Nami: "Rum tarafının Kıbrıslı Türkler adına konuşmaya yetkisi yok"

Ticaret Odası Başkanı Erdil Nami'den, AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'e mektup:

Rum tarafının Kıbrıslı Türkler adına konuşmaya yetkisi yok

SERT TEPKİ
Ticaret Odası Başkanı Nami, AB Genişlemeden Sorumlu üyesi Rehn'e bir mektup göndererek, Rum yönetiminin Brüksel Büyükelçisi Emilou'nun, Rehn'e gönderdiği hakaret dolu mektubu eleştirdi. Nami, mektupta, 24 Nisan referandumuyla, Rum Yönetimi'nin, Kıbrıslı Türkler adına konuşmaya yetkili olmadığını kanıtladığını vurguladı

 Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Erdil Nami, Rum Yönetimi'nin, Kıbrıslı Türkler adına konuşmaya yetkili olmadığını kanıtladığını vurguladı. Nami, bu konudaki görüşünü, Avrupa Birliği (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'e gönderdiği bir mektupta dile getirdi.

Nami, Rehn'nin, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Kıbrıs'la ilgili eylem planına yönelik ölçülü açıklamasını hazmedemeyen Rum yönetiminin, Brüksel Büyükelçisi Nicholas Emilou vasıtasıyla Olli Rehn'e diplomatik lisana uymayan ve hakaretler içeren bir mektup göndermesini eleştirdi.

Erdil Nami mektubunda, Kıbrıs'ta 24 Nisan 2004'te ayrı ayrı yapılan referandumda Kıbrıslı Türklerin "bölünmüşlükten"' yana olmadıklarını kanıtlayarak Annan Planı olarak bilinen ve AB tarafından da güçlü bir şekilde desteklenen Birleşmiş Milletler Barış Planı'na evet dediğini anımsatarak, "Yapılan Referandum adada iki toplumun yaşadığını ve bir tarafın isteklerinin diğer taraf üzerine zorla kabul ettirmenin mümkün olmadığını kanıtıdır" dedi.

Bu referandumun Kıbrıslı Rum temsilcinin iddia ettiği gibi egemenliğin yalnızca Kıbrıslı Rumlara ait olmadığını da gözler önüne serdiğini ifade eden Nami mektubunda özetle şöyle dedi:

"Kıbrıslı Rum temsilcisinin ağır mektubu üzerine, odamız adına yorum yapmama izin verirseniz, şunu dile getirmek isterim ki mektup, sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin' ve temsilcilerinin Kıbrıslı Türkler adına niçin konuşmak için yetkili olmadıklarının iyi bir kanıtı olmasından dolayı önemlidir.

Emilou'nun mektubu düzeltilmesi gereken yanıltıcı bilgilerle doludur, özellikle; Papadopulos rejiminin aksine, Kuzey Kıbrıs'taki hükümet Annan Planı'nda da önerildiği gibi adanın Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tekrardan birleştirilmesine kendini tamamen adamıştır.

Ayrıç ayrı yapılan referandum ayrıca adada iki toplumun yaşadığını, bir tarafın isteklerinin diğer taraf üzerine zorla kabul ettirmenin mümkün olmadığını kanıtlamanın yanında, Kıbrıslı Rum temsilcinin iddia ettiği gibi egemenliğin yalnızca Kıbrıslı Rumlara ait olmadığını da kanıtlanmıştır.

Kıbrıslı Türkler, Ticarette her türlü ayırımcılığa karşı olduklarından dolayı Kıbrıslı Rumlardan daha fazla Avrupalıdırlar. Bu nedenledir ki, Kıbrıslı Türkler Kıbrıs'ta kendilerine uygulanan ve Türkiye'nin uyguladığı tüm ticari engellerini eş zamanlı kaldırılmasını amaçlayan, Türkiye tarafından önerilen yeni ve dengeli planı da desteklemişlerdir.

Kıbrıslı Türklerin hızlı ekonomik kalkınmayı istemesindeki temel sebep, ekonomik seviyedeki dengenin ve paritenin sağlanması Kıbrıs Problemi'nin adil ve kalıcı çözümü için gerekli olmasından kaynaklanmaktadır. Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklerin ekonomik kalkınmasına karşı çıkmışlardır, çünkü liderleri Sn. Papadopulos söylediği gibi, Kıbrıs problemini "osmosis'' yolu ile çözmeyi istemektedirler.

Kıbrıslı Rumlar Annan Planı'nı yüzde 76 çoğunlukla reddetmiştirler ve Kıbrıslı Türklerle yetki paylaşımına (power sharing) gitmek istemediklerinden dolayı hala daha Planı reddetmeyi sürdürmektedirler.

AB, Kıbrıslı Rumlarının Annan Planı'nı reddetmelerine rağmen AB'ye tek taraflı üye olmalarına izin vererek, Kıbrıslı Rumların. Kıbrıslı Türklerle eşit ve adil bir çözüme mutabık kalmaları için gerekli tüm ekonomik ve politik teşvikleri ortadan kaldırmıştır.

Sn. Komiser, Odamızın pozisyonunu özetlemek istiyorum:

I. Biz, BM Barış Planı'nın amaçladığı ve AB'nin desteklediği şekilde Kıbrıs'ın yeniden birleşmesini istiyoruz

II. Öteki AB toprakları ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizde AB vatandaşları olarak eşit muamele istiyoruz

III. Tüm izolasyonların, ambargoların ve ticaretin önündeki engellerin sona ermesini istiyoruz

IV. AB'nin bize verdiği direkt ticaret ve mali yardım vaatlerini yerine getirmesini istiyoruz."