Referandum konusu karara kaldı
Referandum Yasası, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın görüş istemesi üzerine dün sabah Anayasa Mahkemesi'nde görüşüldü...
Referandum konusu karara kaldı
Annan Planı için 24 Nisan'da yapılması öngörülen referandumu düzenleyen Referandum Yasası, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın görüş istemesi üzerine dün sabah Anayasa Mahkemesi'nde görüşüldü.
Taner Erginel başkanlığında yargıçlar Metin Hakkı, Nevvar Nolan, Mustafa Özkök ve Seyit Bensen'den oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti, Başsavcı Akın Sait ve Cumhuriyet Meclisi Avukatı Ali Fevzi Yeşilada'yı dinledikten sonra, mahkemeyi karar için süresiz erteledi
Annan Planı için 24 Nisan'da yapılması öngörülen referandumu düzenleyen Referandum Yasası, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın görüş istemesi üzerine dün sabah Anayasa Mahkemesi'nde görüşüldü.
Taner Erginel başkanlığında yargıçlar Metin Hakkı, Nevvar Nolan, Mustafa Özkök ve Seyit Bensen'den oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti, Başsavcı Akın Sait ve Cumhuriyet Meclisi Avukatı Ali Fevzi Yeşilada'yı dinledikten sonra, mahkemeyi karar için süresiz erteledi.
Mevzuata göre Anayasa Mahkemesi, Referandum Yasası'nın anayasaya uygun olup olmadığı şeklindeki kararını 45 gün içinde vermek zorunda.
Sait: Yasa, anayasanın devlet düzeni ve anayasal
düzeni ilgilendiren maddelerine aykırı
Başsavcı muavini Osman Talat Enginsoy ile birlikte mahkemede hazır bulunan Başsavcı Akın Sait, Annan Planı'nın 9 bin sayfa olduğuna dikkat çekerek, planın federal devlet ve kurucu devletler anayasaları yanında federal devlet ve kurucu devletler yasalarını da içerdiğini ancak bunların henüz ellerine gelmediğini belirtti.
Cumhuriyet Meclisi'nden 22 Mart'ta geçen Referandum Yasası'nın, yarıdan bir fazla oyla 9 bin sayfalık Annan Planı'nın kabulünü öngördüğüne dikkat çeken Akın Sait, referandumdan "evet" çıkması halinde yeni bir anayasal düzene geçileceğine dikkat çekti.
Yasa tasarı halindeyken Başsavcılık'ın görüşünün alındığına da işaret eden Sait, mevcut anayasa kuralları çerçevesinde bu yasanın içeriğine olumlu görüş verilemeyeceği şeklindeki görüşlerini 10 Mart'ta cumhurbaşkanı ve başbakana sunduklarını belirtti.
Bugüne kadar siyasiler tarafından yeni bir devlet kurulmasına yönelik olarak yürütülen görüşmelerin de anayasaya aykırı olduğunu öne süren Sait, görüşmelerde referandum taahhüdünde bulunulduğunu ancak bunun anayasada bulunmadığını söyledi.
Bu konunun siyasi sorumluluk gerektirdiğini ve siyasilerin bunu üstlenmesi gerektiği görüşünde olduklarını da ifade eden Akın Sait, "bunun bir darbe olarak düşünülmesi halinde bile mevzuata göre ancak başarıya ulaşırsa yasal olacağını" kaydetti.
Sait, yasanın anayasanın devlet düzeni ve anayasal düzeni ilgilendiren maddelerine aykırı olduğunu savundu.
Anayasada değiştirilmesi önerilemeyecek kurallar bulunduğunu ve anayasanın da ancak 10 milletvekilinin önerisi ve meclisin de üçte iki çoğunluğunun ardından halkoylamasıyla değişebileceğini vurgulayan Sait, ancak bu yöntemin izlenmediğini ifade etti.
