Rumlar, Mali Yardım Tüzüğü’nü engelliyor
 

AB Dönem Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Kasım ayında onaylanması beklenen Kuzey Kıbrıs’a yapılacak mali yardım tüzüğü ile ilgili birlik tarafından yayınlanacak deklarasyona Rumlar veto koydu.
Rumlar söz konusunun deklarasyonun içeriğine itiraz ettiklerini belirterek konunun Aralık ayının ilk yarısında toplanacak olan AB Konseyinde ele alınmasını istediler.
ABHaber’in AB Daimi Temsilciler Komitesi Coreper kaynaklarından aldığı bilgilere göre, Rumlar 21 Kasım’da AB Genel İşler Konseyi tarafından onaylanması beklenen 259 milyon Euro tutarındaki mali yardımın kabul edilmesine zemin oluşturacak deklarasyonun içeriğini beğenmedikleri gerekçesiyle vetoladılar.
Kıbrıslı Türkler Rumlar yüzünden 120 milyon euroyu kaybedebilir
Kıbrıslı Türkler 26 Nisan 2004 tarihinde bu yana izolasyonların kaldırılması yönünde birliğin adım atmasını bekliyordu. Rum tarafının anlaşılmaz tutumu sebebiyle konu belirsizlik ortamına itildi. Mali yardım tüzüğü en geç Aralık ayı içinde onaylanmazsa Kıbrıs Türk tarafı 259 milyon Euronun ilk dilimi olan 120 milyon Euro’yu kaybedecek.
Rumlar kapalı kapılar ardında izledikleri çok ince diplomatik manevralar ile bu yıl AB tarafından Kuzey Kıbrıs’a aktarılması beklenen 120 milyon Euronun akibetini bir başka bahara bırakılması sağlamaya çalışıyorlar.
Deklarasyon AB tarafından mali yardım tüzüğü kabul edilirken izolasyonların kalkması yönünde de bir çağrı niteliği taşıyordu.Bir başka deyişle AB 26 Nisan 2004’te Kıbrıslı Türklere yönelik verdiği sözleri yayınlayağı deklarasyon ile teyit edecekti.
AB Dönem Başkanı İngiltere’nin çabaları devam ediyor
Öte yandan AB Dönem Başkanı İngiltere soruna çözüm bulmak için yoğun diplomatik girişimlerde bulunuyor. Ancak Kıbrıs Rum yönetiminin uzlaşmaz tutumu sayesinde soruna bir türlü çözüm bulunamıyor.

UZUN BAŞKANLIĞINDAKİ HEYET  BRÜKSEL’DE TEMASLARA BAŞLADI

AB Dönem Başkanlığı tarafından hazırlanan ve bu ay içerisinde onaylanması beklenen 259 milyon Euro’luk mali yardımın kullanım alanlarıyla ilgili çalışmalar yapmak amacıyla Brüksel’e giden Maliye Bakanı Ahmet Uzun başkanlığındaki heyet temaslarına başladı.

Maliye Bakanı Ahmet Uzun, AB yetkilileriyle temaslarında, KKTC’ye verilmesi öngörülen mali yardımın kullanım yöntemlerinin ele alındığını söyledi ve temaslarının bugün de yoğun tempoda devam edeceğini kaydetti.

Mali Yardım Tüzüğü’nün onay aşamasına geldiğini, bu nedenle onayla birlikte mali yardımın kullanımıyla ilgili detaylandırma yapıldığını söyleyen Uzun, “Bizim önceliğimiz Kıbrıs Türkü’ne yarar getirecek projelerdir. Limanların standardının yükseltilmesi, turizm ile KOBİ’lerin desteklenmesi ve alt yapıyla ilgili projeler temel önceliklerimizdir” dedi.

Bir soruya karşılık, Mali Yardım ile Doğrudan Ticaret tüzüklerinin birbirinden ayrılmamasına ilişkin politikalarının devam ettiğini belirterek bu konudaki görüşlerini de toplantılarda dile getirdiklerini söyleyen Uzun, “Ancak tüzüklerin birbirinden ayrılmaması ihtimali gittikçe ortadan kalkıyor gibi. AB tercih edip Mali Yardım Tüzüğü’nü tek başına uygulayacaksa bizim hazırlıklı olmamız ve önceliklerimizi bizim belirlememiz gerekir” diye konuştu.

