Turizm limanı dökülüyor
İÇLER ACISI BİR DURUM... Hemen her gün binin üzerinde kişiyi konuk eden limanın çevresi ve salonu, pislikten geçilmiyor. Sifonlar çalışmadığından, tuvaletten kötü kokular yayılıyor. Limanın iç ve dış boyaları dökülmüş, patlayan borulardan çıkan suların içine atılmış sigara izmaritleri mide bulandırıyor. Yolcu bekleme salonu ise tam anlamıyla dökülüyor
KALYONCU: KAYNAK SIKINTISI VAR... Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ömer Kalyoncu, limanla ilgili projeleri olduğunu fakat kaynak sıkıntısı yaşadıklarını belirterek, "Projelerimizi teker teker hayata geçirmeye çalışacağız" dedi
ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR... Kalyoncu, elektrik hatlarındaki yetersizliğin giderilmesi için hazırlanan projenin tamamlanmak üzere olduğunu kaydetti ve bu projeyle klima sorununa çözüm bulunacağını savundu. Esas problemin terminal binasında olduğunu söyleyen Kalyoncu, binanın durumunun iyileştirilmesi için çalışma yürüttüklerini açıkladı. Kalyoncu, "Yaşanan sıkışıklık muhaceret polisinden kaynaklanıyor. Polis bize ancak bu kadarını sağlayabiliyor" dedi
Gizem ÖZGEÇ
Gittikleri ülkelerde ilk izlenimlerini limanlardan alan turistler, ülkemizin turizm merkezi Girne'de hiç beklemedikleri kötü bir manzarayla karşılaşıyor. Yazın gelmesiyle turist akışının arttığı Girne Turizm Limanı'nda tam bir "utanç tablosu" sergileniyor. 1987 yılında gemi trafiğine açılan liman, kırık dökük kapıları, havalandırmasız ve yetersiz bekleme salonuyla yarım yamalak hizmet veriyor. Limanın bu halinden ne çalışanlar, ne yerli yolcular, ne de turistler memnun...
Tam bir rezalet
Ülkemize giriş-çıkış yapan çok sayıda yerli ve yabancı turist, Girne Turizm Limanı'nda saatlerce havalandırması olmayan odalarda kuyrukta bekletiliyor. Turizm limanı yaz aylarıyla artan turist trafiğine, utanç tablolarıyla cevap vermeye çalışıyor. Hemen her gün binin üzerinde kişiyi konuk eden limanın çevresi ve salonları pislikten geçilmiyor. Araç park yeri yetersiz kaldığı için insanlar birbirine girerken, tuvalet sifonları çalışmadığından etrafa dayanılmaz pis kokular yayılıyor. Patlayan borulardan çıkan suların içine atılmış sigara izmaritleri ise mide bulandırıyor. Yolcu bekleme salonu da tam anlamıyla dökülüyor. Yolcular, yazda sıcağın altında ter içinde, kışta soğuktan titreyerek sıra bekliyor. Temizliğin de hemen hemen hiç yapılmadığının gözlemlendiği limanda, toplanmayan çöpler koku yapıyor. Tuvaletlere kötü kokudan girilmiyor.
İsmini vermek istemeyen bir liman çalışanı, tuvaletteki sifonların on yıldan beri tamir edilmediğini söyledi. Erkekler tuvaletindeki çeşmelerin beşinden üçünün çalışmadığını ve suların akmadığını anlatan liman işçisi, "Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Fakat bazı şeyler yıllardır düzeltilmiyor. Pislik bizim suçumuz değil" dedi.
Limanın yürek parçalayan hali, özellikle gemi acentelerine büyük sıkıntı yaşatıyor. AKFER Denizcilik İşletme Başkanı Niyazi Güvenir, yıllardır denizcilik sektörünün ülkede üvey evlat muamelesi gördüğünü söyledi. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ömer Kalyoncu ise bakanlığın liman için bazı projeleri olduğunu, fakat bu projeleri hayata geçirmek için kaynak bulamadıklarını belirtti.
Kaynak sıkıntımız var
Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ömer Kalyoncu, limanla ilgili projeleri olduğunu fakat kaynak sıkıntısı yaşadıklarını belirtti. Kalyoncu, elektrik hatlarındaki yetersizliğin giderilmesi için hazırlanan projenin tamamlanmak üzere olduğunu kaydetti ve bu projeyle klima sorununa çözüm bulunacağını savundu. Esas problemin terminal binasında olduğunu söyleyen bakan Kalyoncu, binanın durumunun iyileştirilmesi için çalışma yürüttüklerini açıkladı. Kalyoncu, "Ama kaynak sıkıntımız var. Projelerimizi teker teker hayata geçirmeye çalışacağız. Yaşanan sıkışıklık muhaceret polisinden kaynaklanıyor. Polis bize ancak bu kadarını sağlayabiliyor" dedi.
