Başbakan Soyer: "Tedirginliğe gerek yok"

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Tatlısu'daki malları konusunda bazı Rumların Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu'na başvurmasını ve bu başvurularla ilgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde meydana gelen rahatsızlığı değerlendirdi

Tedirginliğe gerek yok

"TAZMİNATIN MÜKELLEFİYETİ DEVLETE AİTTİR"
Başbakan Soyer, Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu'nda ve benzeri çalışmalarda tazminatın mükellefiyetinin devlete ait olduğunu vurgulayarak vatandaşlardan bu konuda endişe etmemesini istedi. Tatlısu'daki malları konusunda bazı Rumların Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu'na başvurması ve bu başvurularla ilgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde meydana gelen rahatsızlık konusunda değerlendirmelerde bulunan Başbakan Soyer, bir malın değerinin saptanması ve ödenmesi noktasında hukuk temelinde çalışma yapılacağına işaret ederek, bu çalışmanın muhatabının vatandaş değil, devlet olduğunu söyledi

YASAL İŞLEMLER BAŞLADI
Tazmin Komisyonu Başkanı Sümer Erkmen, Rum yönetiminin baskı ve telkinlerine karşın çok sayıda Rum'un komisyona başvurduğunu veya bilgi aldığını açıkladı. Başvurulardan 3'ünün ilgili yasa ve tüzük uyarınca gerekli prosedürün tamamlanmasının ardından işleme konduğunu söyleyen Erkmen, 2'si Tatlısu, 1'i de Girne'deki mallarıyla ilgili tazminat ve iade talebinde bulunan 3 Rum'un başvurusuyla ilgili yasal işlemlerin başladığını kaydetti. Erkmen, yasa uyarınca komisyonun tazminata karar vermesi halinde bu bedelin malı tutan kişi tarafından değil, devlet tarafından ödeneceğine işaret eden Sümer Erkmen, iade kapsamındaki malların da açık şekilde yasada düzenlendiğini kaydetti

Başbakan Soyer, Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu'nda ve benzeri çalışmalarda tazminatın mükellefiyetinin devlete ait olduğunu vurgulayarak vatandaşlardan bu konuda endişe etmemesini istedi.

Tatlısu'daki malları konusunda bazı Rumların Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu'na başvurması ve bu başvurularla ilgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde meydana gelen rahatsızlık konusunda değerlendirmelerde

Bulunan Başbakan Soyer, bir malın değerinin saptanması ve ödenmesi noktasında hukuk temelinde çalışma yapılacağına işaret ederek, bu çalışmanın muhatabının vatandaş değil, devlet olduğunu söyledi.

Başbakan Soyer, Rumların tazminat taleplerini karşılamak için bir çalışma yaptıklarını, gerekli bütün hukuki girişimleri başlatacaklarını ve bu anlayışla Mal Tazmin Yasası doğrultusunda uluslararası hukuğa uygun bir şekilde tazminat taleplerinin karşılanacağını ifade etti.

"Bütün bunların garantörü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir" diyen Başbakan, vatandaşın bu konuyla ilgili ödeme yapmak zorunda kalmayacağını kaydetti.

Rumların Tatlısu'daki taşınmaz mallarıyla ilgili komisyona başvurmasının ve bu doğrultuda Tatlısu'da ikamet eden birçok kişiye celpname gönderilmesinin bazı kişilerce saptırıldığını ifade eden Soyer, vatandaşın oyuna gelmemesini istedi.

Soyer, "Bu Annan planı tartışmalarından beri yapılan bir demagojidir. Tekrar hatırlatmak isterim Tatlısu köyündeki vatandaşlar bu konuda yapılan kampanya çerçevesinde korktular ve ellerindeki birçok malı da ucuza ellerinden çıkardılar. İnsanlarımız bu oyunlara gelmesinler ve bunları da kendi içlerinde geniş yüreklilikle karşılasınlar." dedi.

 

Tazminat için yapılan üç başvuru işleme girdi

Kıbrıs sorununun kilit noktalarından mülkiyet sorunu konusunda iç hukuk oluşturma hedefiyle uzun tartışmaların ardından 19 Aralık'ta yasalaşarak uygulamaya giren mülkiyet yasasıyla ilgili çalışmalar sürüyor. Kuzey'de kalan Rum malları için tazminat, takas ve mal iadesi öngören yasa uyarınca oluşturulan ve yaklaşık bir aydan beri faaliyetlerine başlayan Taşınmaz Mal Komisyonu yoğun tempoda çalışmaya başladı.

Anayasa'nın 159'uncu maddesine dayanarak hazırlanan "Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi" adlı yasayla oluşturulan Taşınmaz Mal Komisyonu, Kuzey'de kalan eski malları için tazminat ve iade talebinde bulunan Rumların başvurularını kabul etmeye başladı.

İlgi çok... Kayıtları yapılıp işleme konan 3 başvuru

TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Komisyon Başkanı Sümer Erkmen, Rum yönetiminin baskı ve telkinlerine karşın çok sayıda Rum'un komisyona başvurduğunu veya bilgi aldığını açıkladı.

Başvurulardan 3'ünün ilgili yasa ve tüzük uyarınca gerekli prosedürün tamamlanmasının ardından işleme konduğunu söyleyen Erkmen, 2'si Tatlısu, 1'i de Girne'deki mallarıyla ilgili tazminat ve iade talebinde bulunan 3 Rum'un başvurusuyla ilgili yasal işlemlerin başladığını kaydetti.

