Tanınma talebi çözümü engeller

Cumhuriyet Meclisi, Türkiye’ye AB sürecinde Kıbrıs Rumlarının yönetimindeki “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni” tanıma koşulunun dayatılmasının Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde iki bölgeli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı çözüme engel olacağını vurgulayarak, çözüme en erken bir zamanda ulaşılması için gereken tüm girişimlerin yaşama geçirilmesi çağrısında bulundu

Cumhuriyet Meclisi dün saat 14.30’da ara verdiği 13. birleşiminin saat 18.40’da başlayan 2. oturumunda Türkiye’nin AB süreci ve Kıbrıs sorunundaki son gelişmelerin ortaya çıkardığı Kıbrıs Rumları yönetimindeki “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” tanınması talebiyle meydana gelen siyasi gelişmelerle ilgili bir kararı oybirliğiyle aldı.

AD HOC KOMİTESİ OLUŞTURULDU

Meclis’te grubu bulunan UBP, CTP ve DP ile TKP, BDH ve BKP milletvekillerinin genel kurulun çalışmalarına ara verdiği sırada oluşturduğu 8 kişilik Ad Hoc komitesi, Türkiye’nin AB süreci ve Kıbrıs sorunuyla bağlantısını değerlendirerek, karar önerisi hazırladı.

UBP milletvekilleri Hüseyin Özgürgün ile Salih Miroğlu, CTP milletvekilleri Sonay Adem ile Ferdi Sabit Soyer, DP milletvekili Mustafa Arabacıoğlu, BDH Milletvekili Mustafa Akıncı, BKP Milletvekili İzzet İzcan ve TKP Milletvekili Hüseyin Angolemli’den oluşan komite tarafından hazırlanan karar, CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer tarafından genel kurulda okunarak milletvekillerinin onayına sunuldu.

KARAR

Oybirliğiyle kabul edilen karar önerisi aynen şöyle:

“Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm gelmesi için BM gözetiminde sürdürülen görüşme süreci sonunda Kıbrıs Türk halkı 24 Nisan Referandumu ile çözüme hazır olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Ancak 24 Nisan Referandumunda ağırlıkla “Hayır” kararı veren Kıbrıs Rum halkının tavrı nedeni ile Birleşmiş Milletler’in ve AB’nin de desteklediği Annan Planı yaşama geçmemiştir.

ÖZGÜRLÜK, BARIŞ MÜCADLEMİZİ YOK SAYMAK DEMEK

Bu aşamada, Kıbrıs Türk halkı çözüm sürecinin gelişmesi ve Kıbrıs sorununun bir durgunluğa sürüklenmemesi tutumundadır. Bu bağlamda, Türkiye’ye AB sürecinde, Kıbrıs Rumları’nın yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıma koşulunun dayatılması, Kıbrıs’ta birçok yeni hukuksal ve siyasal sorunların da ortaya çıkmasına yol açacaktır. Kıbrıs Türklerini hiçbir şekilde temsil etmeyen, Kıbrıs Rumları’nın yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye tarafından tanınması yıllardır demokrasi, özgürlük ve barış mücadelesi veren halkımızın mücadelesini yok saymak ve çözümü daha da zorlaştıracak gelişmelere imkan yaratmak olacaktır.

TALEP ÇÖZÜME ENGEL

Bu aşamada, KKTC Meclisi, Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde iki bölgeli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı çözüm modelinin önünde engel gördüğü bu talebin yanlışlığına işaret eder; çözüme en erken bir zamanda ulaşılması için gereken tüm girişimlerin yaşama geçmesi çağrısını yapar.

ORTAK YAPI TANINMALI

KKTC Meclisi, bölge ve dünya barışına katkı yapacak önemli olgunun, 1960 Ortaklık antlaşmalarına aykırı olan, Kıbrıs Rumları’nın yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin değil, Kıbrıs Türk halkının da siyasi eşit olarak içinde yer alacağı yeni ortak yapının Türkiye tarafından tanınması olduğunun altını çizmeyi tarihsel bir görev sayar.

KKTC Meclisi, Kıbrıs Türkleri’nin Kıbrıs sorununu doğrudan ve dolaylı ilgilendiren tüm gelişmelerin en az Kıbrıs Rum Yönetimi kadar esas taraflarından biri olduğunu tüm dünyaya bir kez daha vurgular.”