Ne olacağımızı bilmek istiyoruz
Annan Planı'na göre yer değiştirecek kişiler kapsamında olan Akdoğanlılarla Güzelyurtlular, plan temelinde bir çözümün oylandığı 24 Nisan referandumunda Türk tarafının "evet" demesine karşın, hükümetin yerleşim ve mülkiyet konularına hâlâ açıklık getirmemesinden rahatsız.
Annan Planı temelinde bazı açılımlar yapmak hedefinde olan hükümetten beklentilerini sorduğumuz Güzelyurtlu ve Akdoğanlı vatandaşlar, referandum sonrası oluşan belirsizlik ortamında hükümetin özellikle yerleşim ve mülkiyet konularındaki endişelerini ortadan kaldırmasını istedi.
Çok sayıda vatandaş, bir an önce kafalarındaki soru işaretlerinden kurtulmak istediklerini, belirlenecek Türk topraklarında rahatça yaşayabileceklerini belirtti. Vatandaşlar, "Hükümet mülkiyet ve yerleşim konusunda elinden geleni yapmalıdır. Şu anda hiçbir yatırım yapamıyoruz. Ne olacağımızı artık bilmek istiyoruz" diye dert yandı.
Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Güzelyurt İlçesini Geliştirme ve Kalkındırma Derneği (GÜKAD) Başkanı Hakan Kuntay, yer değiştirmek için kararını veren ve "evet" diyen vatandaşlar için acil olarak rahatlatıcı tedbirler alınması gerektiğini söyledi. Kuntay, "Bu insanlar için kredi olanakları yaratılmalı ve yeni yerleşim yerlerine yatırım yapabilmeleri için yardımlarda bulunulmalıdır" dedi.
"Bu bölgeleri yeni
tehlikeler bekliyor"
Kıbrıs Türk halkının referandumda yüzde 65 oranında evet diyerek, Annan Planı'nın gereklerini kabul ettiğine işaret eden GÖKAD Başkanı Hakan Kuntay, hükümetin bu noktada bir an önce tüm yer değiştirecek insanlarla ilgili olarak gerekli açılımları yapması gerektiğini belirtti. Toprak ayarlamasına tabi tutulacak olan Güzelyurt insanının belli sıkıntıları yaşamaya devam ettiğine dikkat çeken Kuntay, bölgedeki vatandaşların yatırım yapmakta, mal alıp satmakta ve malını geliştirmekte endişeli olmaya devam edeceğini söyledi. Kuntay, verilecek kapsamda olan bu bölgeleri, gelişime açık olmamaları nedeniyle yeni bir tehlikenin beklediğine işaret ederek şöyle konuştu:
"Bu bölgelerde yeni bir kaçış süreci başlama riski vardır. Bu riskin yer değiştirecek bölgelere çok büyük zararları olacağı gibi, bu insanların gidecekleri yerlerde yeni uyumlarla ilgili sorunları da olacaktır. Hükümetin bu konuda önemli açılımlar yapması gerekmektedir. Bu insanlar için önümüzdeki yıllar içinde uzun vadeli plan ve programlar yapılabilir. Krediler, sosyal sigorta, emeklilik ve vergiler konusunda tedbirler alınabilir. Özellikle Güzelyurt halkı, bu rahatlatıcı tedbirleri özlemle beklemektedir."
"Somut garantiler
ortaya konulmalı"
Hükümetin alması gereken diğer bir önlemin de mülkiyet konusunda kişilere verilecek somut garantiler olduğunu belirten Kuntay, bu insanların kafalarında soru işaretleriyle yaşamayı hak etmediklerini ifade etti. Kuntay, özellikle evlenecek olan genç kişilerle ilgili acil önlemler alınması gerektiğinin altını çizdi. Kuntay, "Bu insanların yeni yerleşim yeri gibi açılımlarla moralize edilmeleri gerekmektedir. Oluşturulacak yeni yaşam alanlarında, altyapılarla birlikte bu bölgelerin gelişimlerine katkıda bulunulabilir" diye konuştu.
"Kişisel düşünmekten
kaçınalım"
Bazı insanların, "Anlaşma olmadı, mallarımızı kaybedeceğiz" düşüncesiyle, güneydeki mallarını satma girişimlerinde bulunmalarından duyduğu üzüntüyü de dile getiren Hakan Kuntay, bunu büyük bir tehlike olarak niteledi.
