UBP'nin esas amacı Avrupa Birliği

UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, UBP'nin başından beri AB'den yana olduğunu, AB'nin temel ilkelerinden biri olan liberal ekonomiye geçişi sağlayan parti olduklarını, yeni dönemde de Avrupa Birliği'nin esas amaçlarından biri olduğunu vurguladı

Avrupa Birliği'nin (AB) Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) esas amaçlarından biri olduğu, buna karşın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) tanınmasının varılacak bir anlaşmaya engel teşkil ettiği görüşünde olmadığı açıklandı.

UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, dün düzenlediği basın toplantısında günlerdir merakla beklenen "İlerleme ve Gelişme İçin Siyasal Vizyonu"nu açıkladı.

Eroğlu, 3 bölümden oluşan basın toplantısının ilk bölümünde belirlenen vizyonla ilgili genel bir değerlendirme yaparken, ikinci bölümde 6 sayfadan oluşan "İlerleme ve Gelişme İçin Siyasal Vizyonu"nun tam metnini okudu.

Eroğlu, Cumhuriyet Meclisi Mavi Salonu'nda UBP milletvekilleri ve bazı yetkililerinin de hazır bulunduğu basın toplantısının üçüncü bölümünde ise toplantıya büyük ilgi gösteren basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Eroğlu, UBP'nin başından beri AB'den yana olduğunu, AB'nin temel ilkelerinden biri olan liberal ekonomiye geçişi sağlayan parti olduklarını, yeni dönemde de Avrupa Birliği'nin esas amaçlarından biri olduğunu vurguladı.

Kopenhag kriterleri dikkate alınarak anayasal düzenlemelerin yapılması, sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını önleyecek yasal düzenlemelere gidilmesi gerektiğini, kamu görevlilerine siyasal yasağının kaldırılması için gerekli adımların atılmasından yana olduklarını açıklayan UBP Eroğlu, partisinin erken seçime ilişkin tutumunun DP ve diğer partilerle yapacakları temaslar sonucunda netleşeceğini açıkladı.

UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, saat 11.10'da başlayıp 1 saati aşkın süren basın toplantısındaki konuşmasına, "Öncelikle önemle vurgulamak isterim ki Ulusal Birlik Partisi'nin tarihi misyonunun sona erdiğini yaymaya çalışanlar büyük bir yanılgı içindedirler" diyerek başladı.

İçinde bulunulan siyasal koşulların açıkça ortaya koyduğu gibi UBP'nin tarihi misyonuna duyulan ihtiyacın her zamankinden daha güçlü ve belirgin olarak gündemde bulunduğunu kaydeden Eroğlu, "Bazı partiler ve siyasi gerçekler gün gibi açıkken, Kıbrıs Türkü'nün geleceği başka milletlerin dümen suyuna girilerek tehlikeye atılır ve boş vaatler ile nasihatlerden başka somut hiçbir şey elde edilmezken hala siyaset yapmayı UBP'ye saldırmak olarak anlamaya devam ediyor" dedi.

UBP tüm organlarıyla, 24 Nisan referandumunu takiben ortaya çıkan siyasal durumu ele alabilmek amacıyla seferber olduğunu, bu bağlamda, parti tabanının parti meclisinin, parti eski milletvekilleri ve bakanlarının, parti meclis grubunun, sendika, sivil toplum örgütleri ve kuruluşların görüşlerini alma yoluna gittiklerini anlatan Eroğlu şöyle konuştu:

"Sabırlı ve dikkatli bir çalışma yaptık. Ortaya cesurca tam ve gerçeklere uygun Kıbrıs Türk halkı için yararlı olacak bir çalışma çıkardığımız inancındayız. Kısaca söylemek gerekirse, Kıbrıs Türkü'ne reva görülenleri kabul etmiyoruz. Bunları haksızlık olarak değerlendiriyoruz. Birlik ve beraberlik içinde olursak aşamayacağımız engel olmadığına inanıyoruz.

Vizyonumuz siyasal alanda ilerleme

Vizyonumuz siyasal alanda ilerlemeyi, ekonomik ve sosyal alanda ise gelişmeyi hedeflemektedir.

Ulusal Birlik Partisi Avrupa Birliği'nden yanadır. Ulusal Birlik Partisi, Kıbrıs'ta eşitliğe dayalı, adil ve kalıcı bir anlaşma istemektedir. Ulusal Birlik Partisi anavatan Türkiye ile uyumlu, Kıbrıs Türk halkının yanı sıra Türk milletinin de hak ve çıkarlarını gözeten bir siyasetin izlenmesini benimsemektedir."

UBP'nin anayasal değişiklikler yapılarak halkın demokratik istemlerinin karşılanmasını, ekonomik ve sosyal reformlar yapılarak toplumsal yaşantımıza dinamizm kazandırılmasını hedeflediğine de dikkat çeken Eroğlu, UBP'nin tecrübe ile gençliği bütünleştirerek insan kaynaklarını en akılcı ve faydalı şekilde değerlendirmeyi planlamakta, bunun için kendi örgütlenme ve çalışma düzenini yeni baştan yapılandırmakta olduğunu açıkladı.

Politikada konjonktür

Politikada bazı dönemlerde, konjonktürel olayları değerlendirerek, ortaya çıkan gelişmelere bakarak siyaseti yeniden tanımlamak, öncelikleri, ağırlık verilecek konuları yeniden bir sıralamaya tabi tutmak gerekebileceğini de kaydeden Eroğlu, "Burada esas olan hedeftir. Eğer haklı ve adil bir hedefiniz olduğuna inanıyorsanız politikalarınızı ve önceliklerinizi değiştirseniz bile hedefinizden ayrılmazsınız. Ulusal Birlik Partisi'nin tek bir hedefi vardır. Kıbrıs Türk halkının onuruyla, güven ve refah içinde geleceğinden kaygı duymadan özgürce yaşaması. 1975 yılında kurulan partimiz bugüne kadar bu ana hedef doğrultusunda pek çok hizmet yaptı" dedi.

