Umutlar Tek Tip Sosyal Güvenlik'te

Gözler özel sektör ile kamu arasındaki sosyal güvence ve hak uçurumunu ortadan kaldıracak, özelde çalışanı da devlet kanatları altına alacak Tek Tip Sosyal Güvenlik Yasası'na çevrildi

Umutlar Tek Tip Sosyal Güvenlik'te

SÖMÜRÜNÜN İLACI TEK TİP SOSYAL GÜVENLİK
Kamu-Sen ve KTAMS yetkilileri, özel sektör çalışanını da sahiplenen açıklamalarda bulunarak, Tek Tip Sosyal Güvenlik Yasası'nın içeriğini bilmediklerini ancak özel sektörde çalışanlarla, devlet memurları ve işçilerin haklarının yan yana getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak bunun da devlet çalışanlarının haklarından çalınarak yapılmamasına vurgu yapan sendika yetkilileri, özel sektördeki sömürü düzeninin ancak Tek Tip Sosyal Güvenlik'le ortadan kalkacağına inanıyor

ÖZKARDAŞ: DEVLET ÇALIŞANININ HAKKI BUDANMASIN
Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş, Tek Tip Sosyal Güvenlik'in gündemde olduğunu, ancak henüz içeriğini bilmediklerini belirtti. Özkardaş, yasa geçirilmeden önce özel sektörde çalışan insanların, devlette çalışan memurların ve işçilerin haklarının yanına getirilmesini arzuladıklarını kaydetti ve "Devlette çalışanların haklarının budanarak, özel sektör seviyesine çekilmesini asla kabul edemeyiz. Ancak özel sektörde çalışan emekçilerimizin sömürülmesini de kabul edemeyiz. Bugün ülkemizde çok büyük bir sorundur ve istihdamın önündeki en büyük engeldir" diye konuştu

KAPTAN: DEVLETE OLAN ARZUYA KARŞI YASA
KTAMS Genel Sekreteri Ahmet Kaptan, Tek Tip Sosyal Güvenlik Yasası için kendi çalışmalarını yaptıklarını ve bakanlıktan yapılacak açıklamayı beklediklerini ifade etti. Kaptan, kamudaki yığılmanın önlenebilmesi için Tek Tip Sosyal Güvenliğin zamanında, sivil toplum örgütleri ile de görüşerek hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Kaptan, kamuyla, özel sektör arasındaki ücret dengesizliğinin, çalışırken ve emeklilikten sonra da devam etmesi halinde vatandaşın kamuya olan arzusunun bitmeyeceğini savundu. Kaptan, "Bunu çözmenin tek yolu Tek Tip Sosyal Güvenlik'tir" dedi

 

Umutlar, kamuyu cazibe noktası olmaktan çıkaracak, istihdam sorununu yok edecek, ve özel sektörle kamu çalışanı arasındaki derin uçurumu kaldıracak, Tek Tip Sosyal Güvenlik Yasası'na bağlandı.

Sorunlu başlayan 2006 mali yılı protokol görüşmelerinden memnun ayrılan ve masadan bir çok kazanımla kalkan memur sendikaları, özel sektör ve kamu çalışanları arasındaki uçurumun ortadan kaldırılması gerektiği görüşünde hemfikir.

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) ve Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Tek Tip Sosyal Güvenlik Yasası ile ilgili kendi hazırlıklarını yapsa da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sivil toplum örgütleri ve ilgili sendikalarla istişare halinde olmamasından pek de memnun değil.

Kamu-Sen ve KTAMS yetkilileri, özel sektör çalışanını da sahiplenen açıklamalarda bulunarak, Tek Tip Sosyal Güvenlik Yasası'nın içeriğini bilmediklerini ancak özel sektörde çalışanlarla, devlet memurları ve işçilerin haklarının yan yana getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak bunun da devlet çalışanların haklarından çalınarak yapılmamasına vurgu yapan sendika yetkilileri, özel sektörde yaşanan sömürü düzeninin ancak Tek Tip Sosyal Güvenlik'le ortadan kalkacağına inanıyor. Yasa geçirilse bile güçlü bir denetim mekanizması kurulmasının şart olduğunu da belirten sendikacılar, devletteki yığılmayı önlemenin tek yolu olarak Tek Tip Sosyal Güvenliği görüyor. Sendikalar, yasanın sivil toplum örgütleri ile görüşülerek hayata geçirilmesinde de ısrarcı bir tavır sergiliyor.

