Rauf Bey'in ileri sürdüğü bazı şeyler çok geçerli değil
Türkiye Dışişleri Bakanı Gül'den Cumhurbaşkanı Denktaş'a yalanlama:
Rauf Bey'in ileri sürdüğü bazı şeyler çok geçerli değil
GARANTİLERLE İLGİLİ İDDİALAR YANLIŞ... Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın TBMM'de yaptığı konuşmasının bazı bölümlerinin gerçekleri yansıtmadığını vurguladı. Gül, "Rauf Bey'in ileri sürdüğü bazı şeyler çok geçerli değil, mesela garantilerle ilgili söylediği şeyler... Gayet açık, Türk askeri ilelebet orada duracak" dedi
l DENKTAŞ, DEĞİŞİMİ FARK EDEMİYOR... Gül, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Türkiye'deki değişimi fark edemediğini belirterek, "Türkiye'deki değişimi fark edemiyor, Türkiye'de kararlar nasıl alınıyor? Toplumlun beklentileri nedir, anlayamıyor. Başka alternatif olmayınca ne olacak, onu söylemiyor. Türkiye, o zaman neyle karşı karşıya kalacaktır" dedi
Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, "KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın önceki gün TBMM'de yaptığı konuşmanın spekülasyonları önlemek açısından yararlı olduğunu, ancak ileri sürdüğü bazı şeylerin geçerli olmadığını" söyledi. Mecliste kendisinin de daha önce ayrıntılı bir konuşma yaptığını ve konunun her yönüyle tartışıldığını belirten Gül, "Rauf Bey'in ileri sürdüğü bazı şeyler çok geçerli değil, mesela garantilerle ilgili söylediği şeyler... Gayet açık, Türk askeri ilelebet orada duracak" dedi.
Gül, "Bizim için en iyi sonuç, Kıbrıs'ta her iki tarafın da evet demesi... AB'nin Rumlara evet demeleri için baskı yapmasını isteyemem, Rumlar özgür iradeleriyle karar vermelidir" derken, "AB Komisyonu, Türkiye ile müzakerelerin başlaması için bugün rapor yazsa sonuç olumsuz çıkar" değerlendirmesini yaptı.
Dışişleri Bakanı Gül, THY'ye ait özel uçakla, Dışişleri Bakanlığı bürokratları ve bir grup gazeteciyle birlikte İrlanda'nın başkenti Dublin'e gitti.
Gül, uçakta gazetecilerle yaptığı sohbette başta Kıbrıs olmak üzere çeşitli konulara değindi.
Denktaş değişimi fark edemiyor
Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Türkiye'deki değişimi fark edemediğini belirterek, "Türkiye'deki değişimi fark edemiyor, Türkiye'de kararlar nasıl alınıyor? Toplumun beklentileri nedir, anlayamıyor. Başka alternatif olmayınca ne olacak, onu söylemiyor. Türkiye, o zaman neyle karşı karşıya kalacaktır" dedi.
"Adada Türk askerinin sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bütünlüğünü değil, diğer garantörler gibi tüm Kıbrıs'ı ve anayasalarını da koruduğunu" belirten Gül, gelinen süreçle ilgili olarak şunları söyledi:
"Bizim kanaatimiz şu: Bundan sonra, bunu bir çan eğrisi olarak kabul edersek, şu an Türkler olarak Annan Planı ve elde ettiklerimizle bu eğrinin en üst en optimum noktasındayız."
Gül, bir başka soruya verdiği cevapta, "bu noktaya ulaşılmasında Rauf Bey'in de rolü olduğunu" söyledi.
İsviçre toplantıları
Dışişleri Bakanı Gül, İsviçre toplantılarına ilişkin değerlendirmesinde ise, "Biz ne istediğimizi bilerek davrandık. Rumlarsa stratejilerini bu işi neticelendirmeme üzerine kurdular. Burada çözümü yakalayamazsak, bizim pazarlık gücümüz zayıflar kanaatindeyim" dedi.
Bunlar yapılmasaydı Enosis gerçekleşirdi
Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şu gerçek ki, bütün bunlar olmasa, biz bu inisiyatifleri gerçekleştirmeseydik, Rumlar tek yanlı olarak AB'ye girmiş, dünya KKTC'nin bu çözümden yana gayretlerini görmemiş olsaydı, Enosis o zaman gerçekleşmiş olurdu. Tek başına Rumlar girdikten sonra, Türkler oraya ne şartlar altında ve nasıl girerler? Rum tarafının bütün politikası buydu. Biz bunu durdurduk. Öfke buradan geliyor. Rumların da öfkelenmemesi gerekir. Her uluslararası toplantıda Rumlar kayrılacak diye bir şey yoktur. Adil müzakereyi ve neticeyi kabul etmeleri gerekir.
Varılan sonuç ne Rumlar, ne Türkler için birinci en iyi seçenek. Rumlar için birinci en iyi seçenek Türkleri eritmek ve bir azınlık olarak adada görmek. Bizim içinse birinci en iyi seçenek KKTC'yi bugünkü sınırlarıyla bağımsız ve BM'de bayrağı dalgalanan bir ülke olarak görmekti. Ama gelinen nokta şunu gösterdi ki, ikisi de olmuyor. Onun için gelinen nokta en optimumum noktadır diyorum. Hükümet olarak bu fırsatı kaçırırsak, diyoruz, ileride pazarlık gücü daha az ve daha zayıf bir konumda, bu problem çözülsün diye uğraşmak zorunda kalırız. Türkiye için referandumdaki en iyi seçenek, her iki taraftan da evet sonucu çıkmasıdır."
