ODTÜ KAMPUSUNDA 12 VAKA: Güzelyurt'taki ODTÜ Kampusu inşaatında çalışan 12 işçi, yüksek ateş ve kusma şikayetleri ile Cengiz Topel Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan tahlillerde 2 işçiye tifo, 6'sına da tifüs teşhisi konuldu. Geriye kalan ve benzer şikayetleri olan 4 işçi ise tetkik amaçlı hastaneye yatırıldı. Bu işçilerde de benzer hastalıkların çıkması ihtimali yüksek
MAĞUSA BOĞAZI'NDAKİ ŞANTİYEDE 10 VAKA: Mağusa Boğazı'nda yazlık site inşaatları yapan bir şirketin şantiyesinde kalan 10 işçi de hastanelik oldu. Tamamen sağlıksız şantiye koşullarında barındırılan bu inşaat işçilerinin 1'ine kesin tifo teşhisi konulurken, 9'unun durumu henüz netleşmedi. Ancak bu işçilerin tahlillerinde de enzim değerleri yüksek bulundu. Uzmanlar bu işçilerin de tifo veya tifüse yakalanmış olabileceğine dikkat çekiyor
BU YERLERDE YAŞANIR MI?: Gerek ODTÜ Kampusu'nda, gerekse Mağusa Boğazı'ndaki inşaat şirketinin şantiyesinde kalan işçiler, her türlü bulaşıcı hastalığa davetiye çıkaran koşullarda barındırılıyor. ODTÜ Kampusu'ndaki işçiler farelerin cirit attığı sera benzeri çadırlarda kalırken, denetimsiz kuyulardan taşınan suları içiyor. Mağusa'daki inşaat işçileri daha da içler acısı koşullarda yaşıyor
SINIRDIŞI EDECEĞİZ: Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Hüseyin Celal, tifo ve tifüs olaylarını doğrulayarak gerekli tedbirleri almaya başladıklarını söyledi. Sağlıksız koşullardaki iki şantiyeye de durumlarını düzeltmeleri için birer hafta süre tanındığını ifade eden Celal, "Bu süre içerisinde koşullarını düzeltmezlerse şantiyeleri kapatıp işçileri de sınır dışı edeceğiz" dedi
Dilek ÇETEREİSİ
Üç kuruşluk ekmek parası için ülkemizi mekan tutan kaçak işçilerin çalışma hayatında açtığı büyük yaralar bir yana, toplum sağlığı için de tehdit oluşturdukları nihayet sağlık raporları ile su yüzüne çıkarıldı.
Yıllardır Kıbrıs Türkü'nün ekmeğiyle oynayıp sosyal güvenlik fonlarını batma noktasına getiren kaçak işçi sorununun, toplum sağlığı için de tehdit oluşturduğu söyleniyor, ancak ortaya çıkan olası raporlar hep hasır altı ediliyordu. Ancak bu kez böyle olmadı ve bazı işçilerin bulaşıcı hastalık taşıdığı sağlık raporları ile belgelenince kaçak işçilerin toplum sağlığını tehdit ettiği resmiyet kazandı.
Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilere göre, son günlerde tamamen sağlıksız koşullarda barındırılan ve "kaçak işçi" olduklarına inanılan inşaat işçilerinin 3'ünde pislikten bulaşan tifo, 6'sında da tifüs görüldü. Benzer şikayetleri olan 14 işçinin ise tetkikleri sürüyor.
Güzelyurt'taki ODTÜ Kampusu inşaatında çalışan 12 kişi, yüksek ateş ve kusma şikayetleri ile Cengiz Topel Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan tahlillerde 2 işçiye tifo, 6'sına da tifüs teşhisi konuldu. Geriye kalan ve benzer şikayetleri olan 4 işçi ise tetkik amaçlı hastaneye yatırıldı. Bu işçilerin de tifo veya tifüse yakalandığına inanılıyor.