Protokol görüşmeleri ile ilgili değerlendirmede de bulunan Kamu-Sen ve KTAMS, elde edilenlerin yeterli olmasa da tatmin edici olduğunu, ancak alınan karaların peşinde baskı unsuru olacaklarını belirtti.

Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş ve KTAMS Genel Sekreteri Ahmet Kaptan, KIBRIS'ın, Tek Tip Sosyal Güvenlik Yasası, Kamu Reformu ve 2006 protokolüne dair sorularını yanıtladı.

Özkardaş: Önemli kazanımlar elde edildi

Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş, 2006 protokolünün bazı "küçük yetkisiz" sendikalar tarafından eleştirildiğini ancak protokolle birlikte büyük kazanımlar elde edildiğini söyledi. Söz konusu sendikaların geçmişte nelerin alınabildiğine bakması gerektiğini ifade eden Özkardaş, bu yıl önerileri KTAMS ve KTÖS ile birlikte verdiklerini hatırlattı. Özkardaş, önerilerin hepsini bir bütün olarak düşündüklerini, ne kadar artış alınacağından ziyade, brüt maaşlardaki artış ve kalıcı hakları önemsediklerini kaydetti. Barem tavanlarının açılması ve Emeklilik Yasası'nda yapılacak değişikliklerin önemli olduğunu ifade eden Özkardaş, protokolün bütününe bakacaklarını vurguladı ve "Biz masaya yüzde 12-13'le oturduk. Yüzde 10'a kadar indik. Ancak sonunda yüzde 7 olacak şekilde mutabakat sağladık. Ancak biz bunun yanı sıra, çok önemli olan barem tavanlarının açılmasını, otomatik terfi sistemindeki değişikliği sağladık ve bir takım kazanımlar elde ettik. Artış daha yüksek olabilirdi, ama bu sefer de diğer kazanımları elde edemezdik" şeklinde konuştu.

2006'da nelere imza atıldı?

Özkardaş, 2006 yılı görüşmelerinden elde edilen kazanımları şöyle sıraladı:

"2005 yılında yapılan protokolde 30 yılın, 36 yıla çıkartılmasında, 25 fiili hizmet yılı çalışma koşulu vardı. Bu 1987 öncesi kamu görevlilerine de uygulandığı için, aslında 10 yıldan ve 15 yıldan emeklilik hakkı olana, 36 yılı hak etmesi için 25 yıl zorunluluğu getiriyordu. Yapılan değişiklikle "25 fiili" kelimesi kaldırıldı

Yine devlet hizmetinde 20 yılını dolduran ancak bulunduğu hizmet sınıfının topunda olan bir kamu görevlisi, bareminin topunda bir yıl çalışmışsa, "B memur" oluyor. "B memur" kadrosunda da bir yıl çalışırsa ve toplam 25 yılı varsa, "A memur" oluyor.

Getirilen terfi sistemiyle her yedi yılda bir otomatik terfi olacak ve kitabet hizmetleri; barem 14' ün 12'sine, teknisyen hizmetleri; barem 15'in 12'sine, üniversite gerektiren hizmet sınıfındakiler de; berem 16'nın 12'sine kadar çıkabilecek. Barem içi artışların açılması kamu görevlilerinin brüt maaşlarını yükselteceği için, emekli maaşlarını ve emekli ikramiyelerini de yükseltecek, ayrıca çalıştıkları sürede daha yüksek maaş almalarını sağlayacak.

