Örgütler ekonomik seferberlik istiyor
 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde alınması gereken tedbirler 5 örgüt tarafından ortak çalışma yapılarak belirlendi.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk Sanayi Odası, KKTC İşadamları Derneği, Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği ve Kıbrıs Türk Otelciler Birliği hazırladıkları ortak tedbirler metnini dün düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladı.

Örgütler, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin bölge ekonomileriyle bütünleşmesi gerektiğini ve bu bütünleşme için de siyasi çözüme ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

EREL VE TUNAR

Ticaret Odası Başkanı Ali Erel metni okumaya başlamadan önce yaptığı konuşmada, uzun süren bir çalışma sonucunda ortaya çıkardıkları ekonomik tedbirler metninin içeriğinden fazla, ekonomide söz sahibi örgütlerin biraraya gelip ortak bir vizyon çerçevesinde bir çalışma yapıp altına imza atabilmiş olmalarının önemli olduğunu söyledi.

“Bu ülkemiz ve ekonomimin için yararlı bir sürecin başlangıcı olarak algılanmalı” diyen Erel, ekonominin farklı sektörlerin çıkarlarının çeliştiği şeklindeki anlayışın yanlış olduğunun bu çalışmayla ortaya çıktığını kaydetti.

Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar da, hazırlanan ekonomik tedbirler metninin bir bütün olarak ele alınmasının önemine dikkat çekti.

TEDBİRLER

Kuzey Kıbrıs ekonomisinin bölge ekonomilerine entegre olması gerekliliğine dikkat çekilen Ekonomik Tedbirler metninde, ekonominin Güney Kıbrıs, Türkiye ve AB ülkeleri ile bütünleşmesi gerektiği vurgulandı.

Metinde, Kuzey Kıbrıs-Güney Kıbrıs-Türkiye-AB ülkeleri arasında Gümrük Birliği çerçevesinde malların, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımı önündeki engellerin kaldırılmasının ana ekonomik hedef olması gerektiği belirtilerek, hedefe ulaşmak için atılması gereken adımlar sıralandı:

“KKTC iç pazarında Kuzey Kıbrıs firmalarının Güney Kıbrıs firmaları ve Türkiye firmaları tarafından zarar verici ataklara maruz kalmamaları için rekabet güçlerinin yükseltilmesi;

KKTC firmalarının iç veya dış pazarlarda haksız ve eksik rekabet ortamı ile karşı karşıya bırakılmaması;

Ticarette karşılıklılık rekabet şartlarında eşitlik ilkelerinden taviz verilmemesi.”

“Kıbrıs sorunu çözülmeden coğrafyamızda mal/mülk sorununun çözülemeyeceği, tanınma ve resmi temasların daima sorgulanacağı, ne AB ülkeleri ne Güney Kıbrıs ne de Türkiye ile  tam bir ekonomik entegrasyonun oluşamayacağı bir gerçektir” denilen ortak metinde, çözümün yerini hiçbir ekonomik tedbirin alamayacağı ve bu yönde aktif olunması gerektiği vurgulandı.

BRÜKSEL ZİRVESİ

17 Aralık Brüksel zirvesinde Türkiye’ye AB’a giriş görüşmelerine başlama tarihi verildiği hatırlatılan ortak metinde, zirve sonuç bildirgesinde Avrupa Konseyi’nin Türkiye’nin yeni AB üyesi ülkelerinin katılımını dikkate alarak Ankara Anlaşması’nın uygulanmasına dair protokolü imzalamak yönündeki  kararının memnuniyetle karşılandığının ifade edildiğine de dikkat çekildi.

Ankara Antlaşması hakkında bilgi de veren örgütler, Ankara Antlaşması’nın 12 Eylül 1963 tarihinde imzalandığını anlaşma ile Türkiye ile AB ülkeleri arasında bir ortaklık oluşturularak, ticari ve ekonomik ilişkilerin aralıksız ve dengeli olarak güçlendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi.

Türkiye’nin resmi olarak “Kıbrıs”ı AB ile olan Gümrük Birliği Antlaşmasına dahil ettiğini ve bu ülke ile ticaretin serbest bırakıldığına da dikkat çeken örgütler, “İki ülke arasındaki ticaretin serbest bırakılmasının  kaçınılmaz olarak kuzey Kıbrıs ekonomisi üzerinde ticaretin ve yatırımların sapması gibi ekonomik etkileri olacaktır” dedi.

Örgütler, ortak metinde, Bu “kötü senaryo”dan en az kalıcı zararla kurtulmak için çaba gösterilmesini ve şu tedbirlerin alınmasını istedi:

“Çözüm çabalarına paralel olarak, çözümsüzlük ve siyasi durum nedeni ile kuzey Kıbrıs’ta mal ve hizmet üreten sektörlere gelen ilave maliyet artışlarının giderilmesi için özel bir destek programının hazırlanıp uygulamaya konulması; Güney Kıbrıs’ta ve AB ülkelerinde mal ve hizmet üretimine verilen teşvik ve desteklerin Kuzey Kıbrıs’taki sektör ve alt sektörlere de verilmesi; Tüm siyasi parti ve ekonomik sivil toplum örgütlerinin iktidar, muhalefet, iç politika ilişkilerinin dışına çıkarak Kuzey Kıbrıs ekonomisinin Güney Kıbrıs ve AB ekonomileriyle birleşmesinin yasal altyapısını oluşturacak ve serbest rekabet ortamını tesis edecek yasaların çıkarılması veya gerekli  tadilatların yapılması konusunda meclis içinde ve dışında konsensus oluşturulması gerekmektedir.”

KISA VE ORTA VADE TEDBİRLERİ

Alınmasını istedikleri ekonomik tedbirleri kısa ve orta vade olarak ikiye ayıran 5 örgüt, bunları özetle şöyle sıraladı:

            “Kısa vadede alınması gereken tedbirler:

1.      İthalatta Alınan vergilerin düşürülmesi;

2.      Taşımacılıkta ilave maliyetlerin düşmesi;

3.      Enerji fiyatları ve bunlar üzerinden alınan fonların düşmesi;

4.   Sermaye maliyetlerinde TL kullanımı nedeniyle uygulanan yüksek faizlerin  düşmesi.

            Orta vadede alınması gereken tedbirler:

1.      Yasal altyapı iyileştirilmeli. Rekabet Yasası başta olmak üzere AB uyumlu yasalar çıkmalı;

2.      Kayıt dışı kayıt altına alınmalı ve devlet düzenleyici ve denetleyici olmalı;

3.      Adalet sistemi düzenlenmeli;

4.      Kalifiye işgücü yetiştirilmeli;

5.      Sübvansiyon ve teşvikler uygulanmalı.”