Mağusa Boğazı'nda yazlık site inşaatları yapan bir şirketin şantiyesinde kalan 10 işçi de benzeri bir tablo ile hastanelik oldu. Tamamen sağlıksız şantiye koşullarında barındırılan bu inşaat işçilerinin 1'ine kesin tifo teşhisi konulurken, 9 işçinin durumu henüz netleşmedi. Ancak bu işçilerin tahlillerinde de enzim değerleri yüksek bulundu. Uzmanlar bu işçilerin de tifo veya tifüse yakalanmış olabileceğine işaret ediyor.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Hüseyin Celal, tifo ve tifüs olaylarını doğrulayarak gerekli tedbirleri almaya başladıklarını söyledi. Sağlıksız koşullardaki iki şantiyeye de durumlarını düzeltmeleri için birer hafta süre tanındığını ifade eden Celal, "Bu süre içerisinde koşullarını düzeltmezlerse şantiyeleri kapatıp işçileri de sınır dışı edeceğiz" dedi.
Sağlık Bakanlığı'na ihbarı zorunlu olan ve bulaşıcı hastalıklar grubuna giren tifo ve tifüs vakalarının, bunlarla sınırlı kalmayacağından, kavurucu sıcakların da etkisiyle yeni vakaların da görülebileceğinden endişe ediliyor.
Hijyen olmayan yaşam koşullarından, kısaca pislikten kaynaklanan tifo ve tifüs, bulaşıcı olduğu için salgına dönüşme tehlikesi de taşıyor.
Böylesine önemli bir hastalık olan tifo ve tifüs, şimdilerde ülkenin doğusu ve batısındaki bazı şantiyelerde patlak verdi.
Sağlık uzmanları, görenleri hayretler içerisinde bırakan sağlıksız koşullarda barındırılan bu inşaat işçilerinde görülen bulaşıcı hastalıkların, kaçak işçi sorununun kökünden halledilmemesi halinde sürekli toplum sağlığının tehdit altında olacağına dikkat çekiyor.
Farelerin cirit attığı çadırlarda yaşıyorlar
Konuyla ilgili olarak görüşüne başvurduğumuz Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Sıdıka Kayımbaşoğlu, inşaat işçileri arasında rastlanan tifo ve tifüs vakalarının tamamen sağlıksız barınma koşullarından kaynaklandığını söyledi.
Kayımbaşoğlu, ODTÜ Kampusu'ndaki bir inşaat şirketinin şantiyesinde tifo ve tifüs vakalarının görülmesi üzerine kendilerine durumlarını düzeltmek için bir hafta süre tanındığını söyledi.
Buradaki yaklaşık 300 yabancı uyruklu işçinin çadırlarda, sağlıksız koşullarda yaşadığını ifade eden Sıdıka Kayımbaşoğlu, bu işçilerin mutfak ihtiyaçlarının da yine çadırlarda karşıladığını, yapılan denetimlerde buralarda fare pisliğine de rastlandığını kaydetti.
Şantiyede portatif tuvaletler bulunduğunu, içme suyu ihtiyacının ise tankerlerle, denetimi yapılmayan kuyulardan sağlanan sularla karşılandığına dikkat çeken Kayımbaşoğlu, bu şartların sağlıksız olduğunu vurguladı.
Dr. Kayımbaşoğlu, buradaki işçilerin yüksek ateş ve kusma şikayetleri ile Yeşilyurt'taki Cengiz Topel Hastanesi'ne başvurduklarını, yapılan tahlillerde 2 tifo, 6 da tifüs vakası saptadıklarını doğruladı. Sıdıka Kayımbaşoğlu, 4 işçinin ise hastaneye yatırılarak tetkiklerine başlandığını söyledi.
10 kişi bir odada, tuvalet ise 2 çukurdan ibaret
Mağusa Boğazı'nda yazlık site inşaatları yapan bir şirketin şantiyesinin ise içler acısı halde olduğu bildirildi.
Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Sıdıka Kayımbaşoğlu, söz konusu şantiyede kalan 10 işçinin de Mağusa Hastanesi'ne yüksek ateş ve kusma şikayetiyle geldiğini, bir işçiye tifo teşhisi konulurken, 9'unun tetkiklerinin de sürdüğünü kaydetti.
9 işçinin yapılan tahlillerinde enzim değerlerinin yüksek çıktığına işaret eden Kayımbaşoğlu, bu işçilerin de tifo veya tifüse yakalanmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
Sağlık müfettişlerinin şantiyede yaptıkları denetimlerde işçilerin sağlıksız koşullarda barındırıldıklarının saptandığını anlatan Kayımbaşoğlu, burada çalışan 100 işçinin tuvalet ihtiyacını, açılan 2 çukurda giderdiklerinin tespit edildiğini bildirdi.
