Üniversiteler kaygılı

YÖK'ÜN KARARI YOK EDECEK... YÖK kararını kabullenmeyen üniversitelerin yetkilileri, çalışmalarını hızlandırdı. Türkiye'deki 1.7 milyon öğrenciye ulaşmanın mümkün olmadığını belirten üniversitelerin yetkilileri, temsilciliklerini harekete geçirdi, dershane ve basın yoluyla öğrenciye ulaşma çabası içerisine girildi. Esas beklenti ise YÖK'ün "yıkıma neden olacak kararını" geri alması

KARARIN SİYASİ BOYUTU... Kuzey Kıbrıs'taki üniversitelerin gelişmişliği ve eğitim düzeyi uzun süredir Rum tarafında rahatsızlık yaratıyordu. Üniversite yöneticilerine göre bu karar, siyasi anlamda da Kıbrıs Türkü'ne zarar verecek. Üniversite yetkilileri, YÖK'e, aldığı kararın "siyasi ve sosyal anlamda yaratacağı tahribatın boyutlarının anlatılması" gerektiğini belirtiyor

Hüseyin EKMEKÇİ

Yüksek Öğretim Kurulu'nun KKTC üniversitelerine kayıt yapacak TC kökenli öğrencilere ön kayıt şartını ortadan kaldıran kararının ardından KKTC'deki üniversiteler, bir taraftan kararın geri alınması için çalışıyor, diğer taraftan da yeni eğitim yılında yaşanacak kayıpları önlemek için önlemler alıyor.

TC kökenli öğrencilere ulaşmaya çalışan üniversite yetkilileri, bu ülkedeki temsilcilerini harekete geçirdi. Gazete ilanları ile öğrencilere ulaşmayı deneyen üniversiteler, YÖK'ün kararını geri almasını istedi.

KIBRIS'a konuşan üniversite yetkilileri YÖK'ün kararını geri almaması, ülkenin 50 milyon dolar civarında zarara uğrayacağı, bunun da KKTC için önemli bir rakam olacağını vurguladı.

Özellikle Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı'na bağlı YÖDAK'ın daha aktif olması önerisini yapan DAÜ Rektörü Halil Güven, "YÖDAK'ın belirleyeceği kontenjanları YÖK tanımalı" önerisinde bulundu.

Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hıfsı Doğan ise, kontenjanların dolmaması halinde YÖK'ün geçici bir kararla ön kayıta izin verebileceğini düşünüyor.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nükhet Sarecel, YÖK'ün kararını geri almayacağını düşünerek hareket ettiklerini belirtti. Saracel, kararın geç verilmesi nedeniyle önemli sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, kararı kabullenmenin mümkün olmadığını söyledi. Gökçekuş, yaratılan bir değeri kimsenin yok etmek isteyeceğini düşünmediklerini belirterek, "YÖK'ün kararını kasıtlı bir karar olarak algılamıyoruz ama belli ki ilerisi düşünülmemiş teknik bir karar" dedi.

Lefke Avrupa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Öner ise, kararın aynı zamanda siyasi olarak Kıbrıs Türkü'nü zarara uğratacağını söyledi. Öner, "Rum tarafında üniversitelerimize gıpta ile bakılıyor. Bu olay, bu boyutuyla da YÖK'e anlatılmalı" önerisinde bulundu.

Üniversiteler birlikte hareket etmek istiyor

YÖK'ün aldığı karar tüm üniversiteler tarafından "zamansız ve zarara yol açacak bir karar" olarak değerlendirilmesine rağmen, bireysel bazda girişim yapan üniversite yok.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Erbil Akbil'in yaptığı girişimlerin sonuçlarını bekleyen üniversiteler, birlikte hareket etmenin akılcı yol olduğunu düşünüyor.

Cumhuriyet Meclisi'nin tavrı olumlu bulundu

Bu arada, YÖK'ün KKTC üniversiteleri ile aldığı kararı değerlendirmek üzere Cumhuriyet Meclisi'nin "olağanüstü gündemle" toplanacak olması üniversiteler arasında da memnunluk yarattı.

Siyasi partilerin YÖK'ün kararının yanlış olduğu noktasında buluşması ve olağanüstü gündemle toplanacak olması, "Toplumsal bir birliktelik" olarak değerlendiriliyor.

Üniversiteler kararı "kabullenmedi"

Kıbrıs'a konuşan üniversite yetkilileri, kararı kabullenmenin mümkün olmadığı görüşünde birleşti.

Buna karşın üniversiteler öğrenci potansiyelinin önemli bir bölümünü oluşturan TC kökenli öğrencilere ulaşmak için çaba harcıyor. Tercihlerin 25 Ağustos'ta açıklanacak olması, üniversitelere manevra yapabilecek zamanı kazandırıyor.

