Referandum tamam
Kıbrıs Türk halkının 7 Mart 2003 tarihinde elinden alınan referandum hakkı, dün iade edildi. Meclis, referandum yasa tasarısını oybirliğiyle kabul etti. UBP'nin boykot ettiği meclis birleşiminde referandum yasa tasarısı, CTP-BG, DP, BDH ve TKP milletvekillerinin oylarıyla geçti
Referandum tamam
MECLİSTEN TARİHİ KARAR: Dünya kamuoyunun gözlerini çevirdiği İsviçre'deki dörtlü konferans öncesinde KKTC hükümeti, dün tarihi bir karar alarak Kıbrıs Türk halkına kendi geleceğiyle ilgili kararını verme hakkını iade etti. Yaklaşık 1 yıl önce 7 Mart 2003'te, yağmur altında meclis önüne gelip dönemin UBP-DP hükümetinden referandum hakkını talep eden binlerce kişinin rüyası geç de olsa dün gerçek oldu
UBP, YİNE YOKTU: New York'ta tarafların BM'ye taahhüt ettiği referandumla ilgili süreci dün hayata geçirmek için toplanan mecliste, tıpkı bir yıl önce olduğu gibi UBP'ye ait koltuklar boştu. Referandum yasa tasarısının anayasaya aykırı olduğunu savunan UBP, dünkü meclis birleşimine sadece bir temsilci gönderdi. Salih Miroğlu, meclise gelip partisinin görüşünü açıkladıktan sonra ayrıldı ve oylamaya da katılmadı
REFERANDUM TARİHİ: Meclisten dün oybirliği ile geçen referandum yasasına göre Kıbrıs'ta varılacak anlaşma, 20 Nisan 2004 Salı günü veya Bakanlar Kurulu'nun belirleyip Resmi Gazete'de yayımlayacağı ama her halükarda 1 Mayıs 2004 tarihinden önceki bir tarihte halkoylamasına gidilecek. Halkoylaması tarihiyle ilgili düzenlemeye dün son anda bir ilave yapılarak referandum tarihinde olası bir değişiklik yapılması halinde buna olanak sağlandı ve böylece yeni bir yasa değişikliğinin önü alındı
l ANAYASAYI BM HAZIRLAYACAK: Başbakan Mehmet Ali Talat, hazırlanan Türk Kurucu Devlet Anayasa Taslağı'nın BM'ye verilmesi gerektiğini ama görüşmeci heyetin başkanı da olan cumhurbaşkanının "Ben bunu verirsem anayasal suç işlerim" diyerek taslağı vermeyi reddettiğini anımsattı ve taslağın BM tarafından hazırlanacağını söyledi. Talat, BM'yle vardıkları uzlaşmayla önemli hususları not ederek verdiklerini, konunun konuşulup BM nezdinde çözümlendiğini belirterek, BM hukukçularının anayasa konusunda çalışacağını kaydetti
Kıbrıs sorunuyla ilgili yaşanan bu kritik süreçte dün Cumhuriyet Meclisi'nden tarihi bir karar çıktı. Çözüm ve Avrupa Birliği (AB) istemiyle yaklaşık 1.5 yıldır çeşitli platformlarda mücadele veren Kıbrıs Türk halkının geleceğiyle ilgili kararını kendisinin almasının yolu açıldı.
Meclis dün olağanüstü toplanarak referandum yasası olarak da adlandırılan "Kıbrıs Sorununun Çözümüne İlişkin Halkoylaması (Özel ve Geçici Kurallar) Yasa Tasarısı"nı oybirliği ile kabul etti. Böylece yaklaşık 1 yıl önce 7 Mart 2003'te, yağmur altında meclis önüne gelip dönemin UBP-DP hükümetinden referandum hakkını talep eden binlerce kişinin rüyası geç de olsa gerçek oldu.
UBP'nin boykot ettiği meclis birleşiminde referandum yasa tasarısı, CTP-BG, DP, BDH ve TKP milletvekillerinin oylarıyla geçti. Yasaya 32 milletvekili olumlu oy verdi.
New York'ta tarafların BM'ye taahhüt ettiği referandumla ilgili süreci dün hayata geçirmek için toplanan mecliste, tıpkı bir yıl önce olduğu gibi UBP'ye ait koltuklar boştu.
