''Yılın kuvvacısı ödülü''
 

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Atatürk'ün gençliğinin, Atatürk'ün yolunda olduğunu belirterek, ''Heyecan doludur. Vatanına sahip çıkma azmiyle çalışmaktadır'' dedi.

İnternet haber portalı ''www.internetajans.com'' tarafından verilen ''2004 Yılın Kuvvacısı Ödülleri'', Sirkeci Garı'nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

''Yılın Kuvvacısı Özel Ödülü''ne değer görülen Denktaş, yaptığı konuşmada, birçok üniversitenin kendisini davet ettiğini ve konuşmalar yaptığını belirtti.

Üniversite gençliğiyle ilgili izlenimlerini aktaran Denktaş, ''Atatürk'ün gençliği, Atatürk'ün yolundadır. Heyecan doludur. Vatanına sahip çıkma azmiyle çalışmaktadır'' diye konuştu.

Denktaş, çocukluğunda, Kıbrıs'ta ''milli şiir, Türk demenin'' yasaklandığını, ancak okul döneminde öğretmenlerinin kendilerine gizli gizli Türk olduklarını hatırlattığını anlatarak, ''Milliyetçiliği bastırdıkça o ateş alevleniyor her nasılsa'' dedi.

''Ilımlı İslam'' söyleminin ortaya çıktığını belirten Denktaş, şöyle konuştu:

''Başka İslam mı var ki ılımlısını, ılımsızını arıyorlar. Niye? Çünkü Atatürk'ü unutturacaklar, milliyetçiliği ortadan silecekler. 'Atütürk ilkelerine bağlı olursanız AB'ye giremezsiniz' diyebiliyorlar. Bunları elbette ki Türk gençliği yakından izlemektedir. Benim derdim, büyük gazeteler bunları niye izlemiyor, niye milleti uyarmıyor, niye Türk milletini ayağa kaldırmıyor, 'Ben Türküm' diye niye bağırmıyor?''

''Bağımsızlığı koruyan insanların alnına 'uzlaşmazlık' damgası vurup, bağımsızlığı bir yana iterek, Rumla birlikte, Rumla elele ve gönül gönüle AB'ye gidecek insanlar arayan dünya karşısında, direnişi devam ettiriyoruz'' diye konuşan Denktaş, oyunun, Türkiye'yi Ada'dan çıkartma planı olduğunu söyledi.    

Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Türkü'nün meselesi olmasının ötesinde, Türkiye'nin jeopolitik bir meselesi olduğunu kaydeden Denktaş, sözlerini şöyle tamamladı:

''Kıbrıs'ı 13. ada olarak Yunanistan'a verecekseydiniz, evlatlarınızı niye şehit ettiniz? Vereydiniz gitsin. Evlatlar şehit edilmiştir. Yıllarca onun mücadelesi yapılmıştır. Bir papazın karşısında Türk ulusu yediği şamarlardan acı duymuştur. En sonunda Kıbrıs'ı kurtarmış ve rahatlamıştır. 'Yanlış politikalarla bugünlere gelindi' denmesin. Türkiye'nin tanıdığı ve her şeyiyle etinden budundan keserek yardım ettiği, yüceltmeye çalıştığı bir devlet oluşmuştur. Yanlış politika değildir bu, doğru politikadır.

Çünkü Kıbrıs'ta Enosis davası hiçbir zaman son bulmayacaktır. Bunun karşısında en güçlü, kalıcı cevap, Kıbrıs Türkleri'nin bağımsızlığı ve devletleridir.''     

“AB KARŞITI DEĞİLİM”

Denktaş, İstanbul Kültür Üniversitesi’nde düzenlenen “17 Aralık Sonrası Kıbrıs Sorunu ve Avrupa Birliği (AB)” konulu konferansa katıldı.

Konferansta, Kıbrıs sorunu hakkında bilgi veren Denktaş, öğrencilerin “Seçimlerde aday olup olmayacağına” ilişkin sorusu  üzerine şöyle konuştu:

Denktaş, “Türkiye’nin AB üyeliği” ile ilgili bir soru üzerine, “Türkiye’nin AB’ye girme arzusunun Türk milletinin arzusu olduğunu” vurgulayarak, “Ben bazı yerlerde ‘AB karşıtı’ diye takdim edildim. Ben AB karşıtı değilim. AB’nin, Kıbrıs konusunda Yunanistan’ın aleti haline geldiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Kıbrıs Rum kesiminin AB’ye siyasi çıkarları için başvuruda bulunduğunu, AB’ye girdiklerinde de garanti anlaşmalarının ortadan kalkacağını düşündüklerini, Ada’nın Yunan olmasının hedeflendiğini” kaydeden Denktaş, “Türkiye’nin Annan Planı’na niye ‘evet’ dediğini anlayamadım” dedi.

Denktaş, “17 Aralık öncesi Ankara’da yaptıkları bir toplantıda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün kendilerine ‘Kıbrıs’ta BM himayesinde yeniden bir ortaklık kurulup Kıbrıs’ta müşterek bir idare oluşmadıkça, biz Kıbrıs’ın idaresini tanımayacağız. Merak etmeyiniz. Kıbrıs Türkleri’ni azınlık durumuna düşürecek bir formülü kabul etmeyeceğiz’ denildiğini” belirtti.

Denktaş, “Bir TV kanalında silahlı mücadeleden bahsetmesine” ilişkin soru üzerine de, “Bağımsızlık tehlikeye girerse, mücadele etmek haktır. Mücadele nasıl olur, o gün kararlaştırılır. Bizim dediğimiz; biz bağımsızlığımızı kimseye hediye etmeyiz. Kimseye vermeyiz. Yerde bulmadık. Dolayısıyla biz bunun savaşını vereceğiz” dedi.

“Başbakan Mehmet Ali Talat’ın ‘KKTC bağımsız bir devlet değildir’ sözlerini nasıl değerlendirdiği” yolundaki soruyu ise  Denktaş, “Kendisiyle bunları konuşuyoruz. Dolayısıyla kendi yorumu başkadır. Doğrusu yakıştırmıyorum” diye yanıtladı.

 “TANINMA ŞART DEĞİL”

Rauf Denktaş, “KKTC’yi kimse tanımıyor” diyenler bulunduğuna dikkat çekerek, “Böyle ahkam kesenler bilirler ki, bugün dünyada tanınmayan ülkeler de vardır. Bir yerin devlet olup olmadığını ispatlamak için tanınma gerekli değildir. Tanınma ile devlet olunmaz.  Devlet olursunuz, bağımsız olursunuz, tanınma hakkı tanırsınız” diye konuştu.