Çok eksik va
AKFER Denizcilik İşletme Başkanı Niyazi Güvenir, limanla ilgili yıllardan beridir büyük sıkıntılar yaşadıklarını belirtti. Güvenir, geçmiş hükümet dönemlerinde tek bir adım atılmadığını, yeni hükümetin de henüz somut kararlar ortaya koymadığını kaydetti. Turizm limanının kendine has bazı özellikleri olması gerektiğini vurgulayan Güvenir, limanın her tarafının döküldüğüne dikkat çekti. Güvenir, "Boyalar döküldü. Tuvaletlerden pis kokular yayılıyor. Zaten yetersiz kalan klimaların çoğu çalışmıyor. Limanın modernize edilmesi gerekir" diye konuşarak, şimdiye kadar konuşulanların hep sözde kaldığını vurguladı. Limana ek binalar yapılması gerektiğinin altını çizen Güvenir, çevre düzenlemesinin de şart olduğunu kaydetti. 1 Temmuz 2004 tarihinden itibaren uluslararası emniyet düzenlemelerinin tüm dünya limanları için uygulanmaya başlandığını anımsatan Güvenir, yolcu ve gemi güvenliği için ülkemizde hiçbir önlem alınmadığına işaret etti.
Yaz aylarında yolcu potansiyelinin arttığını ve buna bağlı olarak da seferlerin sıklaştırıldığını belirten Niyazi Güvenir, şunları söyledi:
"Yolcularımız giriş çıkış kapılarında perişan oluyor. Polis, muamelelerde yeterince hızlı değil. Kullanılan bilgisayarlar yenilenmeli diye düşünüyorum. Gümrükteki giriş-çıkış uygulamalarında geçmişten kalan ve özellikle tüccarların yaşadığı sıkıntılar var. Birçok eşya burada muamele yapılmadan Lefkoşa'ya gönderiliyor. Gümrük mevzuatında daha fazla esneklik bekliyoruz. Yaz mesaisinde saat ikiden sonra işlem yapılmıyor. Bu da piyasaya ve dolayısıyla insanlarımıza yansıyor."
Haksız uygulama
Güvenir, gemi işletmelerine haksız uygulama yapıldığını iddia etti. Havalimanlarında saat ikiden sonra yapılan işlemler için uçak şirketlerinin devlete ek mesai ödemediğine dikkat çeken Güvenir, buna karşın, gemi işletmelerinin bunun bedelini ödemesinin haksızlık olduğunu vurguladı. Güvenir, gemilere alınan mazot için dolar olarak ödeme yaptıklarını da kaydederek, son dört ayda mazot fiyatlarında %40 artış yapıldığını açıkladı. Güvenir, "Özellikle kış aylarında devlet bizi sübvansiye etmeli. Rum yönetimi, işletmelerine yüzde elliye varan sübvansiye veriyor. Biz devletten rahatlatıcı önlemler almasını bekliyoruz" diye konuştu.
Denizcilikte kangren haline gelen bir konunun da vergi konusu olduğuna işaret eden Güvenir, kişilerden bilet ücretinin yarısı kadar vergi alındığını söyledi. Güvenir, her kişiden yaklaşık 20 milyon TL vergi alındığını belirterek, bu verginin düşürülmesi gerektiğini vurguladı. En yüksek verginin KKTC'de alındığını savunan Güvenir, bu vergiyi hizmet için alanlarınsa görevini yerine getirmediğini kaydetti.
Turizm ofisi olmalı
Turizm limanındaki en büyük eksikliğin ülkeye giriş yapan turistleri bilgilendirecek bir turizm ofisi olması gerektiği konusu olduğunu dile getiren Güvenir, ilgili bakanlığın harekete geçmesini istedi. Girne Belediyesi'nin üzerine düşen görevi yerine getirmediğini de savunan Güvenir, belediyenin ülkeye giren herkesten 3.5 milyon TL para aldığını belirtti. Gerekli temizliğin yapılmadığını ve bazı zamanlarda çöplerin koku ve kurt yaptığını söyledi.
En büyük sorunun ise gece seferlerinde yaşandığını ifade eden Güvenir, limanda yeterli ışık bulunamamasından dolayı tam bir rezalet yaşandığını belirtti ve şöyle konuştu.
"Bazı polisler gece seferlerinde arabalı yolcuların pasaportlarına el fenerleriyle bakıyor. Bunlar çağımıza uygun uygulamalar değil. Biz işletme olarak limana ayda 80 ile 100 milyar TL arasında bir ödeme yapıyoruz. Bu kadar geliri olan bu devlet liman için bir şeyler yapmalı."