Mülkiyet yasası tartışma yarattı
 

 

Rum Yönetimi sözcüsü Kipros Hrisostomidis, KKTC’nin, “Rum mallarıyla ilgili yeni çözümlerine herhangi bir itibar gösterilmeyeceği inancında olduğunu” söyledi

 

Başbakan Soyer, mülkiyet konusundaki yasal düzenlemeyle ilgili olarak ortaya atılan “tapular iptal edilecek” şeklindeki iddiaları “spekülasyon” olarak değerlendirerek tepki gösterdi

 

Soyer, “Yaratılmak istenen, kendi içimizde bir kaosa döndürülmek istenen bu tartışmaya, artık son vermek gerekiyor. Ekonomimizi böyle dedikodularla sarsacak spekülasyonlardan vazgeçsinler.” diye konuştu

 

1974’te Kıbrıs’ın kuzeyinden göç etmek zorunda kalanlara taşınmaz ve taşınır mallarıyla ilgili tazminat ile takasa ek olarak, mal iadesini de öngören Mal Tazmin Yasa Tasarısı’nın meclise gönderilmesi yeni bir tartışmaya yol açtı.

SOYER “TAPULAR İPTAL EDİLECEK” ŞEKLİNDEKİ İDDİALAR SPEKÜLASYON”

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Mülkiyet konusundaki yasal düzenlemeyle ilgili olarak ortaya atılan “tapular iptal edilecek” şeklindeki iddiaları spekülasyon olarak değerlendirerek tepki gösterdi.

Hükümetin, Cumhurbaşkanlığı, yerel ve yabancı hukukçularla yaptığı temaslar sonucunda hazırlayarak meclise sevk ettiği çalışmayla ilgili yorumları, “siyaset için kendi elimizle kendi gözümüzü  çıkarmaya teşebbüs” sözleriyle değerlendiren Soyer, “Böyle bir hadise yoktur. Bunu net olarak, açık bir şekilde ifade ediyorum” dedi ve ekonomiyi böyle dedikodularla sarsacak spekülasyonlardan vazgeçilmesini istedi.

“BİLDİK VE TANIDIK SPEKÜLASYONLAR”

Hükümetin, Cumhurbaşkanlığı, yerel ve yabacı hukukçularla yaptığı temaslar sonucunda,  mülkiyet rejimini uluslararası  hukuğa benimsetebilecek  ve geçmişte Louzidu davalarıyla başlayan süreçte özellikle mülkiyet rejiminin iki bölgelilik unsurlarını sıkıntıya sokacak problemleri aşmak için bir çalışma yaparak meclise sevkettiğini anlatan Soyer, bu çalışmaya ilgili bazı çevrelerin spekülasyon yapmakta olduğunu belirterek buna tepki gösterdi.

“BÖYLE BİR HADİSE YOKTUR”

“Böyle bir hadise yoktur. Bunu net olarak, açık bir şekilde ifade ediyorum” diyen Soyer, bu çalışmanın, Kıbrıs Türk halkının iki bölgeliliğini, siyasi eşitliğini ve bu iki bölgelilikteki mülkiyet rejimini hiçbir zaman sıkıntıya sokmayacak bir düzenleme olduğunu kaydetti.

Başbakan Soyer, Mal Tazmin Yasası’nın Meclise sevk edilmesi ve konunun kamuoyunun bilgisine gelmesi üzerine Rum Yönetimi’nden gelen “bu yasa değişikliğinin herhangi bir şekilde mülkiyet meselesiyle ilgili pozisyonu sarsmayacağı, hiçbir anlam ifade etmeyeceği, ” yönündeki açıklamaları “telaşlı açıklamalar” olarak değerlendirerek şunları kaydetti:

“BU TARTIŞMAYA ARTIK SON VERİLMELİ”

“İşin özü, doğrudan doğruya Kıbrıs Rum tarafında bugün var olan ve Kıbrıslı Türklerin Güney’deki mallarının gaspıyla oluşan durumu, kendi mahkemelerinde, Kıbrıs sorununun çözümüne havale edip çözümden sonrasını ele alan mantığın yarattığı bir telaştır bu, çünkü bunun uluslararası hukukla da bağı yoktur. Durum budur. Yaratılmak istenen, kendi içimizde bir kaosa döndürülmek istenen bu tartışmaya da, artık son vermek gerekiyor. Bıraksınlar artık Kıbrıs Türk halkı, iki bölgeliliğini, iki toplumluluğunu pekiştirecek siyasal mücadele yolunda yürüyüşünü kararlılıkla sürdürsün ve ekonomimizi böyle dedikodularla sarsacak spekülasyonlardan da vazgeçsinler.”

HRİSOSTOMİDİS: HERHANGİ BİR İTİBAR GÖSTERİLMEYECEĞİ 

İNANCINDAYIM

Kıbrıs Rum yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomidis, “işgal idaresi’ olarak nitelediği KKTC’nin, “Kıbrıs Rum malları konusuyla ilgili yeni çözümlerine herhangi bir itibar gösterilmeyeceği inancında olduğunu” iddia etti.

Rum haber ajansına göre “KKTC’nin, Anayasa’nın 159. maddesinde değişiklik yapacağı ve bunun da, takas ve tazminatın yanında mal iadesini de öngördüğü” yönündeki haberleri yorumlayan Hrisostomidis, KKTC’nin bu konuda samimi olmadığını savunarak, “Diğer tarafta samimi niyet olsa, o zaman hükümetin (Rum yönetiminin), Maraş’ın ve Mağusa kentinin limanının açılmasına ilişkin önerisi kabul edilirdi” dedi.

KKTC’nin “Kıbrıs Rum mallarının istimlaki konusunda getireceği yasanın hiçbir değeri ve itibarı olmadığı görüşünde olduğunu” savunan Hrisostomidis, şunları söyledi:

“Mal tapuları etkilenmedi. Yerinden edilmiş Kıbrıslı Rumların tapuları olmaya devam ediyor. İşgal rejiminin, bu fenomeni yani, Kıbrıs Rum mallarının işgal ve gasp edilmesini haklı göstermek için getirdiği hiçbir anayasal kural veya yasanın, hiçbir yasal zemini olmadığı ortadadır. İşgal idaresinin giriştiği bu yeni çözümlere itibar edileceğini zannetmiyorum.”