Papadopulos'a Paris'te soğuk duş
Rum liderliği tarafından Paris zirvesi ve sonuçları, kamuoyuna "olumlu" yansıtılmaya çalışılsa da, birçok noktada Annan, verdiği mesajlarla rahatsızlığını gözler önüne serdi. Türk diplomatik kaynaklara göre Paris zirvesi, Papadopluos açısından "hezimet"
Papadopulos'a Paris'te soğuk duş
ANNAN İKNA OLMADI
Basına okunan "ortak açıklamaya" rağmen sorulara yanıt veren Annan'ın,
Papadopulos'la görüşmesinin ardından "çözüm için siyasi irade oluşmalı.
Söylemlerle davranışlar arasında bir paralellik kurulmalı" demesi yankı
uyandırdı. Yapılan yorumlar "Papadopulos'un Annan'ı ikna edemediği" yönünde oldu
ORTAK AÇIKLAMAYA RAĞMEN
Paris'te yer alan görüşmenin ardından Bristol Otel'de basının karşısına geçen
iki liderin yaptığı "ortak açıklamaya" rağmen BM'nin yeniden bir açıklama yapma
gereği duyması, siyasi kulislerde farklı yorumlara neden oldu. Ortak açıklamada
vurgu yapılan birçok konu, kısa süre içerisinde BM tarafından yapılan ikinci
açıklama ile ortadan kaldırılmış oldu
GENEL SEKRETER PARALELLİK İSTEDİ
Birleşmiş Milletler tarafından yapılan özel açıklamada, "Genel Sekreter, daha
sonra basına yaptığı açıklamada kelimeler ve hareketler arasındaki farkı
daraltmak için önümüzdeki aylar elinden geleni yapacağını belirtti" ifadelerine
yer verilerek bunun Papadopulos'a mesaj anlamı taşıdığı belirtildi
Rum Yönetimi Lideri Tassos Papadopulos'un, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ile bir araya geldiği Paris zirvesinin ardından Rum dış politikasının "büyük yara aldığı" ortaya çıkıyor. Annan ile Papadopulos'un ortak basın açıklamasının ardından, Annan'ın hem basın karşısında sorulan sorulara verdiği yanıtlar, hem de alışılanın aksine ortak basın açıklamasının ardından BM'nin yeniden açıklama yapma gereği duyması, Papadopulos ve çevresinde şok etkisi yarattı.
Bütünlüklü çözümün parçası olan bir çok konuyu "teknik meseleler" yapmaya çalışan Papadopulos'a en ağır cevap yine Annan'dan geldi.
Birçok görüş ve önerisini Annan'a ileten Papadopulos'a rağmen Annan'ın "Önemli olan söylemlerle yapılanlar arasında paralellik olması" açıklaması yapması, siyasi gözlemciler tarafından "Papadopulos'un Annan'ı ikna edemediği" yorumları yapılmasına neden oldu.
Önce ortak açıklama, ardından BM açıklaması
Paris'te yer alan görüşmenin ardından Bristol Otel'de basının karşısına geçen iki liderin yaptığı "ortak açıklamaya" rağmen BM'nin yeniden bir açıklama yapma gereği duyması, siyasi kulislerde farklı yorumlara neden oldu.
Ortak açıklamada vurgu yapılan birçok konu, kısa süre içerisinde BM tarafından yapılan ikinci açıklama ile ortadan kaldırılmış oldu.
Annan, Papadopulos'a güvenmiyor
Siyasi kulislerde dikkat çeken ilk adım Annan tarafından basın toplantısı sırasında atıldı. Ortak açıklamanın ardından geçilen soru cevap kısmında Annan, "Kıbrıs'a Özel Temsilci atanması meselesine gelince, evet, iyi niyet misyonumu kullanırken genellikle temsilci atıyorum ve zamanı geldiğinde temsilci atayacağım, ancak bu, şimdi mesele üzerinde hiç çalışmadığımız anlamında değildir" cevabını verdi.
Annan'ın cevabı, Papadopulos'un kendisini ikna edemediği yönünde algılandı.
Annan söylemlerle eylemlerin birbirini tutmasını istedi
Annan'ın Papadopulos ile yaptığı görüşmenin ardından vurgu yaptığı bir diğer konu da söylemlerle eylemler arasındaki karışıklık.
