, siyasi eşitlik ve anlaşmanın hukuki olarak korunması yönündeki taleplerini büyük ölçüde karşıladığı bildirildi.
    Milliyet'in Türk ve BM yetkililerinden edindiği bilgilere göre, Annan'ın masaya koyduğu 4. planda şu unsurlar yer alıyor:
    1. Garantiler ve güvenlik: Ada'daki Türk askeri varlığı Türkiye'nin AB üyesi olmasından sonra da sürecek. Türk ve Yunan askeri varlıkları 2011 yılına kadar 6 bin, 2018'e kadar 3 bin olarak korunurken, daha sonra 950 Yunan, 650 Türk askeri Ada'da Türkiye'nin AB üyeliği sonrasında da kalacak.
    2. Siyasi eşitlik: Eski planda Kuzey'deki kurucu devlet denirken, bu planda Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ifadesi kullanılacak. Türklerin ulusal kimliği ve nüfus yapısının korunması için Türk tarafına yerleşecek Rumlar federal düzeyde seçme ve seçilme haklarını Rum devleti içinde kullanacak. Ortak devletin senatosunda 2 devletin 24'er sandalyesi olacak. Türk kurucu devletine verilen 24 kişilik kontenjanın tamamen Türkler arasından seçilmesi kabul edildi. Bu sandalyelere Türk tarafında otursalar bile Rumlar seçilemeyecek.
    3.İki kesimlilik: Kuzey'e geçişine izin verilecek Rumların oranı önceki planda belirlenen yüzde 21'den 18'e çekildi. Bu rakam 20 bin daha az Rum'un Kuzey'e geçmesini sağladı. Ancak oranı daha aşağı çekmek isteyen Türk tarafı, bu rakamın "boş" bırakıldığını savunuyor.
    4.Türkiyeliler kalıyor: Türkiye'den KKTC'ye yerleşerek vatandaşlık alanlar arasından 45 bin kişilik bir liste BM'ye verilecek. Bunlar yeni devletin de vatandaşı olacak. Ada'da ikamet edecek diğer Türkiye kökenlilere getirilen "yüzde 5'i aşamaz" sınırı kaldırıldı. Bunlardan 15 bini ileride gerekli koşulları sağladıklarında ortak devlete vatandaş yapılacak. Böylece Türkiye'den gelip KKTC'de yaşayan hiç kimse adadan ayrılmak zorunda kalmayacak.
    5.Göçmenlere kaynak: Rumlara verilecek toprak karşılığında yerinden edileceklerin rehabilitasyonu için bütçeye ödenek konacak.
    6.'Uyum Senedi' ile AB garantisi: Anlaşmanın hukuk yoluyla delinmemesi için yasal korunma altına alınması yönünde AB üyesi ülkelerin parlamentoları tarafından onaylanması ilke olarak kabul edildi. Ancak parlamento onaylarının alınması için geçecek süre zarfında AB'nin hemen çıkaracağı bir "uyum senedi" yasal koruma sağlayacak.
    7.Mal-mülk konusu: Rumlar Kuzey'de kalan mallarının sadece üçte birini geri alabilecek. Kalan üçte ikisi için tazminat ödenecek. Ancak Karpaz bölgesindeki mülkler bu kuraldan hariç tutularak tamamı verilecek. Tazminatlar ortak devlet tarafından üstlenilirken, bu ödemelerin üçte ikisi tahvil, üçte biri de hisse senediyle yapılacak.
    8.Rumlara mülk edinme yasağı: Türk tarafında kişi başına düşen milli gelir Rum tarafındakinin yüzde 85'ine ulaşana kadar anlaşmada Rumlara getirilen Türk tarafında mülk edinme yasağı korunacak.
    9.Dava açamayacaklar: Rumların, kuzeydeki malları nedeniyle Türkiye aleyhinde açılan davaların tüm sorumluluğu Birleşik Kıbrıs Devleti'ne geçecek. Yeni devletin Rum ve Türk eşbaşkanları devletin kurulmasıyla birlikte AİHM'e bir ortak mektup yazarak, Loizidu benzeri tüm tazminat davalarının Türkiye yerine artık ortak devletin hukuk organlarına gönderilmesini isteyecek. Doğacak tazminatı da Birleşik Kıbrıs devleti ödeyecek.
    10.Yönetim: 6 kişilik başkanlık konseyi 9'a çıkarılacak. 3'ü Türk, 6'sı Rum olacak. Ancak 1 Türk ve 2 Rum'un oy hakkı olmayacak. Türk tarafının istediği veto hakkı verilmezken, karar alınması için Türk üyelerden en az birinin de evet demesi yetecek.
    11. Birlikte başkanlık budandı: Kurulacak yeni devlet, 1 Temmuz 2004'e kadar Türk ve Rum liderlerinin eşbaşkanlığında 3 Rum ve 3 Türk'ten oluşan bir başkanlık konseyi tarafından yönetilecek. Başkanlık Konseyi 2009'a kadar 2 dönem Rumların, 1 dönem de Türklerin başkanlık edeceği 10'ar aylı sürelerle el değiştircek. Türkiye, önceki planda 30 ay olan eşbaşkanlık süresinin kısaltılmasına karşı çıkıyor.
    12. Avrupa Birliği'nde temsil: AB'de temsil eşbaşkanlık şeklinde eşit olacak.
    13.Toprak: Annan Planı'ndaki KKTC'ye yüzde 29.02 toprak bırakan harita aynen tasarıda yer aldı. Geçişler ise serbest bırakılacak.
   
