Asker ilelebet Kıbrıs’ta

Annan, yeni planını dün taraflara sundu. Türk tarafının, Kıbrıs'ta istediği iki kesimlilik, siyasi eşitlik ve güvenlik şartı kabul edildi.

Annan'ın yeni plan taslağında, Türk tarafının istediği iki kesimlilik, siyasi eşitlik ve güvenlik konuları var. Türkiye 2011 yılına kadar Ada'da 6 bin, 2018'e kadar 3 bin asker tutabilecek. AB'ye üye olduktan sonra da asker sayısı kademeli olarak 650'e indirilecek. Ada'da üsleri bulunan İngilizler ise Rumlara toprak bırakacak.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, kendi adını taşıyan plandaki değişiklikleri 250 sayfa halinde masaya koydu. Taslak halindeki değişlikler listesinde, Türk tarafının istediği iki kesimliliğin güçlendirilmesi, siyasi eşitliğin sağlanması ve güvenlik konuları yer aldı. Annan, anlaşmaya AB'nin hukuk garantisi sağlayacağını ve Türk ve Yunan askerinin de Ada'da sürekli kalacağını söyledi.

Annan, dün İsviçre'nin Bürgenstock tatil beldesinde dört tarafı buluşturdu. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Petros Molivyatis'in de hazır olduğu toplantıda Annan taslağı sundu.

Türk tarafının istediği iki kesimliliğin güçlendirilmesi, mülkiyet düzenlemeleri, yerleşim ve federal senatodaki oy haklarının ilişkin önemli düzenlemeler yapıldı. Türkiye'nin AB üyesi olmasından sonra da Ada'da makul bir sayıda asker bulundurma talebi de planda yer aldı. Buna göre Türkiye 2011’e kadar Ada'da 6 bin, 2018'e kadar 3 bin asker tutabilecek. AB'ye üye olduktan sonra da asker sayısı kademeli olarak 650'e indirilecek.

İNGİLTERE TOPRAK BIRAKIYOR

Annan, heyetlere, ‘‘Bu bir win-win (kazan kazan) belgesi olacaktır...’’ dedi. İki tarafta yeni taslakta artı ve eksiler olduğunu kaydediyor. Bir Türk diplomat, ‘‘temkinli iyimserlik’’ içinde olduklarını belirtirken, karşı taraftan bir yetkili, ‘‘Bize sandviç ve bir fincan kahve verdiler. Türklere ise beş yıldızlı yemek sundular’’ yorumunu yaptı.

Öte yandan Annan’ın yeni plan taslağına göre, Ada'da Agratur ve Dikelya olmak üzere toplam 254 km2'lik üslere sahip İngiltere topraklarının yarısını Rumlara bırakıyor. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantörlük rolünü koruyor.

İlk kez aynı karedeler

BM Genel Sekreteri Annan (ortada), Bürgenstock'ta kendi adını taşıyan çözüm planının yeni taslağını taraflara sundu. Annan'la ilk dörtlü toplantıda, sağ tarafta KKTC ve Türk heyetleri, sol tarafta da Rum ve Yunan heyetleri yer aldı.

Annan'dan güneşli şiir

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, tüm tarafları bir araya getirdiği toplantının başlangıcında spontane bir şekilde dile getirdiği şiiri okudu. İşteAnnan'ın şiiri:

Kar yağışı durdu

Sis kalktı,

Bürgenstock'ta güneş açtı

Ve buzlar çatladı....

Keşke bunu daha önce ve yeterince zamanımız varken yapabilseydik. Ama hala fırsatımız varken bunu yapalım.'' 

-------- 

 

İşte Annan’ın yeni Planı

 

SİYASİ EŞİTLİK

 Anayasa'nın girişinde ‘‘Bir tarafın diğer taraf üzerinde otorite yetkisi yoktur’’ cümleciği yer alacak.

TÜRKÇE KONUŞULACAK

 Kuzeye yerleşen Rumların, vatandaşlık hakkı kazandıktan sonra Meclis'te çoğunluğu etkileyecek güce kavuşmalarını önlemek için Türk yerel meclisine gireceklerin konuşmalarını Türkçe yapmaları zorunluluğu geliyor.

RUM SAYISI AZALIYOR

 Türk tarafına en az beş yıl Rumlar yerleşemiyor. Türkiye AB'ye girene kadar Kuzey'e giren Rumların sayısı yüzde 21 ile sınırlanıyordu, şimdi ise yüzde 18'i geçemez deniyor. Türkiye AB üyesi olduktan sonra da yerleşecek yabancıların sayısı 3'de 2'yi aşamayacak.

