Mecliste heyecanlı saatler...
Kıbrıs sorununun Annan Planı temelinde çözüm sürecine girmesi ve referandum tarihinin yaklaşmasıyla birlikte ana muhalefet partisi UBP'nin başlattığı "hayır" kampanyası, meclise de yansıdı. Gerek mecliste oluşturulan anayasa ve AB uyum yasaları komitelerini, gerekse referandumla ilgili meclis genel kurulunu boykot edip çözüm sürecini engellemeye çalışan UBP, dünkü meclis toplantısına katılarak tartışma yarattı.
UBP, CTP'yi "vatanı satmakla" suçlayınca CTP de UBP'nin "kirli çamaşırlarını tele serdi".
Oldukça tartışmalı ve tansiyonu yüksek geçen meclis birleşiminde CTP, UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun, Çatalköy'deki arazisini 300 bin sterline neden sattığını sorunca hararetlilik daha da arttı.
Mecliste laflar havada uçuşurken, tartışmaların kavgaya dönüşmemesi için bazı CTP milletvekilleri salon dışına çıkmayı tercih etti.
Bu arada BDH Milletvekili Psikiyatrist Mehmet Çakıcı da siyasi polis tarafından tacize uğradığı yönünde şok açıklamalar yaptı. Çakıcı, uyuşturucu tedavi merkezinde tedavi gören Rum hastalarla ilgili siyasi şubenin kendisinden bilgi istediğini ve katıldığı toplantıların yine aynı şube tarafından izlendiğini belirterek, "Bu resmen tacizdir. Milletin peşine siyasi polisi takmak, hangi paranoyak düşüncenin ürünüdür?" diye sordu.
Meclis dün yaptığı toplantıda bir yasa tasarısı onaylarken, 6 da gündem dışı konuşmaya yer verdi.
Hemşirelere yeni haklar
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda idari konumdaki hemşirelerin bazı özlük haklarına kavuşmasını öngören Bakanlıkların Kuruluş İlkeleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı onaylandı.
Mecliste ilk olarak onaya ve bilgiye sunuş işlemleri yapıldı. Bu bölümde gündem değişikliği gerçekleştirildi ve Bakanlıkların Kuruluş İlkeleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı gündeme ve de gündemin ilk sırasına alındı.
İdari konumdaki hemşirelerin bazı özlük haklarına kavuşmasını öngören Bakanlıkların Kuruluş İlkeleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı'nın görüşülmesine geçildikten sonra CTP-BG Milletvekili Nuri Çevikel konuştu.
Nuri Çevikel, tasarının idari konuma geçen hemşirelerin normal hemşirelik hizmeti yapanlardan daha az maaş almalarının ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini, buna çekimser oy verdiğini söyledi.
Çevikel, bazı görevlerde bulunanların maaşlarının yüksek olduğunu, bunun da yapılan göreve bağlı ve normal olduğunu dile getirdi.
Çevikel'in konuşmasının ardından yasa tasarısı oybirliğiyle kabul edildi. Genel kurulda bunun ardından gündem dışı konuşmalara geçildi.
Tokel: Bu halk ne olacak?
Mecliste ilk gündem dışı konuşmayı yapan Türkay Tokel (UBP), Annan Planı'yla insanların yerinden yurdundan olacağını, sosyal ve kültürel açıdan sorunlar yaşayacağını söyleyerek, yerinden yurdundan olacak insanların nasıl tazmin edileceğini, nereye yerleştirileceklerini sordu ve hükümeti eleştirdi.
Kıbrıs konusunda hükümetin bir kanadının "bitti, satalım, verelim" derken diğer kanadının üreticiye teşvik vermekten söz ettiğini savunan Tokel, hükümeti yerden yere vurdu.
Kömür ocaklarının kapatıldığını, fakat insanlara başka bir geçim olanağı yaratılmadığını ifade eden Tokel, törenlere katılımla ilgili olarak okullara yazı gönderildiğini ve törenlere isteyenlerin katılacağının belirtildiğini kaydetti ve törenlere katılımın mecburi olması gerektiğini söyledi.