    Türkiye iyimser
    Planı değerlendiren Türk heyetinden üst düzey bir yetkili, Annan'ın Türk tarafının kaygılarını paylaşarak, Türk askerinin adadaki varlığının devamı, siyasal eşitlik ve iki kesimlilik konusundaki taleplere karşılık verdiğini belirtti. Dün planın ilk incelemesi sonrasında Erdoğan ve Gül başkanlığındaki Türk heyetindeki izlenimin "Yeni bir devlet kurulurken, Türk kurucu devleti de siyasal eşitliğe sahip olarak yeni devletin bütün organlarında yerini alıyor. Beklentilerimizin büyük bölümü karşılanmış gözüküyor. Bu planla yaşanabilir. Ancak biz yine de ihtiyatlı bir iyimserlik içindeyiz. Memnun olmadığımız konularda kazanım elde etmek için müzakereye devam edeceğiz" şeklinde olduğu bildirildi.
    Kaynaklar diplomatik trafiğin de yoğun biçimde devam ettiğini kaydederek, Dışişleri Bakanı Gül'ün ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile telefonla, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen'le de yüz yüze görüştüğünü bildirdiler. Verheugen'in anlaşmanın yasal korunması için AB üyesi ülkeler tarafından tek tek onaylanması konusunda "yeşil ışık" yaktığı kaydedildi. Dün akşam saatlerinde Bürgenstock'a ulaşan Erdoğan da, gece boyu temaslarda bulundu. Türk heyetinden kapsamlı brifing alan Erdoğan, daha sonra Gül ile birlikte BM Genel Sekreteri Annan'la görüştü. Erdoğan, Türkiye'nin değiştirilmesini istediği konuları BM heyetine aktardı.
   -----

Rumlarda düş kırıklığı


   

Yeni Annan Planı'nda Rumların tepkisini çeken noktalar: Kuzey'e yerleşimin azaltılması, burada mal edinmelerinin sınırlandırılması ve Türk askeri varlığının Ada'da kalması...