İnsanların ferdi olarak düşünmesi ve mallarını satmaları durumunda, ileride toplumsal olarak büyük kayıplara uğranabileceği yorumunu yapan Kuntay, "Bu satışlar ileride büyük tehlikeler yaratabilir" dedi. Kuntay, hükümetin bu noktada politikasını belirlemesi gerektiğinin üzerinde durdu ve bu dönemde kişisel çözümler üretmenin çok tehlikeli olabileceğinin altını çizdi. Kuntay, mal satımlarının yeni krizlere yol açabileceğine dikkat çekti.
"Ulusal garantilere
de ihtiyacımız var"
GÜKAD başkanı, Annan Planı'nı tek başına Türklerin uygulamaya kalkmasının çok büyük meblağlar ve ulusal garantiler gerektirdiğini vurguladı. Dünyadan alınacak önemli desteklere bu konuda gereksinim duyulduğunu söyleyen Kuntay, "Halk bir anayasayı ve Annan Planı'nı onaylamıştır. Bu noktada planı tek taraflı uygulama konusunda, Birleşmiş Milletler'in ve Avrupa Birliği'nin tavrı çok önemlidir. Bunun altından tek başımıza kalkmamız imkansız. Uzun vadede alternatif alanlar yaratılabilir. İnsanların yaşantılarını sıkıntıya sokmayacak formüller üretmemiz gerekiyor. Otuz yıldan beridir zaten insanların hayatlarında büyük bir kayıplar olmuştur. Kaybedecek bir gün daha yoktur" diye konuştu.
Kuntay, Başbakanlık Araştırma, Geliştirme ve Fon Merkezi'nin bu insanlarla ilgili ne gibi açılımlar yapılabileceği yönünde toplantılar düzenlendiğini de belirterek, toplantı sonuçlarının basına duyurulacağını kaydetti.
Cengiz Alp: Hükümetin tavrını bekliyoruz
Akdoğan Komitesi adına açıklama yapan Cengiz Alp, hükümetin yerleşimle ilgili tam anlamıyla bir tavır ortaya koymasını beklediklerini söyledi.
Hükümetin alacağı kararlara paralel olarak hareket edeceklerini, konuyla ilgili çalışmalarını şimdilik askıya aldıklarını belirten Cengiz Alp, köy halkının yer değiştirme konusundaki isteğinin değişmediğini söyledi. Dernekleşme yönünde girişim ve çalışmalarının yürütüldüğü bilgisini de veren Alp, "Devletle paralel olarak hareket etmek durumundayız. Başbakan Talat'ın yurda dönmesini bekliyoruz. Yapacağımız toplantılar sonrasında tavrımız daha net olacaktır" dedi.
Annan Planı temelinde yer değiştirmek durumunda kalacak bölgelerden olan Akdoğan için çeşitli fikirler öne atılmış ve değerlendirmeye alınmıştı.
Güzelyurtlu vatandaşlar ne dedi?... Güzelyurtlu vatandaşlar ne dedi?... Güzelyurtlu vatandaşlar ne dedi?...
Gülsen Ünlüyol:
"Bu bölgede bundan sonra bir çivi bile çakılmayacaktır. Bundan sonrası için mutlaka yeni bir yerleşim yeri düşünülmelidir. Hükümet bu konuda acil olarak önlem almalıdır. Eğer Güzelyurt verilecekse yeni yerleşim bölgesi için derhal çalışmalara başlanmalıdır. Bir an önce bu konulara açıklık getirilsin. Biz referandumda evet diyerek zaten gitmek için kararımızı vermiştik. Ne yapılacaksa bir an önce yapılsın. En küçük bir yatırım bile yapamıyoruz. Hükümet bizi bilgilendirsin."
Cemafer Barabar:
"Bir an öce ne yapılacaksa yapılsın. Artık insanlar hangi doğrultuda hareket edeceklerine bir karar verebilsin. Bu durumda evlerimize tamir bile yapamıyoruz. En ufak bir girişime bile cesaret edemiyoruz. Hükümet bunları bize daha önce söylemeliydi. Rumları hükümetleri bilinçlendirdi ama bizi burada kandırdılar. Hükümet bir an önce bize bilgi versin. Bize bir yer göstersinler, biz seve seve gideriz. Yeter ki gittiğim yerde malımın bana ait olduğunu bileyim. Yıllar sonra bu problem yine karşımıza çıkacak"
İzzet Ersener:
"Bu belirsizlikten artık kurtulmak istiyoruz. Esnaf burada çok zor durumdadır. Hükümet bir an önce mülkiyet konusunda neler yapılacağı ile ilgili bize bilgiler versin. Biz bunu istiyoruz. Bize bizimdir diyebileceğimiz bir yer göstersinler, biz gideriz. Bu bizi daha da huzurlu yapacaktır. Zaman önemli değildir, bugün de gideriz, üç yıl sonra da. Hükümetin açılımlarını dört gözle bekliyoruz. Bu halk daha fazla ezilmesin."