KKTC'nin tanınması
Dışişleri Bakanı Gül, KKTC'nin tanınmasıyla ilgili değerlendirmeleri sırasında, "Bugünden itibaren referandumun sonucu ne olursa olsun, yeni bir meşruiyet zemini ortaya çıkmıştır" dedi. Referandumda kuzeyde de "evet" oyu çıkacağı yorumuna yönelik olarak Gül, "Kuzeyde evet çıkacağı garanti değil, rehavete kapılmamak gerekiyor" ifadesini kullandı.
Gül, "Kuzeyde evet, güneyde hayır çıkarsa KKTC'nin tanınması için çabanız olacak mı? Bir girişim olacak mı" sorusuna, "Tabii olacak, bunun şimdiden söylüyoruz. Öyle bir durumda tüm ülkelerin zaten pozisyonlarını gözden geçirmeleri gerekiyor" cevabını verdi. KKTC'nin bugünkü egemenliğinin tatmin edici olmadığını söyleyen Gül, Türkiye ile KKTC arasında bir spor karşılaşması bile yapılamadığına dikkat çekerek, "Neden bir Türk takımı gidip KKTC'de maç yapamıyor, bunun adı egemenlik ise, bu bizi tatmin ediyorsa bilemem" dedi.
Çözümle gelenler
Kıbrıs'ta çözümle birlikte Türkiye, Birleşik Kıbrıs ve Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'in büyük bir cazibe merkezi haline gelmesini istediklerini, bunun hükümetin vizyonu olduğunu söyleyen Gül şunları söyledi:
"Çözüm ardından Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıs kurucu Türk devleti arasındaki ilişkiler bugünkünden farklı olacaktır. Kıbrıs Türk devletinin Türkiye ilişkilerinde ekonomik, mali yatırımlar, turizm, kültürel konular gibi sahalarda çok büyük bir serbesiyet olacak ve ikili anlaşmalar yapılabilecektir. Ben inanıyorum ki, çözüm olursa Kıbrıs'ta önce büyük bir yatırım hamlesi başlayacaktır. Türk şirketleri, şimdiden buralarda temsilcilik aramaya başladı. Türkiye'nin en büyük şirketlerini ben şahsen ikaz ettim.
Şimdiye kadar, 'Siyasi geleceği belli değil, gidemeyiz diyordunuz, ama bu saatten sonra hepiniz gideceksiniz' dedim. Ben bazı şirketleri aradığımda, ilişkilere, hatta Rum tarafıyla ilişkilere başlamışlar bile. Bundan sonra sadece Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak değil, tüm özel sektörle gidin, şimdiden ortaklarınızı tespit edin diyoruz."
Gül, KKTC ile su ve doğalgaz nakline ilişkin projeleri bulunduğunu da anlatarak, "Bunların sadece kuzeyi değil, tüm adayı kapsayacak şekilde yeniden şekillenmesi gerekir, artık ölçekler büyüyor" dedi. İnşaat sektörünün Kıbrıs'ta büyük bir hareketlilik göstereceğini belirten Gül, "Olumlu yanlara seferber olmamız lazım" diye konuştu.
AB
"Kuzey evet, güney hayır derse, 1 Mayıs'a kadar 1 haftalık bir süre kalıyor. O sürede Rumları tek taraf olarak AB'ye almayın diye bir girişiminiz olacak mı" şeklindeki bir soruyu, "Çözüm istiyorsanız almayın diyeceğiz" şeklinde cevapladı.
"Peki bu konuda hukuki bir yol ve araç var mı" şeklindeki bir başka soruya ise Gül, şu cevabı verdi:
"Burada gerçekçi olmak gerekir. AB bir hata yaptı, bizdeki eski hükümetler de... Hatayı söylemekle treni durduramayız. Biz itiraz etsek de bunu durdurabilir miyiz? Gerçekçi olmalıyız; durmayacaktır, artık AB kendisini buna bağladı."
"AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in dünkü açıklamalarını Rum tarafının evet oyu vermesine yönelik yeterli bir baskı olarak görüyor musunuz" sorusuna, Gül şu cevabı verdi: "Ben kimseye Rumlara baskı yapın diyemem. Rumların kendi aralarında tartışıp planın her iki taraf için olumlu olduğunu görmelerini isterim. AB'ye Rumlara baskı yapın diye bir şey söyleyemem. Siyasi yönden etik olmaz. AB, Rumlara planın iki taraf için olumlu olduğunu anlatabilir. Rumların baskıyla değil, gönül rızasıyla evet demeleri gerektiği kanaatindeyim."
Türkiye'nin tam üyelik müzakereler
Gül, Türkiye'nin tam üyelik müzakereleriyle ilgili olarak da şu değerlendirmeleri yaptı:
"Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin başlayabilmesi için AB Komisyonu'nun aralıkta yayınlayacağı raporun olumlu çıkması lazım. Rapor bugün yazılsa olumlu çıkmaz. Çünkü karşılıklı taahhüt ettiğimiz konular var. Bunu pazartesi bakanlar kurulunda tartışacağız. Anayasa değişiklikleriyle ilgili teklifler meclise gelecek. Biz bu teklifleri sadece AB ile sınırlı tutacağız."
AB ile ilgili anayasa değişikliklerini mayıs içinde tamamlamış olacaklarını belirten Gül, "Ondan sonra rapor olumlu çıkacaktır" dedi