Türkiye ayakta

Türkiye'de Danıştay'a yönelik saldırı ve Danıştay üyesi Özbilgin'in hayatını kaybetmesi üzerine saldırıyı lanetleyen açıklamalar yapıldı, Kocatepe Camii'ndeki cenaze törenine hükümeti temsilen katılan 5 bakan, yoğun protestolarla karşılandı

Türkiye ayakta

SALDIRI LANETLENDİ
Türkiye'de Danıştay'a yönelik önceki gün gerçekleştirilen saldırı ve Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in başından aldığı ağır yaralar nedeniyle hayatını kaybetmesi, Türkiye'yi ayağa kaldırdı. AKP yetkilileri, muhalefet, sivil toplum örgütleri, hukukçular ve akademisyenler, gün boyu saldırıyı lanetleyen açıklamalar yaptı

CENAZEDE PROTESTO
Danıştay'a yönelik saldırıda hayatını kaybeden Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin son yolculuğuna törenlerle uğurlandı. Kocatepe Camii'ndeki törene hükümeti temsilen katılan 5 bakan, yoğun protestolarla karşılandı. Bakanlar, polis kordonuyla korundu

GÖZ ALTI SAYISI 9
Danıştay'daki saldırıyla ilgili olarak Ankara ve İstanbul'da gözaltına alınanların sayısı 9'a çıktı. Zanlı avukat Alparslan Arslan'ın İstanbul'dan Ankara'ya birlikte geldiği saptanan ve gözaltına alınan O.Y.'nin sabıka kaydı kabarık çıktı. Bu arada İstanbul Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı, Danıştay'daki silahlı saldırıyla ilgili olarak Vakit gazetesi hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu

Türkiye'de Danıştay'a yönelik önceki gün gerçekleştirilen saldırı ve Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in başından aldığı ağır yaralar nedeniyle hayatını kaybetmesi, Türkiye'yi ayağa kaldırdı. AKP yetkilileri, muhalefet, sivil toplum örgütleri, hukukçular ve akademisyenler, gün boyu saldırıyı lanetleyen açıklamalar yaptı.

Danıştay'a yönelik saldırıda hayatını kaybeden Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin törenlerle uğurlandı. Kocatepe Camii'ndeki törene hükümeti temsilen katılan 5 bakan, yoğun protestolarla karşılandı. Bakanlar, polis kordonu ile korundu.

Danıştay'a düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden hakim Mustafa Yücel Özbilgin için ilk tören İçişleri Bakanlığı'nda yapıldı. AK Parti milletvekilleri ve bakanlar, törene gelişleri sırasında vatandaşlar tarafından protesto edildi. Kocatepe Camii'nde düzenlenen cenaze töreni öncesinde de, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu

ile Adalet Bakanı Cemil Çiçek yoğun bir biçimde protesto edildi.

Danıştay 2. Daire üyesi Mustafa Özbilgin'in naaşı, Danıştay'daki törenin ardından Kocatepe Camii'ne getirildi. TC Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kuvvet komutanları ve muhalefet liderlerinin de katıldığı törene, binlerce vatandaş ellerinde bayraklar ve Atatürk posterleri ile gitti.

Hükümet ise 5 bakan tarafından temsil edildi. Adalet Bakanı Çiçek, Devlet Bakanı Şener ve İçişleri Bakanı Aksu, camiye geliş ve gidişlerinde vatandaşların yoğun protestosu ile karşılaştı. Bakanlar polis kordonu ile korundu. Caminin avlusunu dolduran kalabalıktan sık sık hükümet aleyhinde sloganlar yükseldi. Cenaze namazının kılınmasının ardından Özbilgin'in naaşı alkışlar ve karanfililer eşliğinde Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Danıştay üyesi Özbilgin, bir dönem kaymakam ve valilik görevlerinde de bulunduğu için ilk tören İçişleri Bakanlığı önünde yapıldı. Özbilgin'in ailesi, yakınları ve mesai arkadaşlarının katıldığı törene, AK Partili milletvekilleri de Meclis bahçesinden geçerek geldi. Bu sırada töreni izlemek için bakanlık önünde toplanan kalabalığın milletvekili ve bakanları protesto ettiği görüldü.