Kamil Gilanlıoğlu:
"Yeni hükümetin icraatlarından memnunuz. Ama artık yerleşim ve mallar konusuna bir açıklık getirilmesini istiyoruz. Mutlaka hükümet bize bu yönde aydınlatacaktır. Bundan sonra ne olacağımızı bilmek bizim hakkımız. Eğer bir karar alınacak ve yeni bir yere taşınacaksak, altyapılar hazırlandıktan sonra bizi oraya taşısınlar. Yeni bir yere gitmeye her zaman hazırdık, şimdi de hazırız. Geleceğimizin garanti altına alınmasını istiyoruz."
Hüsnü Dorusoy:
"Gençler olarak önümüzün açılması için hükümetin bir şeyler yapmasını elbette bekliyoruz. Yeni hükümete güveniyoruz. Yeni bir yere gitmeye kendimizi hazırlamıştık. Eğer bundan sonra böyle bir karar alınırsa seve seve uygularız. Şimdi taş üstüne taş koymuyoruz, çünkü ne zaman evlerimizden çıkarılacağımız bilmiyoruz. Ortak bir anlaşma olmasını daha fazla arzulardık ama referandum sonrası ortaya çıkan bu durum bizim suçumuz değil."
Mahmut Rüstemoğlu:
"Ben yurtdışından buraya geri dönüş yaptım. Yer değiştirmek o kadar kolay değil. Çok ezgiler yaşadık ve bunları biliyoruz. Ama herkesin gittiği yere gitmek durumundayız. Ben farklı düşünüyorum ama torunlarımın geleceği ne olacak, bunu da bilmek istiyorum. Kimse buraya yatırım yapmıyor. Eğer bir şey olacaksa hemen şimdi olsun, daha sonra yaşanacaklar, bu halka daha ağır gelebilir. Bu işin sonu ne olacak bilmek istiyoruz. Bir açıklama yapılmalı."
Emriye Dolunay:
"Ben annemin Rumlar tarafından öldürülmesi nedeniyle asla onlarla bir arada yaşamak istemezdim. Ama bu referandumda olumlu yönde oy kullandım. Şimdi bana sorarsanız pişman oldum. Çünkü bizim bu oylardan hiçbir kazancımız olmadı. Daha önceden görüştüğümüz Rumların tavırları referandumdan sonra çok değişti. Biz dünyaya açılmak istedik. Bu hükümete karşı güvensizlik hissediyorum. Eğer Rum beni evimden çıkarırsa, ben bütün ailemi toplayıp yurtdışına kaçacağım. Bu şartlarda burada yaşamam. Bana yer göstermelerine gerek yok."
Sevim Nizamoğlu:
"Bundan sonra malımıza 'malım' demek istiyoruz. Güzelyurt'ta referandumda büyük bir oranda evet çıktı. Herhalde insanlar bir yerlere gitme riskini aldıktan sonra böyle bir oy kullandı. Hükümetin bizi bilgilendirmesini bekliyoruz. Kafamızda belirsizlikler var. Bu belirsizlikler ortadan kalksın. Herkes belirlenen yerlere gidecekse ve hazırsa biz de gideceğiz. Rahat edeceksek gerisi önemli değil. Biz burada eşdeğerimizin karşılığını alamadık. Çocuğum yurtdışında buraya gelip yatırım yapmak istiyor ama bu ortamda ona gel diyemiyoruz. Açılımlar bekliyoruz."
Akdoğan halkı ne dedi?... Akdoğan halkı ne dedi?... Akdoğan halkı ne dedi?... Akdoğan halkı ne dedi?...
Sibel Zafer:
"Referandum sonrasında kafamız biraz daha karıştı. Ben Annan Planı'nı desteklemedim. Çünkü Rumlarla birlikte yaşamak istemiyorum. Biz bu yer değiştirmeye hazır değiliz. Hükümet böyle bir girişim yapmasın. AB'ye girmek istedik, ama bu plana tamamıyla karşıyım. Eğer gittiğimiz yerlerin nasıl olacağı açıklanır ve bir açıklık getirilirse, ona göre karar verebiliriz. Bizi aydınlatsınlar. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bir yer göstersinler, biz de net olarak karar verelim."