Ayrıca Emeklilik Yasası'nda 1987'den sonra kadroya geçenler; özellikle bayanlar, hemşireler, gardiyanlar gibi yıpranma hakkı olanlara, fiilen 25 yıl çalışmadan yıpranma verilmiyordu. Şimdi 1987 sonrası için de bu getirildi ve 25 fiili hizmet yılını doldurmasa dahi, emekliliği hak edene, pro-rata ile yıpranmaları verilecek.

İlgili dairelerle istişare yapılarak, bakanlıklar ve yetkili sendikalar bir tüzük hazırlayarak, yine kamu yönetiminde parasal aktivitelerde bulunup, tahsisat almayan kamu görevlisine vezne tahsisatı verilmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Vardiya ve rotasyon çalışan dairelerde, vardiya tahsisatı verilmesi konusunda da sendikal bir çalışma yapılıp tüzük hazırlanacak.

Okul sekreterlerinin görev, yetki ve sorumlulukları net şekilde yeniden belirlenecek ve eksik okul sekreteri kadroları yeniden yapılacak.

Çok düşük baremlerden işe başlayan hemşirelerin, sağlık çalışanlarının berem düzenlemeleri, iş güçlüğü ve iş riski ödenekleri, özel meslek tahsisatları gibi konular Sağlık Yasa Tasarısı'na yerleştirilecek.

Turizm Fonu, İhtiyat Sandığı ve Milli Piyangolar gibi yerlerde çalışanların hizmetleri de, karşılığını ödemeleri şartıyla emeklilik hakkı kazandıran hizmetten sayılacak.

Yine özürlüler statüsünde olup da, özürlü olmadan önce askerliğini yapanların, askerlikleri hem barem içi artış olarak hem de emeklilik hakkı kazandıran hizmet olarak sayılacak.

Yeni terfi sisteminde toplamda yedi yıl hizmeti olan bir kamu görevlisi, üç yılı bulunduğu hizmet sınıfındaki derecede ise, hizmet içi eğitimden sonra, verilen derslerden bir sınava tabii tutulacak. 60 ve üzeri puan alanlar, yeterli sayıda kadro olsun veya olmasın, bir üst seviyeye terfi ettirilecek. Bu kişiler bulunduğu hizmet sınıfının en üstüne kadar çıkabilecek.

Gelecek yılın talepleri

Özkardaş, 2006 protokolüne koyulup hayat bulmayan ancak seneye yeniden dile getirecekleri bazı önemli konular olduğunu kaydetti. Bunlardan ilkinin, üniversite mezunu gerektiren hizmet sınıflarında barem başlangıçları ile ilgili olduğunu anlatan Özkardaş, gelecek taleplerini ise şöyle açıkladı:

"Üniversite mezunlarında genel hizmetler barem 10'dan başlayıp 16'ya kadar çıkıyor. Teknik hizmetler de barem 11'den başlayıp 16'da bitiyor. Bunlar tepede birleştiriliyor. Ancak lise mezunlarında genel hizmetler sınıfı, barem 6'dan başlayıp, 14'e kadar çıkarken, mesleki teknik hizmetler sınıfında, barem 7 ve barem 8'den başlayarak, barem 15'e kadar çıkıyor. Burada bir dengesizlik var. Talebimiz lise mezunlarının da hepsinin barem 15'e kadar çıkmasını sağlamaktır."

Özkardaş, gelecek yıl, çalışma koşulları oldukça zor olan hemşireler ve cezaevi çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirme, barem düzenlemeleri, tahsisatları, emeklilik yaşları ile ilgili sorunların giderilmesi yönünde talepleri olacağını da açıkladı. Özkardaş, bu konuyla ilgili köklü bir çalışma yaptıklarını ve bu maddeleri, Sağlık Yasa Tasarısı'na koyacaklarını kaydetti.

