Ben burasını Afganistan sanıyordum


Kıbrıslı Rumlar, Türkler'i yeniden tanıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni Türk ordusunun süngüsü altında inim inim inleyen, halkın yoksulluktan ve hastalıktan kırıldığı geri bir yer sanıyorlardı.

Gençler babalarının ve dedelerinin adanın tümüne hakim olmak istediklerini, Türkler'i katliamdan geçirip toplu mezarlara gömdüklerini, köylerini yakıp yıktığını bilmiyorlardı.

Çünkü yıllarca yalanlarla, propaganda ile beslenmişlerdi. Toplumlararası çatışmalardan ve Türkiye'nin 1974'te adaya çıkmasından yıllarca sonra doğan, hayatında Rum veya Türk görmeyen gençler karşılaşıyor. Türkler onlara toplu mezarlardan bahsedince Rumlar şaşırıyor.

Bu insanları bizim babalarımız mı öldürdü?

Evet, silahsızdılar.

Çoluk çocuk demeden?

Evet, çoğu kadın ve çocuktu.

Adanın iki kesimi arasında geçişler serbest bırakıldıktan sonra herkes gerçekleri kendi gözleri ile görebiliyor.

"Burada Afganistan gibi bir yer bulacağımı sanıyordum" diyor işadamı Constantinos Lordos.

Bellapaix'te ev yemekleri yapan bir lokantada öğle yemeği yiyoruz. Vakit geç olduğu için bizden başka kimse yok. Geldiğimizde lokanta sahibi bütün müşterileri yollamış, kendisi yemek yiyordu.

"Ateş yanmıyor, ona göre," dedi lokantacı. "Size kebap veremem."

Misafirim kebap istemiyor. Menüde bumbar var. Ev yapımı, Kıbrıs'a has, kuzu bağırsağından yapılan bir tür sosis. "Yıllardır bumbar yemedim," diyor Lordos. "Bizde artık böyle şeyler yapılmıyor."

Lokanta sahibi küçük tabaklar içerisinde leziz Kıbrıs yemekleri koyuyor önümüze.

Lordos'un gözlemlerini dinliyorum "1963-1974 arası dönemde Türkler iş hayatında yoktu. Çiftçi idiler. Memurdular. Ekonomi yüzde 97 bizim elimizde idi. Şimdi bakıyorum, Türk tarafında her şey var İthalatçı, ihracatçı, turizmci; avukatlar, müşavirler. Türkler'in Rumlar'a ekonomik olarak yem olacağı tam bir hayal."

"Lemar gibi süpermarketler Güney'dekilerden daha iyi" diyor.

"Sizde gelir daha az olabilir ama elinizdeki para ile iki misli mal alabiliyorsunuz çünkü burada her şey daha ucuz" diyor.

Resmi istatistiklere göre Rum tarafında kişi başına düşen gelir 15.000 dolar civarında. Türk tarafında bu, 3.000 dolara yakın.

Galiba politikacılar ellerini çekerlerse Türkler ve Rumlar kavga etmeden bu adada birlikte yaşamanın yollarını bulacaklar. Kolay olmayacak belki ama imkansız gibi görünmüyor.

Hafta sonunda adaya ilk ziyaretini yapacak olan Tayyip Erdoğan'dan gerek Rum gerekse Türkler, barış sürecini hızlandıracak kararlar açıklamasını bekliyor.