Yeniden meydanlara inmeliyiz

Referandum sürecinin ardından "görüş ayrılıkları gerekçesiyle" Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Siyasi İşler Özel Danışmanlığı'ndan istifa eden Hakkı Müftüzade, izolasyonların kaldırılması için yeniden meydanlara inilmesi ve siyasi partilerin de bu noktada işbirliği yapması gerektiğini söyledi.

KIBRIS TV'de yayınlanan "GÜN ORTASI" haber programında Hüseyin Ekmekçi'nin sorularını yanıtlayan Müftüzade, politikaya girerek halka hizmet etmek istediğini, kendisini Cumhuriyetçi Türk Partisi- Birleşik Güçler ile Barış ve Demokrasi Hareketi'ne yakın hissettiğini belirtti.

Ulusal Birlik Partisi'nin yeniden hükümete gelmesini Kıbrıs Türk halkının başlatmış olduğu dinamik süreci kesintiye uğratacak bir hareket olarak değerlendiren Müftüzade, referandumda evet diyen siyasi partiler ve siyasilerin yeni bir oluşumu sağlamaları gerektiğini belirtti.

Ulusal Birlik Partisi'nin siyasal vizyonunu değiştirdiğine inanmadığını anlatan Müftüzade, "Yeşil Hat Tüzüğü konusundaki tavrı UBP'yi ele veriyor" açıklamasında bulundu.

Hüseyin Ekmekçi'nin soruları ve Hakkı Müftüzade'nin yanıtları şöyle:

SORU: Bir süredir dinleniyor ve politikayı uzaktan takip ediyorsunuz. Nedir gözlemleriniz?

MÜFTÜZADE: Baktığımız zaman, iki kampa ayrılmış bir durum görüyoruz. Annan Planı'na evet diyen ve hayır diyen iki görüş. Gerilere gittiğimiz zaman, yine halk bölünmüş görünüyordu. Tüm partilerin bir arada olması gereken bir nokta var. Bize uygulanan izolasyonun ekarte edilmesi için güç birliğine ihtiyaç var. Yeniden halkımızı meydanlara taşımak gerekir. İnanıyorum ki halkta bu heyecan mevcut. Bana göre tüm partilere düşen görev, birlikte dünyaya karşı güç sergilemektir. İzolasyon politikalarına karşı yapılacak her eyleme tüm partiler destek vermelidir. Burada ayrı- gayrı olmamalı. Halkın çoğu çözüm istiyor, AB istiyor. Partilere düşen görev de bu birlikteliği sağlamaktır. Gasp edilen Kıbrıs Cumhuriyeti'nde haklarımız vardır ve bunların tanınmasını istiyoruz. Bunu elde etmenin yolu sürekli çaba göstermektir.

SORU: UBP, parlamentonun en büyük partisi... Bu hedefi yakalamak için bir vizyon gerekiyor. Bu vizyonu görüyor musunuz siyasi partilerde?

MÜFTÜZADE: Maalesef göremiyorum. Siyasi partiler iç çekişmelerle meşguller. Bunu yapma lüksümüz yok. Çok kritik bir aşamadayız. Aralık ayında Türkiye'nin tarih alma olasılığı çok güçlü. Güney ve Yunanistan AB'nin tam üyesi. Türkiye de tarih alırsa, tren yavaş yavaş istasyona ilerleyecek. Kıbrıs Türkü'nün menfaati nedir ona bakmak lazım. Bizim menfaatimiz de çözüm ve AB'dir. Tersini iddia etmek gerçekçi değildir. Bizi dünyadan izole eder ve çıkmaza sokar.

SORU: Yeni bir hükümet modeli olasılığı yapılıyor. UBP'li bir hükümet modeli mi, CTP'nin daha önce reddettiği çok parçalı hükümet modeli mi, erken seçim mi? Size göre hangi olasılık daha fazla?

MÜFTÜZADE: Şimdi, UBP'nin yeniden hükümete gelmesi demek, izolasyonların kaldırılması mücadelesinin kesintiye uğraması demektir. Bu istediğimiz bir olay değildir.

SORU: UBP, vizyon değişikliğinden bahsediyor. UBP'nin yeni bir vizyon yakaladığına inanıyor musunuz?

MÜFTÜZADE: Ben bunu görmüyorum. Zaten Yeşil Hat Tüzüğü'nü reddeden, Anayasa Mahkemesi'ne gitmesi gerektiğini söyleyen görüşleri ortada. UBP'de bu değişikliği görmüyorum. UBP'nin kendisini yenilediğini görmek mümkün değil.

Yapılması gereken, Annan Planı'na evet diyen partilerin geçmiş kırgınlıkları geriye bırakıp, çok ciddi bir çaba sarf ederek bu kritik dönemde izolasyonların kaldırılması ve sürecin kesintiye uğramaması için yeni bir oluşuma gitmeleri gerekiyor. Bu bir koltuk kavgası, kaç bakanlık alınacağı kavgası değil. Bu halk görüşünü ortaya koydu, siyasiler buna cevap vermeli. Yoksa bu kararı almazlarsa tarih önünde yargılanacaklar. UBP'li bir hükümetle bu süreç kesintiye uğrayacaktır.