 

Devlet özel sektörü desteklemeli

Özkardaş, "Özel sektörde çalışan insanların durumlarını düşünmemiz lazım" diyerek, Tek Tip Sosyal Güvenlik'in gündemde olduğunu, ancak henüz içeriğini bilmediklerini belirtti. Özkardaş, yasa geçirilmeden önce özel sektörde çalışan insanların, devlette çalışan memurların ve işçilerin haklarının yanına getirilmesini arzuladıklarını kaydetti ve "Devlette çalışanların hakların budanarak, özel sektör seviyesine çekilmesini asla kabul edemeyiz. Ancak özel sektörde çalışan emekçilerimizin sömürülmesini de kabul edemeyiz. Bugün ülkemizde çok büyük bir sorundur ve istihdamın önündeki en büyük engeldir" diye konuştu.

Özkardaş, devletteki örgütlenmenin önemine de dikkat çekerek, özel sektörde çalışan insanların örgütsüz ve sahipsiz olduğunu ifade etti. Devletin de özel sektör çalışanına sahip çıkmadığına işaret eden Özkardaş, Tek Sosyal Güvenlikle birlikte özel sektörde çalışanların mutlaka örgütlü olmalarının sağlanmasının önemini vurguladı. Özkardaş, özel sektörde çalışan insanların mesleklerine ve eğitim durumlarına göre gruplandırılarak, ücretlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Özel sektörde çalışanların sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarının da gerçek ücretleri üzerinden yapılması gerektiğine dikkat çeken Özkardaş, şunları söyledi:

"Bunlar denetim altına alınmazsa, Tek Tip Sosyal Güvenlik şemsiyesi altına alınacağını iddia ettiğimiz özel sektör insanları yine mağdur olacaktır. Bu insanların çalışma koşulları ağır, saatleri uzundur. Hastalık izinleri ve bayram tatilleri yok. Ayrıca bu noktada devletin özel sektörde bu ülkeye gerçekten yatırım yapan dürüst, iş adamlarını, yatırımcıları koruması, haksız rekabetin önlemesi lazım. Bu ülkede kayıt dışı işçi olduğu kadar kayıt dışı işveren de var. Bunlar emeği sömürüyor ve astronomik karlar elde ediyor. Tek Tip Sosyal Güvenlik'le devletteki yığılmalar önlenebilir. Devlet bundan karlı çıkar. Ama eğer kaynağını bulmadan bu yasayı geçirirlerse, bir şey yapmış sayılmazlar."


Kamu reformu adına ciddi sinyaller alamadık

Özkardaş, hükümetin gündeminde olan Kamu Reformu ile ilgili olarak da bir değerlendirme yaparak, çalışanların bahsedilen değişimi görmek istediğini vurguladı. Kamu reformunun, işveren, iş gören ve halk diye üç ayağının olduğunu, reform sindirilemezse başarılı olma şansın olmadığını söyledi.

Özkardaş, reformla ilgili ciddi bir çalışma yapılması gerektiğini, bu çalışmaların yürüyebilir ve kalıcı olması için de hükümeti bazı sinyaller vermesi gerektiğini belirtti ve şöyle konuştu:

"Ancak biz bunu göremiyoruz. Birçok devlet dairesindeki çalışma koşulları olumsuz, fiziki altyapı yetersizliği var. Özellikle hastaneler ve okullar kötü durumda. Reform yapmak isteyen bir hükümet üçlü kararname atamalarında da çok adaletli olmalıdır. İşi, bilene vermelidir. Çok sayıda bakanlıkta bu yönde şikâyet var. Hükümetin atacağı olumlu adımlara destek veriyoruz. Ancak hükümetten pek de olumlu sinyaller alamıyoruz. Bu işleri sürüncemede bırakmak, ertelemek kamu yönetimindeki çalışmaları giderek bozuyor. Reformun ortaya atılmasının üzerinden 6-7 ay geçmesine dair, ortada hiçbir şey yok."


Kaptan: Hükümetin sendikal anlayışı dikkate alması önemli kazanım

KTAMS Genel Sekreteri Ahmet Kaptan, 2003'te başlayan değişim rüzgârlarıyla birlikte hükümette de değişim yaşandığını ve dört yıl aradan sonra çalışanların isteklerini dile getiren sendikal anlayışı hükümetin dikkate alarak karşılıklı pazarlığa oturduğunu söyledi.