Referandum yasa tasarısının anayasaya aykırı olduğunu savunan UBP, dünkü meclis birleşimine sadece bir temsilci gönderdi. Salih Miroğlu, meclise gelip partisinin görüşünü açıkladıktan sonra ayrıldı ve oylamaya da katılmadı.
Meclisten dün oybirliği ile geçen referandum yasasına göre, Kıbrıs'ta varılacak anlaşma 20 Nisan 2004 Salı günü veya Bakanlar Kurulu'nun belirleyip Resmi Gazete'de yayımlayacağı ama her halükarda 1 Mayıs 2004 tarihinden önceki bir tarihte halkoylamasına gidilecek. Halkoylaması tarihiyle ilgili düzenlemeye dün son anda bir ilave yapılarak, referandum tarihinde olası bir değişiklik yapılması halinde buna olanak sağlandı ve böylece yeni bir yasa değişikliğinin önü alındı. Referandum tarihinde olası bir değişikliğe gidilmesi halinde Bakanlar Kurulu toplanıp bununla ilgili karar alabilecek ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanması yeterli olacak.
Yasada neler var?
Resmi Gazete'de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecek yasaya göre, Kıbrıs'ta Annan Planı temelinde yapılacak anlaşma, 20 Nisan Salı günü veya Bakanlar Kurulu'nun belirleyip Resmi Gazete'de yayımlayacağı her halükarda 1 Mayıs 2004'ten önceki bir tarihte referanduma sunulacak.
"Kıbrıs Sorununun Çözümüne İlişkin Halkoylaması (Özel ve Geçici Kurallar) Yasa Tasarısı" "BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından taraflara sunulan Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluş anlaşmasını ve tüm eklerini; anayasa ve mevzuatı; Kıbrıs Türk devletinin kurucu ortağı olacağı Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği'ne katılımını halkoylamasına sunmayı" düzenliyor.
Halkoylamasında, son milletvekilliği seçimindeki seçmen kütüklerinde kayıtlı olan KKTC yurttaşları oy kullanacak. Ancak kütükler son milletvekilliği seçiminden sonraki süreçte yurttaşlık hakkını kaybedenlerin kütüklerden silinmesi ve seçmen niteliğini haiz yeni yurttaşlık kazananlar ile 18 yaşını doldurması nedeniyle seçme niteliği kazananların kütüklere eklenmesiyle güncelleşecek.
Halkoylamasında seçmenlere verilecek oy pusulalarında beyaz zemin üzerine siyah yazı ile bir EVET ve onun yanında siyah zemin üzerine beyaz yazıyla HAYIR kelimeleri ve her birinin altında birer kare bulunacak. Pusulada yer alacak diğer ifadeler Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek. Seçmenler, karelere tükenmez kalemle işaret koymak, ya da (X) işaretli mühür basmak ve oy pusulasını, gizliliği bozmayacak biçimde katladıktan sonra sandık kurul önündeki kapalı oy sandığına atarak oy kullanacak.
Gözler meclisteydi
Referandum yasa tasarısını görüşmek üzere önce dün sabah Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi toplandı. Özdil Nami (CTP) başkanlığında toplanan 9 kişilik komitenin UBP'li 3 üyesi bu tarihi kararda yoktu.
Komite üyesi Turgay Avcı (UBP) toplantıya katılarak görüşlerini ortaya koyduktan sonra oylamaya katılmadı. Diğer UBP'li üyeler Nazım Çavuşoğlu ve Erden Özaşkın ise toplantıya katılmadı.
Tasarı, CTP, DP ve BDH'lı üyelerin oybirliği ile kabul edilerek genel kurula havale edildi.
Genel kurul da öğleden sonra toplanarak tasarıyı oybirliğiyle geçirdi.
Meclis başkanı Fatma Ekenoğlu başkanlığındaki toplantı yarım saat gecikmeyle saat 15.00'te başladı.
Toplantıya UBP milletvekillerinden sadece Salih Miroğlu katılırken CTP, DP ve BDH milletvekilleriyle nisap sağlandı.
Referandum yasa tasarısı, danışma kurulu kararıyla dünkü gündeme alındı. Ardından da Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi'nin tasarıyla ilgili ivedilik istemi oyçokluğuyla kabul edildi.
