Müzakerelerin başlaması için tanımalı
 

Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Josep Borrell, Türkiye'nin Avrupalı olma rüyasından asla vazgeçmemesi ama karşısındaki zorlukların da farkında olması gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerine hitap eden Borrell, AB ile

Türkiye arasında müzakereler başlamadan önce 6 önemli yasal

düzenlemenin Meclis'ten bir an önce çıkarılması gerektiğini belirterek, bunlar arasında dini vakıflarla ilgili düzenlemenin de bulunduğunu kaydetti. TBMM Başkanı Bülent Arınç'tan bu yasalarla ilgili sevindirici haberler aldığını dile getiren Borrell, ''Bu sevindirici haber, 14 Aralık'ta alınacak kararın üzerinde büyük etkisi olacaktır'' dedi.

Türkiye ile AB arasında müzakereler başladığında öncelikle siyasi kriterler üzerinde yoğunlaşılacağını anlatan Borrell, insan hakları ve

temel özgürlükler alanındaki siyasi kriterlerin yerine getirilip getirilmediğine bakılacağını bildirdi.

Konuşmasında, Kıbrıs konusuna da değinen Borrell, şunları kaydetti:

''Kıbrıs konusunda çok önemli ve yapıcı adımlar atığınızı kabul ediyoruz. Bu asla gözardı edilemez. Ama yine de dürüst olmak istiyoruz. Müzakere süreci, 25 ülkeyle yapıldığı gibi, Kıbrıs'ın tanınmasıyla ilgilidir. Bu yeni bir husus ve şart değildir. Şimdiye kadar yapılan ilerlemeleri gözardı etmemize sebep olacak şart değildir. Ama AB ile müzakere masasına oturduğunuzda gündemde olacaktır ve bütün bu hususları tanımanız gerekecektir.''

ERDOĞAN: YAŞANAN BÜTÜN SORUNLARA RAĞMEN KIBRIS’I ALDINIZ

TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, yaşanan bütün sorunlara rağmen Güney Kıbrıs’ın AB üyesi olduğunu anımsatarak, Kıbrıs ile ilgili sorununun henüz müzakerelere bile başlamamış olan Türkiye’ye çözdürülmek istenmesinin haksızlık olduğunu söyledi.

Alınan bilgiye göre, Erdoğan, AP Başkanı Josep Borrell ile Başbakanlık Yeni Bina’da yaptığı görüşmede, Türkiye’nin AB üyeliği yolunda yaptıklarını anlattı.

Erdoğan görüşmede, Türkiye’de etnik kökeni farklı olan yurttaşların barış içinde bir arada yaşadığını söyledi.  Erdoğan, Türkiye’nin hiçbir bölgesinin herhangi bir etnik grubun adıyla anılamayacağını ve adlandırılamayacağını ifade ederek, “Böyle bir ayrımın ne tarihi, ne coğrafi, ne sosyal, ne kültürel ne de sosyolojik bir temeli ve dayanağı yoktur” dedi.

Başbakan Erdoğan, komisyonun Türkiye Raportörü Eurlings’in raporunda Türkiye’nin Kıbrıs ile ilgili gösterdiği çabalara yeteri kadar yer vermediğini ifade ederek, raporda Ermenistan ile sınırların açılması, terör konusunda yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını kaydetti.

Erdoğan, raporda yer alan “müzakerelere başlamak tanımak anlamına gelecektir” sözüne atıfta bulunarak, Kıbrıs sürecini baştan sona anlattı.

Kıbrıs’taki son referandumda Rumların “hayır” diyerek nelere hayır dediklerini Türklerin de “evet” diyerek nelere evet dediklerini anlatan Erdoğan, “Yaşanan tüm sorunlara rağmen Kıbrıs’ı aldınız. Bu sorunu henüz müzakerelere bile başlamamış olan Türkiye’ye çözdürmek istiyorsunuz. Bu haksızlıktır. Kıbrıs ile ilgili soruları ancak müzakere içerisine sorabilirsiniz” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin Güney Kıbrıs’ın gümrük birliği üyeliğini onaylamakla zaten bir jest yaptığını ifade ederek, “Daha ne yapalım?” dedi