Tarafların etnik kimlikleri değişmeyecek.

Kurucu devletler Senato'da 24 kişiyle temsil ediliyor. Bu temsilciler kendi devletlerinin kökenlerinden olacak.

AB'de Türk ve Rum liderler Kıbrıs'ı birlikte temsil edecekler. İki tarafın AB nezdinde birer bakanı olacak.

Federal kurumlarda Türk tarafına veto hakkı verilmiyor ama eşit oranda temsil garantileniyor.

ÖNCE ZENGİNLEŞECEKLER

Avrupa Birliği temel hukuku, Kıbrıslı Türklerin gayri safi milli hasılası güneyin yüzde 85'ine ulaşıncaya kadar uygulanmayacak.

Türkiye AB'ye girdikten sonra Türklerin kalıcı iskan ve ikameti yüzde 5 ile sınırlanıyordu. Bu sınırlandırma kalkıyor.

Anlaşmadan sonra Rum tarafına bırakılan topraklarda yaşayan Türk nüfusun yeni bölgelere iskanı için bütçeye ödenek konacak.

FEDERAL YÖNETİM

 Federal Yönetimin başı Başkanlık Konseyi olacak. Konsey kendi içinden bir Rum bir Türk başkan seçecek. Kıbrıs Birleşik Cumhuriyeti'nin AB üyeliğinden 1 Temmuz'a kadar geçen iki aylık geçiş süresinde iki başkan, eş başkan olarak birlikte görev yapacaklar. Sonraki beş yıl, başkanlık konseyi 6 Rum ve 3 Türk üyeden oluşacak. Ve 10 ay Türk üye, 10 ay Rum üye başkanlık yapacak. Başkan yardımcıları her zaman diğer kurucu devletten olacak. 2009'dan itibaren rotasyon süresi 10 aya çıkacak. Konsey'de veto kullanılmayacak ancak federal kararlar oybirliği ile alınacak.

HARİTA DÜZ DEĞİL

26 Şubat 2003 tarihli plandaki harita korunuyor. Ankara, sınırın düz bir çizgi halinde belirlenmesini istiyordu. Ancak Annan'ın tasarıya eklediği harita, düz değil ve Kıbrıs topraklarının yüzde 29.2'sini Türk tarafına bırakıyor. 

---------

Kıbrıs’ta kim neye itiraz ediyor?

Türk tarafı

 

Merkez Bankası'nın karar alma mekanizması.

Ada’da yeni para çıkartılmasıyla ilgili düzenlemeler.

Üç dönemli başkanlık sisteminde geçiş süresinin yeterince uzun olmaması. Türkler, ilk dönemdeki eş başkanlık süresinin 15 ay olmasını istiyordu. Taslakta bu süre 2.5 ayla sınırlanıyor.

Türk ve Rum askerlerininterk edecekleri toprakların BM'ye verilmesi öngörülüyor ama burada yaşayan insanların hukuki durumlarıyla ilgili belirsizlikler var.

Karpaz konusunda hukuk ve mülkiyet meselelerinde sorun var.

Rum tarafı

Senatodaki denge, kurulacak devletin işlerliği.

Kuzeye yerleşecek Rum sayısının yüzde 21'den 18'e indirilmesi.

Türkiye'den KKTC'ye yerleşmiş olanların tümünün adada kalması.

AİHM'ye ödenecek tazminatların yeni devlet tarafından karşılanması.

Adada kalacak asker sayısına ilişkin düzenleme.

Haritada önemli bir değişiklik yapılmamış olması.

Derogasyonların kalıcı nitelik taşımaları ve mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamalar. 

------

 

Türkiye'nin tazminatı Birleşik Kıbrıs'tan

Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan sonra, iki eş başkan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne mektupla baş vurarak, ‘‘ülkemizde başvuru mekanizmaları kurulmuştur’’ diyecekler ve davacıların, Kıbrıs Birleşik Cumhuriyeti'ne yönlendirilmelerini isteyecekler.

Rumların pek hoşnut kalmadığı bu maddeye göre, bundan sonra Türkiye aleyhinde açılacak davaların tazminat cezaları federal devlet tarafından karşılanacak. Ancak eski davalardan Türkiye sorumlu olacak. Titina Loizidu adlı Rum vatandaşının Girne'deki evine dönemediği için açıp kazandığı dava benzeri 46 dava daha bulunuyor.