Danıştay saldırısında gözaltı sayısı 9

Bu arada, Danıştay'daki saldırıyla ilgili Ankara ve İstanbul'da gözaltına alınanların sayısı 9'a çıktı. Zanlı avukat Alparslan Arslan'ın İstanbul'dan Ankara'ya birlikte geldiği saptanan ve gözaltına alınan O.Y.'nin sabıka kaydı kabarık çıktı.

Danıştay 2. Daire Başkanı ve üyelerine yönelik dün yapılan silahlı saldırının ardından gözaltına alınanların sayısı 9'a yükseldi.

Saldırganın dışında Ankara'da gözaltına alınanların sayısı 4. Bu kişilerden ikisinin eylemden önce Ankara'ya giderek, Ulus'ta bir otelde kaldıkları belirlendi. Zanlı avukatın, İstanbul'dan aynı araçla birlikte geldiği belirlenerek gözaltına alınanlardan O.Y'nin ise sabıka kaydının kabarık olduğu öğrenildi.

Çete üyesi suçlamasıyla daha önce yakalanan O.Y.'nin çok sayıda adam yaralama, çek-senet tahsili, gasp ve silahla ateş açmak suçlarından sabıkası olduğu bildirildi. Öte yandan zanlı Alparslan Arslan'ın dün gizlice Numune Hastanesi'ne götürülerek sağlık kontrolünden geçirildiği öğrenildi. Arslan'ın akıl sağlığının yerinde olduğu kaydedildi.

Diğer taraftan, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler de saldırgan avukat Arslan'ın evine gelen 4 arkadaşını gözaltına aldı. Gözaltına alınanlardan ikisinin avukat olduğu ve sorgulanmak üzere Ankara'ya götürüldüğü öğrenildi.


Vakit gazetesi hakkında suç duyurusu

İstanbul Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı, Danıştay'daki silahlı saldırıyla ilgili olarak Vakit gazetesi hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Başsavcılık, Vakit gazetesinin, Danıştay'ın türban kararı ile ilgili olarak "İşte o üyeler" başlığı ile verdiği haberin ardından gazetenin sorumluları hakkında "terör örgütlerine hedef göstermek" suçundan dava açmıştı.

Bu dava önümüzdeki ay Bağcılar Adliyesi'nde görülmeye başlanacak. Ancak, Danıştay üyelerine yönelik saldırı düzenlenmesi üzerine Bağcılar Başsavcılığı, elindeki bilgi ve belgeleri Vakit gazetesi yöneticileri hakkında "Danıştay'a düzenlenen saldırıya azmettirmek" suçundan soruşturma yapılması için, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.


Sezer: Saldırı laik cumhuriyete

Cumhurbaşkanı Sezer, 19 Mayıs nedeniyle yayınladığı mesajda Danıştay'a yapılan saldırıyı bir kez daha kınadı.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, saldırının aslında laik cumhuriyete yapıldığını söyleyerek "Bu saldırıya neden olanlar tutum ve davranışlarını yeniden gözden geçirmelidirler" dedi.

Cumhurbaşkanı Sezer, Danıştay'a yönelik saldırının hiçbir zaman hafife alınamayacak, günü kurtarmaya yönelik değerlendirmelerle geçiştirilemeyecek nitelikte olduğunu vurguladı. Saldırıya neden olanların tutum ve davranışlarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini belirten Sezer, "Laikliği çeşitli biçimlerde yorumlayarak, içini boşaltıp demokrasiyi, dolayısıyla devlet rejimini yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir" dedi.