Doğru olarak belirlenmiş bir misyon, zamana uygun stratejiler ve taktikler geliştirebilen bir parti olan UBP'nin her geçen gün güçlenerek yoluna devam edeceğine dikkati çeken Eroğlu, "Partimiz yeni hizmetler için dünden aldığı güç, birikim, deneyim ve sorumluluk bilinci içinde geleceğe güvenle yürümektedir" diyerek sözlerini tamamladı.

"UBP, oy kaybına uğramadı"

Vizyonun açıklanmasının ardından soruları yanıtlayan UBP Genel Başkanı Eroğlu, UBP'nin referandumdaki tavrıyla oy kaybına uğramadığını, aksine ibrenin lehine yükselmekte olduğu görüşünü ortaya koydu.

UBP'nin başından beridir AB'ye sıcak baktığını, AB'yi sonradan hedef gösteren bir parti olmadığını, AB'nin ilkeleri arasında yer alan serbest piyasa ekonomisini getiren ve bu yönde Türkiye ile imzaladıkları protokolleri "yıkım paketi" olarak nitelendiren partilerin bugün Türkiye ile aynı çerçevede anlaşmalar imzalayarak AB'ye uygun düzenlemeler yönünde çalışmakta olduklarına işaret eden Eroğlu, UBP için AB'ye girmenin nihai hedef olduğunu, buna karşın KKTC'nin tanınmasının Kıbrıs'ta kalıcı ve yaşayabilir bir anlaşmanın yapılmasına engel teşkil ettiğini düşünmediklerini vurguladı.

Eroğlu, buna karşın UBP'nin Kıbrıs Türk halkının kazanımlarının bırakılarak AB'ye girme düşüncesinde olmadığını anımsattı.

UBP'nin Kıbrıs sorununun çözümü konusunda uzlaşmaz tarafın Rumlar olduğunu başından beridir ortaya koyduğunu belirten CTP Genel Başkanı Başbakan Mehmet Ali Talat'ı eleştirerek Talat'ın uzlaşmaz tarafın Rumlar olduğunu şimdi anladığını iddia etti.

Annan Planı

Annan Planı'nda Kıbrıs Türk halkını sıkıntıya sokacak maddeler olduğu için karşı çıktıklarını, buna karşın içte ve dışta kabul edilmesi yönünde yapılan baskılar nedeniyle planın olumsuz taraflarının göz ardı edildiği görüşünü öne süren Eroğlu, Rumlar tarafından reddedilen Annan Planı'nın artık geçersiz sayıldığını kaydetti.

"Erken seçime yönelik tutumunuz ne olacak" şeklindeki soruyu da yanıtlayan Eroğlu, "Genelde muhalefetteki partiler erken seçim ister. Burada iktidar partisi erken seçim istedi. Bunda bir tuhaflık var" dedi.

Erken seçim yönünde öneri sunulmadan önce demokratik teamüller gereği diğer partilerle istişarede bulunulması gerekirken CTP'nin bunu yapmadığı görüşünü savunan Eroğlu, bu nedenle 26 Eylül tarihini bir dayatma olarak gördüklerini söyledi.

UBP'nin erken seçim konusundaki tavrını belirlemek üzere muhalefetteki partilerle istişareleri bulunduğunu, ayrıca dün DP'den kendilerine görüşme önerisi geldiğini kaydeden Eroğlu, bu istişareler sonucunda tavırlarının netleşeceğini vurgulayarak, "Bunu da belirtmek isterim ki bir erken seçime en hazır parti UBP'dir" dedi.

26 Eylül tarihi konusundaki itirazlarının "demokratik kurallara uyulmamasından kaynaklandığını" yineleyen Eroğlu, demokratik teamüller gereği azınlığa düşen ve bütçesini geçiremeyen hükümetin istifa etmesi ve yeni alternatiflere fırsat tanıması gerektiğini, ancak CTP'nin ısrarla bunu yapmayarak hatalı davrandığını savundu.

"TC randevu alır, Talat gider"

"UBP döneminde "Kayseri'den öteye gidilmediğine" yönelik eleştiriler bulunduğuna da işaret eden Eroğlu, özetle şöyle konuştu:

"Biz iktidarda olduğumuz dönemde hükümetten de aldığı yetkilerle dış temaslar sayın cumhurbaşkanı tarafından Türkiye yetkilileriyle istişare halinde yürütülüyordu. Şimdi Türkiye'de yeni bir hükümet ve anlayış var. Yeni sistemde Türkiye hükümeti randevuları alır, Talat dış temaslara gider. Seçimlerden önce 'Denktaş'la asla' diyen Sayın Talat şimdi Denktaş'la iç içe, kucak kucağa girmiş durumdadır. Bu nedenle politikada büyük konuşmamak gerekir."

Bu yeni adımla UBP'nin vizyonunu güncelleştirdiğini de kaydeden Eroğlu, hedeflerinin Türkiye ile işbirliği halinde KKTC halkını daha güzel, mutlu ve refah günlere ulaştırmak olduğunu vurguladı.

Hükümete karşı güvensizlik önergesini çoğunluğu sağlayacaklarına inandıkları için verdiklerini anlatan Eroğlu, "Şu an için muhalefet 27, hükümet 23 görülüyor. Meclisteki ön görüşmede 26'nın mümkün olduğu görüldü. Diğer partiler daha sonra tavır değiştirirler mi bilmiyoruz. Onlar hakkında söz söyleme hakkımız yok" diyerek sözlerini tamamladı.