"Soyulduk" dediler,hırsızlıktan yargılandılar
GÜVENLİK GÖREVLİSİ VE ŞOFÖR... Saray Casino'da geçtiğimiz yıl "Soyulduk" diyerek, bir arkadaşları ile kendi işyerlerinde hırsızlık yapan güvenlik görevlisi ile şoför, dün Ağır Ceza Mahkemesi'nde "müstahdem tarafından sirkat" suçundan yargılandı
Senem GÖK
Saray Casino'da geçtiğimiz yıl "Soyulduk" diyerek, bir arkadaşları ile kendi işyerlerinde hırsızlık yapan güvenlik görevlisi ile şoför dün Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi'nde "müstahdem tarafından sirkat" suçundan yargılandı.
4 Mayıs 2003 tarihinde Lefkoşa'da faaliyet gösteren Saray Casino'da, güvenlik görevlisinin bağlanarak etkisiz hale getirildikten sonra soygun yapıldığı belirtilmiş, ancak daha sonra soygunu, güvenlik görevlisi, şoför ve dışarıdan biri tarafından yapıldığı belirlenmişti.
Narin Ferdi Şefik başkanlığında kıdemli yargıç Çetin Veziroğlu ve yargıç Ömer Güran'dan oluşan Ağır Ceza Mahkemesi heyeti dün Saray Casino'da güvenlik görevlisi olarak çalışan Hüseyin Cengiz ile şoför Tahir Kaplan'ı "müstahdem tarafından sirkat" suçundan yargıladı.
İddia makamı başsavcılık adına dava ile ilgili olguları mahkemeye sunan savcı Ergül Kızılokgil, soygun ihbarından sonra araştırmalarına başlayan polisin zanlı olarak görülen Nevzat İbiş'i sorguladığını, İbiş'in ifadesi doğrultusunda, Hüseyin Cengiz ile Tahir Kaplan'a ulaşıldığını anlattı.
Nevzat İbiş'in daha sonra Güney Kıbrıs'a kaçtığını ve şu anda orada hapiste olduğuna dair bilgiler alındığını belirten savcı Kızılokgil, gazinodan çalınan TL ve döviz cinsi paraların bulunamadığını da sözlerine ekledi.
Hüseyin Cengiz'in savunma avukatı Mustafa Asena, müvekkilinin işlediği suçtan dolayı son derece pişman olduğunu belirterek başladığı savunmasında, Nevzat İbiş'in telkinleri ile istemeden bu işe bulaşan Hüseyin Cengiz'in şimdi işsiz olduğunu ve iş bulamadığını, dolayısı ile büyük bir ceza çektiğini kaydederek, mahkemeden para cezası vermesini talep etti.
Tahir Kaplan'ın avukatı Tevfik Mut da müvekkilinin pişman olduğunu ve özür dilediğini belirterek başladığı savunmasında, Kaplan'ın bu suçtan hiçbir menfaat elde etmediğini, aşırı saf biri olduğunu ve Nevzat İbiş'in etkilemesiyle suça karıştığını söyledi. Şu anda sebze halinde işçi olarak çalışan müvekkilinin işlediği suçun soygun değil, aptalca yapılan bir senaryonun uygulanması olduğunu söyleyen avukat Tevfik Mut, müvekkiline ceza kesilirken mülayim davranılmasını talep etti. Mahkeme davayı karar için 27 Eylül Pazartesi gününe erteledi.
Dinamit çaldılar, ACM'de yargılandılar
Girne-Dağyolu'nda faaliyet gösteren bir taş ocağından ıslak ve nemli dinamit lokumu, 70 metre fitil ve 35 adet kapsül çalan Hüseyin Çetinkaya ile Murat Şirin, patlayıcı madde taşıma, tasarrufu ve sirkat suçlarından dün Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarıldı.
2003 yılının mayıs ayında meydana gelen suçla ilgili olguları mahkemeye savcı Ergül Kızılokgil sundu.
Hüseyin Çetinkaya'nın avukatı Tevfik Mut, sanıkların köylüleri Mustafa Çavga'nın Rum kesiminden balık avlamak için dinamit istendiğini söylemesi üzerine birden bire suç işlemeye karar verdiklerini anlatarak, şimdi çok pişman olduklarını söyledi ve taşocağı sahibinin zararının tazmin edileceğini belirtti.
Murat Şirin'in avukatı Hasan Nidai Mesutoğlu da yaptığı savunmasında, Mustafa Çavga'nın telkiniyle suçun işlendiğini ve müvekkilinin çok pişman olduğunu söyledi. Mesutoğlu, Murat Şirin'in yakın geçmişte uğradığı bir silahlı saldırıda ağır yaralandığını ve yeni iyileştiğini de sözlerine ekledi.
Dava, karar için 27 Eylül Pazartesi gününe bırakıldı.
İğne fobisi, el ayak kırdırttı
Ağır Ceza Mahkemesi dün, aşırı alkollü olarak götürüldüğü hastanede iğne fobisi yüzünden hastane görevlisinin elini ve ayağını kıran Orhan Ayrancıoğlu isimli genci yargıladı.
Mahkemede, aleyhindeki suçlamaları kabul eden Ayrancıoğlu, avukatı Pınar Ateş aracılığı ile mahkemeden özür diledi.
Avukat Pınar Ateş, müvekkilinin ailevi sorunları bulunduğunu ve olay günü de yaşadığı bir tartışma sonucu aldığı alkolden sarhoş olunca, arkadaşları tarafından hastaneye kaldırıldığını anlattı. Müvekkilinin, iğne fobisi bulunduğunu ve hastanede iğne yapılmak istenince kendinden geçtiğini söyleyen avukat Ateş, hastane görevlisi Mehmet Çimen'i tanık olarak dinletti. Çimen, zararının karşılandığını ve sanığı affettiğini söyledi. Bu davanın kararı bugün açıklanacak.
Mahkeme dün ayrıca, Ahmet Sertkaya ve Mustafa Sertkaya'yı da vahim zarar, hakiki bedensel incinmeye neden olan darp, tecavüzi alet taşıma, sulh ve sükunu bozması muhtemel davranışta bulunma suçlarından yargıladı.
Sanıkların avukatı Altan Erdağ yaptığı savunmasında, olayda dövüldüğü belirten kişinin Ahmet Sertkaya'yı aşırı şekilde tahrik ettiğini söyleyerek, genç sanıkların hayatlarını mahvetmeyecek bir ceza verilmesini istedi. Davaya, karar için 24 Eylül'e kadar ara verildi.