Kaptan, keyiflilikten çıkartılan ve yasal zemine oturtulan bu görüşmelerin en önemli kazanım olarak niteledi.

Kaptan, toplu görüşmeye oturma zorunluluğu getirildiğini ve ilk protokolde geçmiş hükümetler tarafından budanan, sendikal hakların, özlük haklarının geri verildiğini anımsattı. Budanan sendikal izinlerin de eski haline getirildiğini kaydetti. Kazanımları hatırlattığı açıklamasında, şöyle konuştu:

"Üç yıldır imzalanan protokollerde, maaş artışlarının her yıl Devlet Planlama Örgütü'nün açıkladığı hayat pahalılığının üzerinde olmasına gayret gösterdik ve bir nebze bunu başardık. Fakat bu çalışanların daha refah bir ortamda yaşayabilmeleri için yeterli değil. Bu bir paylaşım meselesidir. Özel sektörle, kamudaki bu uçurum devam ettiği sürece, vergi adaleti sağlanmadıkça, gerek kamuda çalışanların gerekse özelde çalışanların refahı sağlanması mümkün değil. Özde sorun, Kıbrıs meselesidir. Bir çözümsüzlük ortamında, dünyaya kapalı, ticaret yapamayan, ürettiği de yok, ürettiklerimizi satamıyoruz ve her zaman bir yerlere bağımlı kalıyoruz".


Kamu Reformu sadece ortaya atıldı

Kaptan, Kamu Reformu'nun sadece ortaya atıldığını ancak bir başlangıç yapılmadığını kaydetti. Kaptan, hükümet bu noktada kendi düşündüklerini sunduğunu, sendikalarının da görüşlerini ortaya koyduğunu ancak bugüne kadar herhangi bir adım atılmadığını belirtti. Altyapıyla ilgili herhangi bir yatırım gözlemediklerini de vurgulayan Kaptan buna örnek olarak sağlık, eğitim ve kamu binalarını gösterdi. Kaptan, "Eğer sosyal devlet olduğumuzu söylüyor ve iddia ediyorsak, öncelikle sosyal devlet olma gereği eğitime ve sağlığa büyük önem verilmesi gerekir. Devleti yönetenler görevlerini eksiksiz yapacaklar ki çalışanlardan ve halktan iyi hizmet alsınlar" dedi.

 

Tek Tip Sosyal Güvenlik zamanında hayata geçirilmeli

Kaptan, Tek Tip Sosyal Güvenlik Yasası için kendi çalışmalarını yaptıklarını ve bakanlıktan yapılacak açıklamayı beklediklerini ifade etti. Kaptan, kamudaki yığılmanın önlenebilmesi için Tek Tip Sosyal Güvenliğin zamanında, sivil toplum örgütleri ile de görüşerek hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Kaptan, kamuyla, özel sektör arasındaki ücret dengesizliğinin, çalışırken ve emeklilikten sonra da devam etmesi halinde vatandaşın kamuya olan arzusunun bitmeyeceğini savundu. "Bunu çözmenin tek yolu Tek Tip Sosyal Güvenlik'tir" diyen Kaptan, bu bağlamda hükümetin ne düşündüğünü ve arzuladığını bilmediklerini de dile getirdi. Özel sektörde çalışanın maaşı ne olursa olsun, yatırımlar asgari ücretten yapıldığına dikkat çeken Kaptan, Tek Tip Sosyal Güvenlik'te her meslek grubu için bir ücret belirlenmesinin şart olduğunun altını çizdi ve sözlerine şu ifadelerle devam etti:

"Örneğin bir düz işçi, bir kalifiyeli işçi, bir de usta olanlar var. Bu üç sınıfa da aynı ücreti verdiğinizi iddia ederseniz, dürüst değilsiniz. Tek Tip Sosyal Güvenlik hayata geçirilirken, özel sektör de devlet tarafından desteklenmeli. Bunun başarılı olmasını istiyorsak, özel sektörde çalışanların maaşlarına da devlet katkı koymalıdır. İşverenleri de bu konuda teşvik etmelidir ki, kamudaki yığılmalar önlensin."