Ayşen Hoca:
"Biz gitmeye hazırız. Daha önce yurtdışına göçmek zorunda kaldık. Bence uzun yıllar önce atalarımız da hazırdı. Artık halkın gözü açıldı. Avrupa'dan çok eksiklerimiz vardır. Bunların tamamlanması gerekmektedir. Eğer formül bulmazlarsa genç nesil arada kaybolup gidecek. Bize nasıl ev yapacakları da çok önemli bir konu. Referandumda evet çıktı ama bizim henüz bir kazancımız olmadı. Hükümet halkı aydınlatmalı. Bizim köyümüzde kurulan komite köylüye yardımcı oluyor. Bundan sonra da yardımcı olacaktır."
Şener Özyalçın:
"Henüz hükümetin bir açılımını göremedik. Bizi buradan götürmeye çalışana ve o soruyu soracak olana çok cevabımız vardır. Biz buradan gitmeyiz. Rumlar buraya her geldiğinde bizi rahatsız etmektedir. Burada evet çıkması, burayı bırakıp gideceğiz anlamına gelmez. Hükümetin açılım yapacak gücü, bize alternatif yerler sunma gücü yoktur. Kesin bir karar verilsin, biz de o zaman düşünelim."
Tahir Özbilen:
"En başta bu plana karşı durmuştuk ama, Kıbrıs Türkü'nün bu karardan başka alternatifi olmadığını anladık. Burada bir adım atamıyor, bir çivi bile çakamıyoruz. Her an Rum'un buraya gelmesini bekliyoruz. Yavaş yavaş kapımızı çalmaya başlayacaklar. Annan Planı'nın mülkiyet konusu uygulanmaya başlanmalı bir an önce. Yeni yerleşim yerleri yapılmalı ve tabii bunun altyapıları da iyi bir şekilde hazırlanmalı. Türkler için özel fonlar oluşturulabilir. Yaptığımız yatırımlar karşılanmalı. Önemli olan bize sağlanacak evlerden ziyade, sunulacak iş imkanlarıdır. Hükümet bunları iyice tartsın ve bizi aydınlatsın."
Feyza Deveci:
"Ben nişanlı bir gencim ve halen daha nerede oturacağımı bilemiyorum. Ev yapmaya veya almaya korkuyorum. Artık bir karar versinler. Evimizi başlatmak istiyoruz. Kalacağımız yer belli değil. Hepsi havada kaldı. Eğer bir yer olursa biz buna hazırız ve gideriz. En azından bir şey açıklansın. Kimse evinden çıkmak istemez ama eğer bir şeyler kazanmak istiyorsak, bazı tavizleri vermek zorundayız. Orada da yaşayabiliriz."
Ergin Tuğaç:
"Bence hükümetin planın bazı gereklerini tek başına yerine getirmesi imkansızdır. Annan Planı diye bir şey kalmadı artık. Yine de kararı TC hükümeti verecektir. Tayyip Erdoğan'ın verdiği mesajlar sağlıklı düşünemeyen insanlara yön verecek mesajlardır. Eğer bize gidecek bir yer gösterilirse biz de kararımızı veririz. Uluslararası kurumların bize bu desteği vereceğine inanmıyorum. Umutsuzum."
Salih Özlüoğlu:
"Her türlü koşula hazırız. Komiteler kuruldu ve Akdoğan halkı olarak nereye gideceğimiz de bellidir. Biz hazırız. Hükümet bizi aydınlatsın, kesin kararları neyse açıklasın. Devamlı aynı konuları düşünmekten biz de bıktık. Bu belirsizlik ortadan kalksın. Ne olacağımızı bilmek istiyoruz. BM ve AB hükümete yeni yerlere gitmemiz için yardımcı olmalı. Hükümette bu çerçevede bize yardımcı olmalı."
İrfan Can Gür:
"Türk toprağında oturmamız bizim için daha mantıklı olur. Geleceğimizin nerede olacağını bilmek isteriz. Burada yatırım yapamıyoruz. Köyümüzde oluşturulan komite bize bu konuda yardımcı olacaktır. Gençler olarak, köyde bir sürü genç tek bir adım bile atamıyor. Yeni çağdaş yerlerde daha mutlu olacağımıza inanıyorum. Bazıları buna göç diyor. Ben de böyle bir göçe evet diyorum."