Mayınların temizliği başladı

Ara bölgedeki mayınların temizlenmesine dün başlandı. AB tarafından “Gelecek İçin Ortaklık Programı” çerçevesinde sağlanan iki buçuk milyon Euro finansmanla başlatılan ve UNDP’nin yürüttüğü mayın temizleme işlemi ara bölgede düzenlenen bir törenle başladı. İlk etapta RMMO tarafından yerleştirilen 3 bin mayın temizlenecek.

Törene, UNFICYP Misyon Şefi Zbigniew Wlosowicz, “AB Kıbrıs Temsilciliği” Başkanı  Büyükelçi Adrian Van Der Meer ve diğer bazı yetkililer katılırken, töreni Türk ve Rum basın mensupları izledi.

Lefkoşa Havaalanı’nın ilerisinde, Alayköy’ün üst tarafındaki ara bölgede bulunan törenin yapılacağı yerde, temsili bir mayın tarlasında mayın tespitinde kullanılan detektör ve yine mayın aramada kullanılan özel yetiştirilmiş köpeklerle basın mensuplarının görüntü alması için gösteri yapıldı. Etkinliğin yapıldığı alana saat 14.00’te Wlosowicz ve Büyükelçi Meer geldi. Wlosowicz, Meer ve “Mayın Eylem Hücresi” diye de bilinen “Kıbrıs’ta Mayın Arama Projesi”nin yöneticisi Mick Raine birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Wlosowicz ve Meer, üzerinde 3 dilde (Türkçe İngilizce ve Rumca) “mayın” yazılı tabelanın bulunduğu “2230” numaralı mayın tarlasının etrafındaki dikenli teli özel makaslarla kestiler. İki diplomat daha sonra birkaç kilometre ilerideki tepenin üzerinde bulunan yeri, daha önceden tespit edilmiş iki mayının uzaktan kumandalı fünyelerini ayrı ayrı patlatarak mayınları imha etti.

WLOSOWICZ

UNFICYP (Kıbrıs’taki BM Barış Gücü) Misyon Şefi Wlosowicz, törende yaptığı konuşmada, mayın temizleme olayının BM ve AB’nin işbirliğiyle gerçekleştiğini ifade ederek, “Kaldırılan her mayın uzlaşıya, barışa bir adımdır. Eksilen her mayın geçiş noktalarındaki güçlüklerde bir azalmadır. Azalan her mayın normale giden yola yaklaşmadır” dedi.

MEER

Büyükelçi Meer ise, AB’nin Kıbrıs’taki mayın temizleme projesine iki buçuk milyon Euro destek verdiğini ifade ederek, bunun adada barışın korunması, yaratılması ve uzlaşıya aktif bir katkı olduğunu vurguladı.

Meer, söz konusu olaya neden katkı yaptıklarını anlatarak, ilk nedenin Ottowa Konvansiyonu, ikinci nedenin adadaki güvenliği artırma, üçüncü nedenin ise yeni geçiş noktaları açılmasını kolaylaştırmak olduğunu belirtti.