Uçmalı mı, Uçmamalı mı?
Kaza halinde sağ kurtulma
olasılığının çok düşük olmasına rağmen havayolu yine de en güvenli ulaşım yolu
olarak ifade ediliyor.
Flight International adlı derginin güvenlik editörü David Learmont, uçuş
güvenlik standartlarının 25 yıl öncesine göre altı kat daha iyi olduğunu
belirtiyor.
1979 yılında bir milyon uçuşta 3 ölümcül kaza meydana gelirken, Uluslararası
Sivil Havacılık Teşkilatı (CIAO) verilerine bakılırsa geçen yıl bu oran iki
milyon uçuşta bir kazaya inmiş.
Kuruluş, kilometreye bölündüğünde ölüm oranları açısından hala havayolunun en
güvenli ulaşım biçimi olduğunu vurguluyor.
David Learmont, “Wright kardeşlerden bu yana kaza rakamlarında o kadar büyük bir
düşüş sağlandı ki son rakamlar çizelgelerde sadece ufak bir noktadan ibaret
görünüyor” diyor.
Güvenlikteki iyileşme, daha gelişmiş teknolojiye, sektörde zorunlu kılınan
denetimlere ve daha yoğun rekabete bağlanıyor.
Havacılık uzmanı Dr. Graham Braithwaite de kazalar sonrasında paniğe kapılmamak
gerektiğini söylüyor.
Bununla birlikte Braithwaite, küçük filolarda kaydedilen kazaların aniden belli
bir yolculuk biçiminin güvenilirliğini sarsabileceğini de kabul ediyor ve Air
France’a ait bir uçağın düşmesi sonucu 113 kişinin ölümüne yol açan Concorde
kazasını bu duruma örnek gösteriyor.
Uçak korkusu olanlar için kurslar düzenleyen Susie Stevenson ise istatistikler
ne kadar güçlü olursa olsun, bunun kişiyi uçma korkusunu yenmeye ikna etmek için
yeterli olmayabileceğini vurguluyor.
Havacılık uzmanı Dr. Graham Braithwaite ise korkunun güvenlik standartlarını
yükseltme yolunda olumlu etkisi olabileceğini savunuyor. Fakat “tüm havayolları
eşit değil” diyerek insanların nasıl bir havayolu ile uçacakları konusunda
bilgilendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre, Afrika kıtasındaki, bazı eski Sovyet cumhuriyetlerindeki ve
Büyük Okyanus kıyıları çevresindeki bazı havayollarının standartları genel
olarak düşük.
Kuzey Amerika, Avrupa ve Okyanusya merkezli havayollarının ise en iyi sicillere
sahip olduğu belirtiliyor.
‘FİYAT = GÜVENLİK’ DENKLEMİ YOK
Bilet fiyatları yükseldikçe güvenlik standardının yükseleceği görüşü ise Flight
International adlı derginin güvenlik editörü David Learmont’a göre pek yerinde
bir varsayım değil.
Learmount, ucuz bilet sağlayan şirketlerle sektörün en büyüklerinin güvenlik
sicilleri arasında bir fark olmadığını söylüyor.
Havayollarını güvenlikten taviz vermemek konusunda baskı altında tutan tek unsur
müşteri memnuniyeti değil. Olası bir kaza halinde, havayolları kayıplarının yanı
sıra milyonlarca dolarlık sigorta bedelleri de ödemek zorunda kalıyorlar.
Uluslararası Sigortacılar Derneği (IUA) yönetim kurulu üyelerinden Stephen
Riley, 2 Ağustos’ta Toronto’da pistten çıkan Air France uçağındaki kaza ölümlü
olsaydı, bunun sigorta harcamalarının 1 milyar dolara kadar yükselebileceğini
söylüyor.
Riley 11 Eylül’den sonra sigorta bedellerinin ikiye katlandığını, ancak zaman
içinde yeniden düşüşe geçildiğini belirtiyor.