Taşocakları:Geliri güldürüyor, çevreyi öldürüyor
DEVLET DESTEĞİ BEKLENİYOR... İnşaat sektöründe kullanılan malzemelerin kaynağı olan taşocaklarının çevreye verdiği olumsuzluk konusunda ıslah çalışmaları sürerken, bir yandan da taşocaklarından çıkarılan malzemenin, özellikle de kırma kum-çakıl ihracatının yapılabilmesi için devletin desteği bekleniyor. Güneye yapılacak ihracatın 2 milyon KL gelir getireceği hesaplanıyor
DENGE ÖNEMLİ... Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı, taşocağı işletmelerinde dengenin sağlanması gerektiğini belirterek, "Yapılan çalışmalarda çevreye verilen zararın önlenmesi gerekiyor ve çalışmalarımız var. Ancak bu hammaddenin de işlenmesi gerekiyor. Bu dengeyi sağlamamız gerekiyor" dedi
"HERKES KADAR ÇEVRECİYİZ"... Taşocakları İşletmecileri Birliği Başkanı Metin Ulu, devletin taşocağı işletmecilerine herhangi bir teşvikinin bulunmadığını belirterek, kazanç oranında yatırımların sürdüğünü söyledi. "Herkes kadar çevreciyiz" diyen Ulu, ilkel şekilde çalışan taşocaklarının doğaya zararının kaçınılmaz olduğunu, zararı önlemek için taşocaklarının üzerine düşeni yaptığını savundu
Pınar SELENGİN
Taşocakları yeniden tartışma konusu oldu. Kum-çakıl-taş ithalatı ile birlikte yıllık gelirinin 2 milyon KL olacağı tahmin edilen taşocaklarının ilkel koşullarda hizmet vermesi, çevreye olan tahribatı artırıyor. Çevrecilerin büyük tepkisine neden olan taşocaklarının ıslah edilmesiyle ilgili çalışmalar ise devam ediyor.
İnşaat sektörüne en büyük katkıyı sağlayan taşocaklarının yurtdışına da satış yapabilmesi için devletin adım atmasını bekleyen taşocağı sahipleri, yeni yatırımlarla doğaya verilen zararın azalacağına inanıyor.
Çevre açısından yaratılan görsel kirliliğin asgari düzeye düşürülmesi için Çevre Dairesi ile Jeoloji ve Maden Dairesi'nin çalışmaları devam ederken, doğaya verilen tahribatın giderilmesi için uzun yıllar gerektiği, ancak modern sistemlerle bu tahribatın önüne geçilebileceği belirtiliyor.
Ülkemizdeki 68 ruhsatlı taşocağından 58 tanesi faal durumda. Geçtiğimiz aylarda günlük üretimi 5 bin ton olan taşocaklarının bugün günlük üretimde 11 bin tona ulaştığı öğrenildi.
Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürü Mustafa Alkaravlı, taşocaklarında kullanılan patlayıcıların iki biçimde doğayı etkilediğini belirterek, "Bir patlama yere sarsıntı veriyor, diğeri ise hava şoku denilen etki yaratıyor. Dairemiz ilk etapta bu etkilerin ortadan kaldırılması için çalışma başlattı" dedi.
Alkaravlı, yer sarsıntılarının önlenmesinin ancak kullanılan patlayıcı miktarlarının azaltılması ile mümkün olacağını, bu yönde çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Taşocakları Birliği Başkanı Metin Ulu ise ihracatın yasaklanmasının büyük bir hata olduğunu ifade ederek hükümeti göreve çağırdı. Herkes kadar çevreye hassasiyet gösterdiklerini anlatan Ulu, öncelikle tesis ve araç-gerecin çağdaş bir düzeye ulaşması gerektiğini vurguladı.
Alkaravlı: Patlamaların etkisinde düşüş var
Alkaravlı, Meteoroloji Dairesi'nin Alevkayası'ndaki Sismoloji Merkezi'nden alınan verilerin sürekli izlendiğini ve patlamanın yarattığı etkilerde düşüş gözlenmediğini söyledi.
Taşocaklarında birtakım radikal kararlar alındığını dile getiren Mutafa Alkaravlı, ocakların kapasitelerini büyük şekilde artırma yoluna gittiklerini dile getirdi.
Alkaravlı, taşocaklarında "vahşi sistemden" dünyada uygulanan ve daha modern bir sistem olan "basamak sistemine" geçilmesiyle, modernizeleşme yoluna gidildiğini anlattı.
"Bazı firmalar izinli olarak Rum tarafına mal gönderiyor"
Alkaravlı, Güney Kıbrıs pazarının açılması durumunda, Rum tarafına mal gönderme durumunun ortaya çıkacak olmasının, taşocağı sahiplerinin yatırma yönelmelerine neden olduğunu belirtti.
Yiğitler bölgesinde bulunan Amber Montain Firması'nın Ticaret Dairesi tarafından izinli olarak Rum kesimine "boyataşı (amber) gönderdiğini ifade eden Alkaravlı, bu konuda bir resmiyet bulunmadığını anlattı. Alkaravlı, güneye ithalat için girişimlerin sürdüğünü söyledi.
Alkaravlı, Rum tarafındaki bazı büyük firma sahiplerinin ülkemizdeki taşocaklarını ziyaret ettiğini ifade ederek, KKTC taşocaklarından çıkan ürünün kaliteli ve güzel olduğunu, bu yüzden de Rum tarafından kum ve çakıla yönelik piyasa ve taleplerin olduğunu gözlemlediklerini belirtti.
