Sosyal
Güvenlik Reformu tanıtıldı
Kamu ve özel sektör çalışanlarının emeklilik hak ve menfaatleriyle,
yükümlülüklerini dengeleyip eşitlemeyi amaçlayan Sosyal Güvelik Reformu, dün,
Saray Otel'de düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.
Reform taslağı, bugünden itibaren, bilgi, eleştiri ve katkılarına açık olmak kaydıyla sivil toplum örgütlerinin bilgisine getirilecek.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem, Tek Sosyal Güvenlik Sistemi'nin, toplumun uzun yıllardan beri beklentisi olduğuna işaret ederek, bu konunun Nisan 2005'te kurulan CTP-DP Koalisyon Hükümeti'nin programında yer aldığını söyledi.
Sosyal güvenliğin, bir ülke halkının bugün ve yarınının güven altına alınması, bireylerin insan onuruna yaraşır bir şekilde, başka insanlara muhtaç olmadan yaşamasının, kısacası kişisel özgürlüklerin teminatı olduğuna işaret eden Adem, "bu reformun temel amacı: orta ve uzun dönemde adil, kolay ulaşılabilir, yoksulluğa karşı daha etkin koruma sağlayan, kamuda, özelde ve kendi nam ve hesabına çalışanlar arasındaki eşitsizliği ortadan kaldıran, toplumsal dayanışmayı geliştiren, mali açıdan sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemine ulaşabilmektir" dedi.
Sonay Adem, yeni taslağın, AB ülkelerindeki uygulamalar ve ILO sözleşmeleri de göz önünde tutularak hazırlandığını vurgulayarak, yeni sistemin, halen yürürlükteki sistemin sağladığı kazanılmış haklara dokunmadığını söyledi.
Adem, taslağın sivil toplum örgütlerinin görüşüne açılmamasının, şu ana kadarki eksiklik olduğunu belirterek, taslağın bugün tüm sivil toplum örgütlerine ulaştırılacağını ve 2-16 Mayıs tarihleri arasında bu örgütlerden taslakla ilgili görüş, öneri ve eleştirileri alacaklarını kaydetti.
Sonay Adem, Sosyal Güvenlik Reformu'nun amacının, kamu ve özel sektör çalışanları arasında sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri bakımında mevcut olan farklılıkları ortadan kaldırmak, bu anlamda norm birliği; işgücü piyasasında kamuya olan aşırı talebi azaltmak ve kuma ile özel sektör arasında mobilite olanağı sağlamak; mevcut sosyal güvenlik sistemini tek çatı altına toplamak, örgütlenme ve altyapı sorunlarını çözmek ve finansal açıdan daha sağlam, aktüeryal dengelere dayalı bir yapıya kavuşmak; Genel Sağlık Sigortası ile toplumun bütün fertlerinin sağlık hizmetlerinden eşit, ulaşılabilir ve etkin bir şekilde faydalanmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Sosyal Güvenlik Reformu'nun kapsamında; tüm çalışanlar, atama veya seçilme ile siyasi görevlerde bulunanlar, kendi özel yasalarına göre çalışanlar, hizmet akdi ile çalışanlar, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar, işveren durumundaki gerçek kişiler ile isteğe bağlı sigortalıların olduğunu vurgulayan Adem, Genel Sağlık Sigortası kapmasına girecek olanları ise şöyle sıraladı:
"Tüm kamu çalışanları; memur, yargıç, savcı, atama veya seçilmiş siyasiler, kendi özel yasalarına göre çalışanlar, emeklilik, dulluk ve yetimlik maaşı alanlar, Sosyal Sigorta'dan yaşlılık, malüllük, dulluk ve yetimlik aylığı ve sürekli işgörmezlik geliri alanlar, hizmet akdi ile çalışanlar, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar ve işveren durumundaki gerçek kişiler, mü-cahit emekliliği alanlar, hiçbir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanlar, sosyal yardım alanlar, askerlik yükümlülüklerini yerine getirenler, şehit ve hadise kurbanı aileleri ve malüllere yardım yasası kuralları çerçevesinde yardım alanlar, özürlüleri koruma rehabilite ve istihdam yasası kapsamında nakdi yardım alanlar, çalışma dairesine kayıtlı işsizler, yabancı uyruklular ile KKTC'de ikamet eden yabancılar."
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem, yeni sistemin, kamu-özel-serbest gibi kategorilerde çalışanları sosyal güvenlik açısından eşitlediğine dikkat çekerek, yeni sosyal güvenlik sisteminde ödenen primlerle, sağlanan faydanın tüm vatandaşlar için eşit olacağını söyledi.
Yatırılan primlerle emeklilik aylığının ilişkilendirildiğini, daha uzun çalışan, daha çok prim yatıranın daha fazla emeklilik maaşı alacağını anlatan Adem, yeni sistemin uygulamaya başlamasıyla, siteme girecek bireyin, çalışma hayatı boycunca yaptığı yatırımlarının hesaplamaya dahil edilmesiyle "günceleştirilmiş ortalama ayılık kazancın" hesaplanacağını anlattı.