Papadopulos görüşmesinin hemen ardından "Müzakere süreçlerinde insanlar bazen diyalog devam ettiği sürece ilerleme de kaydedildiğini söylüyorlar. Ancak benim görmek istediğim, söylemlerle hareketler arasındaki farklılığın çok daha aza indirgenmiş olmasıdır. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde, bir yanda süreci ilerletmeye çalışırken, bir yandan da söz konusu farklılığı gidermek üzere elimizden geleni yapacağız" açıklamasını yaptı.
Bu açıklamalar da siyasi gözlemcilere göre Annan'ın Papadopulos'a göndermesi olarak algılandı. "Papadopulos çözüm istediğini söylüyor ama gereğini yapmıyor. BM planına hayır diyerek bunu kanıtlamıştır. Rum lider pratikte Annan'ı ikna edemiyor" ifadesini kullanan siyasi gözlemciler, Annan'ın burada açıkça Papadopulos'u kastettiğini belirttiler.
Papadopulos'ta çözüm için siyasi irade var mı?
Annan'ın vurgu yaptığı bir diğer nokta da "çözüm için irade gerektiği" oldu. İrade olması halinde çözüme daha kolay ulaşılacağını vurgulayan Annan, "Müzakerelerle uğraşırken, taraflar arasında çözüm yönünde ortak irade bulunması halinde çok daha süratli ilerleme kaydedilebilir. Müşterek irade bulunmadığı zaman işiniz çok daha uzun sürebilir. Bugün konuştuğumuz inisiyatiflerle işe başlayıp bunları somuta indirgemeye çalışalım ve işlerin nasıl ivme kazanacağını görelim... Ümit ederim ki bu yolla "sözlerle hareketler arasındaki farklılık" diye tarif ettiğim farklılığın giderilmesine yardımcı olabiliriz..." dedi.
Bu açıklamalar da Annan'ın Papadopulos'a "çözüme yönelik siyasi iradeniz varsa, ilerleyebiliriz. Annan Planı'na hayır dediniz ve çözüm için önemli bir fırsatı geri ittiniz. Siyasi iradeniz varsa çözüm de olur" mesajını ilettiğini vurgulayan siyasi gözlemciler, her açıdan bakıldığında Annan'ın Papadopulos'a güvenmediğini ortaya koydu.
Ortak açıklama ile soru cevap kısmı tutmuyor
Annan- Papadopulos zirvesini tüm ayrıntıları ile takip eden siyasi gözlemciler, Annan'ın ortak açıklamada yer alan ifadelerin aksine bir tavır izlediği noktasında birleştiler.
Ortak açıklama Türk tarafını memnun etmedi, BM düzeltti
Ortak açıklama metni içerisinde yer alan "Bir dizi meselenin, ki bu meseleler konusunda uzlaşı sağlanması tüm Kıbrıslıların yararına olacaktır, taraflar arasında teknik seviyede ele alınmasına her iki toplum liderinin de rıza göstermesi Genel Sekreteri memnun etmiştir. Genel Sekreter ile Cumhurbaşkanı Papadopulos, teknik seviyedeki istişarelerin iki toplum arasında yeniden güven ortamı oluşturulmasını ve aynı zamanda müzakere sürecinin en erken zamanda tam anlamıyla yeniden başlatılmasına yardımcı olmasını, müşterek umutları olarak ifade etmişlerdir" ifadeleri Türk tarafında ilk rahatsızlık yarattı.
Bu ifadeler içerisinde yer alan teknik komiteler" Cumhurbaşkanı Talat tarafından sıkça dile getiriliyordu. Güzelyurtlu cinayeti ve kuş gribi konularını örnek gösteren Türk tarafı, günlük yaşamı düzenleyen konularda işbirliği yapılmasını sık sık tekrar etti.
