YDÜ Kıbrıslı öğrencileri sınavsız…

YDÜ dışındaki 4 üniversite öğrenci almak amacıyla Merkezi Seçme Sınavı (MSS) adı altında ortak sınav yapmaya hazırlanırken YDÜ isteyen tüm Kıbrıslı Türk öğrencileri sınavsız kayıtla alacağını ve hepsine yarım burs vereceğini açıkladı.<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

YDÜ Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, YDÜ Yüksek Öğrenim Koordinatörü görevine atanan Prof. Dr. Kaya Özkın ve Rektör Vekili Prof. Dr. Şenol Bektaş, YDÜ AKKM’de yaklaşık 2 saat süren bir basın toplantısı düzenleyerek YDÜ haricindeki 4 üniversiteye öğrenci almak için yapılacak Merkezi Seçme Sınavı, Rektörler Kurulu ve YÖK ile ilişkiler de dahil son dönemlerde yüksek öğrenimle ilgili gündemde olan konularda açıklamalar yaptılar. Hassan ve diğer akademisyenler merkezi sınavla öğrenci alınmasına da eleştirilerde bulunarak ABD ve Avrupa’nın farklı bir eğilimde olduğunu, üniversitelerin kendi öğrencisini seçtiğini kaydettiler.

Hassan, bir saati aşan konuşması sırasında, YDÜ’nün verdiği gazete ilanlarına atıfta bulunarak üniversitenin yaptığı yatırımları anlattı. Hassan, söz konusu yatırımların birçok güç merkezleri ve çevrelerde rahatsızlık yarattığını kaydederek, “Bu sıkıntıları yaratan Suat Hoca’dan söz etmemiz lazım” dedi.

Türkiye’de ve KKTC’de hem rakam hem de “yöreli ivme” olarak en fazla revacın YDÜ’ye olmasının söz konusu çevrelerde sıkıntı yaptığını ifade <?xml:namespace prefix = st1 ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" /> eden Hassan, “Sadece bu yılki Kıbrıslı öğrenci kayıtlarının bile 700 olması sıkıntı yaratıyor” dedi.

Hassan, isteyen tüm Kıbrıslı Türk öğrencileri sınavsız kayıtla alacaklarını ve tümüne yarım burs vereceklerini belirterek, “Tümüne sınavsız bu uyduruk sınavlar zinciri dışında kapılarımızı açıyoruz” dedi.

Kıbrıs Türk Halkı’nın istikbalini karartmak için “kalite” diye tutturulduğunu iddia eden Hassan, kalite için tek kriterin ise “giriş puanı” olduğunu söyledi. Ümit Hassan, gerçekten üniversiteler sorunu olup olmadığını sorarak, “Bu Kıbrıs Türk Halkı’nın azmini baltalama sorunudur” dedi. 50 bin Türk gencinin Türkiye’den KKTC’ye gelmesinin böyle sekteye uğratıldığını savunarak, bu öğrencilerin KKTC’ye gelmesinin hem kendileri, hem Türkiye hem de KKTC için faydalı olacağını söyledi.

Tüm bunların KKTC’yi sarsmak ve insanlık alemi  içinde ayaklar üzerinde durmasını engellemek için olduğunu belirten Hassan,Rektörler Kurulu’nun da yok olduğunu, sonra da tekrar varolma sürecine girildiğini ifade etti.

Kuruldan imzasını geri çekme olayını da anlatan Hassan, söz konusu imzayı nasıl attığını anlattı. Hassan, tüm rektörler, bakanlar ve Türkiye’den temsilcilerin bulunduğu uzun süren bir toplantıdan sonra, DAÜ rektörünün söz konusu belgeyi uzatarak “Hocam şuraya bir imza atar mısınız? Rektörler Kurulu kurulacak” dediğini, kendinsin de bunun nereden çıktığını sorduğunu ve DAÜ rektörünün “Herkes biliyor… Zaten taleplerinizi yerine getirmek için böyle bir şey yapıyoruz” dediğini söyledi. Hassan bu geri çektikleri imzanın böyle ayakta atıldığını kaydetti.

