Klerides'in
Denktaş sevgisi...
Hürriyet ekibi Kıbrıs'ta, Klerides ile başlayarak
nabız tutuyor. Güney Kıbrıs liderinin söyledikleri son derece ilginçti. Özellikle
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş ile ilgili yaklaşımı, Kıbrıs'ta çözümün
olamayacağının işaretleriyle doluydı.
Klerides, müzakereci olarak Denktaş'ın çok
zeki bir insan olduğunu ve değişmemesi gerektiğini söylüyor.
Acaba neden?
Doğrudur. Denktaş zekidir ve iyi müzakerecidir.
Ancak, Klerides'in bu aşamada bu kadar destek çıkmasının ardında, bence
Denktaş'ın Annan planına olan sert muhalefeti yatıyor. Denktaş bu tutumunu
sürdürdükçe, Rumlar istemedikleri bu plandan kötü kişi olmadan
kurtulabilecekler. Türk tarafı reddetmiş olacak, oyun bozan sayılacak.
Rumlar taktik bir zafer kazanıp, Avrupa Birliğine girecekler. Tek başlarına
Kıbrıs'ın tamamını temsil edebilecekler. İlerde de Türk tarafını, karşılığında
hiçbirşey vermeden teslim alabilecekler.
Böyle bir fırsatı kim yakalasa Denktaş'ı
destekler. KKTC Cumhurbaşkanı, Rumlardan övgü almakla gurur duymalı. (!)
Klerides'in Denktaş ile aynı fikirde olduğu ve
desteklediği bir cümlesi daha var.
"Müzakereler 28 Şubat'ta bitmeyeceği için
daha sonra da sürmesi gerektiğini " belirtiyor.
Çok önemli bir yaklaşım.
Bunun anlamı da açık.
Rumlar, AB'ye tam üyelik anlaşmasını
imzalayana kadar, müzakerelerin sürmesini istiyorlar. Böylece, AB'ye katılımı
tehlikeye atmadan geçiş dönemini tamamlayacaklar. Kriz çıkmadan, Türk
tarafına yeni müzakereci gelmeden kapağı tam üyeliğe atabilecekler.
Sonrası, Allah kerim...
* * *
BUGÜNKÜ TOPLANTIDAN UYARI ÇIKACAK... İstanbul'da
bugün altı bölge üyesi dışişleri bakanları bir araya gelecekler. İlk başta
bu toplantının bir doruk olacağı sanılmıştı, ancak sonradan düzeyi
indirildi. Ya verilecek mesaj veya doruk toplantısının yaratacağı yanlış
algılama olasılğı, düzeyin değiştirilmesiyle sonuçlandı.
Bu toplantıdan barış mesajı çıkacak.
Dünya'ya verilmek istenen görüntü, 6 bölge ülkesinin
savaş istemediği ve savaş olasılığını yok edebilmek için de, ellerinden
geleni yapmaya hazır oldukları şeklinde.
Ayrıca genel beklenti, ağırlıklı biçimde
Saddam'a yönelik uyarılarda bulunulması. Savaşı asıl önlemesi gereken
tarafın Irak olduğunun altının çizilmesi.
Bu arada İran ve bir ölçüde de Suriye
bildiriye, Amerikaya yönelik uyarı konmasını istiyorlar. Ancak ne oranda başarılı
olacaklar belli değil.
Dışişleri toplantısı, 6 bölge ülkesinin
bundan sonra ne yapacağını da saptayacak. Acaba yeni bir doruk mu yapılmalı?
Mesajlar ilerde daha da sertleştirilmeli mi?
Bundan sonrasının nasıl gelişeceği, aslında
önümüzdeki Pazartesi günü BM Irak denetçilerinin verecekleri raporların içeriğine
göre şekillenecek. Eğer denetçiler hiçbirşey bulamadıklarını
belirtirlerse başka, "henüz bulamadık, zamana ihtiyacımız var"
derlerse başka türlü hareket tarzı belirlenecek.
Washington, fazla beklemek istemediğini çok açıkça
gösteriyor. Ne olacaksa, engeç Mart ortasına kadar gerçekleşmesi gerektiğini
ileri sürüyor.
6 ülke dışişleri bakanlarının bu toplantısı
genel gidişi fazla etkilemese dahi, bölge ülkelerinin eğilimini göstermesi
açısından yine de önemlidir.