Zehirli buğday ne olacak?
KURUL ENGELİ: Tarım ve Orman Bakanı Raşit Pertev, KIBRIS'ın gündeme getirdiği "buğdayda zehir" haberiyle ilgili olarak derhal gerekli tedbirleri alma yönüne gitmesine rağmen, Tarımsal İlaçlar Denetleme Kurulu'nun engeliyle karşılaştı. Kurul, zehirli buğdayla ilgili somut adım atmak istemeyince, Bakan Pertev, kurul başkanını ve bakanlığın atadığı üyeleri görevden aldı
İŞLEVİNİ YİTİRDİ: Pertev: "Bu kurul bıçak gibi keskin olmalıdır. Esnek olmayan, tamamıyla bilimsel doğrultuda hareket edebilen bir kurul olmalıdır. Muallaklığa hiçbir zaman yer vermeyen bir kurul olmalıdır ama bu kurul işlevselliğini yitirmiştir. Yeniden şekillenmesi gerekiyor. Başka bir çıkar yolumuz yok. Gerekli kararları vermesi gerekiyordu, veremedi, görevini yerine getiremedi, kararları muallakta bıraktı"
İTHALATÇI FİRMANIN AÇIKLAMASI: Çağsın Ltd. Direktörü Rasim Yankın, KIBRIS'a yaptığı açıklamada, buğdayın devlet kontrolünde olduğunu ve yargı aşaması tamamlanıncaya kadar firmaları ile bağlantısı olmadığını bildirdi. Yankın, Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu başkan ve üyelerinin de üzerlerine düşen görevi gereğinden fazla bir titizlikle yaptığını savundu
Dilek ÇETEREİSİ
Ülkeye geçtiğimiz mart ayında ithal edilen yüzlerce tonluk ekmeklik buğdayın zehirli çıkması, Tarım ve Orman Bakanlığı'nda fırtınalar yarattı.
Tarım ve Orman Bakanı Raşit Pertev, gazetemizin gündeme getirdiği "buğdayda zehir" haberiyle ilgili olarak derhal harekete geçti ve Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu'ndan zehirli buğdayın imhasını istedi. Ancak kurul bunu reddedince Bakan Raşit Pertev de kurul başkanını ve bakanlığın atadığı üyeleri görevden aldı.
Bakan Pertev, Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu'nun işlevini yitirdiğini ve gerekli kararları almaktan uzak olduğunu belirterek, kurulun yeniden yapılandırılacağını açıkladı.
KIBRIS Gazetesi'nde önceki gün "buğdayda zehir" başlığıyla yayımlanan manşet haber kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, olayın boyutları da büyüdü.
İlk etapta 17 ton olduğu belirtilen zehirli buğdayın gerçekte 310 ton olduğu açıklanınca, Bakan Pertev'in olayla ilgili hassasiyeti daha da önem kazandı.
Hatırlanacağı gibi söz konusu haberde, Mağusa'da faaliyet gösteren bir firmanın ithal ettiği Avustralya menşeli ekmeklik buğdayda kabul edilebilir limitlerin 5.4 katı zehir içerdiği belirtilmişti. Kabul edilebilir limitlerin 5.4 katı kanserojen etkiye sahip pestisit kalıntılar içeren ekmeklik buğdayın yaklaşık 1.5 aydır Mağusa'da gümrük ambarlarında bekletilmesi ise kafalarda soru işareti yaratmıştı.
Söz konusu buğdaydan alınan numunelerde uzun vadede kanserojen etkisinden söz edilen 2.7 ppm'lik pestisit kalıntılar çıkmış, oysa ekmeklik buğdayda kabul edilebilir limitin 0.5 ppm olduğuna dikkat çekilmişti.
Olayla ilgili olarak KIBRIS'ın görüşüne başvurduğu Tarım ve Orman Bakanı Raşit Pertev, kendisinin olayla ilgili gerekli talimatları vermesine rağmen gereğinin yerine getirilmemesine büyük tepki göstermiş ve konuyu sıcağı sıcağına araştıracağını açıklamıştı.