Miroğlu: Tasarı anayasaya aykırı
Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi Başkanı CTP Milletvekili Özdil Nami'nin tasarıyla ilgili raporu okumasından sonra ilk sözü UBP Grup Başkan Vekili Salih Miroğlu aldı.
Miroğlu partisinin toplantıya neden katılmadığını açıklamak için söz aldığını belirtti.
UBP'nin referanduma ilke olarak karşı olmadığını, yasa tasarısının anayasaya aykırı şekilde meclis gündemine taşınmasına karşı olduğunu ifade eden Miroğlu, halkın iradesini yansıtan bir anayasanın halen yürürlükte bulunduğunu söyledi.
Miroğlu, herkesin anayasaya yani halk iradesine saygılı olması gerektiğini, hükümetin 1985 anayasasına aykırı ve "biz yaparız, beğenmezseniz mahkemeye gidin" anlayışıyla hareket ettiğini öne sürdü.
Anayasaya göre, Annan Planı'nın önce mecliste görüşülmesi ve cumhurbaşkanınca imzalamasından sonra halkın referandumuna sunulmasını gerektiğini ifade eden Salih Miroğlu, bu yapılmazsa KKTC'nin feshinin gündeme geleceğini iddia etti.
UBP Grup Başkan Vekili Salih Miroğlu, UBP'nin halkın geçmiş iradesine uygun hareket ettiğini, anayasaya uygun davrandığını, hükümetin ise anayasaya uymadığını savundu.
Miroğlu, Annan Planı'nın anayasanın 90. ve 162. maddesine uygun olarak önce mecliste görüşülmesini talep ettiklerini açıkladı. Miroğlu, "Hukuk dışı sivil darbe girişimleriyle mevcut düzeni yıkma" isteklerine göz yapmayacaklarını da belirtti.
Serdar Denktaş: Referandum kararı ortak toplantıda alındı
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Miroğlu'nun ardından söz alarak, Annan Planı'nın imzadan önce referanduma sunulmasının Ocak 2002'de cumhurbaşkanlığında tüm partilerin katılımıyla yapılan toplantıda kararlaştırıldığını söyledi.
Denktaş New York'ta alınan kararın yerine getirilmesi için meclisin atması gereken bir adım olduğunu, 31 Mart'ta ortaya bir belge çıkacağını, yeni bir devlet oluşacağını kaydetti.
Anayasanın AB yasalarına uyumunun söz konusu olabileceğini, UBP'nin de oyuyla bu konuda çalışacak komiteler kurulduğunu anımsatan Denktaş, iki halkın onay vereceği bir anlaşmanın ardından iki anayasanın yürürlüğe gireceğini, referandumda "hayır" çıkarsa KKTC anayasasının yürürlükte kalacağını anlattı.
Tasarının kesinlikle anayasaya aykırı olmadığını kaydeden Serdar Denktaş, eğer UBP tüm toplantılara katılsaydı, bu çağrıyı yapma hakkı olacağını belirtti.
Referandumun önünü açacak bir yasa
31 Mart'ta Annan Planı'nın her şeyiyle tamamlanacağını, çıkacak son metni siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin değerlendirerek halkın geleceğiyle ilgili kararın alınacağını söyleyen Serdar Denktaş, referandumun önünü açacak bir yasa yapılacağını anlattı.
Denktaş New York'ta uluslararası bir toplantıda 1 Mayıs öncesinde Kıbrıs'ın iki tarafında referandum sözü verildiğini hatırlatarak mecliste bu mükellefiyetin gereğinin yapılacağını söyledi.
UBP'nin de katkı koymasını beklerdik
UBP'nin de görüşleriyle katkı koymasını beklediklerini ama bunun yapılmadığını belirten Serdar Denktaş, UBP'nin her kararı Anayasa Mahkemesi'ne götürmesini eleştirdi, muhalefetin mecliste yapılmasını istedi.
Serdar Denktaş, halkın UBP'ye meclis koltuklarını boş bırakma görevi vermediğine işaret ederek, halkın geleceğini koruyabilmek, garanti altına alabilmek için 31 Mart'a kadar ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı'nın İsviçre'de hiçbir şey değişmeyecek demekle belki de haklı olduğunu ama yine de deneyeceklerini belirten Serdar Denktaş, halkın en doğru kararı alacağına olan inancını dile getirdi.