Buna karşın sınava giren 1.7 milyon öğrenciye ulaşmanın güçlüğünü bilen üniversite yetkilileri, Türkiye'deki temsilciliklerini harekete geçirdi. Gazetelere ilan veren üniversiteler bir taraftan yaratılan tahribatı gidermeye çalışıyor, diğer taraftan da YÖK'ün kararını geri alması için gerekli girişimleri yapıyor.

DAÜ Rektörü Prof. Dr. Halil Güven: Karar zamansız

DAÜ Rektörü Prof. Dr. Halil Güven, YÖK'ün kararının zamansız olduğunu bu nedenle yanlış olduğunu söyledi.

Sınava 1 milyon 700 bin öğrenci girdiğini, önemli bir bölümünün de dört yıllık okulu tercih ettiğini hatırlatan Güven, "Öğrenci önce Türkiye'de şansını dener, tercihini buna göre doldurur. Kıbrıs'taki üniversiteler ise cepte keklik... Şimdi bu ortadan kalktı. Dolayısıyla zamanlama yanlış" dedi.

Kararın ertelenmesi gerektiğini, bunun tutmasının mümkün olmadığını söyleyen Güven şöyle devam etti:

"Öğrencilerin tercihi biz olmayacağız. 25 Ağustos'ta tercihler açıklanacak. O zamana kadar kararın değişeceğini düşünüyoruz. Şu anda normal çalışmalarımızı yapıyoruz ve karar değişecekmiş gibi çalışacağız.

Normalde Kıbrıs'taki Türk üniversitelerini buradaki bir organın denetlemesi, ne kadar öğrenci okuyacağına o organın karar vermesi gerekiyor. Bu da YÖDAK'tır. YÖDAK devrede olmadığı için, başka ülkedeki bir kontenjanı YÖK'ün belirlemesine neden oluyor.

Amerika'ya gidecekse bir öğrenci buna kontenjanı YÖK belirlemiyor. Bizdeki yerel otorite bizi akredite etmeli. YÖDAK'ın devreye girmesini, bu kararı da YÖK'ün tanımasını istiyoruz. Şu anda kontenjanlara müdahalecilik var. Geçen yıl bu kontenjanlar açıldı.

YÖK ile ilişkilerimiz uzun vadeli olacak. Uzun vadede sorunumuz yok ama kısa vadede alınan bu karar bizi zora sokar. Bu karar bu yıl için büyük sıkıntı ama karar değişmezse de karara saygılı olacağız."

GAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hıfsı Doğan:

YÖK'ün kararını değiştirmesini bekliyoruz

Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hıfsı Doğan, gelinen aşamada üniversitelerin bir araya gelerek bir plan yapabileceğini ama GAÜ'nün var olan duruma göre gideceğini söyledi.

Beklentilerinin, ilk yerleştirmelerin ardından boş kontenjanların YÖK tarafından yeni ve geçici bir kararla doldurulmasına olanak tanıması yönünde olduğunu belirten Hıfsı Doğan, "Bizim şu anda farklı bir çalışmamız yok. Bu duruma göre YÖK'ün birden geri adım atacağını düşünemiyorum ama kontenjanlarda büyük boşluklar olması halinde kararını gözden geçireceğini düşünüyorum" dedi.

YÖK ile şu anda temasa geçmediklerini, diğer üniversitelerle ortak hareket etme kararında olduklarını belirten Doğan, "Var olan durumu değerlendiriyoruz. Bireysel hareket bize pek bir şey kazandırmayacak" ifadesini kullandı.

UKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr.

Nükhet Saracel: Kararı kabullenmedik

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nükhet Saracel, kararı kabullenmediklerini ama değişmeyeceğini varsayarak çalışmalarını hızlandırdıklarını belirtti.

KIBRIS'a konuşan Saracel, girişimlerin eğitim bakanı nezdinde sürmesine rağmen, YÖK kararını değiştirmeyecek savıyla hareket ettiklerini söyledi.

"Okulumuzu tercih edecek öğrencilere ulaşma ve bizi tercih etmelerini sağlama" uğraşında olduklarını belirten Saracel, YÖK'ün kararını almaması halinde önemli sıkıntılar yaşanacağını belirtti.

Saracel'in açıklaması şöyle:

"İyi örgütlenirsek sıkıntıyı giderebiliriz. Ancak önceden haber verilmedi. Bunu önceden öğrenseydik önlemimizi alırdık. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Eğitim bakanı ile belirli konular tartışıldı. Bakanımız konuyla ilgiliydi. Şu anda bize aktarılan farklı bir durum yok. UKÜ bu kararı kabullenmedi ama her ihtimale karşı gerekli önlemleri almakta. Üniversitemizi idame ettirmek durumundayız. Planladığımız öğrenci sayısına ulaşmak için önlem almaya çalışıyoruz ama ne kadar başarılı olacağız onu da bilemiyoruz.