İlgili tüzük uyarınca Rumların başvurusu üzerine, devleti temsilen Başsavcılık'a ve malı kullanan vatandaşlara 21 gün içinde tebliğde bulunmak zorunda olduklarını belirten Erkmen, bu tebliğin ardından bir ay içinde tüm tarafların katılımıyla ortak toplantı yapılmasının da yasal gereklilik olduğunu kaydetti. Erkmen, Rumlardan gelen diğer başvuruların da gerekli teknik hazırlıkların ardından işleme konacağını söyledi.


Tedirginliğe gerek yok... Tazminatı devlet ödeyecek

Rumların eski malları için tazminat veya aide talepleriyle birlikte malları kullanımında tutan KKTC vatandaşlarının tedirginlik yaşadıklarına ilişkin haberlerin anımsatılması üzerine Erkmen, özetle şunları söyledi:

"Bu tebligat bir teknik zorunluluk. Biz yasayı ve yasaya bağlı tüzüğü uyguluyoruz. Oradaki kurallara göre başvuru olması halinde ilgili taraflara bildirim yapmak durumundayız. Bu tedirginliğe yol açacak bir durum değil, çünkü yasa iade ve tazminat koşullarını, hangi malların iade edilebileceğini, tazminatın nasıl ödeneceğini açık bir şekilde düzenliyor. Bunu da herkes biliyor."

Yasa uyarınca komisyonun tazminata karar vermesi halinde bu bedelin malı tutan kişi tarafından değil, devlet tarafından ödeneceğine işaret eden Erkmen, iade kapsamındaki malların da açık şekilde yasada düzenlendiğini kaydetti.

Yasa uyarınca, sadece mülkiyet veya kullanım hakkı bir gerçek veya tüzel kişiye ait olmayan, konumu ve niteliği uyarınca ulusal güvenliği, kamu düzenini ve kamu yararını tehlikeye düşürmeyecek taşınmaz malların hemen iade kapsamında olduğuna dikkat çeken Erkmen, tahsisten kullanımda olan veya inkişaf edilmiş malların iadesi yönünde karar alınması halinde ise iadenin yasayla çözüm sonrasına ertelendiğini anımsattı.

Erkmen, eşdeğer karşılığı malların ise iade kapsamı dışında olduğunu vurguladı.


Kaynak ayrıldı...

Bir soruya karşılık, komisyonun herhangi bir malla ilgili tazminat ödemeye karar vermesi halinde bu miktarın devlet tarafından ödeneceğini söyleyen Erkmen, "böyle bir kaynak var mı" sorusuna rakam vermeden, "Komisyona kaynak ayrıldı. Devlet böylesine bir düzenleme yaptığına göre bu kaynakta sıkıntı olması halinde gerektiğinde kaynak aktarımı yapacak. Zaten bu konudaki süreçler uzun süreçler, zaman alan konular" yanıtını verdi.


Personel takviyesi... İlk toplantı mayıs sonu

Hukukçu, tercüman gibi komisyon için zorunlu personelin henüz istihdam edilmediğini, bu konularda devletin ilgili birimlerinden destek aldıklarını da söyleyen Komisyon Başkanı Erkmen, aralarında 2 yabancı üyenin de bulunduğu komisyonun ilk resmi toplantısını mayıs ayı sonunda yapacağını söyledi. Erkmen, yabancı üyelerin gerektiğinde toplantılar için KKTC'ye geleceklerini kaydetti.


İç hukuk kabul edilir mi... Hazirana kadar sonuç

Yasa uyarınca mahkeme gibi çalışacak Taşınmaz Mal Komisyonu'nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından iç hukuk olarak kabul edilip edilmeyeceğini sürecin ve komisyonun çalışmalarının belirleyeceğini söyleyen Erkmen, AİHM'in Arestis davasıyla ilgili kararı uyarınca haziran ortalarına kadar komisyonun sonuç alıcı çalışma yapmak durumunda olduğunu söyledi.

Mülkiyet yasasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurunun ve seçim yasaklarının komisyonun çalışmalarını etkileyebileceğini, ancak mümkün olduğunca hızlı çalışarak haziran ayına kadar başvurulardan birini olsun sonuçlandırma hedefinde olduklarını söyleyen Erkmen, Arestis ve Loizidu davaları dahil AİHM gündemindeki Rum mülkiyet davalarını komisyona yönlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.


Sorumlu davranalım... Rumlara baskı var

AİHM'le bu konuda görüşmeler yapılabileceğini söyleyen Erkmen, mülkiyet davalarının hassasiyetine de dikkat çekti ve toplumsal menfaatleri öngören bu konuda siyasilerle basını sorumluluk içinde davranmaya çağırdı.

Komisyona başvuruda bulunan Rumlara Güney Kıbrıs'ta baskı yapıldığını, bu nedenle genellikle tedirgin bir şekilde başvuruda bulunduklarını söyleyen Erkmen, "Başvuruda bulunan Rumları belgelerle deşifre etmek bize yarar değil zarar getirir. Bu konu politik malzeme yapılmamalı, insanlarımız kışkırtılmamalı" dedi.

Sümer Erkmen başkanlığındaki Taşınmaz Mal Komisyonu, Erol Erozan Güngör Günkan, Ayfer Said Erkmen, Aytekin Erin ve yabancı üyeler Hans Christian Kruger ile Daniel Tarschys'den oluşuyor.

Bu arada, yasanın Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle UBP ve TKP tarafından Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurunun ay sonunda görüşülmesi bekleniyor.