Dengeyi sağlamak gerekir
Alkaravlı, çevreye duyarlılığın herkesin önceliği olduğunu belirterek, mevcut hammaddenin de işlenmesi gerektiğini söyledi. Sürdürülebilir bir çevre yapısının önemine değinen Alkaravlı, "hem içerisinde yaşamayı öğrenmenin hem de doğanın insana bahşettiği nimetlerden yararlanmayı" bilmek gerektiğini ifade etti.
Alkaravlı, özellikle Girne'de korkunç bir inşaat patlaması olduğunu ve geçtiğimiz yıl günde 5 bin ton olan kırma kum-çakıl üretiminin bu yıl günde 10 bin tona çıktığını hatırlatarak, "Sadece kuzeyde korkunç bir talep. Bunun bir de güney pazarı olması durumunda ne kadar artacağı malumdur. Ortak bir asgari müşterekte birleşip her iki konuyu birden yürütmemiz gerekir" diye konuştu.
"Kota konulabilir"
Kota uygulaması konusunda çalışmalar yapıldığını belirten Alkaravlı, özellikle kum-çakıl üretiminde bulunan taşocağı işletmeleri dışında 7-8 yıldan beridir başka üretime izin verilmediğini kaydetti.
Malzeme konusunda taleplerin arttığını belirten Alkaravlı, ayrıca kamyoncuların da sorunları olduğunu belirterek sorunların çözülmesine çalışıldığını anlattı. Alkaravlı, üretimin kota çerçevesinde sürdürülebileceğini duyurdu.
Alkaravlı ayrıca tesislerde ağaçlandırma çalışmalarına hız verildiğini, eğitim sistemlerine ilgi gösterildiğini, tozlanmayı önleyen su püskürtme sistemine geçilmesinin gündemde olduğunu belirtti.
"Yeni yöntemler anlatıldı"
Alkaravlı, taşocaklarından etrafa çok toz çıkmasını önlemek için sulu hava püskürtme sistemleri olduğunu ve bunun için bu alanda faaliyet gösteren kişilere yardımcı olabilmek için 2 Mart 2004 tarihinde Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nde bakanın da katıldığı bir seminerin gerçekleştirildiğini hatırlattı.
Taşocaklarına yönelik düzenlenen seminerde Türkiye'den gelen Makine-Kimya Nitro Nobel Kimya Sanayi A.Ş. (Nitro Mak) yetkililerinin patlatma teknikleri hakkında bilgi verdiğini ifade eden Alkaravlı, yetkililerin ayrıca hangi tür patlayıcı maddeler kullanılabileceğini de söylediklerini anlattı.
Alkaravlı şöyle devam etti:
"Endeks toz püskürtme sistemi ile yüzde 99 oranında tozun çıkması önlenebiliyor. Kum, çakıl, akrega üreten 5 taşocağı bu sistemi kullanmaya başladı. Bir diğer taşocağı da bunun montajını yapıyor. Daire olarak su püskürtme sistemine yardımcı olmak için, bu sistemi kuran kişilere kuyu açma izni verdik. Onlar da buldukları suyu bu sistemde kullanmaya başladılar."
Taşocaklarında püskürtme sistemine geçmesini arzuladıklarını ifade eden Mustafa Alkaravlı, bu sistemin 20 ile 25 bin euroluk bir paraya mal olduğunu belirtti.
Ulu: Modern taşocakları çevreyle uyum içinde olur
Taşocakları Birliği Başkanı Metin Ulu, ihracatın yasaklanmasının büyük bir hata olduğunu ifade ederek, çevrenin düzeltilmesinin istendiğini ancak çevrenin düzeltilmesinin modern tesis ve modern faaliyetlerle söz konusu olabileceğini belirtti.
Ulu, taşocakları işletmelerinin devlet teşvikine ihtiyacı olduğunu belirterek, "Ancak bu teşvik sayesinde yeni yatırımların önü açılır. Oysa taşocağı sahiplerine hiçbir destek ve teşvik yapılmıyor. İlkel şekilde çalışan taşocaklarının çevreye daha çok zarar vermesi ise kaçınılmazdır" dedi.
Ulu, Güney Kıbrıs'ın büyük oranda taşocağı malzemesi talebi bulunduğunu, ancak ihracın yapılması için gerekli izinlerin verilmediğini dile getirerek, bunun yapılması durumunda ülkeye ekonomik olarak büyük yarar sağlanacağını söyledi.
Ulu, Güney Kıbrıs'a ihracat yapılması durumunda 2 milyon Kıbrıs Lirası dolaylarında döviz girdisi olabileceğini hesapladıklarını anlatarak, "Bizler ülkemize para kazandırmak istiyoruz. Taşocakları yatırımları kazançları oranında yapıyor. 5 taşocağı yeni su püskürtme ve toz indirgeme sistemine geçti. Birçok taşocağı çevreye uyumlu halde çalışmaya başladı" dedi.
Ulu, güney ile temasların sürdüğünü ve izin verilmesi durumunda Güney Kıbrıs'a taşocağı malzemesi ihracının gerçekleşebileceğini belirterek, devletin bu konuda desteğini ve ülkedeki en büyük sanayi alanı olan bu sektörün önünü kapatmamasını istediklerini sözlerine ekledi.