 

2004'te kamu çalışanının kazanımları...

- 2004 yılından önce hükümetin tek taraflı verdikleri ile yetinen ve protokol masasına oturamayan kamuda yetkili sendikalar pazarlığa oturdu. Kamu görevlileri, öğretmenler, emekli ve işçilere yüzde 14'lük artış verildi.

- Geçmişten bir anomali olan geçici statüde ve işçi statüsünde çalışıp kadroya geçenlere, askerliklerine karşılık hizmetleri verilmemişti. 2004 yılındaki protokolle askerlik hizmetlerine karşılık barem içi artışları verildi.

- Geçmiş hükümetler tarafından ortadan kaldırılan, tam ödenekli sendikal izin hakları 2004 protokolü ile yeniden kazanıldı. Bu karar, sendikaların daha iyi çalışmasını ve örgütlenmesini sağlayacak bir madde olarak değerlendirildi.

- Yine 2004 yılında geçmiş hükümetler tarafından ortadan kaldırılan ve üç aya indirilen yaz mesaisi beş aya çıkarıldı.

- Aynı protokolde, ortaokul öğrenimi gerektiren hizmet sınıflarında olan teknisyen yardımcıları, gümrük ve liman hizmetleri bekçileri, odacı ve şoför hizmetleri gibi sınıflarda olan yardımcı genel hizmetler sınıfında olan görevlilerin baremleri, barem 9'da veya 10'da kalırken, sendikaların talepleri ile barem 9, barem 11'e, barem 10 ise 12'ye çıkarıldı.

 

2005'te neler elde ettiler?

2005 yılında çalışanlara yüzde 11'lik artış verildi. Ayrıca, 30 yıldan emekliye çıkan bir kamu görevlisi, daha önce yüzde 52.5 emekli maaşı alabilirken, yapılan değişiklikle brüt maaşının yüzde 56'sı kadar emekli maaşı alabiliyor. Bu madde memur sendikaları tarafından çok önemli bir kazanım olarak ifade ediliyor.

Yine 30 yıldan fazla çalışan kamu görevlisi, emekliye çıkarken, maaşı 30 yıldan hesaplanırken, protokolle, 36 yıldan emekliye çıkan bir görevli, son çektiği brüt maaşının yüzde 67'si kadar emekli maaşı alacak. Bu karardan çok sayıda öğretmen ve kamu görevlisi yararlanacak.

Ayrıca 2005 protokolünde 60 yaşını doldurmasına rağmen, kamuda 15 fiili hizmet yılı olmadığı için emekli olamayanlar için yapılan değişiklikle, bir kamu görevlisi veya öğretmen, devlette kadrolu çalıştığı senelerle, sigortalı çalıştığı senelerin toplamı en az 15 yıl olduğunda, fiilen emekli olabiliyor. Diğer bir kazanım ise, en az 3 yıllık ortaöğrenim gerektiren hizmet sınıfların da olup da, 3 yıldan fazla öğrenim görenlerin, bulundukları dereceye bakılmaksızın, bulunduğu hizmet sınıfının birinci derecesinin son kademesine kadar barem içi artışı alabilme imkânı oldu. Ayrıca iki yıl bulunduğu hizmet sınıfının topunda hiç kademe ilerlemesi almayan kamu görevlileri ve öğretmelere, ise kıdemli memur adlandırarak, berem içi artış kadar tahsisat verildi. Lisansüstü eğitim görenlere ihtisaslarının görevlerine veya mesleklerine uygun olup olmadığına bakılmaksızın, bir kademe ilerlemesi, tıpta uzmanlık belgesi olanlara ve doktora yapanlara ise 3 kademe ilerleme verilmesi yasallaştırıldı.