Hristofyas: "Mali yardımın kaybedilmesinin sorumlusu Türkiye ve Kıbrıs Türk liderliği olacak."
Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) dün “Emekçi Halkın İlerici Partisi”ni (AKEL) ziyaret ederek, Kıbrıs sorunu konusundaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Genel Sekreter İzzet İzcan başkanlığındaki BKP heyeti, Lefkoşa’da AKEL Genel Merkezi’nde gerçekleşen ve yaklaşık iki saat süren görüşmede, AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas başkalığındaki heyetle görüştü. İzcan ve Hristofyas görüşme çıkışında gazetecilere açıklama yaptı.
BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan, toplantı çıkışında yaptığı konuşmada, AKEL ile önemli ve yararlı bir görüşme yaptıklarına işaret ederek, görüşmede, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler; Lokmacı Barikatı’nın açılması, Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret tüzükleri konularının ele alındığını söyledi.
İzcan, Kıbrıs sorununun 2006’da çözümüne yönelik görüşmelerin başlatılması amacıyla gerekli çalışmanın yapılması ve görüşmelerin bir an önce başlaması için BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a çağrı yaptı.
İzcan, görüşme sürecinin ivedilikle başlatılmasının, partisi için önemli olduğuna dikkat çekerek, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a BKP adına bu nedenle çağrı yaptığını söyledi.
İzcan, görüşme sürecinin bir an önce başlamaması ve çözümün 2006 yılı içinde bulunmaması halinde, 2007’de Türkiye; 2008’de Kıbrıs Rum kesimindeki seçimlerini gündeme geleceğini; bunun da Kıbrıs’ta çözümü geciktireceğini ifade ederek, “Zaman biz Kıbrıslıların aleyhine çalışmaktadır” dedi.
“LOKMACI’DAKİ KÖPRÜ İNŞASI DURMALI”
Görüşmede ele aldıkları ikinci konunun Lokmacı Barikatı’nın açılması olduğunu bildiren İzzet İzcan, partisinin, Türk tarafının köprü inşaatını durdurmasını savunduğunu söyledi. İzcan, bunun Kıbrıs Türk yönetimine çağrısı olduğunu, yapılması gerekenin, en azından insanların geçeceği yerlerin tamamen askersizleştirilmesi ve engelsiz bir geçişin sağlanması olduğunu vurguladı.
“Üstünden sivillerin, altından askerlerin geçeceği bir yapı kabul edilemez” diyen İzcan, yapılacak düzenlemeyle, sivillerin özgürce, asker ve silahlardan temizlenmiş bir alanda, engelsiz karşılıklı geçişinin sağlanması gerektiğini kaydetti.
İKİ TARAFIN YÖNETİCİLERİNE ÇAĞRI
İzzet İzcan, her iki taraftaki yöneticilere, birbirlerine karşı saldırgan ve karşısındakini köşeye sıkıştırmaya yönelik açıklamalardan uzak durma çağrısı yaparak, böyle açıklamaların barışa katkı yapmadığını ifade etti.
İzcan, Mali Yardım ve Doğurdan Ticaret tüzüklerinin birlikte geçemeyeceğinin belli olduğuna dikkat çekerek, Kıbrıs Türklerinin mali yardım tüzüğünün geçmemesi nedeniyle zarara uğramaması için, bu tüzüğün yılbaşından önce onaylanması gerektiğini kaydetti. İzzet İzcan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de bu onay sürecine hiçbir engelleme çıkarmamasını istedi.
HRİSTOFYAS: KIBRISLI TÜRKLER’İN 1 EURO BİLE KAYBETMESİNİ İSTEMİYORUZ
AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas ise açıklamasında, BKP ile dostça ve detaylı bir görüşme yaptıklarını söyledi.
Hristofyas tüzüklerle ilgili olarak, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin engelleme yaptığı söylemlerini kabul etmedi.
