Türkiye’ye Baskı
Türkiye'nin, Gümrük Birliği
protokolünü 10 yeni AB üyesini de kapsayacak şekilde genişleten ek protokol
hakkında rapor hazırlamak üzere Kıbrıs'a gelen Eurlings, Rum yönetimi Dışişleri
Bakanı Yorgos Yakovu ile görüştü.
Rum haber ajansına göre, Eurlings, Yakovu ile görüşmesinden sonra yaptığı
açıklamada, ek protokolün uygulanmasının, tüm üye devletler için 'başlıca
önceliğe' sahip olduğunu, bunun sadece Kıbrıs Rum kesimi ile Türkiye arasında
bir konu olmadığını, Avrupa Birliği'nin güvenilirliğiyle ilgili olduğunu ifade
etti.
Bir protokolün imzalandığı zaman uygulanmasının AB için çok önemli olduğunu
ifade eden Eurlings, bu nedenle, Türk hükümetinin, Kıbrıs Rum bandıralı
gemilerin Türk limanlarına girmesine ve Kıbrıs Rum uçaklarının uçuşlarına izin
vermemesini kabul etmediklerini ifade ederek, bunun AB Komisyonu ve Avrupa
Parlamentosu tarafından kabul edilmediğini söyledi.
AP'nin, Ankara Protokolü'ne onay vereceğini ve önümüzdeki hafta yapılacak olan
oylamadan önce Türkiye'nin yayımladığı deklarasyonun protokolün onaylanmasının
yasal bir süreci olmadığını bilmek istediklerini kaydeden Eurlings, böyle bir
şeyin söz konusu olmasının yasal sorun yaratacağını kaydetti.
'Avrupa Parlamentosu'nun, Türkiye'yi Gümrük Birliği'ni 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ne
uygulaması için ikna edecek bir yönteme sahip olup olmadığının' sorulması
üzerine Eurlings, “çok fazla siyasi baskı uygulayabiliriz, çünkü Türkiye'nin
katılım süreci sonunda uzlaşmamız gerekiyor, aksi takdirde Türkiye girmez ve
sanırım Brüksel'de herkes bunu çok iyi biliyor” dedi.
AP'nin ek protokolü onaylamamasının herhangi bir olasılığı bulunup bulunmadığına
ilişkin olarak ise Eurlings, “evet tabii, ayrıca protokolün onaylanmasını da
erteleyebiliriz” ifadesini kullandı.
Eurlings, AB ve Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs sorununun çözümü için baskı
uygulaması gerektiğini söyledi.
COLONNA: YAPILMASI GEREKEN ŞEYLER VAR
Fransa'nın Avrupa İşleri Bakanı Catherine Colonna, Türkiye'nin AB'ye katılım
müzakerelerinin başlatılması öngörülen 3 ekimden önce her iki tarafında yapması
gereken birkaç şey olduğunu söyledi.
Colonna, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Birleşmiş Milletler binasındaki
görüşmesinden sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “çok iyi bir görüşme
oldu. 3 ekimden önce her iki tarafın da yapması gereken bir kaç şey var. Sanırım
bu konuda ilerliyoruz ve neredeyse tamamladık. Çok dostane bir görüşme oldu”
dedi.
AB'nin Kıbrıs deklarasyonuyla ilgili bir soru üzerine ise Colonna, “bu
deklarasyon gerekliydi ve onaylandı. Bu noktadan sonra yeniden ilerleyeceğiz
sanırım” diye konuştu.
Fransa'nın, Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki tavrında değişiklik olup
olmadığına ilişkin bir soruya Colonna, “AB'nin Kıbrıs konusundaki
deklarasyonunun onaylanması yolu açmıştır. Müzakere Çerçeve Belgesi'ni ise henüz
onaylamadık. Birkaç gün sonra o noktada olacağız” yanıtını verdi.
TÜRKİYE’YE YAKIN TAKİP
AB Komisyonu da bugün yaptığı açıklamada, AB'ye katılım müzakereleri sürecinde
Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin dikkatle izleneceğini
açıkladı.
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'in sözcüsü Christina Nagy,
günlük olağan basın toplantısında Müzakere Çerçeve Belgesi ile ilgili
değerlendirme yapmak için erken olduğunu söyledi.
Komisyonun sunduğu Müzakere Çerçeve Belgesi'nde, yeni üyelerin hazmedilmesi
yeteneği konusunda bazı endişelerin ve seçeneklerin ifade edildiğini belirten
Nagy, Türkiye ile müzakerelerin şüphesiz 10 yıl kadar süreceğini ve bu süreçte
konunun sürekli gündemde olacağını belirtti.
Komisyon sözcüsü Françoise Le Bail de, AB'nin yeni üyeleri bünyesine almaya
yönelik yeteneklerinin ekonomik ve siyasi ölçülerini devlet ve hükümet
başkanlarının belirleyeceğini, somut bir liste bulunmadığını söyledi.
Brüksel'de toplanan Avrupa Birliği Daimi Temsilcileri, Kıbrıs karşı
deklarasyonunda anlaşırken müzakerelerle ilgili Çerçeve Belge üzerinde uzlaşmaya
varamadı. Çerçeve Belge üzerinde en erken önümüzdeki hafta bir anlaşmaya
varılabileceği belirtiliyor