Serdar Denktaş, geçmişte referandum yapılmasında çekimser kaldıkları için hem DP'nin hem UBP'nin çok eleştirildiğini belirterek, şimdi tamamlanmış bir metin olduğunu, tasarıyla ilgili de DP olarak önerileri bulunduğunu söyledi.
Denktaş, BDH Milletvekili Tahsin Mertekçi'nin yerinden sorusu üzerine görüşmelerin dünkü bölümüyle ilgili de bilgi verdi ve bugün Başbakan Mehmet Ali Talat'la İsviçre'ye gideceklerini söyledi.
Görüşme tutanaklarının bir gün sonra meclise ulaştığını kaydeden Serdar Denktaş, milletvekillerinin bunları okumasını istedi.
Serdar Denktaş İsviçre'ye giderken Rum tarafıyla uzlaşılamadığını, orada da uzlaşılmazsa BM genel sekreterinin metni tamamlayacağını anlattı.
Denktaş, TKP Milletvekili Hüseyin Angolemli'nin sorusu üzerine KKTC Anayasası'nın dün akşam BM'ye verileceğini, bunun anlaşmaya ve uluslararası hukuka uydurulacağını belirtti.
Meclis Komitesi'nde hazırlanan anayasa taslağında eksiklikler olduğunu kaydeden Serdar Denktaş, şu anda anayasa konusunda bir toplantı yapıldığını meclis toplantısından sonra oraya katılacaklarını açıkladı.
Serdar Denktaş, BDH Milletvekili İzzet İzcan'ın sorusu üzerine de İsviçre'ye meclisten parti başkanlarının olacağı bir heyetle gitme girişimleri bulunduğunu ama bunun gerçekleşemediğini söyledi. Denktaş İsviçre'ye hukukçularla gideceklerini de bildirdi.
Soyer: UBP'nin önerisiyle uzmanlar da katıldı
Üçüncü sözü alan CTP Genel Sekreteri ve Grup Başkan Vekili Ferdi Sabit Soyer, Anayasa Hazırlama Komitesi'nin nasıl çalıştığı hakkında bilgiler verdi ve UBP'li üye Hüseyin Özgürgün'ün önerisiyle uzmanlar çağrıldığını, şimdi bu çalışmanın anayasaya aykırı olduğunu söylemelerini anlayamadığını belirtti. Soyer, komite tutanaklarının açık olduğunu da hatırlattı.
Rum kesimindeki Mahi gazetesinde çıkan anayasa hazırlıklarına ilişkin karşı görüşler içeren bir haberi de okuyarak meclis tutanaklarına geçmesini istedi.
İzcan: Barış sürecinin tıkanmasına çalışılıyor
BDH Milletvekili İzzet İzcan referandumların "doğrudan demokrasi" için yapıldığını belirterek, hazırlanan tasarının KKTC Anayasası'nı değiştirmeyi hedeflemediğine işaret etti.
Barış sürecinin önünün tıkanmasına çalışıldığını, UBP'nin koltukları boş bırakarak bu mesajı verdiğini kaydeden İzcan, UBP'nin cumhurbaşkanıyla kol-kola da girebildiğini belirtti.
İzcan, eğer BM'ye verilmeyecekse niye anayasa taslağı için büyük efor sarf ettiklerini sordu.
Meclisin ciddi şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini ama görüşmeler sürecinde devre dışı tutulduğunu belirten İzzet İzcan, Rum tarafı tüm siyasi parti liderleriyle İsviçre'ye gidecekken Kıbrıs Türk tarafının bunu yapmamasını eleştirdi.
İzcan, ciddi kararlar alınırken herkesin tuzu biberi olması gerektiğini kaydederek hükümetin vaatlerini tutmadığını savundu. İzcan "Eskiden ne farkınız var" diye sordu.
Angolemli: Halk bilgilendirilmeli
TKP Milletvekili Hüseyin Angolemli, tarihi bir gün yaşandığını işaret ederek, halka referandum hakkının verilmesi gerektiğini söyledi. UBP'nin tutumunu ve "hayır" kampanyası başlatmasını eleştiren Angolemli, tasarıya olumlu oy vermenin tarihi bir görev olduğunu vurguladı.
