Papadapulos: "Sadece kayıplar görüşebiliriz"
BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un kayıplar konusunda görüşmelerine ve Kıbrıs sorunundaki arabulucuların da Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına yönelik zemin hazırlığı için ömrü belirli bir peryioda sıcak bakmakta olduğu bildirildi.
FİLELEFTHEROS, “Yeni İnisiyatifler Ama Kronometreli – Genel Sekreter Kayıplar
Konusunda Tasos-Talat Görüşmesine Sıcak Bakıyor” başlığıyla manşete çıkardığı
haberinde, Batılı diplomatik kaynakların, ömrü belirli olacak zemin hazırlığı
periyodunun yaz başlarında tamamlanması gerektiğine ve BM Genel Sekreteri Kofi
Annan’ın; iki tarafın görüşleri arasındaki uçurumun üzerine köprü kurulup
kurulmadığına ve ortamın yeni bir esaslı müzakereler turuna uygun olup
olmadığına karar vereceğine işaret ettiklerini yazdı, şöyle devam etti:
“Birleşmiş Milletler hem Başkan Papadopulos’un hem de Mehmet Ali Talat’ın prosedüre tedrici olarak karışacakları küçük adımlar taktiği benimsiyor. Olup biteni yakından takip etmekte olan yabancı diplomatik kaynaklar, düşük politika konularının, çabanın esaslı müzakereler başlayana kadar ilerleyebilmesinin pasaportu olduğuna işaret ediyorlar. Mevcut aşamada Türk oyalamasına ve teknik komitelerin kurulmasında işbirliği yapmayı reddetmesine takıldılar.
Türk Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün, geçirdiği operasyon nedeniyle seyahatini ertelemesi teknik komitelerde bir gecikme olması sonucunu getirdi. Ankara’nın niyeti, teknik komitelerle ilgili yanıtını tartışmak ve karşılıklar elde etmek olduğu ortadadır. Bunun, Gül’ün Condoleezza Rice ve Kofi Annan’la yapacağı görüşmelerde olabileceği görüşünde olan Türk hükümeti şimdi taktik değişikliği yapmak ve başka düzeylerde hareketlerde bulunmak zorunda kalıyor.
Müzakerelerin yazın başlamasıyla ilgili zaman periyodu, Türkiye’nin sonbaharda, üyelik süreci konusunda 25’lerin denetimden geçmesi gerekmesi olgusuyla da bağlantılıdır. Kıbrıs sorununda gelişme halindeki bir prosedürün Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili AB’ne karşı yükümlülüklerini yerine getirmesini ‘donduracağı’ düşünülüyor. Bu aşamada istenilen; Türklerin henüz yeşil ışık yakmadıkları, teknik komitelerin oluşturulmaya ne zaman başlanacağıdır.
Güvenlik Konseyi daimi üyesi beş ülkenin desteğini alan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Michael Moller bu hafta yeniden Kıbrıs Türk tarafına yanaşmaya çalışacak. Bu aşamada Talat’la görüşmesini de netleştirmeyi bekliyor. Moller; insaî konuları gündemine alarak, bir zirve görüşmesi ile buzu kırmaya çalışacak. Genel Sekreter, Papadopulos ve Talat’ın kayıplar konusunda görüşmelerine sıcak bakıyor görünüyor, bu gelişmeyi Amerikalılar da destekliyor.
Batılı bir diplomatik kaynak; yeni prosedürün olabildiğince çabuk başlamasının, üzerinde mutabakata varılmış bir konuya ilişkin görüşmelerin başlayabileceğini ve buna paralel olarak gündemin tamamlanması çalışmalarının yapılabileceği görüşündedir. Buna paralel olarak, çıkmazın uzaması durumunda Moller; kayıplar konusunu önerip Başkan Papadopulos’la Mehmet Ali Talat’ı bu konuyu görüşmeye çağırabilir. Bu; Kofi Annan’ın da onayını ve takdirini almış ve BM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari’nin Talat’a gönderdiği mektupta da yer alan bir ihtimal görünüyor.
Diplomatik bir kaynak FİLELEFTHEROS’a; bu ön hazırlığın sonunun yaz başları olarak tarihlenebileceğini söyledi ve ‘Ebediyen teknik komitelerde görüşemeyiz’ dedi.
Net olmayan; Amerikalıların ve/veya İngilizlerin, bu yeni çabada işbirliği yapmaya ikna etmek için Türkiye’ye yönelik hareket yöntemleridir. Türk tarafı; üyelik sürecinin getireceği maliyetin Kıbrıs sorununda herhangi bir açılımdan çok daha az olacağı düşüncesiyle şu anda hareketlerde bulunmaya niyetli görünmüyor.