DAÜ’de düzenlenen bir “yemeğe” rahatsızlığı  nedeniyle katılamadığını ancak bu “yemekte” aslında Kıbrıs Türk Milli Eğitim hayatı ve yüksek öğrenim modelinin tartışıldığını anlatan Hassan, YÖDAK ile ilgili sürecide anlattı.

Hassan, YÖDAK Başkanı konusu görüşülürken, KKTC’de üniversitelerin kurulmasında önemli katkısı bulunmuş bir kimsenin de çıkıp YÖDAK Başkanı Alman olsun demesinden duyduğu şaşkınlığı ifade etti. Hassan bunun bir şaka olmadığını ve ciddi bir şekilde söylendiğini hatta buna gerekçe açıklandığını da kaydetti. Hassan, “Bir Kıbrıslı Türk’ten başkası YÖDAK Başkanı olamaz” diye konuştu.

ÖZKIN

Özkın ise konuşmasında, MMS sınavında kazanamayan olmayacağını, bu sınava girmeyenlerin de KKTC üniversitelerine kayıt yaptırabileceklerini ifade ederek, sınava girmeden kayıt yapanların diplomalarının da Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından onaylanacağını söyledi.

Özkın, ÖSYM’nin bir ihtiyaçtan kaynaklandığını, üniversite kontenjanlarının başvuruları karşılamadığını söyledi. Üniversite’nin kendi öğrencisini seçebilmesinin önemini vurgulayan Özkın, KKTC üniversitelerinde KKTC uyruklu öğrencilerin okuyabilmesi için yeterli kontenjanın olduğunu bu nedenle daha doğru bir sistem olan üniversitelerin kendi öğrencisini seçmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’deki uygulamayı buraya empoze etmenin doğru olmadığını savunan Özkın, Avrupa’daki sistemi de anlatarak KKTC’nin AB üyeliğine Türkiye’den daha yakın olduğunu, merkezi sistemleri bırakmak gerektiğini ileri sürdü.   

Özkın, Türkiye’deki dersanelerin bir yılda topladıkları paranın, 53 devlet üniversitesninin yıllık toplam bütçesinin 10 katı olduğuna da işaret ederek, sınav sisteminden dolayı dersaneciliğin geldiği duruma değindi.

Özkın, YÖDAK başkanlığı için de, Türkiye’de, bu görevi yapabilecek tanınmış binlerce çok başarılı Kıbrıslı Türk bilim adamı bulunduğunu vurguladı.

BEKTAŞ

Bektaş ise konuşmasında, Rektörler Kurulu (ÜREK) konusunda yaşananları anlatarak, MSS’nin söz konusu kurulun kuruluş amaçlarının dışında olduğunu, ayrıca ÜREK’in toplantı yapmadığını, 24 Ağustos tarihli MSS konulu toplantıda kurulun mesnet gösterilmesinin yanlış olduğunu söyledi.

Bektaş, YÖK kararından sonra ÜREK’in kimseyi toplantıya çağırmadığını, her rektörün kendi duyurusunu yapmaya çalıştığını, ÜREK’i bir amaç için kullanıp diğer amaçlar için dışarıda bırakmanın doğru olmadığını söyledi.

Bektaş, MSS ile ilgili olarak da KKTC ifadesinin kullanılmasının yanlış olduğunu, kendilerini rencide ettiğini, buna ilk önce Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın müdahale etmesi, gerektiğini, her önüne gelenin KKTC ismini kullanamayacağını ifade etti.

Bektaş,böyle bir sınav yapılabileceğini, karşı olmadıklarını ancak uygulamalar ve yöntemlerin doğru olmadığını kaydetti.

Ortada hoş olmayan bir ortam bulunduğunu belirten Bektaş, bazı üniversitelerin MSS ile ilgili daha önce farklı açıklamalar yapıp sert şekilde karşı çıktıklarını şimdi ise destek belirttiklerini söyleyerek bunları eleştirdi