|
Kıbrıs'taki
iki toplumun liderleri, çözüm ve yakınlaşma yolunda yeni adımlar atıyor.
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, garantörlük anlaşmasının devam etmesi
koşuluyla Kıbrıs'ın askerden arındırılabileceğini ilk kez açıkladı.
Rum lider Papadopulos ise ‘‘Enosis için savaştım, ancak değiştim’’
dedi.
Denktaş:
Garantörlük sistemi kalırsa askerler gidebilir
Kıbrıs'ı ayıran duvarı yıkan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş
ikinci büyük adımı attı ve garantörlük anlaşmasının devam etmesi
koşuluyla Kıbrıs'ın askerden arındırılabileceğini açıkladı.
Eleftorotipia gazetesinin hafta sonu dergisi Epsilon'a geniş bir demeç
veren Denktaş yıllardır Rumların yaptığı adanın askerden arındırılması
yolundaki önerisini şartlı olarak ilk kez kabul etmiş oldu.
Denktaş ‘‘Kıbrıs'ın AB üyeliği Türklerin güvenlik kaygılarını
ortadan kaldırmaz mı?’’ yolundaki soruya şu karşılığı verdi:
‘‘Biz herhangi bir AB ülkesi tarafından tehdit edilmekten
korkmuyoruz. Korkumuz 1955-1958 EOKA döneminde olduğu gibi, 1963-1974'de
olduğu gibi yine saldırı ve tehditle karşı karşıya kalabiliriz. Kıbrıs
Yunan adası değildir. Kıbrıslı Türklerin de Yunan adasında sorun
yarattıkları görüşü hala hem Kilise hem de okullarda işleniyor.
1974'de Kıbrıslı Rumların Enosis hedefini engelleyen 1960 garantörlük
anlaşması oldu. Ayrıca 1963-1974 döneminde bizi tam bir felaketten
kurtardı. Bu nedenle garantörlük anlaşması kaldırılamaz. Kalıcı
olarak garantörlük sistemine ihtiyacımız var. Garantörlüğün devam
etmesi koşuluyla Kıbrıs askerden arındırılabilir.’’
Papadopulos: Enosis için savaştım ama, artık değiştim
Hayatını Kıbrıs adasının Yunanistan'la birleşmesine, yanı Enosis
idealine adayan Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos ilk kez tabuları yıkarak
günah çıkardı. Bir zamanlar ‘‘Enosis’’ diye sokaklarda slogan
atan, hatta silaha bile sarılan Papadopulos ‘‘Enosis için savaştım
ama artık değiştim’’ dedi. Ancak diğer yandan da sade bir vatandaş
olarak 100 bin Rumun yaptığı gibi Denktaş'ın yıktığı duvardan
pasaportunu göstererek Kuzey'e geçmeyeceğini açıkladı. Papadopulos,
Yunanistan'da yayınlanan haftalık Vimagazino dergisine şöyle konuştu:
‘‘Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleşmesi için mücadele ettim. EOKA içindeydim.
Sadece Enosis diyorduk. O zamanlar herşeyi ak ya da kara görüyordum.
Artık, siyasi gerçekleri gören herkes, Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleşmesinin
gerçek dışı olduğunu biliyor.’’
1950'lerde verilen mücadelenin Kıbrıslı Türklere değil İngilizlere
karşı olduğunu da savunan Papadopulos ‘‘Sömürgeciliğe karşı,
Rumlar ve Türkler birlikte mücadele ettik. Kıbrıslı Türk dostlarım
vardı, hatta bir Türkle ortak hukuk bürosu kurduk ama, onu 30 yıldır
görmüyorum. Yakınlaşma birkaç avukatın Ledra Palas'ta buluşmasıyla
olmaz. Örneğin 1 Mayıs'tan itibaren sınır açılıp isteyen istediği
yere gidebilseydi bu gerçek bir yakınlaşma olurdu.’’dedi.
|