Papadopulos son kozlarını oynuyor
Güney Kıbrıs’taki siyasi partilerin tümünden aldığı tam destekle Bürüksel’e giden Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos bugün ve yarın tüm kozlarını ortaya koyacak.
Bürüksel’e varır varmaz AB Dönem Başkanlığı’na taleplerini ileten Papadopulos, Rum Yönetimi’nin isteklerini madde madde yazılarak, resmi bir belge şeklinde AB Komisyonu’na sunulmasını istedi.
Güney Kıbrıs’taki Papadopulos’a yakın kaynaklardan derlediğimiz bilgilere göre, Rum lider veto kullanmayı düşünmemek yanında bunu son ana kadar cebinde koz olarak bulunduracak.
‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye tarafından tanınacağı yönünde Türkiye’den yazılı bir taahhüt isteyen Papadopulos bunun olmaması durumunda, ikinci bir seçeneği ortaya koyacak.
Kıbrıs’ın taleplerinin yer alacağı maddeler gerçekleştirildikten sonra müzakerelerin başlatılması önerisinin karara bağlanması durumunda Türkiye’ye tarih verilmesine karşı çıkmayacak Rum Yönetimi zirve sırasında kendine destek arayışlarını da sürdürecek.
RUMLARIN ‘BELGE ŞARTI’
Brüksel’den elde edilen bilgilere göre; Kıbrıs Rum yönetimi, Türkiye’ye karşı yeni kozlar elde etmeye yönelik çabalarını sürdürürken, bu kez de ‘Belge koşulu’ talebinde bulundu.
AB Dönem Başkanı Hollanda Dışişleri Bakanıyla görüşen Rum yönetimi dışişleri bakanı Yorgo Yakovu, Rum tarafının isteklerini içeren maddelerin ve Türkiye’nin bunların kabul etmediğinin resmi bir belge olarak AB Dönem Başkanlığına sunulmasını önerdi.
Siyasi çevreler, bunun kurnazca bir yöntem olduğunu ve veto kullanmayacak olan Rum tarafının, bu şekilde resmi kayıtlara geçirilecek belgeyi
Türkiye’nin başında söz konusu istekleri ‘Demoklesin kılıcı’ gibi kullanmayı hedeflediği belirtiliyor.
Rum tarafının belgeye koymak istediği maddeler arasında ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanınmasının ve gümrük birliği anlaşması yapılmasının ilk madde olduğu bildiriliyor.
17 ARALIK’TAN ÖNCE TANIMA OLMAZ
Türkiye’nin Ankara Antlaşmasını 10 yeni üyeyi de kapsayacak şekilde genişletilmesi şeklinde Kıbrıs cumhuriyeti’nin tanınmasını öngören imzanın 17 Aralık AB zirvesinde atılamayacak.
Rum yetkililerin AB hukuk bürosundan aldıkları bilgiuye göre teknik olarak imzalanacak metnin üye 10 devletin anadillerine çevrilmesinin kalan süre içinde mümkün olmadığından rumların tanıma talebi bahara kaldı.
BAŞLANGIÇ TARİHİ VE KIBRIS SORUNU ÖN PLANDA
Zirvede ana gündem maddesinin Türkiye olacağına ve tarihi bir karar aşamasına gelindiğine işaret edilen değerlendirmelerde, “AB üyesi 25 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının Türkiye’ye yeşil ışık yakmaya hazırlandıkları”, AB Dönem Başkanı Hollanda’nın son temasları gerçekleştirdiği, bu temaslarda müzakerelerin başlangıç tarihi ve Kıbrıs sorunu konularının ön planda olduğu belirtiliyor.
Haberlerde, “veto hakkı bulunan” Kıbrıs Rum kesiminin, Türkiye’nin, Ankara Antlaşması’nın ek protokolünü imzalayarak, bu antlaşmayı son genişlemede AB’ye katılan 10 üyeye uyarlamasında ısrarcı olduğu, bunun, Rum yönetiminin Ankara tarafından tanınması anlamına geleceğinin düşünüldüğü üzerinde duruluyor.
Belçika haber ajanslarına giren son iddialara göre Fransa, Avusturya, Danimarka, Slovakya ve Hollanda, Türkiye ile müzakerelerin “ucunun açık olması” ve “imtiyazlı işbirliği” seçeneğinin gündemde tutulması yönünde bazı taleplerini sürdürüyorlar. Aynı haberlerde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, AB’nin Türkiye’ye tam bir katılım perspektifi sunmaması halinde Ankara’nın “hayır” diyeceğine ilişkin sözlerine de yer veriliyor.
İngiltere ve Almanya’nın, Türkiye’ye “güçlü bir destek” verdikleri üzerinde de duruluyor.
Haber ve yorumlarda, “kötümserlerin” Türkiye’ye 2006’da tarih verilmesini istedikleri, Fransızların, bu tarihin Fransa’da yapılacak AB Anayasası referandumu sonrasına bırakılmasında ısrar ettikleri belirtiliyor.
AB devlet ve hükümet başkanlarının uzlaşma arayışında, Türk işçilerin serbest dolaşımına kalıcı kısıtlama getirilmesi konusunun da “görüş ayrılıkları” yarattığı ifade ediliyor. Aktarılan bilgilere göre, bazı ülkeler “kalıcı derogasyonlar” fikrini desteklerken bazıları bu tür bir uygulamanın AB hukukuna ve ilkelerine ters düşeceğini savunuyor.
Haber ve yorumlarda, Avrupa Parlamentosu’nun, bu sabah Türkiye ile müzakerelerin başlatılmasına yeşil ışık yakan kararı onaylamasının ve imtiyazlı işbirliği seçeneğinin Avrupa Parlamentosu tarafından dışlanmasının önemine de değiniliyor.
Avrupa Parlamentosu üyesi Belçikalıların, aşırı sağ hariç, büyük kısmının, Türkiye ile müzakerelerin başlamasından yana oy kullandıkları ve kararı destekledikleri belirtiliyor.