Başbakanın görüşme süreciyle ilgili bir şeyler söylemesini isteyen Angolemli, aksi halde diğer görüşmecinin söylediklerinin geçerli olacağını belirtti.
Angolemli, halkın endişeli olduğunu belirterek bilgilendirmenin önemine işaret etti.
Varılacak anlaşmayla, dünyanın tanıyacağı, sınırları belli bir devlete sahip olunacağını kaydeden Angolemli, tüm konuların 31 Mart'ta ortaya çıkacağını, halkın referandumda kararını vereceğini, halkın önünün açılması gerektiğini vurguladı.
Adem: Hükümet, halkın iradesiyle karar alıyor
CTP Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Sonay Adem, UBP Milletvekili Salih Miroğlu'nun konuşmasını eleştirerek, bir grubun "çözüm isteyenler sivil darbe yapıyor" diye Türkiye'ye gönderme yapıldığını söyledi.
Hükümete kararları aldırtan gücün, halkın iradesi olduğuna işaret eden Adem, referandumda çıkacak karara da herkesin saygılı olması gerektiğini vurguladı.
Adem, hayır kampanyası düzenlemenin doğru bir tavır olmadığını kaydetti ve UBP'nin bazı milletvekillerinin referandum tasarısına evet diyeceği için boykot kararıyla bunun önlenmek istendiğini söyledi.
Akıncı: Çözümsüzlüğü tercih etmeyeceğiz
Meclis genel kurulunda daha sonra söz alan BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, çok önemli bir haftaya girildiğini, 31 Mart'ta eksiksiz bir plan geleceğini ve 20 gün içinde bir karar verileceğini belirtti.
Akıncı, çözümsüzlüğü tercih etmeyeceklerini kaydederek, müzakerelerle azaminin elde edilmesini istediklerini söyledi.
Rum tarafının da benzer beklentileri olduğunu ifade eden Akıncı, 31 Mart'ta ortaya çıkacak belge için meclisin daha çok devrede olmasını istediklerini ama yeterince katkı yapamadıklarını düşündüklerini anlattı.
Mustafa Akıncı, meclise müzakerelerden tek tutanak geldiğini, son günlerde bunun çoğaltıldığını, cumartesi ve pazar günleri meclise gelerek bunları okuyabildiğini, milletvekillerinin bu tutanakları okumak için yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Tutanakların milletvekillerine dağıtılmasının ne sakıncası olacağını soran Akıncı, meclisin bilgi talebinin yabana atılmamasını istedi.
BDH Genel Başkanı Akıncı, dünkü görüşmede ne olup bittiğini merak ettiklerini, sınırlı bilgilerden New York mutabakatının çiğnendiğini anladıklarını kaydetti.
Hazırlanan anayasa taslağının verilmesinin de uluslararası bir mükellefiyet olduğunu ama bunun yapılmadığını belirten Akıncı, İsviçre'ye gitme konusunda kendilerine teklif yapılmamasını, sadece her konuda hayır diyen UBP'ye sorulmasını esefle karşıladığını söyledi.
Mustafa Akıncı, İsviçre'de kime danışılacağını sorarak, sadece partilerin değil, sivil toplum örgütlerinin bile İsviçre'ye gitmesi gerektiğini kaydetti.
31 Mart'ta planın son halini alacağına işaret eden Akıncı, Türkiye ve Yunanistan'ın başbakanlar düzeyinde katılacağı toplantıda umulmadık, olumlu gelişmeler de olabileceğini dile getirdi.
Akıncı, BM'ye KKTC Anayasası'nın verilmesinin kabul edilebilecek bir şey olmadığını belirterek, ortada uluslararası bir mükellefiyet bulunduğuna işaret etti.
15 Nisan'da uluslararası bağış konferansı toplanacağını, bundan iyi sonuçlar çıkmasını dilediklerini belirten Akıncı, Türkiye'nin katkılarının da gerekli olacağını, çözüme mali katkının önem taşıdığını vurguladı.
Akıncı, referandumda aralık seçmen listesinin geçerli olacağına işaret ederek, Türkiyeli seçmenlerin de önemli rol oynadığını anlattı.