Nitekim Bakan Pertev olaydan hemen sonra Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu'dan hesap sorarak gerekli adımların atılmasında istekli görülmeyen kurul başkanı ve üyelerini derhal görevden aldı.
Dün de olayla ilgili ithalatçı firmanın Çağsın Ltd olduğunu açıklayan şirket direktörü Rasim Yankın, KIBRIS'a yaptığı açıklamada, buğdayın devlet kontrolünde olduğunu ve yargı aşaması tamamlanıncaya kadar firmaları ile bağlantısı olmadığını bildirdi. Yankın, Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu başkan ve üyelerinin de üzerlerine düşen görevi gereğinden fazla bir titizlikle yaptığını da savundu.
Pertev: Zehirli buğday kontrol altında
Tarım ve Orman Bakanı Raşit Pertev, olayla ilgili olarak KIBRIS'a yaptığı açıklamada, konudan haberdar olur olmaz derhal araştırmaya koyulduğunu ve Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu üyeleriyle görüştüğünü kaydetti.
Pertev öncelikle zehirli buğdayın kontrol altında tutulduğunu ve temiz buğdayla karıştırılıp piyasaya çıkarılmasının söz konusu olmadığını vurguladı.
İlginç kararlar...
Bakan Pertev şunları kaydetti:
"Konunun daha da önemlisi, bu buğdayın bir şekilde ivedi olarak karara bağlanması gerekir. Bugün konuyu inceledim, sonuç daha da önemli.
Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu, 7 Mayıs'ta karar aldı. Bu buğdayla ilgili değerler istenilen seviyede değil. Ya gönderilmesi, ya da imhası diye.
Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu'nun bir kararı daha var, çok ilginç. Geriye gönderme süresini 31 Mayıs'a kadar uzatmış.
Kurul kararının daha da ilginç ve yoruma açık noktası, 31 Mayıs'tan sonra ne olacağı hakkında bir karar almamış. 1 Haziran'a geldik, ne olacak imha mı edilecek, hayır bu konuda bir karar üretilmemiş.
1 Haziran itibarıyla muallakta olan bir karar var, tamamıyla boşlukta bırakılıyor. Şu anda Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu'nun buğdayın imhası konusunda bir kararı yok".
Bakan Pertev, zehirli buğdayın 310 ton olduğuna da dikkat çekerek, şöyle devam etti:
"Ben Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu başkanına, derhal bir karar üretilmesini çok çabuk bir şekilde imhaya gidilmesi için talimat verdim.
Ancak Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu, 31 Mayıs itibarıyla muallakta bıraktığı bir kararla ilgili yeni bir karar üretmek istemiyor. Nedeni de 3 Haziran tarihinde ithalatçı firma, satın aldığı firmayla ihtilafa düşüp mahkemeye gitmiş ve mahkeme de bir ara karar üretmiş. Ödemelerle ilgili bir ara karar bu. Bizi etkilemiyor, bizi bağlamıyor. Mahkemenin ara emrinden dolayı kurul üyeleri rahatsız olmuşlar ve bu nedenle de kimse imza atmak istemiyor buğdayın imhasına, sonra bir dava açılabilir diye".
Bakanın kararı
Pertev, Tarım ve Orman Bakanı olarak bu gelişmelerin ardından şu kararı aldığını açıkladı:
"Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu, bizim ülkemizin, bizim toplumumuzun önünde olan en hassas ve en stratejik olan konuya bakan bir kuruldur. Bu kurul, bir bakandan daha keskin olmalıdır, bıçak gibi keskin olmalıdır. Esnek olmayan, tamamıyla bilimsel doğrultuda hareket edebilen bir kurul olmalıdır. Muallaklığa hiçbir zaman yer vermeyen bir kurul olmalıdır.