Kıbrıs'taki üniversite öğrencilerinin yüzde 70'i ön kayıt. Buna hem öğrenci hem de üniversiteler alıştı. Bu yöntemi aniden terk etmek zor. Buna yönelik derhal önlem alınması gerekir. Ne derece başarılı oluruz bilemiyorum."

YDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş:

Yaratılan değeri kimse yıkmak istememeli

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş ise YÖK'ün geri adım atmaması nedeniyle, herkesin duruma hassasiyet gösterdiğini söyledi.

Üniversitelerin durumuyla ilgili alınan kararın ülke geleceğini etkileyecek denli büyük olduğunu savunan Gökçekuş, "Zaman içerisinde üniversitelerimizin yok olması gündeme gelecektir" dedi.

Aylarca yapılan çalışma, ortaya konan enerji, ciddi yatırımlar ve planlamanın ardından aniden alınan kararın kabul edilebilir olmadığını söyleyen Gökçekuş şunları ifade etti:

"Bakanlığın girişimleri sürüyor. Tüm siyasi partiler hassas. Meclis olağanüstü toplanıyor. Bu çok önemli. Bir toplumsal tepkinin sonucu bu. Tüm çevreler olaya tepki gösteriyor.

Meclisin toplanması en ciddi mesaj. Tarihinde kaç kez bir meclis olağanüstü toplanır? Bu çok önemli. Meclisin buna el atması gerekli mesajı verecektir. Olayın ciddiyetinin ne olduğu, toplumun bunu nasıl algıladığını dünyaya duyurmuş olacağız.

Kararı kabullenmek mümkün değil. Yılların birikimi ortada. Bir günde ortaya çıkardığımız bir eser değil üniversiteler. Bu varlığı, bu eseri yıkmak kolay değil. Ben burada kötü niyet sezmiyorum. Teknik bir takım karar alındı ama geleceği nasıl etkileyeceği düşünülmedi. Düşünülse girişilmezdi. Zarar vereceği boyutlar çok büyük. Bu toplumu derinden etkileyecek. Her kesim bizler kadar hassas olacak.

Bizlere toplumun dört bir tarafından duyarlı mesajlar geliyor. Herkes hayret içinde. Bu bizi memnun ediyor. Üniversitelerimiz topluma mal olmuş. Toplumun duyarlılığına teşekkür ediyoruz."

LAÜ Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Öner:

Karar aynı zamanda siyasi tahribat yaratacak

Lefke Avrupa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Öner, YÖK'ün aldığı karar sonrasında ortaya çıkan olumsuzluğun kaldırılması için tedbir almaya çalıştıklarını söyledi. Kararın üniversitelere geç bildirildiğini belirten Öner, böylesi hayati bir kararın daha önce bildirilmesi gerektiğini söyledi. Karar önceden bildirilse, YÖK'e gerekli izahatın yapılabileceğini belirten Öner, "Temsilcilere, öğrencilere ulaşmaya çalışıyoruz. Bu karar Kıbrıs Türkü'ne yıllık 50 milyon dolara mal olabilir. Ülke ekonomisi bundan önemli oranda etkilenecek" dedi. Öner şunları söyledi:

"Dershaneler vasıtasıyla öğrencilere ulaşmaya çalışıyoruz. Çok kısa bir dönemde alınmış bir karara tedbir almak zor oluyor. İlanlar veriyoruz, temsilcilere öğrencilere ulaşmaya çalışıyoruz ama dediğim gibi karar geç alınmış.

Ülke ekonomisi ciddi oranda etkilenecek. Rektörlerin bakanla bir araya geldiği toplantıda 50 milyon dolarlık bir rakam ortaya çıkıyor. Bu KKTC ekonomisini çok etkileyecek bir rakam. Neredeyse fert başına 250 dolarlık bir gelir kaybı... KKTC ekonomisinin büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda ortaya çok kötü bir tablo çıkıyor.

Siyasi olarak da olay değerlendirilmeli. Ülkemizdeki üniversitelere gıpta ile bakan bir Rum tarafı var. Böyle bir karar buna da sekte vuracak. Bu YÖK'e anlatılmalı. Daha iyi olur.

Bu konuda sayın bakana görüşlerimizi aktardık. Şimdiden sonra da kontenjanlara uyacağımızı söyledik. Yüksek oranda Türkiye'den öğrenci almak risk. Üçüncü ülkelere yönelmek ve kaliteye önem vermek gerekli. Biz zaten bunu yapmıştık."