Özkardaş: Yeniden meydanlara inelim
"Kıbrıs Türkü sesini yüksek sesle ve kararlılıkla meydanlara inip haykırmalıdır. Haykırmalıdır ki umudunu çözümsüzlüğe ve AB Komisyonu'nun Kıbrıslı Türklere yapmasını istediği direkt ticaret ve mali yardım gibi konuların yapılmamasına bağlayan çevrelerin iştahları kabarmasın. Haykırmalıyız ki Papadapulos ve onun gibi şövenistler barış ve çözümdeki ısrarımızı ve bundan vazgeçmeyeceğimizi anlasınlar. Haykırmalıyız ki Kıbrıs'ta iki eşit devletten oluşan yeni bir Birleşik Kıbrıs, AB'deki yerini alsın"
KAMU-SEN, 24 Nisan 2004'teki referandumda Annan Planı'na yüzde 65 oranında "evet" diyen Kıbrıs Türk halkının, barış ve çözüm yolundaki kararlılığını bir kez daha dünyaya duyurmak ve kuzey Kıbrıs üzerindeki izolasyonlara son verilmesi çağrısını güçlü bir şekilde dile getirmek için sivil inisiyatif başlatıyor.
Referandum sonrası AB'nin Kıbrıs Türkü'ne verdiği vaatleri yerine getirmekte zorlanması, Rum yönetiminin de bu yöndeki engelleme çabalarına hız vermesiyle yaşanan bu belirsiz süreçte Kıbrıs Türkü'nün "ses vermesi" noktasından hareket eden KAMU-SEN, bu yönde sivil toplum örgütlerinin ve halkın bekleme sürecinden kurtulması için harekete geçiyor.
KAMU-SEN bu çerçevede sivil toplum örgütlerine ziyaretler düzenleyerek halkın yeniden meydanlara inmesini sağlamaya çalışacak.
Kabuk değiştirerek çözüm ve AB yönündeki mücadelede aktif bir rol üstlenen KAMU-SEN'in yeni başkanı Mehmet Özkardaş, dün yaptığı yazılı açıklamada, bu amaca dönük olarak ses getirecek eylemler yapmak için sivil toplum örgütlerini ziyaretler başlatılacağını duyurdu.
Özkardaş, "Sesimizi duyuralım" başlığıyla yaptığı yazılı açıklamaya, KIBRIS'ın önceki gün konuyla ilgili sürmanşetten yayımladığı başyazıya yer vermekle başladı.
KAMU-SEN Başkanı Mehmet Özkardaş, Kıbrıs Türkü'nün sesini yüksek sesle ve kararlılıkla meydanlara inip haykırması gerektiğine dikkat çekerek, şöyle dedi:
"Haykırmalıdır ki umudunu çözümsüzlüğe ve AB Komisyonu'nun Kıbrıslı Türklere yapmasını istediği direkt ticaret ve mali yardım gibi konuların yapılmamasına bağlayan çevrelerin iştahları kabarmasın. Haykırmalıyız ki Papadapulos ve onun gibi şövenistler barış ve çözümdeki ısrarımızı ve bundan vazgeçmeyeceğimizi anlasınlar. Haykırmalıyız ki Kıbrıs'ta iki eşit devletten oluşan yeni bir Birleşik Kıbrıs AB'deki yerini alsın."
Açıklamanın tam metni
Açıklamada şöyle denildi:
"Kıbrıs Türkü, tarihi boyunca, haklarını alabilmek için hep mücadele etmek zorunda kalmıştır. Hiçbir hak, Kıbrıs Türkü'ne kolaylıkla verilmemiştir. Bu nedenle de Kıbrıs Türkü, mücadeleci bir ruha sahip olmuştur. Bunun en son örneği, son üç yıl içinde ortaya konulan demokratik irade ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan değişimdir.