Sezer, Türkiye Cumhuriyeti'nin yöneltilen tehditler ve saldırılar karşısında, kendisini koruyacak kurum ve kuruluşları ile dimdik ayakta olduğunu ve sonsuza dek öyle kalacağını da söyledi.

Cumhurbaşkanı, "Aydınlık Türkiye'yi kimse yolundan döndüremeyecektir. Ülkenin geleceğine ilişkin art niyet besleyenlerin, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ne ve kurumlarına yönelik saldırıları, ulusumuzu ve devletimizi yıldıramayacaktır" dedi.


Çiçek: Saldırı hükümete de yönelik

Danıştay'a düzenlenen saldırıyla ilgili dün Başbakanlık'ta iki toplantı yapıldı. Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, devletin tüm birimlerinin olayı aydınlatmak için gece gündüz çalıştığını söyledi.

İlk toplantı, sabah saatlerinde, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün başkanlığında yapıldı. Toplantıya Başbakanlık Müsteşarı, Ankara Valisi, Emniyet Müdürü, İçişleri ve Adalet bakanlıkları müsteşarları katıldı.

Öğleden sonra yine Gül'ün başkanlığında yapılan toplantıda ise dört bakan ve mit müsteşarı ile güvenlik birimlerinin üst düzey yetkilileri bir araya geldi. Toplantının ardından açıklama yapan Adalet Bakanı Çiçek, soruşturmanın en kısa sürede neticelenmesi için çaba gösterildiğini söyledi.

Danıştay'daki saldırının hükümete karşı da yapılmış adi bir saldırı olduğunu kaydeden Çiçek, "Vatandaşlardan itidal ve demokratik sabır bekliyoruz" dedi. Hükümet Sözcüsü, sayısı az da olsa durumdan istifade etmeye çalışan provokatörler olduğunu vurgulayarak bunlara fırsat verilmemesini istedi.

Çiçek, Başbakan Erdoğan'ın cenaze törenine katılıp katılmayacağına ilişkin soru üzerine "Fiilen katılmak var, yürekten katılmak var, burada bulunsa da bulunmasa da herkesin üzüntüyü paylaştığına inanıyorum" dedi.


Baykal: Saldırılar, Mustafa Kemal'in 19 Mayıs'ta açtığı sayfaya karşıdır

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 19 Mayıs nedeniyle yayınladığı mesajda "Günümüzde Türkiye'mize, laik cumhuriyetimize, demokrasimize, birliğimize, kardeşliğimize ve yargımıza yönelik saldırılar, özünde Mustafa Kemal'in 19 Mayısta açtığı tarih sayfasına karşıdır" dedi.

Türkiye'nin siyasal tarihi açısından 19 Mayıs'ın çok önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Baykal, şunları kaydetti:

"Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919'da başlattığı süreçle, Türkiye'yi ve bölgemizi çok derinden etkileyen bir tarih sayfası açmıştır. Günümüzde Türkiye'mize, laik cumhuriyetimize, demokrasimize, birliğimize, kardeşliğimize ve yargımıza yönelik saldırılar, özünde Mustafa Kemal'in 19 Mayısta açtığı tarih sayfasına karşıdır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal, Türkiye'de ilk kez çağdaş bir siyaset projesini yürürlüğe koymuştur. Demokrasiye doğru bizi götürecek olan, halkı siyasetin içine sokarak, toplumla el ele vererek, birlikte inandığımız hedefe yönelik çalışmanın sonucunda Türkiye, bugün bulunduğu noktaya gelmiştir. Ayrılıkçı ve irticai her tür şer güce rağmen Türkiye bu noktadan ileri gidecektir."

Ulu Önder Atatürk'ün 19 Mayısta başlattığı siyasetin temelinde insanın bulunduğuna işaret eden Baykal, Cumhuriyet vatandaşlarının, ekonomik, etnik, inançsal, mezhepsel, dinsel farklılaşmasının ulu önderin siyasetinde hiçbir ayrımı olmadığını ifade etti.


