Ticaret Odası’nda delege kartı sorunu
 

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Cumartesi günkü genel kurulunda oy kullanabilmek için alınması gereken delege kartlarında dün sorun yaşandı.

Alınan karar gereği oda üyeleri Ticaret Odası’na giderek buradan hemen fotoğraflı delege kartını alabilecekti. Düne kadar işleyen bu sistem, dün yaşanan yoğunluk nedeniyle aksadı.

Ticaret Odası’nda kurulan bir sistem ile üyelerin anında fotoğrafı çekilip, birkaç dakika içerisinde delege kartı çıkarılıyordu.

Dün sistemin aksaması, en çok Güzelyurt ve Gazimağusa gibi uzaktan gelen Ticaret Odası üyelerine etki etti.

Görevlilerin sitemin tıkanması nedeniyle dün kart verememesi özellikle Erdil Nami grubu üyelerinin tepkisine neden oldu.

“Buraya Güzelyurt’tan Gazimağusa’dan gelen işadamları var. Bu insanlar hemen delege kartlarını alıp gitmeleri gerekiyor. Ama delege kartları verilmiyor. Herkesin kart peşinde koşacak vakti yok!” diyen kimi üyeler, dün saat 17.00’da kayıtların tamamlanması ve kaç kişinin oy kullanacağı sayısının belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Kartların verilememesi nedeniyle sayının da belli olmadığını savunan Ticaret Odası üyeleri, “Yoğunluğun olacağı hesap edilmeliydi” diyerek şikayetlerini dile getirdi.

BURCAN: SIKIŞIKLIK YAŞANDI

Ticaret Odası Genel Sekreteri Janel Burcan, HALKIN SESİ’ne yaptığı açıklamada delege kartlarının verilemediğini çünkü büyük bir sıkışıklık yaşandığını söyledi.

Burcan, sıkışıklığın atlatılmasıyla kartların verileceğini söylerken, üyelerle ilgilenen Ticaret Odası çalışanlarının delege kartlarının bugün, yarın veya alamayanlar için Genel Kurul salonunda verileceğini söyledikleri işitildi.

SOYER ALİ EREL’İN İDDİALARINI YANITLADI

Başbakan Ferdi Sabit Soyer,  Ticaret Odası Başkanı Ali Erel’in, kendisini, hükümeti ve CTP ile parti yetkililerini hedef alan açıklamalar yaptığını söyleyerek, “Dedikodu değil, çamur atma değil, fikir üretmelidir” dedi.

Ülkede statükoyu savunanların önce “aday olmayacağım,” sonra da “gösterilen rağbet ve istek üstüne aday oldum” dediklerini kaydeden Başbakan Soyer, Erel’in de kendi statükosunu korumak için  aynı yolu izlediği görüşünü belirtti.

Başbakan Soyer, hükümetin her zaman tüm işadamlarına eşit mesafede durduğunu belirtti.

Soyer, Bakanlar Kurulu’na girerken, Ticaret Odası’nın Genel Kurulu’na yönelik iddiaların hatırlatılması ve görüşlerinin istenmesi üzerine yaptığı açıklamada, konuyla ilgili olarak bugüne kadar gerek partilerin gerek Oda yetkililerinin hedefi olduğunu belirtti.

Bugüne kadar açıklama yapmak istemediğini, fakat bugün sorulduğu için açıklama yaptığını ifade eden Başbakan Soyer, açıklama yapmak istememelerinin, yapay bir şekilde hükümetin, başbakanlığın  ve partisinin olayın tarafı yapılmak istenmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Soyer, kendilerinin, sivil toplum örgütlerine saygılarından dolayı hiçbir zaman taraf olmak istemediklerini belirterek, “Ama bizim adımızı kullanarak, kendilerini var etmeye çalıştılar” dedi.