BHG Genel Başkanı Akıncı, AKP hükümetinin Kıbrıs'ta bulunacak anlaşmaya "hayır demeyeceği ve Denktaş'ın hayır bayrağı açtığı anda TC Başbakanı Erdoğan'ın sessiz kalmayacağı" umudunu dile getirerek, tasarıya olumlu oy vereceklerini açıkladı ve hükümete İsviçre'de başarılar diledi.
Talat: Her şey su gibi akmıyor
Daha sonra kürsüye gelen Başbakan Mehmet Ali Talat, ilk olarak görüşme sürecinde her şeyin su gibi akmadığını, çok yoğun çalıştıklarını, kendi içlerinde ortak görüş oluşturmak için de çok zaman harcadıklarını itiraf etmek istediğini söyledi.
Çok zor bir süreçte olduklarına işaret eden Talat, meclise bilgi verecek zamanı bulamadıklarını, iki ayaklarının bir pabuçta olduğunu ifade etti.
Talat, Bakanlar Kurulu'nun hep mesai saatleri dışında toplanabildiğini, gazetecilere randevu veremediğini; çok sıkı, her şeyin süt liman olmadığı günler yaşadıklarını belirtti ve Kıbrıs Türk halkını salim bir limana götürmeye çalıştıklarını, bu noktaya çok farklı yerlerden geldiklerinin de unutulmamasını istedi.
Başbakan Talat, görüşme tutanaklarının meclise geldiğini ve bunların okunduğunu varsaydıklarını, "gizli" ibareli belge olduğu için bunların meclis dışına çıkarılamayacaklarını söyledi.
Müzakereler sırasında Rumların dünküler hariç 220 sayfa belge verdiğini, kendilerinin de 80 sayfa belge verdiğini belirten Talat, partilere meclis kararıyla bu bilgiler zaten geldiği için, sivil toplum örgütlerine bilgi vermeyi tercih ettiğini kaydetti.
Başbakan Talat, parti liderleri mecliste tutanakları okuyarak milletvekillerine bilgi aktarabileceğini; geçmişte de böyle yaptıklarını bildirdi.
UBP, İsviçre'ye gitmeyi reddetti
Parti liderlerinin de İsviçre'ye gitmesini başbakan yardımcısıyla ele aldıklarını ama tümünün gitmesini istediklerini, başbakan yardımcısının UBP genel başkanına bu teklifi götürdüğünü ama ret yanıtı aldıklarını, bir bütünlük sağlanamayacağı için diğer partilere teklif yapılamadığını anlattı.
Talat, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın İsviçre'ye sadece BDH'nın gitmesini kendisi açısından sıkıntılı bulduğunu, bunu da saygıyla karşıladıklarını kaydetti.
Anayasa için BM çalışıyor
Talat, hazırlanan anayasa taslağının BM'ye verilmesi gerektiğini ama görüşmeci heyetin başkanı da olan Cumhurbaşkanı'nın "ben bunu verirsem anayasal suç işlerim" diyerek taslağı vermeyi reddettiğini BM'yle vardıkları uzlaşmayla önemli hususları not ederek verdiklerini ve taslağın BM tarafından hazırlanacağını söyledi.
Talat, konunun konuşulup BM nezdinde çözümlendiğini belirterek, BM hukukçularının anayasa konusunda çalışacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanının her görüşmeden sonra açıklama yapmasını doğru bulmadığını, doğru olduğuna inandıklarını haftada bir basın toplantısıyla açıkladığını ifade eden Başbakan Talat, "Ben çıkıp her şey süt limandır diyemem. Onun için söylemiyorum. Güzel şeyler olduğunda da cumhurbaşkanını olumsuz şeyler söylememesi konusunda uyarıyorum. Cumhurbaşkanının açıklamalarının çözüm isteyenlerin moralini bozduğunu biliyorum" dedi.
Başbakan Talat, BM'den ve Rum tarafından çok ciddi şeyler istediklerini belirterek, komite çalışmalarının çok sıkı tempoda sürdüğünü, amaçlarının güvenli bir limana ulaşmak olduğunu vurguladı.
Talat, görüşme sürecine ek olarak arka planda diplomatlarla da görüşerek sıkıntılarını anlattıklarını kaydetti.