SORU: DP'nin kurucuları arasında yer aldınız. DP'nin dışişleri bakanlığını yürüttüğü dönemde iki yıl Sayın Atay Ahmet Raşit'e danışmanlık yaptınız. Referandum sürecinde DP'nin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

MÜFTÜZADE: Referanduma kadar DP istikrarlı bir politika izledi. Ancak referandum sırasında izlenen politika beni hayal kırıklığına uğrattı. Tabanı serbest bırakması ve genel başkanının hayır platformunda yer alması bana göre doğru değildi. Zaten istifamı sundum ama kabul etmediklerini bana ilettiler. Ben bu nedenle DP'den istifa ettim.

SORU: Cumhurbaşkanlığı siyasi işler özel danışmanlığından istifa ettiğiniz zaman, "Bir süre dinlenip aktif politikada yer alacağım" demiştiniz. Kendinizi hangi partiye daha yakın hissediyorsunuz?

MÜFTÜZADE: BDH'nın politikasına kendimi yakın buluyorum. CTP-BG'nın da görüşlerine çok yakınım. Yüzde yüz hemfikir olduğunuz bir siyaset olamaz ama bu iki partiye kendimi yakın bulduğumuz söyleyebilirim.

SORU: İstifanızın ardından temas ettiğiniz, ya da sizinle temasa geçen siyasi bir parti ya da lider var mı?

MÜFTÜZADE: Sayın başbakan ile bir görüşmem oldu. Bazı konuları konuştuk. Yani, birikimlerimden nasıl faydalanılabilir noktasını konuştuk...

SORU: Referandum sürecinde sayın cumhurbaşkanının hayır tavrı biliniyordu. Siz bu sürede göreve devam ettiniz, referandumdan sonra istifa ettiniz. Baktığımız zaman bu bir tezat oluşturuyor...

MÜFTÜZADE: O dönemde, hem kurulan komitelerde görev yapıyordum, hem de müzakere merkezinin ita amirliğini yapıyordum. O aşamada istifa etmem, bu hareketi baltalama anlamına geliyordu. Referandum öncesi istifa kararını vermiştim. Beklemek durumundaydım çünkü sürece katkım vardı. Referandumda çoğunluğun evet diyeceğini biliyordum.

SORU: Sizin referandumdaki tavrınız ne oldu?

MÜFTÜZADE: Ben ailemle birlikte evet oyu kullandım. Halkın yanında bir tavır sergiledim. Zaten amacım hep halka hizmet olmuştu. Şimdi politikaya girerek bunu sürdürürüm diye düşünüyorum.

SORU: Cumhurbaşkanlığında danışman olmanıza rağmen, referandumda evet diyeceğiniz biliniyor muydu?

MÜFTÜZADE: Beni yakınen bilenler, çözüm istediğimi, AB istediğimi bilirler. Hep çözüm ve AB üstünde durdum.

SORU: Sayın cumhurbaşkanı tavrınızı biliyor muydu? Ya da kendisini uyardınız mı?

MÜFTÜZADE: Görüşlerimi zaman zaman kendisine arz ettim. Gelinen aşamada adaleti sağlayamadık. Devlet dairelerini politize ettik, eşdeğeri bir tamam uygulayamadık. Kendi ülkemizi düzene sokamadık. Bunu süratle düzenlememiz gerekir. Aksi takdirde hiçbir şeyi düzeltemeyiz. Bürokrasiyi politize ettik. İnsanımızın devletine olan inancı sarsıldı. İnsanımıza güven vermemiz lazım.

SORU: Doğru tavır ne olmalı?

MÜFTÜZADE: Benim için şahıslar önemli değil. İzolasyonların kalkması, çözüm ve AB için mücadele eden herkese hizmet etmeye hazırım. Bürokrat devlete hizmet etmeli. Şahıslara değil. Bürokrasinin apolitize edilmesi lazım. Çözüm süreci ve AB bizi belirli bir noktaya getirecek.

SORU: AB ile ilgili çalışmaları yeterli görüyor musunuz?

MÜFTÜZADE: AB koordinasyon görevini üstlenen Erhan Erçin ile iftihar etmeliyiz. Genç yaşına rağmen bilgi birikimi çok yüksek. Takdir ettiğim birisi. Büyük çaba sarf ediliyor. Takdir edilecek, insan üstü bir çaba var. 24 saat çalışıldığına tanık oldum. Bence AB için gereken çaba sarf ediliyor. Ama, başbakan, dışişleri bakanı neden burada da yurt dışında değil, bu ise bende soru işareti?

Sayın başbakanın önemli temasları var. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ile görüştüler. ABD, Rusya, Fransa dışişleri bakanları ya da yetkilileri ile temaslar yapıldı. Zaten bu ülkeler ne yapmaları gerektiğini çok iyi biliyor. Uluslararası camianın adım atması gerekir.

SORU: Son olarak bir mesajınız var mı?

MÜFTÜZADE: Birlikte ve güçlü olmalıyız. Gücümüzü birleştirmeliyiz. Gerekirse yeniden meydanlara inmeli ve dünyaya sert mesajlar vermeliyiz. İzolasyonların kaldırılması esas amacımız olmalıdır. Tüm partiler de bu ortak noktada birlikte hareket edebilmeli.