Yine 100 işçinin banyo ihtiyacının iki duşla(!) karşılandığını, pis suların üzeri açık 2 kuyuya akıtıldığını, etrafın da pislik içerisinde olduğunu ifade eden Kayımbaşoğlu, küçük iki penceresinin bulunduğu 15 metrekarelik prefabrik odalarda 10 kişinin kaldığını, adına mutfak denilen taştan yapılmış bir bölmenin de fare pislikleriyle dolu olduğunu vurguladı.
Kayımbaşoğlu'na göre, ayrıca şantiyede "sera" denilen bir yere atılan yataklarda bazı işçiler kalıyor. Şantiyenin su ihtiyacı yine tankerlerle karşılanıyor.
Tifo nedir?
KKTC'de kökü kazınamayan hastalıklar arasında bulunan tifo, özellikle temizlik ve hijyen koşullarına
gerekli özenin gösterilmediği yerlerde sağlığımızı tehdit edebiliyor.
Salmonella typhi adı verilen bir bakterinin yol açtığı bir tür enfeksiyon hastalığı olan tifo, ağız yoluyla alınan besin maddeleri ile sudan bulaşabiliyor. Sağlıksız yaşam koşulları da tifoya davetiye çıkarıyor.
Bin 740 çeşit salmonella mikrobundan sadece 14'ü gıda zehirlenmesi yaparak hastalığa yol açabiliyor. Bunlardan bir çeşidi tifo, bir çeşidi de paratifoya neden oluyor.
İshal, karın ağrısı, yüksek ateş ve kusma şikayetleri ile belirti gösteren tifo, alınan gıdalardan veya sudan bulaşıyor.
Pislikten kaynaklanan bu hastalık, hapşırma ve öksürme ile bulaşmıyor. Genellikle sokakta satılan sandviç türü gıdalar ile tatlılardan kolaylıkla insana bulaşabilen tifo mikrobu, insana sudan geçmişse, toplumda salgın haline rahatlıkla gelebiliyor.
Yüzde 90 ishal, yüzde 10 kabızlık yapan tifoda, insanın büyükabdesti yeşil rengini alıyor. Yüksek ateşe rağmen ters yönde seyreden nabız düşüyor ve bu klinik tablo kişide tifo mikrobu aranması için büyük bir ipucu veriyor.
Tifonun önlenmesinde temizliğe çok önem verilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, "Alınan gıdalar temiz olmalı. El ve özellikle tırnak temizliğine büyük önem verilmeli" diye konuşuyor.
Tifüs nedir?
Farelerden, pirelerden ve hamamböceklerinden insanlara bulaştığı bilinen tifüs da bulaşıcı hastalıklar grubuna giriyor.
Çevre sağlığına gerekli önemin verilmediği, haşerelerle yeterli mücadelenin yapılmadığı bölgeler, tifüse zemin hazırlayan unsurlar arasına giriyor.
Farelerden, hamamböceklerinden ve diğer haşerelerden insana bulaştığı bilinen ve teşhisi de sürekli tartışılan salgın hastalık tifüsün (ricettsia) önlenmesinde öncelikle çevre sağlığına büyük önem verilmesi gerekiyor. Hastalığın salgına dönüşmemesi için farelere ve haşerelere karşı etkin bir kampanya başlatılması gerekiyor.
Aslında bir tür enfeksiyon hastalığı olan tifüs, farelerin bit ve pireleri, kedi ve köpeklerin keneleri, hamamböceği ve diğer haşerelerin dışkıları veya bu dışkıların kuruması halinde havaya bıraktığı bakteri ile virüs arası bir tür mikroorganizmadan insana bulaşabiliyor.
Proteus denilen mikropları taşıyan bit, kene ve pirelerin ısırdığı yerlerde kaşıntı meydana geliyor. Kaşıntı sırasında bu mikroplar kana geçebiliyor ve hastalık oluşuyor.
Nezle gibi baş ağrısı, öksürük, halsizlik, yüksek ateş, deride döküntü, eklem ağrısı ve iştahsızlıkla seyreden tifüsün insandan insana "kan yolu" hariç bulaşması söz konusu değil. Tedavisinde tetraklin ve kemisetin türü antibiyotikler kullanılıyor. Hastalık usulüne uygun olarak tedavi edilirse öldürücü etkisinden söz edilemiyor. Aksi halde öldürücü olabiliyor.