Başbakan Talat, DP Milletvekili Mustafa Gökmen'in yerinden yönelttiği soru üzerine, aslında 31 Mart'a kadar susmak gerektiğini, daha belgenin tamamlanmadığını, Rum tarafından anketlerde "hayır" çıkacağını düşünerek daha çok şey koparmaya çalıştığını ama BM'nin hayır diyene kadar çok şey vermesinin söz konusu olmadığını, toplumsal bütünlüğün sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Mertekçi: Meclis etkili değil
Daha sonra söz alan BDH Milletvekili Tahsin Mertekçi, meclisin gelişmelerde etkili olamamasından dolayı sıkıntı yaşadıklarını söyledi.
Mertekçi, halkın geleceğini bu kadar çok etkileyen konuda, halkın temsil yerinin meclis olduğunu kaydederek "Ben yaparım olur mantığı bu ülkeyi mahvetti, bundan sonra buna izin vermemeliyiz" diye konuştu.
CTP Milletvekili Nuri Çevikel de söz alarak, halkın anayasa taslağı konusunda endişeleri bulunduğunu, bu yüzden halkın referandumda "evet" demesinin kıl payı olduğunu kaydetti ve anayasa taslağının tartışmalı konulardan arındırılmasını istedi.
Çevikel, oluşturulacak yeni devletin meclisinin yeni bir anayasa yapmasını istedi.
İzcan'dan Talat'a eleştiri
Tekrar söz alan BDH Milletvekili İzzet İzcan, hazırlanan anayasa taslağının BM'ye sunulmamasının yanlış olduğunu vurguladı.
"Meclise yeterli bilgi verilecek zaman bulunamamasının, süreçte konuşmamak gerektiği görüşünün" yanlış olduğunu belirten İzcan, Annan Planı'nda köklü değişiklik yapılamayacağını dengeli değişiklikler olabileceğini söyledi.
İzcan, cumhurbaşkanının çözüme değil taksime inandığını, ondan bir şey beklemenin, "ölü gözünden yaş beklemek olduğunu" savundu.
Tasarı görüşüldü
Meclis Genel Kurulu toplantısında daha sonra "Kıbrıs Sorununun Çözümüne İlişkin Halkoylaması (Özel ve Geçici Kurallar) Tasa Tasarısı'nın madde madde görüşülmesine geçildi.
Tasarının 9. maddesi görüşülürken DP Grup Başkan Vekili Hüseyin Öztoprak değişiklik önerdi.
Öztoprak, referandumda kesin sonuç belirlenirken geçerli oyların yarısından bir fazlasının "evet" oyu yerine "kayıtlı seçmen sayısının yarısından bir fazlasının evet oyunun aranmasını" önerdi. Ancak genel kurul, bu önerinin görüşülmesini oyçokluğuyla reddetti ve 9. madde oyçokluğuyla kabul edildi.
Tasarının 9. maddesi şu ifadeleri içeriyor:
"Seçim ve Halkoylaması Yasası'na uygun olarak Yüksek Seçim Kurulu'nca saptanan ve ilan edilen halkoylaması kesin sonucunda, geçerli oyların yarısından bir fazlasının 'evet' oyu olması halinde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından taraflara sunulan kuruluş anlaşması ve tüm ekleri, anayasa ve mevzuatı, Kıbrıs Türk Devleti'nin kurucu ortağı olacağı Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği'ne katılımı halk tarafından kabul edilmiş sayılır."
Toplantıda daha sonra yapılan oylamada tasarının bütünü oybirliğiyle kabul edildi. UBP milletvekillerinin katılmadığı toplantıda hazır bulunan CTP, DP, BDH ve TKP milletvekillerinin tümü onay verdi ve tasarı 32 oyla kabul edildi.
Genel kurulda son olarak başbakanlığın tezkeresiyle "Ödünç Para Veren Kurumlar Yatırım ve Kredi Şirketleri (Düzenleme ve Denetim) Yasa Tasarısı" ile "TC-KKTC Gümrük Birliği Çerçeve Onay Yasa Tasarısı" komite gündeminden geri çekildi.
Meclis bunun ardından çalışmalarını tamamladı. Meclis genel kurulu, bir sonraki toplantısını 26 Mart Cuma günü saat 10.00'da yapacak