FİLELEFTHEROS, “Yeni Prosedür Formülleri Hazır – BM Kıbrıs Sorununda Hangi
Adımları İnceliyor – ABD Kofi Annan’ı İnisiyatifi İlan Etme Konusunda
Cesaretlendiriyor” başlıklı haberinde, Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora
Bakoyanni’nin yarın BM merkezinde gerçekleşecek görüşmesinde Genel Sekreter Kofi
Annan’a Yunanistan hükümetinin Paris anlaşmasına desteğini iletmesinin
beklenmekte olduğunu yazdı.
Diplomatik bir kaynağın bu gazeteye, Bakoyanni’nin Annan’a; Türkiye’nin AB’ye karşı yükümlülüklerinin Kıbrıs sorununun çözümü prosedürlerinden tamamen farklı bir konu olduğunu ve bunların birleştirilmemesi gerektiğini ileteceğini söylediğini kaydetti.
Gazeteye göre aynı kaynak; durumun gözden geçirileceği ve Papadopulos-Annan anlaşmasının nasıl hayata geçirilebileceğine ilişkin bugünkü olguların ele alınacağı Annan-Bakoyanni görüşmesinden bir haber çıkmasının; Türkiye’nin oyalaması nedeniyle beklenmediğini söyledi.
Haberde, Genel Sekreterlik yetkililerinin; sonunda ortamın netleşeceğini ve görüşme konularının belirleneceği ve teknik komitelerin buna göre oluşturulması amacıyla Michael Moller ve her toplumdan birer temsilcinin katılacağı bir mekanizmanın oluşturulmasına çok yakında ulaşılacağı umudu içinde oldukları kaydedildi.
Gazete Kıbrıs Türk liderliğinin Moller’in davetine yanıt vermemeyi sürdürmesi durumunda (Paris) anlaşmasını nasıl hayata geçireceğinin BM Genel Sekreteri’ne bağlı olacağını, gelişmeleri büyük ölçüde; Bush hükümetinin gerçek niyetlerinin şekillendireceğini yazdı.
“OYUN KAYBEDİLDİ”
POLİTİS ise “Kofi Annan Tarafından Tamamen Ortada Bırakılma -- Birleşmiş Milletler Paris İzlenimlerini Tersine Çeviriyor” başlıklı haberinde, BM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari’nin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a gönderdiği mektupta kaydedilenlerin; Paris’te mutabık kalınan tek şeyin gündelik konuların yönetimiyle ilgili olduğunu doğruladığını, Rum yönetiminin ve Rum basınının Paris görüşmesinin sonuçlarına getirdikleri yorumları tamamen yalanladığını yazdı.
Rum yönetiminin ve Rum medyasının Paris görüşmesinin sonuçlarıyla ilgili yorumlarını ve Gambari’nin mektubunda yer alanları 10 maddede karşılaştıran gazete, “Oyun Kaybedildi, İşte İkilem” yan başlığı altında ise şunları yazdı:
“Gazetemizin teyit edilmiş bilgilerine göre Türk tarafı, Annan’dan aldığı izahatlardan son derece memnundur. Kıbrıs’taki özel temsilci Michael Moller’e de güvenleri oluştu. İşgal bölgelerinden gelen bilgiler; Talat-Moller görüşmesinin, Kıbrıslı Türk lider tamamen iyileşir iyileşmez, en yakın zamanda gerçekleşeceğini söylüyor. Türk tarafı; Paris’te görüşülenler ve özellikle mutabakata varılanlar konusunda izahat alana kadar Genel Sekreter’in temsilcisiyle her türlü teması reddediyordu.
AngloAmerikanlar, teknik komitelerin kurulması için anlaşma elde etmek amacıyla perde gerisinde çalışıyorlar ama başlangıcın, gündelik konularla ilgili 10 noktayla yapılması ve listenin daha sonra diğer meselelere genişletilmesi tezlerinde ısrar ediyorlar.
Diğer tarafa verilen izahatlardan sonra BM için; gündelik 10 konundan başka hiçbir anlaşma bulunmuyor. Durumun şekillendiği üzere Kıbrıs Rum tarafı şu anda karar vermelidir: Bir Güven Yaratıcı Önlemler prosedürüne girip, daha ileri adımlar için statükoyu idame mi ettirecek yoksa çıkmazın sorumluluğunu yine üzerine alma tehlikesiyle kurtulacak mı…”