Yargı Anıtkabir'e çıktı

İçişleri Bakanlığı ve Danıştay'da düzenlenen törenler öncesinde, Ankara'da tüm yargı organlarının üyeleri cübbeleriyle Anıtkabir'e çıktı.

Aslanlı Yol'un başında saat 10.30'dan itibaren toplanan yargı mensupları, daha sonra yürüyüşe geçti. Yürüyüşe, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, Danıştay Başsavcısı Zafer Kantarcıoğlu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin başkanları, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu, 30'a yakın ilin baro başkanı, yargı mensupları, rektörler ve öğretim üyeleri ile vatandaşlar katıldı.

Yaklaşık 10 bin kişinin Anıtkabir'deki yürüyüşe katıldığı belirtilirken, topluluğa hüzün ve matem havasının hakim olduğu gözlendi. Vatandaşlar alkışlarla tepkilerini gösterdi. Binlerce insan Atatürk'ün mozolesini ziyaret ederek yaşanan saldırıyı protesto etti. Kalabalık "Türkiye laiktir laik kalacak" sloganları attı.


Yüksek Yargı'dan ortak açıklama

Danıştay'a düzenlenen ve 2. Daire üyesi Yücel Özbilgin'in ölümüyle sonuçlanan saldırı sonrasında Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın ortak açıklamasında, "Saldırıda kimi siyasiler ve basının olumsuz beyanları etkili olmuştur" denildi.

Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ve Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Danıştay 2. Daire üyesi Yücel Özbilgin'in ölümüyle sonuçlanan saldırı sonrası ortak bir açıklama yaptı.

Açıklamada, "Ortak hedef ve görevi cumhuriyetin temel niteliklerini korumak olan yargıya gerçekleştirilen saldırılar bizi sindirmeyecektir. Cumhuriyet tarihinde kara bir leke olacak bu saldırıya, yargı kararlarına karşı kimi siyasiler ve basın yayın organlarının sorumsuz beyanları etkili olmuştur. Bu saldırı sadece Danıştay'a değil tüm yargı kurumlarını ve çağdaşlığı hedef almıştır. Anayasa'dan ve soylu milletimizden aldığımız güçle bugün, dünden daha kararlıyız" denildi.


Batı'dan Danıştay saldırısına tepki

ABD, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu, Danıştay'a düzenlenen saldırıyı kınadı. The Washington Post, dünya basınında geniş yer bulan saldırının, Ak Parti ile laik devlet yapısı arasında gerginliğin arttığı bir zamana geldiğini yazdı.

Danıştay 2. Dairesi'ne yapılan silahlı saldırı, uluslararası camiada da büyük tepki topladı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean Mccormack, "Bu bir trajedi. Saldırıyı kesinlikle kınıyoruz" dedi.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi de, Türkiye'de hukukun üstünlüğünü sağlayan Danıştay'ın, demokratik özgürlüğü korumakta da öncü bir rol oynadığını belirtti. Açıklamada, "Barbar bir aşırı dinciliğin adına işlendiği anlaşılan bu cinayet, demokrasinin en önemli sembollerinden birisine yönelik açık bir saldırıdır" ifadesine yer verildi.

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu da Danıştay'a yapılan saldırıyı, ağır bir dille kınadı. Yazılı açıklamada, saldırının Türkiye'deki reform sürecini sabote etmeye yönelik bir eylem olduğu belirtildi.


Avrupa Komisyonu da kınadı

Avrupa Komisyonu, Danıştay'a gerçekleştirilen saldırıyı ağır bir dille kınadı. Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Kristina Nagy, NTV'ye yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu'nun Danıştay'a yönelik olarak gerçekleştirilen saldırıda mağdur olanların yanında yer aldığını dile getirerek bunun hukuk devletine yapılmış bir saldırı olduğunu söyledi. Nagy, Avrupa Komisyon'u olarak, Danıştay'a yapılan alçak saldırıyı en ağır dille kınadıklarını açıkladı.