Buna karşın Papadopulos'un ortak metne "teknik komiteler" konusunu yazdırması ve bunu bütünlüklü çözümün bir parçasıymış gibi göstermesi Türk tarafınca yadırgandı. Bunun kapsamlı bir çözümün parçası olamayacağını belirten Türk diplomatik kaynaklar, Papadopulos'un bu tavrı ile teknik düzeyde çözülecek bir çok konuyu da çözümün bütünlüklü bir parçası haline getirmeye çalışmakla suçladı. Bunun çözüm sürecini geciktireceğini belirten Türk diplomatik kaynaklar, bunun kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Askerin uzaklaştırılması konusu ve Lokmacı
Ortak açıklamada yer alan ve rahatsızlık yaratan bir diğer konu da askeri nöbet kulübelerinin birbirinden uzaklaştırılması konusu. Ortak metinde bu konuyla ilgili yer alan ifade şöyle:
"Genel Sekreter ile Sayın Papadopulos aynı zamanda; Ada'da mevcut karşıt askeri birliklerin konumlarının birbirinden daha çok uzaklaştırılması ve askersizleştirme konusunda, Kıbrıs'ın tümden mayından arındırılması konusunda ve Mağusa meselesi konusunda ilerleme sağlanması halinde; bunun ilgili tüm tarafların yararına olacağı ve müzakerelerin önünün açılmasına büyük katkıda bulunacağı hususunda da mutabık kalmışlardır."
Bu ifadelerde yer alan bir çok nokta Kıbrıs sorununun çözüm görüşmeleri açısından ve adada günlük yaşamın düzenlenmesi noktasında sakıncalar içeriyor. Nöbet kulübelerinin birbirinden uzaklaştırılması konusunun daha önceden gündeme geldiğini belirten diplomatik kaynaklar, Papadopulos'un buna vurgu yaparak Lokmacı Barikatı'nın açılışını 2- 3 yıl geciktirebileceği görüşünde birleşti.
Adanın askersizleştirilmesi ve Maraş konularının bütünlüklü bir çözümün bir parçası olduğunu belirten aynı kaynaklar, "Konunun böylesi bir noktada ele alınması anlamsız. Askersizleştirme ve Maraş ön koşul olarak öne sürülemez. Bu bütünlüklü bir çözümün parçası..." dedi.
BM neden açıklama yapma gereği duydu
Diplomatik kaynakların en çok dikkate aldığı konu ise ortak basın açıklaması ve basın mensuplarının sorularına verilen yanıtlara rağmen, BM'nin yeni bir açıklama yapma gereği duyması.
Ortak açıklamanın aksine BM açıklamasında "Teknik komitelerin çalışması ile kapsamlı çözüm arasındaki bağın koparılması" ve "Mağusa ve askeri kulübelerin birbirinden uzaklaştırılması" konularının temize çıkarılması Türk tarafınca olumlu bulundu.
BM açıklamasında da Annan "paralellik" istedi
Birleşmiş Milletler tarafından yapılan özel açıklamada da Annan, "Genel Sekreter, daha sonra basına yaptığı açıklamada kelimeler ve hareketler arasındaki farkı daraltmak için önümüzdeki aylar elinden geleni yapacağını belirtti" ifadelerine yer verilmesi anlamlı bulundu.
Moller yetersiz...
Ortak basın açıklamasında yer alan bir çok konuyu, BM'nin daha sonra düzeltmek zorunda kalması ise BM'nin Kıbrıs'taki temsilcisi Michael Moller'in "başarısızlığı ve iş bilmezliği" olarak değerlendirdi.
Moller'e rağmen, Türk tarafını rahatsız edici ve Kıbrıs sorununun görüşme sürecini zedeleyici ifadelerin ortak açıklamada yer alması büyük rahatsızlık yarattı.
Türk diplomatların "Moller başarısız" yorumunu güçlendiren bir başka nokta da Rum sözcü Lillikas'ın açıklamasında "Temsilciye ne gerek var, Moller'in statüsü yükseltilsin" sözlerine yer vermesi oldu. Bu tavırlar, Türk tarafı ile BM temsilcisi Moller arasında da güven bunalımı yaratabileceği belirtildi.
ABD "Annan Planı ile çözüm" dedi
Annan- Papadopulos Paris zirvesinin ardından, ABD, AB ve İngiltere tarafından yapılan açıklamaları da değerlendiren diplomatik kaynaklar şu kanıya vardı:
"ABD, bu tür ayrıntılarla uğraşılmadan direk Annan Planı temelinde çözüm öneriyor. Hiçbir açıklamada plana vurgu yapılmazken, ABD direk olarak bunu söylüyor. ABD'nin aynı zamanda BM daimi temsilciler komitesinde olması da gözden kaçmamalı.
İngiltere her zaman olduğu gibi dengeli bir açıklama yaparak BM'nin iyi niyetli açıklamalarına destek verdi.
AB'nin ise açıklamasında BM'ye vurgu yapması, Papadopulos'un "AB de sürece dahil edilsin" ısrarına bir cevap niteliği taşıyor."
