Suçlularda artış var

ŞİDDET İÇEREN SUÇLAR... Yüksek Mahkeme Genel Sekreterliği'nin hazırladığı faaliyet raporlarına göre, 2002 yılında 215 davadan 18'i, 2003 yılında 302 davadan 28'i taammüden cinayet, adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, vahim yaralama ve darp gibi konuları içeriyor. Şiddet içeren benzer suçlar, 2004 yılında da devam etti

YETKİLİLER ÖNLEM ALMALI... Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) öğretim üyelerinden avukat ve psikolog Doç. Dr. Aydın Ankay, ülkemizde adam öldürme eğiliminin hızla arttığına işaret ederek, bu konuda uzman kişileri ve yetkilileri acilen önlem almaya çağırdı. Ankay suçun, biyolojik, psikolojik, toplumsal, kültürel, ekonomik ve tarihsel gibi birçok nedenden ötürü işlendiğine işaret ederek, yetkililerin ve uzman kişilerin önlem alarak ülkedeki suç oranını aza indirmesi gerektiğini söyledi

SUÇLARI İŞSİZLER İŞLİYOR... Ankay: Kuzey Kıbrıs'ta suçların çoğu, mesleği olmayan kişiler tarafından gerçekleştiriliyor. Bu durum da ülkedeki işsizliğin önemli bir risk oluşturduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra, suç işleyen kişilerin yüzde 97'si erkek. Bu kişilerin tahsil durumlarına baktığımız zaman ise, lise mezunlarının birinci, ilkokul mezunlarının da ikinci planda olduğunu görüyoruz

KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI, SUÇA TEŞVİK EDİYOR... "Kitle iletişim araçları, suç işleme eğilimi olanlar için mükemmel bir öğretmendir. Anne ve babalara bu konuda büyük görevler düşüyor. Özellikle, çocuklara küçük yaşta medya disiplini verilmesi gerekiyor. Ebeveynler, çocuklarına, eğitici programlar izletmeli, şiddet içerikli programları izlemelerine izin vermemelidirler. Maalesef televizyondaki 'prime time'da şiddet içerikli film ve haber programları gösteriliyor"

Sedef A. BOŞNAK

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) öğretim üyelerinden avukat ve psikolog Doç. Dr. Aydın Ankay, ülkemizde adam öldürme eğiliminin hızla arttığına işaret ederek, bu konuda uzman kişileri ve yetkilileri acilen önlem almaya çağırdı.

Aydın Ankay, Yüksek Mahkeme Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan faaliyet raporlarına göre 2002 yılında 215 davadan 18'inin, 2003 yılında 302 davadan 28'in taammüden cinayet, adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, vahim yaralama ve darp gibi konuları içerdiğine dikkat çekti. Şiddet içeren benzer suçlar 2004 yılında da devam etti.

Ankay, şöyle konuştu:

"2002 yılında Ağır Ceza Mahkemeleri huzurunda bulunan 215 davadan 175'i neticelendirilmiştir. Bu davalardan 21'i hakkında başsavcılıkça takipsizlik dosyalanmış, 19 dava 2003 yılına kalmıştır.

2003 yılında ise 302 davadan 239'u neticelendirilmiş ve 24 dava hakkında başsavcılıkça takipsizlik dosyalanmıştır. Bu davalardan 39'u 2004 yılına kalmıştır.

Kuzey Kıbrıs'ta suçların çoğu mesleği olmayan kişiler tarafından gerçekleştiriliyor. Bu durum da ülkedeki işsizliğin önemli bir risk oluşturduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra suç işleyen kişilerin yüzde 97'si erkek. Bu kişilerin tahsil durumlarına baktığımız zaman ise lise mezunları birinci, ilkokul mezunlarının da ikinci planda olduğunu görüyoruz.

Geçmiş yıllarda, üniversite mezunları iş bulabiliyordu ancak şu anda binlerce kişi işsiz. Bu da bir ülkede göçün artmasına neden oluyor. Bir ülkede göç olaylarının da, işlenen suçta belirleyici bir faktör olduğunu unutmayalım."

"Geçmişte saldırganlık ve

bu gibi suçlar işlenmezdi"

Doç. Dr. Aydın Ankay, geçmiş yıllarda Kuzey Kıbrıs'ta saldırganlık ve bu gibi suç işleyenlere rastlanmadığını söyledi.

1862 yılında, ülkede bulunan bir İngiliz görevlinin, İngiltere'ye periyodik olarak rapor gönderdiğini anlatan Ankay, görevlinin raporunda, adada eşkıyalık, cinayet ve hırsızlık olayına hemen hemen hiç rastlanmadığını, insanların ılımlı olduğunu bildirdiğini anımsattı.

"Suç, ithal ve ihraç ediliyor"

Suçun, ülkelere kitle iletişim araçları ve teknoloji yoluyla ihraç ve ithal edildiğini belirten Aydın Ankay, "Dünya ülkelerine baktığımız zaman suç olaylarında büyük bir artış var. Örneğin, ABD'de 10 yılda şiddet olayları yüzde 159 artış gösterdi" dedi.

Aydın Ankay, kitle iletişim araçlarının, suç işleme eğilimi olanlar için mükemmel bir öğretmen olduğunu belirterek, anne ve babalara bu konuda büyük görevler düştüğünü vurguladı.

Ankay, şöyle devam etti:

"Özellikle, çocuklara küçük yaşta medya disiplini verilmesi gerekiyor. Ebeveynler, çocuklarına, eğitici programlar izletmeli, şiddet içerikli programları izlemelerine izin vermemelidirler. Örneğin, ABD'de, 14 yaşına gelen bir çocuk 3 bin 500 cinayet filmi izliyor.

Maalesef ülkemizde ve Türkiye'de, "prime time"da şiddet içerikli film ve haber programları gösteriliyor. Şiddet olayları defalarca veriliyor. Bu durum da şu işleme eğilimi olanlara suç işlemeleri konusunda eğitici oluyor.

"Yetkililer, önlem almalı"

Aydın Ankay suçun, biyolojik, psikolojik, toplumsal, kültürel, ekonomik ve tarihsel gibi bir çok nedenden ötürü işlendiğine işaret ederek, yetkililerin ve uzman kişilerin önlem alarak ülkedeki suç oranını aza indirmesi gerektiğini söyledi.

Ankay, "Özellikle bir çocuk suç işledikten sonra bunu önlemek oldukça güç oluyor. Cezaevine giren bir çocuğa daha sonra ülkede iş verilmiyor. Bu da yeniden suç işlenmesine neden oluyor. Bu konuda yetkililerin, koruyucu önlemler alması gerekir" dedi.

Bir ülkede af yasasının gereksiz çıkması nedeniyle suç olaylarının artacağına işaret eden Ankay, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bir ülkede sık sık af çıkartılmaması gerekiyor. Örneğin, Türkiye'de af yasası çıkarıldı ve cezaevinde bulunan bir çok anti-sosyal kişi serbest bırakıldı. Ardından, gasp ve cinayet suçlularında artış oldu. Cinayetler işlendi, halen daha da işlenmeye devam ediyor.

Bir ülkede af yasası olmalıdır, ancak toplumda büyük bir kesim haksızlığa uğramış ve hapse girmişse bu yasa olmalıdır. Aksi durumda af yasası çıkartılması büyük sorunlara neden olur.

Bunun yanı sıra ruh sağlığı bozuk olanlara ceza verilmiyor. Suçluyu cezalandırmak yerine toplumu korumak amaç oluyor."