Müzakere için ‘tanıma’yı kabul etmeyiz
 

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin, AB ile tam üyelik müzakerelerini başlatmak için Rum kesimini tanımaya yönelik bir talebi kabul etmeyeceğini bildirdi.

Erdoğan, Fransa’da yayımlanan Le Monde gazetesinin bugünkü sayısında yer alacak olan demecinde, Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci ve Kıbrıs ile ilgili soruları yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, “AB Brüksel zirvesinden çıkacak kararda, Türkiye’ye net bir tarih ve tam üyelik önerilmesi gerektiğini” ifade etti.

Türkiye’nin Kıbrıs Rum Yönetimi’ni tanıyıp tanımayacağına ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, “Hayır. Kıbrıs’ta barışçıl bir çözüm için elinden geleni yapan taraf olarak bize bu sorunun sorulmasını adil bulmuyoruz” dedi.

“Türkiye’nin, müzakerelerin başlaması için Rum kesiminin tanınmasına yönelik bir talebi kabul etmeyeceğini” bildiren Erdoğan, “Sadece BM, bizden Rum kesimini tanımamızı isteyebilir, bu konunun AB ile ilgisi yok. Bunu 17 Aralık tarihinden önce tartışmak istemiyoruz, Kıbrıs konusu 17 Aralık öncesi ortaya atılamaz” diye konuştu.  Erdoğan, AB’nin Güney Kıbrıs’ı üyeliğe kabul ederek “hata yaptığını” ifade etti.

AB’ye tam üyelik yerine Türkiye’ye başka seçenekler sunulmasını kabul etmeyeceklerini bildiren Başbakan Erdoğan, “oyunun ortasında  kuralın değiştirilemeyeceğini” vurguladı. Erdoğan, “İmtiyazlı ortaklığı kabul etmemiz söz konusu değil” dedi.

“AB’YE ÜYE OLMAKLA RUM KESİMİNİ TANIMAK, İKİ AYRI ŞEYDİR”

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği’ne (AB) üye olmakla Rum kesimini tanımanın iki ayrı şey olduğunu vurguladı.

Erdoğan, ayrıca AB’nin Türkiye ile müzakereleri başlatmak için yeni koşullar gündeme getirmeye kalkışmasının da “kabul edilemez” olacağını söyledi ve “Avrupa yeni koşullar ileri süremez. Avrupa bu konudaki koşullarını 1999’da Helsinki’de belirlemiştir. Biz, bu koşulların tümünü yerine getirdik. Şimdi başka koşulların eklenmeye kalkışılması kabul edilemez” dedi.

“EN İYİSİ BİZZAT KONUŞMAK”

Erdoğan, “Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın da aralarında bulunduğu bazı Avrupalı liderlerin Türkiye’nin üyeliğinin referandumla onaylanması gerekeceğini belirttiklerinin” hatırlatıldığı soruyu ise şöyle yanıtladı:

“Berlin’de Schröder, Chirac ve Barnier ile görüştüm. Orada hepimiz bu konuyu gazeteler aracılığıyla tartışmamayı kararlaştırdık.

Tartışmaları yüz yüze yapmamız gerekiyor. Bazen gazetecilerin bilgisayarlarındaki virüsler olmadık dertler açabiliyor. En iyisi bizzat konuşmak.”

“Türk halkının Müslüman kimliği nedeniyle Türkiye’nin AB üyeliğini Avrupa’da tartışma konusu haline getirenler bulunduğunun” hatırlatılmasına karşılık ise “AB şayet bir Hıristiyan kulübüyse Türk halkı Müslüman olduğu için bu konuda tartışılacak bir problem yok demektir” dedi.