Soyer: Organize suç örgütünden savaş
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Muhaceret Dairesi’nden kayıtlarıyla birlikte bilgisayar çalınmasıyla ilgili olarak, “Organize bir suç örgütü halkı demoralize etmek için psikolojik savaş başlattı. Devletten güçlü suç örgütü kabul edilemez. Ne etin, ne tuzun kokmasına fırsat vermeyeceğiz” dedi.
Soyer, çalınan bilgilerin günlük işlemler olduğunu da belirtti ve Annan Planı’yla ilgili müzakere sürecinde BM’ye sunulan 40 bin kişilik TC kökenli vatandaş listesinin çalındığına ilişkin iddiaları yalanladı.
ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Şehitleri Anma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu’nu kabulünde, iç güvenlikle ilgili hassasiyetlerini vurgularken, son günlerde artan asayiş olaylarına dikkat çekti ve özellikle Muhaceret Dairesi’nden bilgisayar çalınması üzerinde durdu.
Soyer, “Et kokarsa tuz koyarsınız, ama tuz kokarsa bir şey yapamazsınız” şeklindeki atasözüne atıf yaparak, şunları söyledi:
“Asayiş konusunda bozulma var. Bu bozulmayı devlet kendi kurumları, sivil toplum örgütleri ve güvenlik birimleriyle giderme durumundadır. Eğer bir devletin yurttaşlarına dönük olarak asayiş konusunda ard arda olaylar meydan geliyorsa ve Muhaceret Dairesi’ne girilerek muhaceret ve vatandaşlık bilgileri organize suç örgütünün ustalığıyla çalınıyorsa ve bunların faili yakalanmazsa, o zaman tuz da kokmuş demektir. O zaman yapacak bir şey olmaz. Ama Kıbrıs Türk halkının kendi dinamizmi, devlet yapısı ve güvenlik güçleri, tuzun kokmasına fırsat vermeyecek. Arka arkaya gelen bu olaylar bir suç örgütünün kendini devletten daha güçlü hissettirmeye çalışmasıdır. Kıbrıs Türk halkı, hükümeti ve devleti, kendinden daha güçlü bir suç örgütünü kabul edemez. Bizim asli görevimiz tuzun kokmasını engellemektir...”
40 BİN KİŞİLİK LİSTE İDDİA...
Başbakan Soyer, gazetecilerin sorularına karşılık, Muhaceret Dairesi’nden çalınan bilgisayarın günlük işlemlerin yapıldığı bilgisayar olduğunu da söyledi ve “Devlete ait çok gizli bilgileri ele geçirdikleri gibi bir pozisyon yoktur” diye konuştu.
Soyer, “BM’ye verilen 40 bin kişilik TC vatandaş listesinin de çalındığı iddia ediliyor” şeklindeki soru üzerine de, “Hayır, öyle bir şey yok. Kesinlikle yok. Günlük bilgiyle ilgili dokümanların olduğu bir bilgisayar. Bu tür spekülasyonlarla Kıbrıs Türk halkının özgüvenini ve hükümetin otoritesini sarsmaya çalışıyorlar” dedi.
NE ETİN, NE TUZUN KOKMASINA...
Köklü iktidar değişiminin hemen sonrasında Papadopulos yönetiminin mülkiyet davalarıyla ilgili hukuki saldırılar başlatmasının, içte de asayiş konularının artmasının tesadüf olmadığını söyleyen Soyer, şunları söyledi:
“Elimizden gelen bütün gayreti sarf edeceğiz. Kıbrıs Türk halkı bir yandan Papadopulos’un güdümlü saldırılarıyla demoralize edilmeye çalışılırken, içte bazı suç örgütlerinin cüretlerini artırarak Muhaceret binasına tecavüz etmeleri de özgüvenimizi yitirmemize yönelik faaliyettir. Biz her ikisinden de yılmayacağız. Ne Papadopulos’un saldırılarından, ne de suç örgütlerinin demoralize çalışmalarından yılmayacağız. Devleti, siyasi partileri, güvenlik güçlerini, sivil toplum örgütlerini birbiriyle kavga eder konumuna sokma oyununa da gelmeyeceğiz. Organize suç örgütlerinin psikolojik savaşından yılmayacağız ve halkın demokratik olgunluğuyla kendilerinin küçük olduğunu yakında görecekler. Asayiş sorununun giderilmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ne etin, ne de tuzun kokmasına fırsat vermeyeceğiz.”