Ticaret Odası Başkanı Ali Erel’in, kendisini, hükümeti, CTP ve CTP yetkililerini hedef alan açıklamalar yaptığını söyleyen Başbakan Soyer, şunları kaydetti: 

“Çirkin, dedikoducu bir uslupla, sözde partimizin içini karıştırmaya çalışan bir nokta üstünde durdu. Erel’in bu tavrından son derece üzüldüm. Çünkü, kendisini, AB değerlerini savunan birisi olarak bilirdim. AB değerleri kağıt üzerindeki değerler değildir. AB kültürü, demokratik bir kültürdür.

Ülkede statükoyu savunanların, önce “aday olmayacağım,” sonra da “gösterilen rağbet ve istek üstüne aday oldum” dediklerini kaydeden Başbakan Soyer, Erel’in de, kendi statükosunu korumak için  aynı yolu izlediği görüşünü belirtti.

Soyer, “sahneye tekrar dönmeye karar veren Ali Erel, döner dönmez ne gariptir, dünkü statükocuların yaptığı gibi, doğrudan doğruya CTP’ye, onun değerlerine ve hükümete saldırarak, bir ötekini düşman ilan etmeye kalktı” dedi.

CTP: SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN İÇ İŞLERİNE KARIŞMAYIZ

CTP Merkez Yönetim Kurulu, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın 29 Ekim’de gerçekleştirilecek genel kurulu öncesinde yapılan çeşitli spekülasyonlarla ilgili açıklama yaptı.

CTP Merkez Yönetim Kurulu tarafından CTP Basın Bürosu aracılığıyla yapılan açıklamada, “Partimizin Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın olduğu gibi, hiçbir sivil toplum örgütünün iç işleyişine karışması söz konusu değildir ve bundan sonra da söz konusu olmayacaktır” denildi.

“Genel kurul öncesindeki spekülasyonlarla ilgili olarak parti merkez yönetim kurulunun konuya açıklık getirdiği” ifade edilen açıklamada, şu görüşlere dikkat çekildi:

“Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Cumartesi günü yapılacak olan genel kurul toplantısı için çeşitli çalışmalar yapıldığı, kamuoyunun bilgisindedir.

Bu çalışmaların çeşitli tartışmalara neden olduğu gözlemlenmektedir. Üzülerek görmekteyiz ki, partimiz ısrarla bu tartışmaların içine çekilmek istenmekte, Cumhuriyetçi Türk Partisi’ni ve demokratik yapısını tanımadıkları açıkça belli olan kişiler, partimizin iç yapısı hakkında hayal ürünü görüşler ileri sürmektedirler.

Bu nedenle, konunun kamuoyunda açıklık kazanması için aşağıdaki hususlara dikkat çekmek istiyoruz:

1. Cumhuriyetçi Türk Partisi, hükümet sorumluluğunu üstlenmiş bir parti olarak, toplumumuzun çeşitli kesimleri ve onların oluşturduğu sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışmak kararlılığındadır. Bu kararlılık, katılımcı demokrasi anlayışımızın bir gereğidir ve partimiz, buna gölge düşürecek, birlikte çalışma anlayışını zedeleyecek davranışlardan, bütün tahriklere karşı kaçınacaktır.

2. Partimiz, farklı toplumsal kesimlerin, farklı çıkar ve görüşlere sahip olacaklarının bilinciyle, farklılıklarımızı koruyarak toplumsal konsensuslara varmaya önem vermekte, bu anlayışın gereği olarak, sivil toplum örgütlerinin iç işleyişinin alabildiğine demokratik olmasını titizlikle korumaya çalışmaktadır.

3. Yukarıda sıraladığımız gerçeklerin kanıtları, Ticaret Odası genel kurulu toplantısı nedeniyle yapılan tartışmalarda yeterince vardır.

4. Bu gerçeklere karşın, bazı kişilerin, partimizi olayların içine çekme gayretleri, aslında CTP’den kayıtsız-şartsız destek almak isteklerinin kabul görmemesinden kaynaklanmaktadır. Partimiz, seçimlere taraf olmadığı gibi, parti üye ve sempatizanlarının sivil toplum örgütleri içindeki faaliyetlerine ipotek koymak durumunda da  değildir.”