ARALIK SONUNA KADAR ONAYLANMAZSA 120 MİLYON KAYIP..

Avrupa Birliği’nin referandumun ardından hazırlayarak onayladığı Mali Yardım Tüzüğü, KKTC’ye 259 milyon Euro’luk mali yardım öngörüyor. Yaklaşık bir yıldan beri gündemdeki yerini koruyan Mali Yardım Tüzüğü’nün uygulanması için AB üyelerinin onayıyla deklarasyon yayımlanması gerektiği belirtiliyor.

Mali Yardım Tüzüğü’nün en geç 31 Aralık’a kadar onaylanmaması halinde Kıbrıs Türk tarafı, 259 milyon Euro’nun ilk dilimi olan 120 milyon Euro’yu kaybedecek.
TALAT: RUM TARAFININ TUTUMU TOLERE EDİLDİĞİ SÜRECE BU TÜZÜK                 UYGULANAMAYACAK

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, AB Mali Yardım Tüzüğü’nün Rum tarafının tutumu tolere edildiği sürece uygulanamayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı, konuyu bildiklerini, Rum Yönetimi’nin Mali Yardım Tüzüğü’nden ekonominin yararlandırılmasını engellemek için zorluk çıkardığını, Rumların, mali yardımların kendi icazetleriyle gerçekleşmesi için de bir çaba ortaya koyduklarını söyledi.

Talat, Bu yüzden Kıbrıs Türk kurumlarının herhangi bir şekilde rol aldığı veya alacağı bir mekanizmanın Rumlar tarafından reddedildiğini ve çeşitli engeller çıkarıldığını, son olayın da bu engellerden biri olduğunu kaydetti.

Rumların  tüzüğün geçmesini ertelettiklerini bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Talat, bunun veto mu yoksa erteleme mi olduğunun tartışılabileceğini ancak sonucun aynı ve değişmez olduğunu kaydetti.

Rum tarafının kesinlikle Kıbrıs Türkü’nün kendi kurumlarının çalışmasını ve bu yardımdan kendi kurumları aracılığıyla yararlanmalarını engellemeye çalıştığını ifade eden Talat, “Bütün uğraşları budur. Dolayısıyla bizim hep ortaya koyduğumuz ‘Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret birbiriyle ilişkilidir. Eğer doğrudan ticaret geçmezse, mali yardımın uygulanması çok zor olacaktır’ sözleri bu tutumla doğrulanıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, bu nedenle, doğrudan ticaretin olmadığı bir paketteki mali yardımı bile Rum tarafının engellediğini, Kıbrıs Türk ekonomisinin güçlenmesini ve belli bir düzeye gelmesini istemediğini ifade etti.

Talat, tüzüğün onaylanma mekanizmasının ise COREPER (AB Daimi Temsilciler Konseyi)  ve AB Konseyi olduğunu, dolayısıyla tartışmaların süreceğini, kendilerinin hem iki tüzüğün birlikte ele alınmasında, hem de mali yardım tüzüğünün uygulanabilir bir şekilde geçmesinde ısrarlı olduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı, bunların ilişkili olduğunu ve bu ilişkiyi kendilerinin değil Avrupa Komisyonu ile Avrupa Konseyi’nin kurduğunu devamlı vurguladıklarını ancak Rum tarafının “doğrudan ticaret asla geçemez” tavrıyla AB’nin de bu iki tüzüğün birlikteliğinden caymaya başladığını ifade ettiklerini söyledi.  Cumhurbaşkanı Talat, şimdi bir de tüzüğün içeriği nedeniyle Rumların sorun çıkarmaya başladığını ve önceden söyledikleri gibi tüzük geçse bile tüzüğün uygulanmasının mümkün olmayacağını, Rum tarafının tutumu tolere edildiği sürece tüzüğün uygulanamayacağının görüleceğini ve yaşanacağını vurguladı.