Murat: UBP, insanları korkutma politikası yürütüyor
Tokel'e yanıt veren İçişleri Bakanı Özkan Murat, Serhatköy'e yaptığı ziyaretle ilgili olarak muhtarın anons yaptırdığının doğru olduğunu, ancak bunu kendisinin talep etmediğini, olayın geçen dönemde muhtara verilen talimattan kaynaklandığını kaydetti.
Yer değiştirecek insanlarla ilgili olarak UBP'nin insanları korkutma politikası yürüttüğünü, bu yapılacağına yer değiştirecek insanların acılarının azaltılması için düşünce üretmek gerektiğini ifade eden Murat, toprak düzenlemesiyle ilgili kararların henüz alınmadığını, bunun görüşmelerde belli olacağını belirtti. Murat, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik görüşmelerin devam ettiğini ve işin derogasyonlara kaldığını söyledi.
Murat, kömür ocaklarının orman alanında olmasından dolayı kapatıldıklarını, kanunların uygulandığını dile getirerek, kendilerinin UBP'nin kuralsızlıklarını devam ettirmeyeceklerini belirtti.
Avcı'dan hükümete eleştiri
İkinci gündem dışı konuşmayı yapan Turgay Avcı(UBP), görüşmelerde bugüne kadar hiçbir noktaya ulaşılamadığını savunarak, Başbakan Mehmet Ali Talat'ın "görüşmeci olacağım" dediğini, bu gerçekleşince sorumluluktan kaçmak için Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın görüşmelere katılması gerektiğini söylediğini, hatta UBP Genel Başkanı Eroğlu'nu da işin içine çekmeye çalıştığını iddia etti.
Yer değiştirecek insanların nereye yerleştirileceğinin, ne iş yapacağının hâlâ daha açıklanmadığını, bu yöndeki sorularına yanıt istediğini ifade eden Avcı, hükümetin hiçbir icraatının bulunmadığını öne sürdü.
Bu sırada Avcı ile CTP-BP Milletvekili Sonay Adem arasında, "geçen dönemle ilgili yolsuzluklar" konusunda sert tartışmalar yaşandı.
Kalyoncu: UBP, düzenin devamından yana
Avcı'yı yanıtlayan başbakan vekili Ömer Kalyoncu, Avcı'nın anlaşma yapılmamasına bağlı bir konuşma yaptığını, anlaşma olmazsa ne olacağına yanıt verilemezse böyle konuşmaların yapılamayacağını söyledi.
Şimdi derogasyonları, halkın durumunun ne olacağını soranların daha önce akıllarının nerede olduğunu soran Kalyoncu, kendilerinin daha önce yaratılan sorunları aşmaya çalıştıklarını belirtti.
Kalyoncu, Kıbrıs'ta anlaşma olmazsa Rumlara hem tazminat ödeneceğini, hem de İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla mallarının iade edileceğini söyledi.
UBP'nin hâlâ kanunsuzluğu ve düzenin devamını arzu ettiğini savunan Kalyoncu, görüşmelerin devam ettiğini de söyledi.
Çakıcı: Siyasi polis taciz ediyor
BDH Milletvekili Mehmet Çakıcı da gündem dışı konuşmasında, çözüm olmazsa toplum üzerindeki baskının da artacağını ifade ederek, bazı çevrelerin toplum üzerinde baskı yaratmaya çalıştığını savundu.
Polis Siyasi Şubesi'nin kendisinden, uyuşturucu tedavi merkezinde tedavi gören Rum hastalarla ilgili bilgi istediğini anlatan Çakıcı, Türkiyeli veya Kıbrıslı Türk hastalar hakkında değil, Rumlar hakkında bilgi istendiğini, bilgi isteyenin Adli Şube veya Narkotik Şube de olmadığını söyledi.