Bundan dolayı, geçmiş son birkaç ay içerisindeki performansına da baktım. Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu başkanını değiştirme, kurulun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından atanan üyelerin görevine son verme kararı aldım. Bunu Bakanlar Kurulu'na bir önerge olarak götüreceğim.
Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu, hem Sağlık, hem de Tarım Bakanlığı tarafından oluşan bir kurul. Sağlık Bakanı da en azından kendisiyle yaptığım istişarelerde benimle hemfikir. Ancak Sağlık Bakanlığı'nın atadığı üyelerle ilgili takdir sayın bakanındır.
Kurula çok çabuk etkinlik kazandırmak amacıyla çok çabuk bir şekilde başkanı ve üyelerini değiştireceğim. Bu hafta içerisinde Bakanlar Kurulu'nda yeni kurulun şekli belli olur ve çok çabuk bir şekilde yeni kararlar üretir".
Kurul işlevselliğini yitirdi
"Etkin olmayan esnekliğe sahip bir kurul bu ülkeye hiçbir zaman gerekli hizmeti veremeyecektir.
Bu kurulda görev yapmış arkadaşlar çok değerli arkadaşlardır, saygım sonsuzdur ama bu kurul işlevselliğini yitirmiştir. Yeniden şekillenmesi gerekiyor. Başka bir çıkar yolumuz yok. Bu kurulun gerekli kararları vermesi gerekiyordu. Bu kararları veremedi, bu görevi yerine getiremedi, kararları muallakta bıraktı ve bugüne geldik.
Artık bundan sonra Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu'nun çok kesin kararlar alması gerekiyor.
Bir bakanın böyle bir kurula daha az esnek olması için baskı yapması normal değildir. Bunun tam tersi olmalıdır. Kurul daha keskin, katı kararlar alabilmelidir. Buğday konusunda bunu yapmamıştır, yapamamıştır. Böyle kararlar alabilecek bir kurula ihtiyaç vardır. Kurulu değiştirmeden, kurula etkinlik kazandırmadan yeni bir karar üretilemiyor. Şu anda ortada duran tablo, kabul edilebilir bir tablo değildir".
Çağsın Ltd'nin açıklaması
Öte yandan söz konusu arpayı ülkeye getiren ithalatçı şirket Çağsın Ltd'in direktörü Rasim Yankın, KIBRIS'a şu açıklamayı yaptı:
"Intermil Gıda San. Tic. Aş. ile şirketimiz Çağsın Import Export Freeport Ltd. arasında, 650 M.Ton Australian Prime Hard ekmeklik buğday ithali için antlaşma yapılmıştır. 'M/V Kaptan Asat' gemisi ile KKTC'ye getirilmesi plânlanan buğdayın gemide yer olmaması nedeni ile ancak 310.16 M.Tonu 29/3/04 tarihinde Magosa Serbest Liman Bölgesine getirtilmiştir.
Her zaman olduğu gibi tarım teftiş uzmanlarının almış olduğu numune Devlet Kimya Lâbarotuvar'ında analize tabii tutulmuş ve chlorpyrifos mecthyl kalıntısı 2.6 ppm olarak tespit edilmiş ve KKTC'ye giriş ve gümrüklenmesi yasaklanmıştır.
Bu durum üzerine ilgili firma uyarılmış ve bakiye malın ithali şirketimiz tarafından iptâl edilmiştir. Bu arada Tarımsal İlâçları Denetleme Kurulu söz konusu buğdayın 7 Mayıs 2004 tarihine kadar imhası veya re-export kararını almıştı. Bunun üzerine karşı firma yetkilileri kendilerinin yaptırmış olduğu analiz neticesinin 0.18 ppm olduğunu söylemiş ve döküman tarafımıza faxla gönderilmiştir.
Daha sonra da kendileri KKTC'ye gelerek yetkili organlarla görüşmüş ve daha ileri tetkikler için söz konusu buğdayın T.C. Tarım Bakanlığı Ankara Merkez Laboratuarı'na devlet kuryesi ile gönderilip tetkiki yapılması kararı alındı ve böylece gerek Tarım Bakanlığı gerekse Türkiye'deki ihracatçıların bu neticeyi nihai sonuç olarak kabul edip gerekirse re-export yapılacağı konusunda antlaşmaya varıldı. İmha veya re-export süresi ise 31 Mayıs 2004 tarihine kadar uzatıldı.
