Denktaş, 23 Nisan'da açıkladığı ve Kıbrıs'taki
gerginliği bir anda düşüren kararları neden Annan Planı görüşülürken
açıklamadı? Örneğin, neden
12 Aralık 2002 Kopenhag öncesi ya da 10 Mart 2003 Lahey öncesi ya da en son
16 Nisan'da Atina'da Güney Kıbrıs, adanın tamamını temsilen Avrupa Birliği'ne
kabul edilmezden önce toplumlararası bu geçirgenlik sağlanamadı?
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bu soruyu sakin sakin şöyle yanıtlıyor:
"O zaman Rumlar görüşmeleri sabote ettiğimizi söylerlerdi. Belki bir
tek Rum bile bu tarafa geçmezdi. Zorda kalabilirdik."
Peki o zaman Denktaş bu hamleyi ne zaman planladı? "Uzun zamandır aklımızdaydı"
diyor Denktaş, "uygun zamanı kolluyorduk."
Kurt politkikacının şu sözleri, Ankara ve Lefkoşa'nın 16 Nisan'a dek
izlenen 'AB üyeliğine karşı entegrasyon (ya da ilhak)' politikasının iflası
ardından, toplumlararası geçirgenlik öngören bir hamleyle çıkış arandığı
tespitleriyle çakışmıyor görüntüsünde. Ama zaten Denktaş da artık
ilhak politikasını pek anmıyor. "Artık öyle demiyoruz, zaten bir kere
Ecevit söylemişti onu" diyor.
Buna karşın Denmktaş'ın şimdiki herdefi KKTC'nin varlığının masadan önce
uygulamada kabulünü sağlamak.
Sınırları açması, otelleri açması, üniversiteleri açmasının ardından
şapkasından çıkardığı yeni tavşan bunun işareti: Denktaş şimdi de
KKTC mahkemelerini Rumlara açacağını ilan ediyor. Böylece KKTC
mahkemelerine emlak davası açan Rumların tazminatlarını daha kolay
alabileceğini ima ediyor. "Bizim vatandaşlarımız da Rum mahkemelerine
başvurabilecek" diye ekliyor, "Vatandaşlarımız evlerini aramaya
gittiğinde yerinde tarla buluyor."
KKTC vatandaşlarının güneyde bıraktığı mülk için Rum mahkemelerine başvurması
bildik Türk tezlerini şüphesiz değiştirecek.
Ama Rumların KKTC mahkemelerine başvurması Rum tezlerini daha çok değiştirecek.
Rumlar halen kuzeydeki mülklerinin tazminatını Türkiye'den istiyor ve bunun
için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruyorlar.
AİHM'nin temel ilkelerinden birisi, önce iç hukuk yollarının tüketilmesi.
KKTC'nin iç hukuk yollarını Rumların kullanımına açması önemli. Çünkü
bir tek Rum bile dava açsa ve davayı kazanıp tazminat alsa diğerleri için
bir örnek oluşturacak. Bu örnek, KKTC'nin siyasi egemenliğini olmasa bile,
mahkemelerinin yetkisi tanındığı için, hukuki egemenliğinin kabulü anlamına
gelecek.
Denktaş sınırları açınca Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos
daha
önce reddettiği Annan Planını görüşmeye hazır olduğunu açıklamıştı.
Bakalım mahkemeler açılınca ne diyecek?
Bakalım Denktaş'ın şapkasından daha kaç tavşan çıkacak?