Mevcut anayasa ile yasanın 2, 3 ve 9'uncu maddelerinin bağdaşmadığını belirten Akın Sait, referandumda "evet" çıkması halinde ne olacağının yasada bulunmadığını, bunun Annan Planı'nda belirtilmekte olduğunu kaydetti.
Anayasa Mahkemesi ve Hukuk Dairesi'nin güç bir görevi bulunduğunu ifade eden Akın Sait, bugüne kadar görüşmeler sürecinde Anayasa Mahkemesi ve Hukuk Dairesi'nin görüşü alınmadan siyasilerin sorumluluğuyla yürütüldüğünü söyledi.
"Bu konuda bir çıkış yolu bulunabilir ve siyasilere ışık tutulabilir mi," mahkemenin buna bakması gerektiğini belirten Akın Sait; "Referandumun bir hak olarak anayasa üzerinde görülebilir mi? Referandum Yasası'na daha ağır kurallar getirilebilir mi? Başka bir gözlük takılabilir mi" sorularına mahkemenin bakması gerektiğini ifade etti.
Yasaya konulacak bir maddeyle referandum sonrası tekrar meclise gidip bir anlaşma yapılacağından, üçte iki çoğunluk istenebileceğini ancak bunun zaman alacağını ve mecliste üçte iki çoğunluğun sağlanmasının şüpheli olduğunu anlatan Sait, toplumun bir süreçten geçmekte olduğunu ve herkesin bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini kaydetti.
Yeşilada: Anayasa değiştirilmiyor,
bir devlet yeniden şekilleniyor
Cumhuriyet Meclisi Avukatı Ali Fevzi Yeşilada da, bir konu hakkında Anayasa Mahkemesi'nden görüş istenmesi için o konunun anayasada olması gerektiğini, ancak anayasanın hangi konuların referanduma götürülebileceği hangi konuların götürülemeyeceğini düzenlemediğini belirtti.
Böyle bir durumda yasa koyucunun takdir hakkını kullanabileceğini kaydeden Yeşilada, bunun anayasaya aykırı olmayacağını vurguladı.
Referandum Yasası'nda adalet ve hakkaniyet ölçülerinin bulunduğuna işaret eden Ali Fevzi Yeşilada, Anayasa Mahkemesi'nin ancak soyut bir denetleme yapabileceğini kaydetti.
Genel hukuk ilkelerinin anayasanın üzerinde sayıldığını da vurgulayan Yeşilada, bütün görüşmelerin ve bunların sonuçlarının genel hukuk ilkeleri çerçevesinde yapıldığını ifade etti.
Yeşilada, anayasa maddelerine bakmak yerine KKTC hukuk sistemine sunulan dünyayla bütünleşme imkanına bakılmasını da istedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, Referandum Yasası ile ilgili görüş isteminin ilgili maddeye uymadığını da savunan Yeşilada, burada sadece bir maddeye atıfta bulunulmadığını, söz konusu olanın tüm anayasaya uygunluk olduğunu söyledi.
Savunmasında 1983 yılında KKTC kurulurken yayınlanan Bağımsızlık Bildirgesi'nden de alıntılar yapan Yeşilada, bildirgede iki halkın federasyon çatısı altında birleşmesi için çalışma yapılabileceğinin ve KKTC'nin kuruluşunun bu çabaları engellemeyeceğinin yer aldığına işaret etti.
Bu paralelde düşünüldüğünde Referandum Yasası'nın anayasaya uygun olduğunu kaydeden Yeşilada, referandumların ardından garanti sistemi çerçevesinde garantör ülkelerin de bu anlaşmayı onaylayacağını da hatırlattı.
Burada bir anayasa değişikliği olmadığını, bir devletin yeniden şekillenmekte olduğunu, yeni bir anayasa yapılmakta olduğunu da vurgulayan Yeşilada, bu yapılırken eski anayasanın bağlayıcı olmayacağını, meşruluğun halkoyu ile kazanılacağını söyledi.