Kristina Nagy, Komisyonun Ankara'dan edindiği bilgiye göre Türk yetkililerin saldırganı adalet karşısında yargılanması ve cezalandırılması için gereken çalışmaları gerçekleştireceğini ifade etti.


Washington Post, cumhurbaşkanlığı tartışmalarına işaret etti

Saldırı dünya basınında da geniş yer buldu. Amerikan The Washington Post gazetesi, Türkiye'de laik yapının, gelecek yıl görev süresi sona erecek olan Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer'e, orduya ve yargı kurumlarına yaslandığı yorumunu yaptı.

The Washington Post, Ak Parti'nin Meclis'te çoğunluğu oluşturduğunu hatırlatarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gelecek yıl cumhurbaşkanı seçilmek isteyebileceğini savundu.

Danıştay saldırısının, cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin bu gergin ortamda gerçekleştiğine işaret edildi.


İslamcılar ve laik kesim arasında gerginlik tırmanıyor

İngiliz The Guardian gazetesi de, avukat Alparslan Arslan'ın, Danıştay'ın şubat ayında aldığı türban kararına öfkesinden dolayı saldırıyı gerçekleştirdiğini yazdı. Guardian'a göre, Türkiye'de İslamcılarla laik kesim arasındaki gerginlik artıyor.

Independent gazetesi de, saldırıda yaralanan yargıçlardan Danıştay 2'inci Dairesi Başkanı Mustafa Birden'in, okullarda başörtüsü takmaları yasaklanan öğretmenlerin, işlerine giderken de başörtüsü takmamaları gerektiği kararına dikkat çekti.

Times gazetesi de, Vakit gazetesinin saldırıya maruz kalan yargıçların resimlerini yayımlayıp, "İşte bu üyeler" şeklinde manşet attığını hatırlattı.


İslam ile laiklik çatışması gözler önünde

Yunan basını, Danıştay 2. Dairesi'nde gerçekleştirilen saldırıyı 'İslam ile laiklik arasındaki uzun süreli çatışmanın gözler önüne serilmesi' şeklinde değerlendi.

Atina'da yayımlanan Ta Nea gazetesi, saldırının, hükümet ile bürokrasi arasında sürekli çatışmanın yaşandığı, erken seçim senaryolarının gündemde olduğu şu dönemde, Erdoğan'ın rakiplerinin ekmeğine yağ sürdüğü yorumunda bulundu.

Elefteros Tipos gazetesi de iki taraf arasında bir mücadeleden söz ederken, hedef alınan Danıştay üyelerinin laik düşünceleriyle tanındıklarını belirtti.

Elefterotipiya gazetesi, "Türbanı kana boyadılar" yorumunu yaptığı haberinde, saldırıdan sonra Türkiye'de siyasi gerilimin tırmanışa geçtiğini belirtti.

Ethnos gazetesi, "Türkiye'de, iktidarda yeni savaş" başlıklı haberinde, 2007'deki Cumhurbaşkanlığı ile genel seçimlere yaklaşıldıkça siyasi gerginliğin tırmanışa geçmesinin beklendiği iddiasında bulundu.

To Vima gazetesi, İslamcı bir avukatın, türban taktığı gerekçesiyle terfi edemeyen bir öğretmenin intikamını almak üzere Danıştay üyelerine saldırdığını yazdı.

Katimerini gazetesi ise, "Kemalist yargıcı öldürdü" başlıklı haberinde, dinci kesim ile laik çevreler arasında uzun süredir devam eden çatışmanın dünkü saldırıyla açıkça ortaya çıktığı yorumunu yaptı. Gazete, bu saldırılarla son günlerde Cumhuriyet gazetesini hedef alan saldırılar arasında ilişki bulunduğunu da savundu.