BM GENEL SEKRETERİ KOFİ ANNAN İLE CUMHURBAŞKANI TASSOS PAPADOPULOS'UN 28 ŞUBAT 2006 PARİS GÖRÜŞMESİ SONRASINDA YAPILAN BASIN TOPLANTISI
BM Sözcüsü Stephane Dujarric'in okuduğu müşterek basın açıklaması:
BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Cumhurbaşkanı Tassos Papadopulos Kıbrıs'taki durumu gözden geçirmek ve Ada'nın yeniden birleştirilmesi sürecini hızlandırabilmenin modalitelerini incelemek üzere bugün Paris'te bir araya geldiler.
Genel Sekreterin İyi Niyet Misyonu çerçevesinde yeniden başlatılacak müzakerelerin dikkatli bir hazırlık çalışmasına dayandırılması ve zamanında başlatılması gerektiği hususunda eskiden olduğu gibi yine mutabakat sağlanmıştır. Bu bağlamda, bir dizi meselenin, ki bu meseleler konusunda uzlaşı sağlanması tüm Kıbrıslıların yararına olacaktır, taraflar arasında teknik seviyede ele alınmasına her iki toplum liderinin de rıza göstermesi Genel Sekreteri memnun etmiştir. Genel Sekreter ile Cumhurbaşkanı Papadopulos, teknik seviyedeki istişarelerin iki toplum arasında yeniden güven ortamı oluşturulmasını, ve aynı zamanda müzakere sürecinin en erken zamanda tam anlamıyla yeniden başlatılmasına yardımcı olmasını, müşterek umutları olarak ifade etmişlerdir. Genel Sekreter aynı umudu kendileriyle paylaşmakta olduğu hususunda Sayın Talat'tan da teminat aldığını belirtmiştir. Genel Sekreter ile Sayın Papadopulos aynı zamanda; Ada'da mevcut karşıt askeri birliklerin konumlarının birbirinden daha çok uzaklaştırılması ve askersizleştirme konusunda, Kıbrıs'ın tümden mayından arındırılması konusunda ve Mağusa meselesi konusunda ilerleme sağlanması halinde; bunun ilgili tüm tarafların yararına olacağı ve müzakerelerin önünün açılmasına büyük katkıda bulunacağı hususunda da mutabık kalmışlardır. Avrupa Birliğinin, çoktandır beklenmekte olan Kıbrıs Türk toplumu yararına fonları serbest bırakan yeni kararını dikkate alan Genel Sekreter ve Sayın Papadopulos, bu bağlamda Sayın Talat'a sıcak duygularını ileterek acil şifa dilemişlerdir.
Genel Sekreter ve Cumhurbaşkanı Papadopulos; Kıbrıs sorununa adil, karşılıklı olarak kabul edilebilir ve kapsamlı bir çözüm getirmek yönündeki arayışları hızlandırmak şeklindeki müştereken açıklanmış amaçlarını ileriye taşıyabilmek için; bu konuda süregelen diyaloglarını devem ettirmek üzere mutabakata varmışlardır."
Sn. Marie Okabe tarafından (BM Genel Sekreteri Sözcü Yardımcısı)
Tarafından Yapılan Açıklama
BM Genel Merkezi New York
"Genel Sekreter Kofi Anan Paris'te bir gün geçirip, Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos ile görüştü. Görüşmenin amacı Kıbrıs'taki durumu gözden geçirmek ve adanın birleştirilmesi yönünde atılacak adımları sınamaktı.
Müzakere sürecinin zamanlı ve dikkatli bir hazırlık süreci temelinde ve genel sekreterin iyi niyet misyonu çerçevesinde başlaması gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Genel Sekreter ve Kıbrıs Cumhurbaşkanı, iki toplumun liderinin belli konular üzerinde teknik görüşmeler yapmasının iki toplum arasındaki güveni artıracağı konusunda umutlu olduklarını belirttiler.
İki lider ayrıca adanın askersizleştirilmesi ve mayınlardan arındırılması gibi konularda ilerleme sağlanmasının daha ileriki görüşmeler için olumlu bir atmosfer yaratacağı konusunda mutabakata vardılar.
Genel Sekreter, daha sonra basına yaptığı açıklamada kelimeler ve hareketler arasındaki farkı daraltmak için önümüzdekli aylar elinden geleni yapacağını belirtti."