Ancak henüz arzulanan noktaya gelinememiştir. Özellikle Avrupa Birliği bize verdiği vaatleri yerine getirmekte zorlanmakta, güneyde Papadapulos hükümeti, bu açılımları engellemek için elinden geleni yapmaktadır. Papadapulos hükümetini en sert bir şekilde protesto etmek ve Avrupa Birliği'ne de sesimizi güçlü bir şekilde duyurmak için yeniden harekete geçmek zorundayız. Bunu en demokratik bir şekilde gerçekleştirecek demokrasi kültürü ve bilincine sahibiz.
Avrupa Birliği'ne, barış ve çözüm konusundaki kararlılığımızın her zamankinden daha fazla devam ettiğini, serbest ticaret yapma olanağının bizim de hakkımız olduğunu medeni dünyada yerimizi almamız için üzerlerine düşeni yapmaları gerektiğini güçlü bir şekilde haykırmamız gerekmektedir. Avrupa Birliği'ne, verdiği sözleri yerine getirmez ve Papadapulos'a boyun eğerse, tüm insanlık değerlerini çiğnemiş olacağını net bir şekilde duyurmamız gerekmektedir. Böyle bir hareket, dünyada bize yardımcı olmak isteyenleri cesaretlendirip güçlendirecek, çekingen davrananları da bir kez daha düşünmeye itecektir.
Tüm sivil toplum örgütlerimizi ve siyasi partileri, tüm görüş ayrılıklarını bir yana bırakarak, Kıbrıs Türk halkının pozitif demokratik enerjisini örgütlenmeye çağırıyoruz. Sesimiz taa Brüksel'den, Washington'dan duyulmalıdır. Sesimiz Papadapulos'a, Verheugen'e, Chirac'a, Shroeder'e, Blair'e, Bush'a, ulaşmalıdır. Kıbrıs Türkü'nün mücadeleci ruhu, bu mesajı ulaştıracak güce sahiptir."
Bu yazı, Kıbrıs Türk halkının barış ve çözüm mücadelesinde halkın yanında olan, tüm zorluklara rağmen demokrasi mücadelesinden ödün vermeyen saygın bir gazetemizden "KIBRIS'tan" alınmıştır.
Yazılanların tamamına katılıyoruz. Yaşanan bu önemli süreçte bizim için mücadele eden yabancıların çabası bizim kadar içten ve etkili olamaz. Kıbrıs Türkü sesini yüksek sesle ve kararlılıkla meydanlara inip haykırmalıdır. Haykırmalıdır ki umudunu çözümsüzlüğe ve AB Komisyonu'nun Kıbrıslı Türklere yapmasını istediği direkt ticaret ve mali yardım gibi konuların yapılmamasına bağlayan çevrelerin iştahları kabarmasın. Haykırmalıyız ki Papadapulos ve onun gibi şövenistler barış ve çözümdeki ısrarımızı ve bundan vazgeçmeyeceğimizi anlasınlar. Haykırmalıyız ki Kıbrıs'ta iki eşit devletten oluşan yeni bir Birleşik Kıbrıs AB'deki yerini alsın.
İşte bunları gerçekleştirebilmek, ülkemize sahip çıkmak ve Kıbrıs'ı yalnız Rumlara bırakmamak ve azınlık olmamak için sessizce sonucu beklemeyi bırakalım. Meydanlara inelim ve dünyaya "Biz barış ve çözüm istediğimizi, Kıbrıs'ta eşit ve ortak bir vatanda yaşamak istediğimizi 24 Nisan 2004'te gösterdik. Şimdi sıra, bu planı yapanlarda ve destekleyenlerdir. Siz de samimi olduğunuzu ve gerçekten bu güzel adada barış istediğinizi Rum şantajlarına boyun eğmeyerek tüm ekonomik ve sosyal izolasyonları kaldırarak gösteriniz" diye haykıralım.
Sendikamız KAMU-SEN bu düşünceler ışığında görüşü ne olursa olsun tüm sivil toplum örgütlerinin ve halkımızın bekleme sürecinden kurtulup organize olmasını istemektedir.
Bu bağlamda ses getirecek eylem veya eylemler gerçekleştirebilmek amacı ile de en erken süre içerisinde sivil toplum örgütlerini ziyaret ederek ortak bir eylemin yollarını arayacaktır."