14 Mayıs 2004 tarihinde Ankara'da yapılan tetkikte netice 0.64 ppm olarak tespit edildi. Bu netice ile de ihracatçı firma yetkililerinin vermiş olduğu taahhüt gereğince re-export yapılması gündeme geldi. Çünkü KKTC mevzuatına göre 0.50 ppm'in üzeri kabul edilemez kalıntıyı oluşturur. Bu arada dikkat çekilmesi, düşünülmesi ve tartışılması gereken ayrı bir konu daha vardır. Bu da Türkiye'de yapılan analiz neticesi ile KKTC Devlet Laboratuarı'nda yapılan analiz neticesinin % 400'ü aşan bir fark teşkil etmesidir. Kimya bilimi pozitif bir bilim olduğuna göre dünyanın neresinde yapılırsa yapılsın hata payları düşünüldüğünde % 1 yanılma payı söz konusu olabilir. %400 fark çok ciddi bir hatanın varlığını gösterir.
Bunlara mukbil ihracatçı firmanın analiz neticesinin 0.50 ppm'in üzerinde çıkması halinde malı geri almayı taahhüt etmesi karşısında gerek firmamızın gerekse bakanlık yetkililerinin beklentisi söz konusu buğdayın re-export yapılması yönünde idi.
Karşı tarafa defalarca yapmış olduğumuz uyarılar netice vermeyince 24 Haziran 2004'de ödenmesi taahhüt edilen banka poliçesi yargıya başvurulmak suretiyle ödenmesi durdurulmuş ve konu yargıya intikal etmiştir. 28 Haziran 2004 tarihinde muhterem mahkeme konuyu görüşecektir.
Durum böyle iken meydana gelebilecek olan spekülasyonlar firmamız tarafından düşünülmüş ve buğday şirketimize ait ambarlardan, Tarımsal İlaçları Denetleme Kurul Başkanı'nın izni ile alınarak Serbest Liman Bölge Müdürlüğü'ne ait ambara tarım teftiş müfettişlerinin nezaretinde aktarılmıştır.
Şu anda söz konusu buğday devletin kontrolünde olup firmamız ile bağlantısı yargı neticelenene kadar kesilmiştir.
İrdelenmesi gereken diğer bir husus ise Serbest Liman'ın KKTC hudutları dışında üçüncü bir ülke sayıldığı ve mevzuat gereğince .Serbest Liman'da depolanan malın kontrolü gümrüklenme aşamasında devlet yetkililerince yapılıp uygun olanların KKTC'ye ihracı sağlanır. Bunun haricinde hiçbir mal KKTC'ye giriş yapamayacağı gibi depolanan mala müdahale etme hakkı da yasal olarak mümkün değildir.
Yetkililerin (Tarım ve Orman Bakanı dahil olmak üzere) Başsavcılık'tan bu konuda görüş alarak hareket etmelerini tavsiye ederim.
Son olarak belirtmek isterim ki bahse konu buğdayın ve emsallerinin KKTC'ye girmesi söz konusu olamaz. Söz konusu buğdayın Serbest Liman'daki şirketimize ait ambara giriş tarihi olan 30 Mart 2004 tarihinden itibaren, Serbest Liman Müdürlüğü ambarına nezaret altında aktarıldığı tarih olan 8 Mayıs 2004 tarihine kadar olan dönemde ambarımızdan yapılan tüm yüklemeler tarım teftiş uzmanlarının nezaretinde yapılmıştır. Tarımsal İlâçları Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri üzerlerine düşen görevi gereğinden fazla bir titizlikle yapmışlardı. Bu konudaki hassasiyetleri göz ardı edilemez".