Çakıcı hasta hakkı, insan hakkı açısından bir doktordan bilgi istenmemesi gerektiğini dile getirerek, "Bu hangi akla hizmettir; bir doktorun, bir milletvekilinin takip edilmesi tacizdir" dedi.
Çakıcı, olayı protesto etti ve takip edilmesinin önüne geçilmesini istedi.
"Çözüm olmazsa Abdülhamit'in istibdat dönemi devam edecek" diyen Çakıcı, 2 gün önce başından geçen olayları en ince ayrıntısına kadar mecliste anlattı. Çakıcı, "Milletin peşine siyasi polisi takmak hangi paranoyak düşüncenin ürünüdür? Gerçek anlamda siyasi şiddetin bulunduğu bir memlekette kendi psikiyatristinden şüphe mi duyacaksın ey paranoya" şeklinde konuştu
Sadrazam: Denktaş, çözüm sürecini engellemeye çalışıyor
BDH Milletvekili Halil Sadrazam, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı çözüm sürecini engellemeye çalışmakla suçladı ve "Sayın Denktaş, ölümünde cenaze törenine katılmadığı Osman Örek'in mezarının başında bile 'hayır propagandası' yapıyor" ifadelerini kullandı.
Hükümeti de "görüşme süreciyle ilgili olarak meclise çok az bilgi vermekle" eleştiren Sadrazam, İsviçre'ye gidişle ilgili olarak BDH'nın devre dışı bırakıldığını savundu.
Sadrazam, UBP'nin de çözümün önünü tıkamaya çalıştığını, Başbakan Talat'ın da Denktaş'ın karşısında sessiz kalarak çözüme yardımcı olmadığını ileri sürdü.
Denktaş'ın kendisini tek başına devletin yerine koyduğunu öne süren Sadrazam, emniyet güçlerinin kundaklama ve bombalama olaylarının faillerini bulamadığını, ancak doktor ve milletvekillerini taciz ettiğini de söyledi.
Seylani'den fetihçilere sert eleştiri
Gündem dışı konuşan CTP-BG Milletvekili Ali Seylani, UBP'yi halk iradesine saygı göstermemekle suçladı.
Türkiye'deki fetih zihniyetlerin çözümü engellemeye çalıştığını, gerekirse Kıbrıs'ın ve Yunanistan'ın alınmasından bahsettiğini dile getiren Seylani, buradaki bazı çevrelerin de Türkiye'deki fetih zihniyetlilerden cesaret aldığını kaydetti.
Ali Seylani, UBP ile geçmiş hükümete yönelik sert eleştiriler yöneltti.
Adem:
Gündem dışı konuşan bir diğer CTP-BG Milletvekili Sonay Adem, seçim öncesinde MAP Kadın Kolları'na bile para veren UBP'nin, şimdi ortaya çıkarılan bazı kuralsızlıklar nedeniyle hiddetlendiğini, bunun da hükümetin doğru yolda olduğunu gösterdiğini söyledi.
Daha önce çocuklarını okutamadığını söyleyen bir UBP'linin apartman kaldırdığını, bugün yaptığı kısa süreli araştırma sonucu UBP'li milletvekilinin Mağusa ve Lefkoşa'da mal-mülkünü tespit ettiğini, bunları açıklayacağını belirten Adem, İçişleri Bakanı'ndan siyasilerin aldığı mal ve mülkün açıklanmasını istedi.
İşten çıkarılanların hakkı aranacak diye meclisin taşlandığını anımsatan Adem, üç emekli maaşı olanın, apartman sahiplerinin, binlerce dönüm arazisi olanın meclisi taşladığını, bunların işten durdurulanlar olmadığını söyledi.
Adem, UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun Çatalköy'deki arazisini 300 bin sterline neden sattığını da sordu.
Adem'in konuşmasının ardından meclis toplantısı kapatıldı.
Meclis genel kurulunun bundan sonraki toplantısı 2 Nisan Cuma günü yapılacak