AKEL Genel Sekreteri Hristofyas, Kıbrıslı Türklerin Mali Yardım Tüzüğü’nün yıl sonuna kadar onaylanmaması halinde yardımın 120 milyon Euro’luk kısmını kaybedeceğine işaret ederek, böyle bir şeyin olması halinde tüm sorumluluğun “Türkiye ve Kıbrıs Türk liderliği”nin olacağını iddia etti.
“Kıbrıs” (Rum) hükümetinin Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret tüzüklerinin ayrılmasına yönelik öneriyi uzun zaman önce yaptığını, bu önerinin, Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilmediğini ifade eden Hristofyas, Kıbrıs Türk tarafının tüzüklerin birlikte uygulanmasını istediğini anımsattı.
Hristofyas, bu istek karşısında “Maraş’ın BM denetiminde yasal sahiplerine iadesi ve limanın (Gazimağusa) Türk ve Rumlar tarafından birlikte çalıştırılması” önerisini geliştirdiklerini anlatarak, bu önerinin de Türk tarafınca kabul edilmediğini kaydetti.
Hristofyas, bu önerinin, AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn tarafından bu günlerde yineleneceğini belirtti.“Maraş’ın yasal sahiplerine iadesi, limanların birlikte çalıştırılması ve tüzüklerin birlikte yaşama geçirilmesine yönelik önerinin” Kıbrıs Türk liderliği tarafından ret edildiğini yineleyen Hristofyas, “Kıbrıs Türk Liderliği’nin, bununla da yetinmeyerek, tüzüklerin bu şartla onaylanması halinde AB ile ilişkilerini keseceği tehdidinde bulunduğu” görüşünü belirtti. Hristofyas, bu tutumun kendisini üzdüğünü söyleyerek, “Kıbrıslı Türklerin 1 Euro dahi kaybetmelerini istemiyoruz” dedi. Hristofyas, bu nedenle tüzüklerin ayrılması gerektiğini kaydetti.
Bu tür politikaların, olumlu sonuç vermesinin mümkün olmadığını vurgulayan Hristofyas, Kıbrıs’ta çözüme yönelik görüşme sürecinin biran önce başlatılması için BM Genel Sekreteri Annan’ın inisiyatif alması yönündeki BKP görüşüne destek verdiklerini belirtti.
“HAKEMLİK VE BOĞUCU TAKVİM BASKISI OLMASIN”
Hristofyas, görüşme sürecinin hakemlik ve boğucu takvim olmadan başlatılması gerektiğini anlatarak, Rum tarafının Annan Planı’nda istediği değişiklikleri BM’ye bildirdiğini söyledi. Hristofyas, başlayacak görüşme sürecinde bu değişiklik önerilerinin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Hristofyas, İzzet İzcan’ın 2006’da çözümün bulunması görüşüne parti olarak katıldıklarını ifade ederek, aksi durumun zaman kaybına neden olacağını ve bunun kimseye yararı olamayacağını vurguladı.
“LOKMACI AÇILMALI, ANCAK DOĞRU ŞEKİLDE...”
AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas, başından beri Lokmacı Barikatı’nın açılmasından yana olduklarını, ancak bu açılışın doğru yapılması gerektiğini ifade etti.
Lokmacı Barikatı’nın hiçbir tarafa askeri veya başka türlü bir avantaj sağlayamayacak şekilde, bölgenin tamamen askerden arındırılarak sivil vatandaşların özgür geçişine açılmasını istediklerini ve buna hazır olduklarını söyledi. Hristofyas, bunun somut bir öneri olduğunu ve beklentisinin, bu önerinin “Kıbrıs Türk Lideri” (Cumhurbaşkanı) Mehmet Ali Talat tarafından kabul edilmesi olduğunu söyledi.
Hristofyas, “Kıbrıs” (Rum) Yönetimi’nin tavrının, Lokmacı Barikatı’nda ne Kıbrıslı Türk, ne Kıbrıslı Rum, ne de Türk askeri bulunması olduğunu vurgulayarak, “Bu bölgenin askerden arındırılması barışçı bir öneridir ve Kıbrıs Türk liderliğince kabul edilmesini bekliyoruz” dedi.