       
YORGO KIRBAKİ Bürgenstock

   
    BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın dün Bürgenstock'ta taraflara sunduğu revize edilmiş plan, Yunan Rum tarafında düş kırıklığı yarattı. Rum Yönetimi kaynakları, taslağı "beklentilerimizden çok uzak" diye değerlendirdiler. Rum kaynakları, yeni taslakta Rum tarafını, tam olmamakla birlikte rotasyonlu başkanlık konusundaki değişikliğin memnun bıraktığını, diğer tüm değişikliklerin kendi görüşlerinden çok uzak olduğunu söylediler.
    Rum hükümet kaynakları, "BM farklı bir izlenim yaratmaya çalıştı. Ancak gerçekte hiçbir müzakere yapılmadı. Taslakta boşluklar çok az ve önemli konularda değil" dediler. Taslakta, Yunan Rum tarafını memnun etmeyen ana konular şunlar:
    GÜVENLİK: Rumlar adada 2500 Türk askerinin kalmasını, ileride de adanın tamamen silahsızlandırılmasını istiyordu. Oysa taslak Türkiye'nin AB üyeliğinden sonra da 650 Türk askerinin adada kalmasını öngörüyor.
    KUZEY'E GEÇECEK RUMLAR: Rum Yönetimi, planın önceki versiyonunda yüzde 21 olarak gösterilen Kuzey'e geçecek Rumların oranının artmasını ve Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Senatosu seçimlerinde Türk oluşturucu devletinde oy kullanabilmelerini istiyordu. Taslakta bu oran yüzde 18'e indirildi. Kuzeye yerleşecek Kıbrıslı Rumlar, Türk tarafında oy kullanamayacak.
    SENATODA DENGE: Planın yeni versiyonunda senatoyu "Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler"in oluşturacağının belirtilmesi, Rumlar tarafından "Milli köken esaslı ayırım. Türklerin iki ayrı egemenlik talebini güçlendiriyor" şeklinde değerlendirildi.
    AİHM: Rumların AİHM'ye başvuruları önlenecek. Başvurular merkezi devletin yargı organlarına yapılabilecek. Eşbaşkanlar bu konudaki kararlarını ortak bir mektupla AİHM'ye bildirecekler. Rumlar, AİHM'ye başvuru yoluyla çözüm anlaşmasını delebileceklerini düşünüyorlardı.
    Rumların Türkiye'den gelip KKTC'ye yerleşen Türklerin azaltılması çabaları da sonuç vermedi. Annan planı bu konuda hiç değiştirilmedi.
    MAL EDİNMEYE SINIR: Kıbrıslı Rumların Türk oluşturucu devletinde Kıbrıslı Türklerin kişi başına gelirlerinin Rumlarınkinin yüzde 85'ine ulaştıktan sonra mal edinebileceklerine ilişkin madde de Rum tarafının tepkisine yol açtı. Dolayısıyla Rum tarafının derogasyonlar için talepleri de yakın vadede karşılanmadı. Rum kaynaklar "Kıbrıslı Türklerin kişi başına geliri bugün bizim gelirimizin yüzde 30'u. Yüzde 85 olabilmesi için uzun yıllar geçecek" dediler.
   

 

Rum kilisesinden hayır kampanyası

    Rum kilisesi, Kıbrıs Rum halkına "Referandumda Annan Planı'na hayır deyin" çağrısı yapmaya hazırlanıyor.
    Rum Kesimi'nde yayımlanan Fileleftheros gazetesine konuşan Baf Metropoliti Hrisostomos, Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un "inanılmaz baskılar nedeniyle güç durumda olduğunu", kilisenin, Papadopulos'un çabalarına destek vermeye devam edeceğini belirtti. Hrisostomos, "Türklerin ekonomik açıdan geçiminin teminat altına alınmaması gerektiğini, ayrıca Amerikalı ve İngilizlerin istediği zaman çökecek bir devlete sahip olmak istemediklerini" kaydetti. Baf Metropoliti, "Bürgenstock ve Brüksel'de bugünlerde olacaklardan sonra, kilisenin halka, 'referandumda hayır deyin' çağrısında bulunmayı göze aldığını" söyledi.
    "Girne Metropoliti" Pavlos ise bir etkinlikte yaptığı açıklamada, "Annan Planı hayranlarının felaket tellallığına karşı", 'hayır' denmesi çağrısı yaptı