Dans’a devam...
BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs
gezisi beklentilerin aksine hiçbir somut ve temele inen bir sonuç vermeden
tamamlandı.
Kofi Annan, BM çevrelerinin deyimiyle, Rauf
Denktaş’ı yerinden kıpırdatamadı.
Denktaş-Annan görüşmesi en ağırlıklı olanıydı
ve görüşmelere yakın çevrelerin bana verdikleri bilgiye göre, adeta bir
boks maçı gibi geçti.
Kofi Annan, elindeki 9 sayfalık bir metindeki görüşlerini
açıkladı. Beklentilerini anlattı. Dolaylı şekilde Denktaş’ın esnekleşmesini
istedi, çözümü engellediğini söyledi.
Annan’ın hem Klerides’e, ancak özellikle
Denktaş’a verdiği mesajların başında "çözüm istiyoruz" vardı.
Dikkati çeken nokta, BM, AB ve ABD’nin Kıbrıs konusunda tam bir cephe oluşturmaları.
Denktaş’ın veya Türk tarafının giderek yalnızlaştığı.
Annan’ın üstünde durduğu, tarafların
"kelimelerle tartışma, sloganlarla konuşmayı" bırakmaları.
Başka deyimle "bırakın şu egemenlik
konusunu, sloganları bir yana atın" dedi ve görüşme yöntemlerini değiştirmeleri
önerisinde bulundu.
Genel Sekreter, belki yazılı bir çözüm önerisinde
bulunmadı ancak elindeki
9 sayfalık metni okuyarak, çözüme nasıl ulaşılması
gerektiği konusundaki görüşlerini açıkladı:
• Haziran ayı sonuna kadar tarafların ilke anlaşmasına varmaları
gereklidir. Zira AB takvimine uyum sağlamak zorundayız.
• BM de görüşmeleri kolaylaştırma, yani 3’üncü bir taraf
olarak araya girmeye hazırdır. Böyle giderse, BM çözüm planı
getirecektir.
• Kıbrıs’ta çözüm kaçınılmazdır ve çözümü
engelleyecek olan taraf hakkında rapor hazırlanacaktır.
Kabak, De Soto’nun başına patladı Görüşmede
Denktaş, bir gözlemcinin deyimiyle "patladı" ve ismen belirtmemekle
birlikte, Genel Sekreter’in Ada’daki temsilcisi Alvaro De Soto’nun gelişmeleri
doğru şekilde yansıtmadığını söyledi. De Soto’ya güveni kalmadığı
mesajını verdi. Denktaş’a göre, görüşmelerin tek tanığı durumundaki
De Soto, Rumlarla işbirliği içinde hareket ediyor...
Denktaş, BM Genel Sekreteri’ne
"egemenlik" konusundaki ısrarını sürdürdüğünü ve KKTC’nin
yeni Kıbrıs’ın kurucu bir bacağı olarak kabul edilmedikçe hiçbir yere
varılamayacağını söyledi. KKTC Cumhurbaşkanı, Türk kaynaklara göre,
egemenlik konusunda inatlaşmasını açıkça gösterdi ve BM Genel
Sekreteri’ne "egemenlik konusunda kıpırdamaya niyeti olmadığını"
ısrarla, inatla ve öfkeyle anlattı.
Denktaş’a sorarsanız... Rauf
Denktaş, Annan görüşmesinden memnun. "Görüşlerimizi net şekilde
anlattık ve anlayışla karşılandık. Artık statüyü daha derinlemesine
konuşabileceğiz ve egemenlik konusunu açık biçimde kendisine kabul
ettirdik. Tabii bundan sonrası yine Klerides’in tutumuna bağlı. Biz diyeceğimizi
dedik. Bakalım onlar nasıl hareket edecekler. Ancak bir nokta çok net. O da görüşmeler
illaki Haziran sonu bitmek zorunda değil. Gerekiyorsa yıl sonuna kadar sürecek.
Bizim anlayışımız bu. Haziran sonuna kadar ilkeler konusunda belirli bir
noktaya varabilirsek ne ala" dedi.
Bardak, yarı yarıya dolu Bana
"Son durum nedir?" diye soruluyor.
Bu iş bitti mi, bitmedi mi?
Bunlara yanıt verebilmek, nereden baktığınıza
bağlı. Eğer Kıbrıs konusunda çözüm istemiyorsanız veya tamamen koşullarınızın
kabul edilmesinde ısrarlıysanız, Kofi Annan’ın Ada’dan eli boş dönmesini
memnuniyetle karşılayabilirsiniz. Eğer, çözüm istiyorsanız gelinilen
durumdan rahatsız olabilirsiniz.
Yani iki başlık atılabilir:
• "Annan bastırdı, Denktaş direndi"
• "Annan Kıbrıs’ı bataktan kurtaramadı"
Ancak hemen sonuca varmayın.
Önümüzdeki haftalarda çok şey değişebilir.
Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Washington Türk tarafının üstüne
gelecekler. Bütün mesele direnme gücüne dayanıyor.
Denktaş neden direniyor?
Yarın bu konuyu işlemek istiyorum. İlgiliyseniz yarın buluşalım.