EMEKLİLİK 60 YAŞINDA…
Yeni sistemde emekli olabilmek için en az 9 bin prim günü (25 yıl) yatırım yapmak ve 60 yaşını doldurmuş olmak gerektiğini belirten Sonay Adem, bu koşulu yerine getiremeyenlere ise, 63 yaşını doldurmaları, en az 5 bin 400 gün (15 yıl) yatırım yapmaları koşuluyla indirimli emeklilik aylığı alma hakkı verildiğini söyledi.
Adem, emeklilikte 60 yaşı doldurmuş olmak koşulunun bir tek özürleler için bozulduğunu, bunun dışında 60 yaş öncesi emekliliğin mümkün olmadığını anlatarak, yasada var olan özürlülere yönelik emeklilik istisnasını şöyle sıraladı:
"Herhangi bir özürlü; 25 yıl (9 bin gün) prim ödeme koşuluyla yaş haddi aranmaksızın veya 15 yıl (5 bin 400 gün) prim ödemesi koşuluyla 55 yaş veya 10 yıl (3 bin 600 gün) prim ödemek koşuluyla 60 yaş."
Sonay Adem, yeni sistemin, sisteme dahil olacak emekçilere, ücretsiz analık izninde geçen süreleri, mükellef askerlikte geçen süreleri, geçici iş görmezlik sürelerini (iş kazaları ile mesleki hastalıkları, hastalık, analık), işsizlik ödeneği sürelerini, emekliliğine saydırmak amacıyla borçlanma olanağı getirdiğini kaydetti.
Sistemin, analık halinde, doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olmak üzere toplam 16 hafta ödenekli doğum izni olanağı verdiğini ifade eden Adem, işsizlik sigortasının, son 13 takvim ayında 120 gün işsizlik primi yatırılması koşuluyla, son 3 yılda 600 gün prim ödeyenlere 180; 900 gün prim ödeyenlere ise 240 gün olarak ödeneceğini anlattı.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
Sonay Adem, taslağın yasalaşmasıyla birlikte yasayı uygulamak üzere "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun oluşturulacağını vurgulayarak, "bu kurum, etkin hızlı ve verimli hizmet sunmak için tam otomasyonlu bir altyapıyla çalışacaktır. Bu reformlarla birlikte, e-devlet uygulamasının en temel yapı taşlarından biri olan e-sosyal güvenlik uygulamasına başlanacaktır" diye konuştu.
Aynı yasayla, en geniş katılımlı, toplumun tüm kesimlerini kapsayan; kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan "Sosyal Güvenlik Danışma Kurulu"nun da oluşturulacağını belirten Adem, bu kurumun da, sosyal güvenlik ve genel sağlık sigortası uygulamaları hakkında görüş ve düşünce üreterek, ilgili kurumlara ileteceğini kaydetti.
Sonay Adem, reformun sonunda, uluslar arası normlara, adalet ve eşitlik ilkelerine uygun, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, aktüeryal dengelere dayanan, tatminkar, finanse edilebilir, politik, ekonomik ve diğer şoklara dayanıklı, sürdürülebilir, çağdaş bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulacağını vurguladı.
"İKİNCİ ADIM…"
Adem, yeni sistemini yürürlüğe girmesiyle ortaya çıkacak mali açığın Türkiye tarafından karşılanmasının söz konusu olduğunu belirterek, halen varolan açığın çalışma yaşamını kayıt altına alma çalışmasıyla düştüğünü ve bunu düşmeye devam edeceğini söyledi.
Yeni yasanın, yürürlüğü girmesinden sonra ikinci adım olarak yapılması gerekenin, mevcut sitemin, kazanılmış haklara dokunmadan yeni sisteme uyumasını sağlamak olduğuna dikkat çeken Sonay Adem, bu konuda da gerekli çalışmanın yapılacağını kaydetti.
Sonay Adem, bir soruya karşılık, sosyal sigorta sisteminde açığın, giderek azalan bir eğriyle 10 yılda kapanmasının öngörüldüğünü söyleyerek, kendi kendini yönetmek iradesine sahip çıkan herkesin, bu uygulamadan yana olması gerektiğini belirtti.
ÖZEL SEKTÖR ÇALIŞANLARINA ÇAĞRI
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Adem, yeni sistemin uygulamaya geçmesiyle birlikte, hak ve menfaatlerin, yatırım miktarına bağlı olacağını anlatarak, tüm özel sektör çalışanlarına, deneme süresi haricinde, sigorta yatırımlarının gerçek ücretlerinden yatırılması konusunda ısrarlı olması çağrısı yaptı.
Adem, sendikaların da özel sektörde bir yolunu bularak mutlaka örgütlenmesi gerektiğini vurguladı.
Sonay Adem, bir başka soruya karşılık, sistemin 60 yaşın altında emekliliğe olanak sağlamadığını belirterek, "herkes 60 yaşa tabii olacaktır" dedi. Adem, 60 yaşın dünyada uygulanan en alt yaş sınırı olduğuna da işaret etti.